Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
İslam Düzeni’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?
26.5.2019
365 Okunma, 4 Yorum

 

İslam Düzeni’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?

Bu yazımız, önceki “Adil Düzen’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?” başlıklı yazımızın devamıdır. Bize göre “Adil Düzen” demek “İslam/silm/barış düzeni” demektir. Aslıda bu yazı bunlardan önceki “İBB Seçimi vesilesiyle neler oluyor neler?!.” başlıklı yazımızın da devamı yani orada sorduğumuz ‘soru(n)ların’ devamı olarak da okunmalı…

Fehmi Koru, “Yazar neden yazar? Bugünlerde dünyanın değişik yerlerinde yaşananlar yaşanmasın diye de yazar…” başlıklı yazısının (24 Mart) son bölümünde konu üzerinde durdu. “Din, dindar, dine bakış, dindara bakış” ara başlığı ile yazmaya başlamış: “Birkaç gündür sayılı köşelerde kendine zar zor yer bulan bir konu var. Önce Hürriyet‘te Ertuğrul Özkök konuya dikkat çekti, ardından Ahmet Taşgetiren kendi açısından konuya eğildi. Konu, en kaba ifadelerle, günümüzde dinden uzaklaşma eğilimi… Ertuğrul Özkök iyi bildiği kışkırtıcı üsluba uygun bir başlığı tercih etmiş yazısı için: “Türkiye artık yüzde 99’u Müslüman olan bir ülke değil”. Bu kanaate varmasının sebebi Optimar araştırma şirketinin 7-14 Mayıs tarihleri arasında, 26 şehirde, 3 bin 500 kişi üzerinde gerçekleştirdiği bir kamuoyu araştırması… Araştırmada “Kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?” sorusuna, insanların yüzde 89.5’i “Allah’ın varlığı ve birliğine inanıyorum” demiş; geriye kalanlar dini inançları konusunda kuşku içeren cevaplar vermişler… Oysa aynı şirketin iki yıl önce yaptığı benzer araştırmada, “Kendinizi herhangi bir dine mensup hissediyor musunuz?” sorusu yüzde 96.1 oranında “Evet” ve takip eden “Hangi din?” sorusu da yüzde 99.9 oranında “Müslüman” biçiminde cevaplanmış…

İki yıl arayla verilen farklı cevapların ortaya koyduğu tabloya bakarak, “Türkiye, nüfusunun yüzde 89.5’i ‘Müslüman’, yüzde 4.5’i ‘deist’, yüzde 2.7’si ‘Tanrı’nın varlığından şüphe eden’, yüzde 1.7’si ‘ateist’ bir ülke…” sonucuna varıyor Özkök… Hatta bu tablonun bile tam gerçeği yansıtmamış olabileceği kuşkusunu da belirterek… Haklı tespitler bunlar…

Fehmi Koru “Din ve siyaset” ara başlığı ile konu üzerinde durmaya devam ediyor: “Yazar neden yazar?” konusunun işlendiği bir yazının içerisinde bu alıntının işinin ne olduğunu merak edenleriniz çıkabilir. Bunun sebebi çok basit: Beni üç yıldır hiç aksatmadan okurla buluşmaya zorlayan, biraz da böyle bir gidişle karşılaşılabileceği öngörüsüydü. Toplumun temel değerlerinin çözülmesi endişesi… Sitede 9 Haziran 2016 tarihinde çıkan ilk yazımın başlığı şuydu: “İslam diye diye İslam elden gidiyor”. İki hafta sonra (22 Haziran) yine benzer bir yazı“Bir kez daha uyarıyorum: İlhad (dinden çıkma) İslam Dünyası’nın kapısında”. Üç yıl boyunca değişik vesilelerle aynı noktaya vuran en az sekiz yazı yazmışım.

Aslında güncel ülke siyasetiyle ilgili değerlendirme yazılarımın bile -kimi doğrudan kimi dolaylı olarak- insanları ortak değerler konusunda kendilerini sorgulamaya ve değerler sistemlerini sorumlu tutmaya sevk edeceği endişesiyle yazıldığı söylenebilir.

İnsanların ‘dindar’ diye bilinenlerden beklentileri ile yaşananlar arasında farklılıklar göze batar hale geldiğinde kaybeden o değerlerin irtibatlı bulunduğu sistem oluyor.

Yaşanan sadece bize özgü bir durum da değil; bütün İslam Dünyası’nda ‘dindar’ bilinenler yüzünden ‘dine bakış’ olumsuz yönde farklılaşıyor.

“Dindar insan yalan söylemez, haksızlık yapmaz, adaletsiz davranmaz, hak yemez” türü kabuller derinden sarsılıyor. Farklılaşan ‘dine bakış’ gibi görünse de, aslında insanların ‘dindar’ olma iddiasındaki kişilerle ilgili görüşleri değişim geçiriyor.”

Fehmi Koru’nun OCAK Medya yazarlarından Osman Eskicioğlu da, aynı gün (24 Mart), dolaylı olarak, İslam diye derdi olanlar aslında kimler?” başlıklı yazısı ile konu üzerinde durdu. Yazıdaki bir soru şöyle: ‘Sizce İslamcıların, İslamcı gibi görünenlerin, dini grupların İslam (SİSTEMİ/DÜZENİ) gibi bir dertleri var mı?’ Parantez içindeki ilave bana aittir ve yazının altına iki de ‘yorum’ yazdım; biri şöyle: Biz yarım yüzyıldan beri bu konuda yazıyor ve çalışıyoruz…/ Sadece Erbakan Hoca dinledi, ilgilendi, benimsedi ve dünyaya anlattı…/ Ne?/ ADİL DÜZEN…/ ADİL EKONOMİK DÜZEN…/ ADİL DÜNYA YANİ İSLAM/BARIŞ DÜZENİ…/ O’ndan başka ilgilenen oldu mu?”

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
26.05.2019
01:29

MİLLÎ GAZETE

İslam Düzeni’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?

Bu yazımız, önceki “Adil Düzen’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?” başlıklı yazımızın devamıdır. Bize göre “Adil Düzen” demek “İslam/silm/barış düzeni” demektir. Aslıda bu yazı bunlardan önceki “İBB Seçimi vesilesiyle neler oluyor neler?!.” başlıklı yazımızın da devamı yani orada sorduğumuz ‘soru(n)ların’ devamı olarak da okunmalı…

Fehmi Koru, “Yazar neden yazar? Bugünlerde dünyanın değişik yerlerinde yaşananlar yaşanmasın diye de yazar…” başlıklı yazısının (24 Mart) son bölümünde konu üzerinde durdu. “Din, dindar, dine bakış, dindara bakış” ara başlığı ile yazmaya başlamış: “Birkaç gündür sayılı köşelerde kendine zar zor yer bulan bir konu var. Önce Hürriyet‘te Ertuğrul Özkök konuya dikkat çekti, ardından Ahmet Taşgetiren kendi açısından konuya eğildi. Konu, en kaba ifadelerle, günümüzde dinden uzaklaşma eğilimi… Ertuğrul Özkök iyi bildiği kışkırtıcı üsluba uygun bir başlığı tercih etmiş yazısı için: “Türkiye artık yüzde 99’u Müslüman olan bir ülke değil”. Bu kanaate varmasının sebebi Optimar araştırma şirketinin 7-14 Mayıs tarihleri arasında, 26 şehirde, 3 bin 500 kişi üzerinde gerçekleştirdiği bir kamuoyu araştırması… Araştırmada “Kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?” sorusuna, insanların yüzde 89.5’i “Allah’ın varlığı ve birliğine inanıyorum” demiş; geriye kalanlar dini inançları konusunda kuşku içeren cevaplar vermişler… Oysa aynı şirketin iki yıl önce yaptığı benzer araştırmada, “Kendinizi herhangi bir dine mensup hissediyor musunuz?” sorusu yüzde 96.1 oranında “Evet” ve takip eden “Hangi din?” sorusu da yüzde 99.9 oranında “Müslüman” biçiminde cevaplanmış…

İki yıl arayla verilen farklı cevapların ortaya koyduğu tabloya bakarak, “Türkiye, nüfusunun yüzde 89.5’i ‘Müslüman’, yüzde 4.5’i ‘deist’, yüzde 2.7’si ‘Tanrı’nın varlığından şüphe eden’, yüzde 1.7’si ‘ateist’ bir ülke…” sonucuna varıyor Özkök… Hatta bu tablonun bile tam gerçeği yansıtmamış olabileceği kuşkusunu da belirterek… Haklı tespitler bunlar…

Fehmi Koru “Din ve siyaset” ara başlığı ile konu üzerinde durmaya devam ediyor: “Yazar neden yazar?” konusunun işlendiği bir yazının içerisinde bu alıntının işinin ne olduğunu merak edenleriniz çıkabilir. Bunun sebebi çok basit: Beni üç yıldır hiç aksatmadan okurla buluşmaya zorlayan, biraz da böyle bir gidişle karşılaşılabileceği öngörüsüydü. Toplumun temel değerlerinin çözülmesi endişesi… Sitede 9 Haziran 2016 tarihinde çıkan ilk yazımın başlığı şuydu: “İslam diye diye İslam elden gidiyor”. İki hafta sonra (22 Haziran) yine benzer bir yazı: “Bir kez daha uyarıyorum: İlhad (dinden çıkma) İslam Dünyası’nın kapısında”. Üç yıl boyunca değişik vesilelerle aynı noktaya vuran en az sekiz yazı yazmışım.

Aslında güncel ülke siyasetiyle ilgili değerlendirme yazılarımın bile -kimi doğrudan kimi dolaylı olarak- insanları ortak değerler konusunda kendilerini sorgulamaya ve değerler sistemlerini sorumlu tutmaya sevk edeceği endişesiyle yazıldığı söylenebilir.

İnsanların ‘dindar’ diye bilinenlerden beklentileri ile yaşananlar arasında farklılıklar göze batar hale geldiğinde kaybeden o değerlerin irtibatlı bulunduğu sistem oluyor.

Yaşanan sadece bize özgü bir durum da değil; bütün İslam Dünyası’nda ‘dindar’ bilinenler yüzünden ‘dine bakış’ olumsuz yönde farklılaşıyor.

“Dindar insan yalan söylemez, haksızlık yapmaz, adaletsiz davranmaz, hak yemez” türü kabuller derinden sarsılıyor. Farklılaşan ‘dine bakış’ gibi görünse de, aslında insanların ‘dindar’ olma iddiasındaki kişilerle ilgili görüşleri değişim geçiriyor.”

Fehmi Koru’nun OCAK Medya yazarlarından Osman Eskicioğlu da, aynı gün (24 Mart), dolaylı olarak, “İslam diye derdi olanlar aslında kimler?” başlıklı yazısı ile konu üzerinde durdu. Yazıdaki bir soru şöyle: ‘Sizce İslamcıların, İslamcı gibi görünenlerin, dini grupların İslam (SİSTEMİ/DÜZENİ) gibi bir dertleri var mı?’ Parantez içindeki ilave bana aittir ve yazının altına iki de ‘yorum’ yazdım; biri şöyle: “Biz yarım yüzyıldan beri bu konuda yazıyor ve çalışıyoruz…/ Sadece Erbakan Hoca dinledi, ilgilendi, benimsedi ve dünyaya anlattı…/ Ne?/ ADİL DÜZEN…/ ADİL EKONOMİK DÜZEN…/ ADİL DÜNYA YANİ İSLAM/BARIŞ DÜZENİ…/ O’ndan başka ilgilenen oldu mu?”

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

26 Mayıs 2019
Reşat Nuri Erol
26.05.2019
02:36


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1015

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1015. Hafta - 25 MAYIS 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1015. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

TEFAUL BABI VE ÖNEMLİ KONULAR

***

TEAVÜN; EMEK ORTAKLIĞI

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Bir şehir kurmak; ‘Adil Düzen’ Medine’sini…-1

Bir şehir kurmak; ‘Adil Düzen’ Medine’sini…-2

İran-ABD gerginliği ve ‘Unutulan Beka Sorunu’

Teşhis var ‘tedavi’ yok! ‘Unutulan Beka Sorunu’

İBB SEÇIMI vesilesiyle neler oluyor NELER?!.

Adil Düzen’siz İslam ülkeleri ne kadar İslami?-1

Reşat Nuri EROL

 

***

 

HAC SÛRESİ - 17. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اأَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ (1) يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ (2) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَرِيدٍ (3) كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدِيهِ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ (4) يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفَّى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ (5) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّهُ يُحْيِي الْمَوْتَى وَأَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (6) وَأَنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ (7) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنِيرٍ (8)ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ (9) ذَلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ (10) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انْقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ (11) يَدْعُو مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ (12) يَدْعُو لَمَنْ ضَرُّهُ أَقْرَبُ مِنْ نَفْعِهِ لَبِئْسَ الْمَوْلَى وَلَبِئْسَ الْعَشِيرُ (13) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ (14) مَنْ كَانَ يَظُنُّ أَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى السَّمَاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغِيظُ (15) وَكَذَلِكَ أَنْزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يُرِيدُ (16) إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالصَّابِئِينَ وَالنَّصَارَى وَالْمَجُوسَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا إِنَّ اللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ (17) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَنْ يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ (18) هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُءُوسِهِمُ الْحَمِيمُ (19) يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُ (20) وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ (21) كُلَّمَا أَرَادُوا أَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا فِيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ (22) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ (23) وَهُدُوا إِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِ وَهُدُوا إِلَى صِرَاطِ الْحَمِيدِ (24) إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاءً الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ وَمَنْ يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ (25) وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَنْ لَا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ (26)وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ (27) لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ (28) ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ (29) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ (30) حُنَفَاءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ أَوْ تَهْوِي بِهِ الرِّيحُ فِي مَكَانٍ سَحِيقٍ (31) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَائِرَ اللَّهِ فَإِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ (32) لَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِييقِ (33) وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتتِينَ (34) الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرِينَ عَلَى مَا أَصَابَهُمْ وَالْمُقِيمِي الصَّلَاةِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ (35)وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ (36) لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنْكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ (37) إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ (38) أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ (39) الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّا أَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ (40) الَّذِينَ إِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْأَرْضِ أَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ وَأَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِ وَلِلَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ (41) وَإِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ (42) وَقَوْمُ إِبْرَاهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ (43) وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَى فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ (44) فَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَشِيدٍ (45) أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ (46) وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ وَإِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ (47) وَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ (48) قُلْ يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ (49) فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (50) وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ (51) وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّا إِذَا تَمَنَّى أَلْقَى الشَّيْطَانُ فِي أُمْنِيَّتِهِ فَيَنْسَخُ اللَّهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللَّهُ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (52)  لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ (53) وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِهِ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ اللَّهَ لَهَادِ الَّذِينَ آمَنُوا إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (54) وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ (55) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ (56) وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأُولَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ (57) وَالَّذِينَ هَاجَرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوا أَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ (58) لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُ وَإِنَّ اللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ (59) ذَلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللَّهُ إِنَّ اللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ (60) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَأَنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ (61) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ هُوَ الْبَاطِلُ وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ (62) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ أَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَتُصْبِحُ الْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ (63) لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ (64) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْأَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِأَمْرِهِ وَيُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ إِنَّ اللَّهَ بِالنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَحِيمٌ (65) وَهُوَ الَّذِي أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ الْإِنْسَانَ لَكَفُورٌ (66) لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُسْتَقِيمٍ (67) وَإِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (68) اللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كُنْتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ (69) أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنَّ ذَلِكَ فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ (70) وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِهِ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ نَصِيرٍ (71)

 

***

 

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فِي وُجُوهِ الَّذِينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ آيَاتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذَلِكُمُ النَّارُ وَعَدَهَا اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ (72) يَاأَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُ إِنَّ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُ وَإِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْئًا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ (73) مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ (74) اللَّهُ يَصْطَفِي مِنَ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ (75) يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى اللَّهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ (76)

 

***

 

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا

Va EiÜAv TuTLAv GaLaYHiM EaYAvTuNAv (Va EiÜAv TuFGALu GaLaYHiM EaFGAvLuNAv)

“Ve onlara ayetlerimiz tilavet olunduğunda”

Buradaki آيَاتُنَا ifadesi ذَلِكَ’lere gider. ذَلِكَ ile başlayan o ayetlerimiz okunduğunda demektir.

Kim zalimdir?

ظُلْم kelimesi عَدْل karşılığı gelmektedir. “Adalet” dengeli bölüşümdür, dengeli yaşamadır. Dengeyi bozan davranışlar zulümdür. Ekseriyet oyu zulümdür, sadece bir fazlası ile terazi o tarafa aktarılıyor. İki yaya asılmış iki kuvvet adl içindedir. Ağır olan tarafın ağırlığı kadar fazla iner. Terazide ise bir fazlası kefeyi aşağı indirir. Ekseriyet oyu bir zulümdür. Faiz bir zulümdür, çünkü kazanan daha çok kazanır, servet bir tarafa akar, zulümdür. Zekât ise adldir, çünkü zenginin daha çok zengin olmasını önler, yoksulun da daha çok yoksullaşmasını önler.

“Ayet” kanıt demektir, doğru yönü gösteren kesin işaretlerdir. Kur’an’ın sözleri birer ayettir, insanları ve toplulukları selamete götürür, barışa götürür.

“Tilavet” kelime kelime aynen aktarmaktır, onun cümlesini yinelemektir, tekrardır.

“Kıraat”te ise ondan anladığınıza kendiniz cümle katarsınız.

Kur’an kıraat de edilir, tilavet de edilir. Hadisler de kıraat edilebilir, tilavet edilebilir. Onlarla ayetler anlatılacaktır. Kur’an’ın ayetleri anlatılacaktır. Kâinatın ayetleri anlatılacaktır. İlimle kitap birlikte anlatılacaktır. Akıl ile nakil birleşecektir.

بَيِّنَاتٍ

BayYıNAvTiN (FagGiLATin)

“Beyan edilmiş olanlar”

بَيِّنَاتٍ nekredir, ayetlerimiz (آيَاتُنَا) izafetle marifedir o yüzden beyyinata  sıfat olmaz, hal olur. Yani ayetlerin kendileri beyyine değil, bizim tarafımızdan açıklanmış, kanıtlanmış olanlar beyyinattır. Yani biz onlara bakıp “Kur’an’da böyle diyor, yapmamız gerek” demekle kalmayacağız, Kur’an’ın dediklerini de müsbet ilimlerle, sosyal ilimlerle kanıtlayacağız.

Biz “Ekseriyet oyu yanlıştır” dediğimizde sadece Kur’an reddettiği için demiyoruz, 17 kişiyiz, 9 kişi ile karar alıyoruz. Orada adil, bilgili kimse başkan seçilmiştir ama bir söz üstünlüğü yoktur. En bilgisiz adam ne derse onun kararı geçerli olur. O da her gün karar değiştirir, böylece kararlar kararsızlık halini alır, bir kişiye baskı yapılır ve çıkar sağlanır.

“Kanıtlar” (بَيِّنَاتٍ) nekre gelmiştir. Değişik yoldan kanıtlanabilir. Kurallı dişi çoğul gelmiştir. Kanıtlar aralarında çelişki bulunmayan varsayımlar sistemine dayanır. İlim budur. Bir varsayımı kabul ederseniz, aksine bir olay cereyan ettiği takdirde o kanıt olur.

...

Reşat Nuri Erol
26.05.2019
02:40


BUGÜN PAZAR!

KUR'AN MEDRESESİ DERSLERİMİZİ GÜNÜDÜR...

BEKLERİZ...

*

DETAYLAR ŞÖYLE:

YENİ!

https://www.youtube.com/watch?v=mfB9THS8RAw&t=1256s

https://www.youtube.com/watch?v=eyo9wQcdRuU&t=3544s

*
RAMAZAN AYINDA DERSLERİMİZ SAAT 10.00'DA BAŞLAMAKTA...
HAYIRLI RAMAZAN GÜNLERİ, İFTARLARI, SAHURLARI VE BAYRAMI DİLERİZ... 

SÜLEYMAN AKDEMİR MAKALESİNİN LİNKİ:
*
VİDEOLARIN LİNKİ: 
https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg

*

İslam Medeniyeti Vakfı - YouTube


https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg
Bu kanalda Kur'an'ı anlama ve hayatımıza uygulama üzerine videolar mevcuttur. 
İslam Medeniyeti Vakfı olarak bu minvalde çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmalar ...

"KUR'AN MEDRESESİ" DERSLERİNE DAVET:
PAZAR GÜNÜ SAAT 10.00  REŞAT NURİ EROL;
- ("KUR'AN VE İLİM" SEMİNER NOTLARI ÖZETİ ) -
PAZAR GÜNÜ SAAT 11.00 Dr. SÜLEYMAN AKDEMİR;
- (KUR'AN'I ANLAMA USÛLÜ/METODU/YÖNTEMİ) -
"KUR'AN MEDRESESİ" DERSLERİMİZE BEKLERİZ... 
  
Adres: İSLAM MEDENİYETİ VAKFI 
SELAMİ ALİ EFENDİ CADDESİ No: 17 ÜSKÜDAR/İSTANBUL
(MARMARAY/METRO/İSKELE 300 metre mesafe; AGD bitişiği
TEL: 0216 343 97 31 VEYA 0532 246 68 92 - 0533 648 14 66


SELAM HÜRMET VE MUHABBETLERİMİZLE..
İSLAM MEDENİYETİ VAKFI ADINA
BAŞKAN REŞAT EROL

Geçmiş derslerimizin videolarına ulaşmak kolay;
En son yüklenenler:

Reşat Nuri Erol
29.05.2019
11:32


Yorumlar

(1)
01

Yuzdeleme - Türkiye artık yüzde 99' u müslüman bir ülke değil; hiçbir zaman yüzde 99' u müslüman olan bir ülke değildi. Bu yüzde 99 verisi, beşeri coğrafya verisidir. Fıkha göre müslüman oranı yüzde 12- 13' lerdedir. Müneccim değilim, namaz kılma oranına bakın siz de hemen sonuca ulaşırsınız. Bu konularda Ertuğrul Özkök, Fehmi en son konuşacak adamlardır. Fehmi "chp nasıl kurtulur" kıvamında yazılar yazsın, dolandığı alan odur artık onun.

Yanıtla.0Beğen26 Mayıs 08:58




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Esad’ın Durumu
14.10.2019 36 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-2: Kooperatiflerin sorun çözme kabiliyeti
14.10.2019 35 Okunma
8 Yorum 14.10.2019 18:13
Süleyman Karagülle
BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 41 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
İSLAM DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 63 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
Yeni Oyun
13.10.2019 37 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-1: Suriye sorunu ve bütün sorunlar...
13.10.2019 58 Okunma
3 Yorum 14.10.2019 18:14
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Planı
12.10.2019 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-8: İSTANBUL DEPREM MERKEZI
12.10.2019 56 Okunma
4 Yorum 12.10.2019 06:30
Süleyman Karagülle
Derin Sermaye Zorda
11.10.2019 100 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-7: İstanbul’u depreme hazırlamak…
11.10.2019 76 Okunma
3 Yorum 11.10.2019 15:40
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Masamdaki birkaç kitap… Suriye’ye girmek..
11.10.2019 52 Okunma
Süleyman Karagülle
Kürtler ve Türkler
10.10.2019 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-6: Binaları ve sistemi sağlamlaştırmak
10.10.2019 58 Okunma
2 Yorum 10.10.2019 08:45
Hikmet Güveloğlu
PKK Lağvedilecek Lakin Huzur Gelmeyecek (Hatırlatma)
9.10.2019 836 Okunma
Süleyman Karagülle
Bana göre
9.10.2019 110 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-5: Hukuk ve sivil savunma sorunları…
9.10.2019 69 Okunma
2 Yorum 09.10.2019 09:34
Süleyman Karagülle
Suriye sorunu
8.10.2019 136 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul Zelzele Merkezi
7.10.2019 133 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’u Depreme Hazırlamak
7.10.2019 124 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-4: İkinci sorun ekonomik sorundur…
7.10.2019 81 Okunma
6 Yorum 07.10.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019 88 Okunma
3 Yorum 06.10.2019 23:26
Reşat Nuri Erol
DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…
5.10.2019 89 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 12:03
Hikmet Güveloğlu
Kurtuluş Reçetesi
4.10.2019 3144 Okunma
2 Yorum 04.10.2019 20:13
Reşat Nuri Erol
DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı
4.10.2019 105 Okunma
3 Yorum 04.10.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; ‘Düşünen Şehir’
4.10.2019 80 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyaset ve Futbol
3.10.2019 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8
3.10.2019 123 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:28
Süleyman Karagülle
Azınlık değil ittifak
2.10.2019 143 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7
2.10.2019 127 Okunma
4 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Kendi kuyusu
1.10.2019 178 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019 130 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Boş yere
30.9.2019 163 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR; Biz Borçları Nasıl Ödeyeceğiz?
30.9.2019 216 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Hedefi ve Kur’an’ın Dedikleri
30.9.2019 241 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5
30.9.2019 145 Okunma
3 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Borç ve Faiz
28.9.2019 172 Okunma
Süleyman Karagülle
Yanlış siyaset
28.9.2019 159 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaş
28.9.2019 151 Okunma
Süleyman Karagülle
TEDBİR
28.9.2019 173 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlıklar
28.9.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-4
28.9.2019 164 Okunma
2 Yorum 28.09.2019 09:25
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019 184 Okunma
2 Yorum 27.09.2019 07:39
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-2
27.9.2019 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-1
27.9.2019 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-2
27.9.2019 107 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-1
27.9.2019 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
27.9.2019 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
27.9.2019 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
27.9.2019 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
27.9.2019 88 Okunma