Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
İsmail Râcî Fârûkî’yi Ramazan’da rahmetle anmak
1.6.2019
369 Okunma, 2 Yorum

 

İsmail Râcî Fârûkî’yi Ramazan’da rahmetle anmak

Bilginin İslâmîleştirilmesi, Tevhid, Hıristiyan Ahlâkı, İslâm ve Siyonizm, Niçin İslâm” gibi Türkçeye de çevrilen kitapları ve özellikle ülkemizde “İslâm Kültür Atlası” adlı hacimli eseriyle tanınan İsmail Râcî Fârûkî, bu eserini eşi Lamyâ Fârûkî ile birlikte hazırladı. Bu eserin Türkçeye kazandırılmasında o zaman özel ve yoğun emeğimiz oldu...

Bu iki muhterem insan, Ramazan’ın 18’ine tekabül eden 27 Mayıs 1986 gecesi, saat 02.30 sularında, Wyncote Pennsylvania’daki evlerinde, sahur vaktinde, azmettiricilerin yönlendirmesiyle şehit edildiler; bundan doları Ramazan ayında rahmetle anıyoruz…

Filistin’in Yâfa şehrinde kadı olarak görev yapan Râcî Fârûkî, 21 Ocak 1921 günü dünyaya gelen oğluna “İsmail” adını koymuştu. Şeyh Râcî, biricik evladının İslâmî ilimlerle birlikte Batılı bir eğitim de almasını sağlayacak, böylece oğlunu “zamanın ihtiyaçları”na hazırlamış olacaktı. Disiplinli bir çocukluk geçiren İsmail Râcî Fârûkî, Yâfa’nın merkezindeki Fransız okulu College des Freres’e gönderildi. Burada ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, Beyrut Amerikan Üniversitesi felsefe bölümünden 1941’de mezun oldu. Ana dili Arapçanın yanı sıra Fransızca ve İngilizceyi de mükemmel biçimde okuyup yazabiliyordu.

Siyonistlerin Filistin’e yoğun olarak göç ettiği ve yerleştiği bir dönemde yetişen İsmail Râcî Fârûkî, kendi kuşağındaki bütün gençler gibi siyasetle yakından ilgilendi. 1945-48 arasında Filistin’in Celîle bölgesinin valiliğini yapması onu sıra dışı bir tecrübeyle tanıştırdı. İsrail’in kurulması ve yerli halkın bölgeden sürülmesiyle, İsmail Râcî Fârûkî “Celîle’nin son Filistinli valisi” olarak kayıtlara geçti. Filistinlilere kendi vatanlarında yaşam hakkı kalmamasının ardından, İsmail Râcî Fârûkî, akademik alanda çalışmalarını yoğunlaştırmak için ABD’ye göç etti. Indiana ve Harvard üniversitelerinde felsefe yüksek lisansı yaptı, ardından 1952’de doktorasını tamamladı. Doktoradan sonra Kahire’ye giderek İslâmî ilimler alanında yüksek eğitim alıp diploma sahibi oldu. ABD’ye dönüşünde, Kanada’nın Montreal şehrinde bulunan Mc Gill Üniversitesi’nde iki yıl ders verdi; Pakistan’ın Karaçi kentinde misafir hocalığının yanı sıra, ABD’nin Chicago, Syracuse ve Philadelphia Temple üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı, İslâmî araştırmalar bölümlerini kurup yönetti. İsmail Râcî Fârûkî, Syracuse Üniversitesi’nde doçent olarak çalışırken, kısa bir süre sonra evleneceği Lamyâ Fârûkî ile tanıştı. Lamyâ, Fârûkî’nin dersleri vesilesiyle İslâm kültürüyle tanıtı…

Müslüman dünyanın akademi ve düşünce alanlarında nasıl daha ileri gidebileceği üzerine kafa yoran İsmail Râcî Fârûkî, 1970’lerde tartışmaya açtığı “Biİlgİnİn İslâmîleştİrİlmesİ” teziyle dikkatleri çekti. İslâmî ilim ve disiplinlerle modern disiplinler arasında bir tür terkip içeren tez, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda İslâm ülkesindeki akademisyenler, düşünürler, gazeteciler ve ilim adamları tarafından uzun süre gündemde tutuldu, hakkında çok sayıda kitap ve makale kaleme alındı...

İslâm dünyasının dört bir yanındaki akademisyenlerle ve ilim adamlarıyla organik bir iletişim içinde olan Fârûkî, 1977’de İsviçre’nin Lugano kentinde düzenlenen geniş katılımlı bir istişare toplantısının ardından, 1981’de Uluslararası İslâm Düşünce Enstitüsü’nün (IIIT) kuruluşuna öncülük etti. Ülkemizdeki 1980 müdahalesi sonrasında, 1981 yılında öğrenci olarak gittiğim S. Arabistan’da, Enstitü’nün kurucularından Prof. Dr. Ahmet Tütüncü ile tanıştım ve o zamandan beri Bilginin İslamileştirilmesi Ekibi ile teşriki mesaimiz devam etmektedir...

İşte, Batı’nın İslâm coğrafyasındaki hâkimiyetinin, ancak bilgi temelli bir mücadele sayesinde geriletilebileceğini savunan Fârûkî, sadece yazdığı kitap ve makalelerle değil, yetiştirdiği binlerce öğrenciyle de İslâm düşüncesi alanında ciddi bir boşluğu doldurmuştu. Eşi Lamyâ Hanım da İslâm sanatı sahasına çok sayıda önemli eser meydana getirmişti.

Bir Ramazan gecesi, sahur vakti şehit edilen Prof. Dr. İsmail Râcî Fârûkî ve eşi Lamyâ Fârûkî’ye rahmet niyaz ediyoruz…

Bir öncüye rahmetle…” başlıklı yazısıyla (29 Mayıs), Ramazan ayındaki bu şehadeti hatırlamamıza vesile olan Yeni Şafak’tan Taha Kılınç’a teşekkürler…

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
01.06.2019
03:51

MİLLÎ GAZETE

İsmail Râcî Fârûkî’yi Ramazan’da rahmetle anmak

“Bilginin İslâmîleştirilmesi, Tevhit, Hıristiyan Ahlâkı, İslâm ve Siyonizm, Niçin İslâm” gibi Türkçeye de çevrilen kitapları ve özellikle ülkemizde “İslâm Kültür Atlası” adlı hacimli eseriyle tanınan İsmail RâcîFârûkî, bu eserini eşi LamyâFârûkî ile birlikte hazırladı. Bu eserin Türkçeye kazandırılmasında o zaman özel ve yoğun emeğimiz oldu...

Bu iki muhterem insan, Ramazan’ın 18’ine tekabül eden 27 Mayıs 1986 gecesi, saat 02.30 sularında, Wyncote Pennsylvania’daki evlerinde, sahur vaktinde, azmettiricilerin yönlendirmesiyle şehit edildiler; bundan dolayı Ramazan ayında rahmetle anıyoruz…

Filistin’in Yâfa şehrinde kadı olarak görev yapan RâcîFârûkî, 21 Ocak 1921 günü dünyaya gelen oğluna İsmail adını koymuştu. Şeyh Râcî, biricik evladının İslâmî ilimlerle birlikte Batılı bir eğitim de almasını sağlayacak, böylece oğlunu “zamanın ihtiyaçları”na hazırlamış olacaktı. Disiplinli bir çocukluk geçiren İsmail RâcîFârûkî, Yâfa’nın merkezindeki Fransız okulu CollegedesFreres’e gönderildi. Burada ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, Beyrut Amerikan Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 1941’de mezun oldu. Ana dili Arapçanın yanı sıra Fransızca ve İngilizceyi de mükemmel biçimde okuyup yazabiliyordu.

Siyonistlerin Filistin’e yoğun olarak göç ettiği ve yerleştiği bir dönemde yetişen İsmail RâcîFârûkî, kendi kuşağındaki bütün gençler gibi siyasetle yakından ilgilendi. 1945-48 arasında Filistin’in Celîle bölgesinin valiliğini yapması onu sıra dışı bir tecrübeyle tanıştırdı. İsrail’in kurulması ve yerli halkın bölgeden sürülmesiyle, İsmail RâcîFârûkî “Celîle’nin son Filistinli valisi” olarak kayıtlara geçti. Filistinlilere kendi vatanlarında yaşam hakkı kalmamasının ardından, İsmail RâcîFârûkî, akademik alanda çalışmalarını yoğunlaştırmak için ABD’ye göç etti. Indiana ve Harvard üniversitelerinde felsefe yüksek lisansı yaptı, ardından 1952’de doktorasını tamamladı. Doktoradan sonra Kahire’ye giderek İslâmî ilimler alanında yüksek eğitim alıp diploma sahibi oldu. ABD’ye dönüşünde, Kanada’nın Montreal şehrinde bulunan McGill Üniversitesi’nde iki yıl ders verdi; Pakistan’ın Karaçi kentinde misafir hocalığının yanı sıra, ABD’nin Chicago, Syracuse ve PhiladelphiaTemple üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı, İslâmî araştırmalar bölümlerini kurup yönetti. İsmail RâcîFârûkî, Syracuse Üniversitesi’nde doçent olarak çalışırken, kısa bir süre sonra evleneceği LamyâFârûkî ile tanıştı. Lamyâ, Fârûkî’nin dersleri vesilesiyle İslâm kültürüyle tanıştı…

Müslüman dünyanın akademi ve düşünce alanlarında nasıl daha ileri gidebileceği üzerine kafa yoran İsmail RâcîFârûkî, 1970’lerde tartışmaya açtığı “Bilginin İslâmîleştirilmesi” teziyle dikkatleri çekti. İslâmî ilim ve disiplinlerle modern disiplinler arasında bir tür terkip içeren tez, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda İslâm ülkesindeki akademisyenler, düşünürler, gazeteciler ve ilim adamları tarafından uzun süre gündemde tutuldu, hakkında çok sayıda kitap ve makale kaleme alındı...

İslâm dünyasının dört bir yanındaki akademisyenlerle ve ilim adamlarıyla organik bir iletişim içinde olan Fârûkî, 1977’de İsviçre’nin Lugano kentinde düzenlenen geniş katılımlı bir istişare toplantısının ardından, 1981’de Uluslararası İslâm Düşünce Enstitüsü’nün (IIIT) kuruluşuna öncülük etti. Ülkemizdeki 1980 müdahalesi sonrasında, 1981 yılında öğrenci olarak gittiğim S. Arabistan’da, enstitünün kurucularından Prof. Dr. Ahmet Tütüncü ile tanıştım ve o zamandan beri Bilginin İslamileştirilmesi Ekibi ile teşriki mesaimiz devam etmektedir...

İşte, Batı’nın İslâm coğrafyasındaki hâkimiyetinin, ancak bilgi temelli bir mücadele sayesinde geriletilebileceğini savunan Fârûkî, sadece yazdığı kitap ve makalelerle değil, yetiştirdiği binlerce öğrenciyle de İslâm düşüncesi alanında ciddi bir boşluğu doldurmuştu. Eşi Lamyâ Hanım da İslâm sanatı sahasına çok sayıda önemli eser meydana getirmişti.

Bir Ramazan gecesi, sahur vakti şehit edilen Prof. Dr. İsmail RâcîFârûkî ve eşi LamyâFârûkî’ye rahmet niyaz ediyoruz…

“Bir öncüye rahmetle…” başlıklı yazısıyla (29 Mayıs), Ramazan ayındaki bu şehadeti hatırlamamıza vesile olan Yeni Şafak’tan Taha Kılınç’a teşekkürler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

01 Haziran 2019
Reşat Nuri Erol
01.06.2019
12:27


http://www.tyb.org.tr/resat-nuri-erol-ismail-raci-farukiyi-ramazanda-rahmetle-anmak-38550h.htm


Reşat Nuri Erol: İsmail Râcî Fârûkî’yi Ramazan’da rahmetle anmak

01.06.2019 11:55
Reşat Nuri Erol: İsmail Râcî Fârûkî’yi Ramazan’da rahmetle anmak

“Bilginin İslâmîleştirilmesi, Tevhit, Hıristiyan Ahlâkı, İslâm ve Siyonizm, Niçin İslâm” gibi Türkçeye de çevrilen kitapları ve özellikle ülkemizde “İslâm Kültür Atlası” adlı hacimli eseriyle tanınan İsmail RâcîFârûkî, bu eserini eşi LamyâFârûkî ile birlikte hazırladı. Bu eserin Türkçeye kazandırılmasında o zaman özel ve yoğun emeğimiz oldu...

Bu iki muhterem insan, Ramazan’ın 18’ine tekabül eden 27 Mayıs 1986 gecesi, saat 02.30 sularında, Wyncote Pennsylvania’daki evlerinde, sahur vaktinde, azmettiricilerin yönlendirmesiyle şehit edildiler; bundan dolayı Ramazan ayında rahmetle anıyoruz…

Filistin’in Yâfa şehrinde kadı olarak görev yapan RâcîFârûkî, 21 Ocak 1921 günü dünyaya gelen oğluna İsmail adını koymuştu. Şeyh Râcî, biricik evladının İslâmî ilimlerle birlikte Batılı bir eğitim de almasını sağlayacak, böylece oğlunu “zamanın ihtiyaçları”na hazırlamış olacaktı. Disiplinli bir çocukluk geçiren İsmail RâcîFârûkî, Yâfa’nın merkezindeki Fransız okulu CollegedesFreres’e gönderildi. Burada ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, Beyrut Amerikan Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 1941’de mezun oldu. Ana dili Arapçanın yanı sıra Fransızca ve İngilizceyi de mükemmel biçimde okuyup yazabiliyordu.

Siyonistlerin Filistin’e yoğun olarak göç ettiği ve yerleştiği bir dönemde yetişen İsmail RâcîFârûkî, kendi kuşağındaki bütün gençler gibi siyasetle yakından ilgilendi. 1945-48 arasında Filistin’in Celîle bölgesinin valiliğini yapması onu sıra dışı bir tecrübeyle tanıştırdı. İsrail’in kurulması ve yerli halkın bölgeden sürülmesiyle, İsmail RâcîFârûkî “Celîle’nin son Filistinli valisi” olarak kayıtlara geçti. Filistinlilere kendi vatanlarında yaşam hakkı kalmamasının ardından, İsmail RâcîFârûkî, akademik alanda çalışmalarını yoğunlaştırmak için ABD’ye göç etti. Indiana ve Harvard üniversitelerinde felsefe yüksek lisansı yaptı, ardından 1952’de doktorasını tamamladı. Doktoradan sonra Kahire’ye giderek İslâmî ilimler alanında yüksek eğitim alıp diploma sahibi oldu. ABD’ye dönüşünde, Kanada’nın Montreal şehrinde bulunan McGill Üniversitesi’nde iki yıl ders verdi; Pakistan’ın Karaçi kentinde misafir hocalığının yanı sıra, ABD’nin Chicago, Syracuse ve PhiladelphiaTemple üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı, İslâmî araştırmalar bölümlerini kurup yönetti. İsmail RâcîFârûkî, Syracuse Üniversitesi’nde doçent olarak çalışırken, kısa bir süre sonra evleneceği LamyâFârûkî ile tanıştı. Lamyâ, Fârûkî’nin dersleri vesilesiyle İslâm kültürüyle tanıştı…



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Esad’ın Durumu
14.10.2019 36 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-2: Kooperatiflerin sorun çözme kabiliyeti
14.10.2019 35 Okunma
8 Yorum 14.10.2019 18:13
Süleyman Karagülle
BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 41 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
İSLAM DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 63 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
Yeni Oyun
13.10.2019 37 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-1: Suriye sorunu ve bütün sorunlar...
13.10.2019 58 Okunma
3 Yorum 14.10.2019 18:14
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Planı
12.10.2019 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-8: İSTANBUL DEPREM MERKEZI
12.10.2019 56 Okunma
4 Yorum 12.10.2019 06:30
Süleyman Karagülle
Derin Sermaye Zorda
11.10.2019 100 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-7: İstanbul’u depreme hazırlamak…
11.10.2019 76 Okunma
3 Yorum 11.10.2019 15:40
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Masamdaki birkaç kitap… Suriye’ye girmek..
11.10.2019 52 Okunma
Süleyman Karagülle
Kürtler ve Türkler
10.10.2019 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-6: Binaları ve sistemi sağlamlaştırmak
10.10.2019 58 Okunma
2 Yorum 10.10.2019 08:45
Hikmet Güveloğlu
PKK Lağvedilecek Lakin Huzur Gelmeyecek (Hatırlatma)
9.10.2019 836 Okunma
Süleyman Karagülle
Bana göre
9.10.2019 110 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-5: Hukuk ve sivil savunma sorunları…
9.10.2019 69 Okunma
2 Yorum 09.10.2019 09:34
Süleyman Karagülle
Suriye sorunu
8.10.2019 136 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul Zelzele Merkezi
7.10.2019 133 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’u Depreme Hazırlamak
7.10.2019 124 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-4: İkinci sorun ekonomik sorundur…
7.10.2019 81 Okunma
6 Yorum 07.10.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019 88 Okunma
3 Yorum 06.10.2019 23:26
Reşat Nuri Erol
DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…
5.10.2019 89 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 12:03
Hikmet Güveloğlu
Kurtuluş Reçetesi
4.10.2019 3144 Okunma
2 Yorum 04.10.2019 20:13
Reşat Nuri Erol
DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı
4.10.2019 105 Okunma
3 Yorum 04.10.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; ‘Düşünen Şehir’
4.10.2019 80 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyaset ve Futbol
3.10.2019 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8
3.10.2019 123 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:28
Süleyman Karagülle
Azınlık değil ittifak
2.10.2019 143 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7
2.10.2019 127 Okunma
4 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Kendi kuyusu
1.10.2019 178 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019 130 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Boş yere
30.9.2019 163 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR; Biz Borçları Nasıl Ödeyeceğiz?
30.9.2019 216 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Hedefi ve Kur’an’ın Dedikleri
30.9.2019 241 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5
30.9.2019 145 Okunma
3 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Borç ve Faiz
28.9.2019 172 Okunma
Süleyman Karagülle
Yanlış siyaset
28.9.2019 159 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaş
28.9.2019 151 Okunma
Süleyman Karagülle
TEDBİR
28.9.2019 173 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlıklar
28.9.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-4
28.9.2019 164 Okunma
2 Yorum 28.09.2019 09:25
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019 184 Okunma
2 Yorum 27.09.2019 07:39
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-2
27.9.2019 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-1
27.9.2019 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-2
27.9.2019 107 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-1
27.9.2019 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
27.9.2019 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
27.9.2019 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
27.9.2019 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
27.9.2019 88 Okunma