Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’
12.6.2019
302 Okunma, 1 Yorum

 

‘Kad efleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kad efleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salatlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihim hâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allahın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul Belediyesi'ne sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul Belediye Başkanı Seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri “ortaklık sistemi”ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden)

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
12.06.2019
08:15

MİLLÎ GAZETE

‘Kadefleha’l-mu’miune / Müminler iflah olmuştur’

Önceki yazımdan: “KUR’AN VE İLİM günlük ve haftalık çalışmalarımıza dayanarak elde ettiğimiz Kur’anî ve ilmî verileri, bu açıdan da sizlere sunmaya devam edeceğim, inşallah… / 18 haftadan beri Hac Suresi üzerinde çalıştık ve Müminun Suresi’ne geçtik.”

Müminun Suresi’nin ilk ayeti: “Müminler iflah olmuştur / kadefleha’l-mu’miune.”

İkinci ayet şöyle: “Salâtlarında haşi’ olanlar / ellezîne hum fî salâtihimhâşiûne.”

“İnsanın belli bilgiler aldıktan sonra o bilgilerin etkisi altında Rabbine dönmesi için içinde oluşan duyguya ‘huşu’ denir. Kur’an’da namaz içinde kunut ve huşu farz kılınmıştır. Kunut, okunanları dinlemek, yani Allah’ın emirlerini telakki etmek, huşu ise ondan sonra sükûnet hali alarak kendi içini dinleyerek rabıta kurmaktır. Müminlerin bir vasfı da huşudur. Hacdaki ayette rükû, secde, ibadet, hayır ve fiil zikredilir. Toplantılarında huşu içindedirler.

Karar almak için toplanılır. Orada ne karar çıkarsa onu Allah’ın emri olarak kabul edeceksiniz. İstişare Cebrail’in vahyi gibidir. Huşu içinde diğerlerinin görüşünü dinliyorsun. Ne dediklerine bakıyorsun. Onlar da huşu içinde size görüşlerini aktarıyorlar. Onlar da peşin fikirli değildirler. Hakkı arıyorlar. Doğru ne ise onu yapıyorlar.

Huşu ile bir şey yapıldı mı işte onu yapanlar iflah olurlar.

Ben İstanbul belediyesine sıralama usulü ile tek aday çıkaralım diyorum. Kimler sıralayacak? İstanbul’da seçilen yeni belediye başkanları sıralarlar. Kim seçilirse o aday olur. Partiler aday göstermezler, İstanbul’a huzur gelir, Türkiye’ye huzur gelir, insanlığa huzur gelir.

Huzurlu olmak mı istiyorsunuz? Kur’an üzerinde toplantı yapanların görüşlerine saygılı olunuz. Ne olursa anlatın ama kendi isteklerinizi ve görüşlerinizi hak kabul etmeyin. Benim peşin fikrim yoktur, görüşlerim vardır. Görüşlerimin oluşması için Allah’a teslim olmuş bulunuyorum. a) Birinci kuralım her söze kulak vermektir. Herkesin görüşünü dinlerim ve bana en doğru geleni kabul ederim. b) Geçmişte cereyan eden bütün olayları hayra yorarım, şer gibi görünenler için de hayırdır derim. Örnek olarak YSK İstanbul belediye başkanı seçimi kararını hayra yordum. Şaibeli beş senelik İstanbul başkanı yerine, sağlam oturan bir başkanın olmasını Allah istiyor da onun için hâkimler bu kararı aldılar diyorum. Türkiye’de baskı olsa da hâkimlerin direndiklerinin delili olmuştur. YSK Başkanı bile muhalefet oyu kullanmış ama karara uymuştur. İşte huşu budur. c) Başarısızlığı dışarıda aramam, kendi eksiğimdir derim ve başarıya ulaşmak için gerekli tedbiri alırım. Kimseyi suçlamam, darılmam da. Allah böyle istemiş diye sabrederim. d) Olmuyor diye kararlarımdan dönmem. Sonuna kadar başladığım işte ısrarlı olurum. Doğru gördüğüm işi ertelerim ama vazgeçmem.

Herkes aslında aklınca böyle yapar. Ne var ki istemek başka yapmak başkadır. Farkında olarak veya olmadan bu yollarda sapmalar olur. Herkeste olur. Sapma dereceleri farklıdır. Allah’ın mağfiretine ve merhametine sığınmanın ötesinde bir gücümüz yoktur.

1920’lerde Türkiye Devleti kuruldu. Türkiye’deki tüm elektrik ve su tesisleri yabancılara aitti. Ayrıca Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok ağır yük bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, savaş şartları içinde, elektrik ve su işletmelerini devletleştirdi, dış borçları ödedi. Bu durum onu bu hale düşürenler nezdinde rahatsızlık yaptı. Türkiye fakr-u zaruret içinde harap ve bitap olmuşken, Türkiye’yi devralmak isteyenler 1950’de Demokrat Parti’yi iktidar ettiler. Ona dinsiz kalması şartı ile krediler açtılar. Yollar yapacak, altyapı yapacak, elektrik yapacak ama fabrika kurmayacaktı. Sonra buraya gelip kolayca yerleşeceklerdi. Bir de baktılar ki Türkiye kalkınıyor! 1954 yılında krediyi kestiler. Maliye Bakanı Hasan Polatkan CHP döneminde biriken altınları Dolar’a çevirdi ve yatırımlara devam etti. 1957’de altınlar bitti ama artık Dolar’a da ihtiyaç yoktu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan karşılıksız para çıkardı ve kalkınmayı devam ettirdi. Bu arada dinsiz politika sürüyordu. Bunun üzerine 1960 müdahalesini yaptılar. Türkiye’nin gelişmesini durduracaklardı. Askerler geldiler, demokrasiye geçtiler. Türk halkı yeniden iman yolunu tuttu. Şimdi de Kur’an düzenine uyanlar iflah olacaklar refaha kavuşacaklardır. Nasıl? Semt Kooperatifleri ile. Bugünün müminleri ‘ortaklık sistemi’ne inananlardır.” (KUR’AN VE İLİM 1017. Seminerinden).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

12 Haziran 2019


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Esad’ın Durumu
14.10.2019 36 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-2: Kooperatiflerin sorun çözme kabiliyeti
14.10.2019 35 Okunma
8 Yorum 14.10.2019 18:13
Süleyman Karagülle
BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 41 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
İSLAM DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 63 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
Yeni Oyun
13.10.2019 37 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-1: Suriye sorunu ve bütün sorunlar...
13.10.2019 58 Okunma
3 Yorum 14.10.2019 18:14
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Planı
12.10.2019 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-8: İSTANBUL DEPREM MERKEZI
12.10.2019 56 Okunma
4 Yorum 12.10.2019 06:30
Süleyman Karagülle
Derin Sermaye Zorda
11.10.2019 100 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-7: İstanbul’u depreme hazırlamak…
11.10.2019 76 Okunma
3 Yorum 11.10.2019 15:40
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Masamdaki birkaç kitap… Suriye’ye girmek..
11.10.2019 52 Okunma
Süleyman Karagülle
Kürtler ve Türkler
10.10.2019 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-6: Binaları ve sistemi sağlamlaştırmak
10.10.2019 58 Okunma
2 Yorum 10.10.2019 08:45
Hikmet Güveloğlu
PKK Lağvedilecek Lakin Huzur Gelmeyecek (Hatırlatma)
9.10.2019 836 Okunma
Süleyman Karagülle
Bana göre
9.10.2019 110 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-5: Hukuk ve sivil savunma sorunları…
9.10.2019 69 Okunma
2 Yorum 09.10.2019 09:34
Süleyman Karagülle
Suriye sorunu
8.10.2019 136 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul Zelzele Merkezi
7.10.2019 133 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’u Depreme Hazırlamak
7.10.2019 124 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-4: İkinci sorun ekonomik sorundur…
7.10.2019 81 Okunma
6 Yorum 07.10.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019 88 Okunma
3 Yorum 06.10.2019 23:26
Reşat Nuri Erol
DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…
5.10.2019 89 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 12:03
Hikmet Güveloğlu
Kurtuluş Reçetesi
4.10.2019 3144 Okunma
2 Yorum 04.10.2019 20:13
Reşat Nuri Erol
DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı
4.10.2019 105 Okunma
3 Yorum 04.10.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; ‘Düşünen Şehir’
4.10.2019 80 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyaset ve Futbol
3.10.2019 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8
3.10.2019 123 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:28
Süleyman Karagülle
Azınlık değil ittifak
2.10.2019 143 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7
2.10.2019 127 Okunma
4 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Kendi kuyusu
1.10.2019 178 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019 130 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Boş yere
30.9.2019 163 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR; Biz Borçları Nasıl Ödeyeceğiz?
30.9.2019 216 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Hedefi ve Kur’an’ın Dedikleri
30.9.2019 241 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5
30.9.2019 145 Okunma
3 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Borç ve Faiz
28.9.2019 172 Okunma
Süleyman Karagülle
Yanlış siyaset
28.9.2019 159 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaş
28.9.2019 151 Okunma
Süleyman Karagülle
TEDBİR
28.9.2019 173 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlıklar
28.9.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-4
28.9.2019 164 Okunma
2 Yorum 28.09.2019 09:25
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019 184 Okunma
2 Yorum 27.09.2019 07:39
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-2
27.9.2019 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-1
27.9.2019 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-2
27.9.2019 107 Okunma
Reşat Nuri Erol
İslam medeniyeti tarihinde devletlerde Adil Düzen-1
27.9.2019 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
27.9.2019 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
27.9.2019 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
27.9.2019 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
27.9.2019 88 Okunma