Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…
10.8.2019
200 Okunma, 1 Yorum

 

Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…

Ne diyorduk, daha doğrusu son yazımızda neler dedik?

Yazı başlığımız neydi? “Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit(lenmek)”.

Bu başlık altında diyeceklerimizi dedikten sonra SONUÇ bölümünde ne dedik?

TEŞHİS, evet sadece ‘teşhis’ mesabesinde bu yazdıklarımız...

TEDAVİ reçetelerini ise yarım yüzyıldan beri yazıyor ve anlatıyoruz...

‘ADİL DÜZEN’ dedik, bu tedavi reçetelerimizin bütününü içeren ana sisteme…

‘ADİL EKONOMİK DÜZEN’ dedik, ekonomik sorunlarımızın tüm tedavi içeriğine.

‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’ var çare ve çözümlerimizin bütününde; ‘ADİL DÜZEN İNSANLIK ANAYASASI’ ile birlikte ve bin birinci defa tekrar hatırlatmış oluyorum…

Bugünkü yazı başlığımızda ne var?

REFAH PARTİSİ var; “Millî Görüş ve Adil Düzen” diyen ve uygulayan parti…

AK Parti var; ‘Millî Görüş gömleğini çıkardım’ diyen, ‘Adil Düzen’ demeyen parti!

Bu arada kısacık Refah Partisi iktidarının -koalisyonla yani Refahyol Hükümeti olarak bile- Cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti olduğunu da tekrar hatırlayalım…

Peki, bu büyük başarının sırrı ve sebebi neydi?

Başbakan Necmettin Erbakan Hocamızın ifadesiyle ve bize göre de; “Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen’in kokusu mesabesinde uygulanması…” sebebiyleydi.

Bu bölümü derinden düşünmemiz gereken bir soru daha sorarak bitireyim:

Refah Partİsİ -ve yaptıkları- olmasaydı, AK Parti diye bir parti olabilir miydi?

Peki, bu yazı ve bu konu durup dururken neden yazıldı?

Cevap: ‘Serbestiyet’ sitesinde Vahap Çoşkun’un “Bambaşka bir AK Parti” başlıklı uzunca yazısında yazdıkları vesilesiyle yazıldı; orada en başta yazılanlarla devam edelim:

Bambaşka bir AK Parti / AK Parti’de ilk yola çıkan kadro ile mevcut kadro arasında bugün dağlar kadar fark var. Kadrolar hallaç pamuğu gibi atıldı, gidenlerin ve gönderilenlerin yerleri aynı evsafta kişilerce doldurulamadı, istişare mekanizmaları fiilen ortadan kaldırıldı. Partinin kurumsal kimliği tuzla buz oldu ve parti bütünüyle Erdoğan’a bağlı hale geldi. / Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakınlarda yaptığı bir konuşmada “Bundan sonraki ilk seçim 2023 Haziranında yapılacak. Milletimizin karşısına kurulduğu günkü heyecanı ve 22 yılı bulacak tecrübesiyle bambaşka bir AK Parti olarak çıkacağız” ifadesini kullandı. Bu ifade, hem mevcut AK Parti’de birtakım sıkıntıların bulunduğu, hem de bugünkü parti yapısıyla önümüzdeki seçimleri kazanmanın güç olduğu kabulünü içeriyor.”

Yazar, yazısının devamında diyor ki: “Cumhurbaşkanının ilk ağızdan bunu dillendirmesi önemli; fakat üzerinde durulması gereken asıl konu, AK Parti’nin bunu yapıp yapamayacağıdır.” Böyle dedikten sonra dört kritik soru soruyor:

“1) Acaba AK Parti, kuruluş dönemlerindeki kapsayıcılığını ve reformist kimliğini tekrar edinebilir mi? 2) Demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisi gibi değerleri yeniden siyasetinin yapı taşları haline getirebilir mi? 3) Farklı kesimlerden destek almasını sağlayan ve tabanını günden güne büyüten politikalara geri dönebilir mi? 4) Kendisini yükselten ve rakipsiz, uzun ömürlü bir iktidar kılan ilkelere tekrardan yaslanabilir mi?”

Deva m edelim… “Bu ve benzeri suallere cevap ararken, AK Parti’deki problemin çok katmanlı olduğunu hatırda tutmak gerekiyor. Hemen her katmanda çok sayıda dert var ve bunlara derman olacak bir çare de meydanda gözükmüyor.

Devam etmemiz gerekecek gibi; bugünkü bölümü şu tespitle bitirelim: “Her şeyden evvel AK Parti’nin teşkilâtları ciddi alarm veriyor. Teşkilâtlardaki bozulma hayati derecede mühim; zira teşkilâtların yaygınlığı ve özverili faaliyetleri, AK Parti’nin iktidarını kalıcı kılan faktörlerin başında geliyordu. Diğer partiler belli bölgelere sıkışmış ve güçlü oldukları yerler dışında genellikle birer tabela partisi gibi dururlarken, AK Parti -- teşkilâtları sayesinde -- bütün Türkiye’yi ağ gibi sarıyordu.” (Dediğim üzere, ‘devam etmemiz gerekecek gibi’…)

Yazıdaki ilk ara başlık şöyle: “İçi boş ama gösterişi yüksek bir dava siyaseti”.


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
10.08.2019
09:27

MİLLÎ GAZETE

Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye...

Ne diyorduk, daha doğrusu son yazımızda neler dedik? Yazı başlığımız neydi? “Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit(lenmek).” Bu başlık altında diyeceklerimizi dedikten sonra SONUÇ bölümünde ne dedik?

TEŞHİS, evet sadece ‘teşhis’ mesabesinde bu yazdıklarımız...

TEDAVİ reçetelerini ise yarım yüzyıldan beri yazıyor ve anlatıyoruz...

ADİL DÜZEN dedik, bu tedavi reçetelerimizin bütününü içeren ana sisteme…

ADİL EKONOMİK DÜZEN dedik, ekonomik sorunlarımızın tüm tedavi içeriğine. ADİL DÜNYA DÜZENİ var çare ve çözümlerimizin bütününde; ADİL DÜZEN İNSANLIK ANAYASASI ile birlikte ve bin birinci defa tekrar hatırlatmış oluyorum…

Bugünkü yazı başlığımızda ne var?

REFAH PARTİSİ var; “Millî Görüş ve Adil Düzen” diyen ve uygulayan parti… AK Parti var; ‘Millî Görüş gömleğini çıkardım’ diyen, ‘Adil Düzen’ demeyen parti! Bu arada kısacık Refah Partisi iktidarının -koalisyonla yani Refah-Yol Hükümeti olarak bile- Cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti olduğunu da tekrar hatırlayalım…

Peki, bu büyük başarının sırrı ve sebebi neydi? Başbakan Necmettin Erbakan Hocamızın ifadesiyle ve bize göre de; “Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen’in kokusu mesabesinde uygulanması…” sebebiyleydi.

Bu bölümü derinden düşünmemiz gereken bir soru daha sorarak bitireyim:

Refah Partisi -ve yaptıkları- olmasaydı, AK Parti diye bir parti olabilir miydi?

Peki, bu yazı ve bu konu durup dururken neden yazıldı? Cevap: ‘Serbestiyet’ sitesinde Vahap Çoşkun’un “Bambaşka bir AK Parti” başlıklı uzunca yazısında yazdıkları vesilesiyle yazıldı; orada en başta yazılanlarla devam edelim:

“Bambaşka bir AK Parti. / AK Parti’de ilk yola çıkan kadro ile mevcut kadro arasında bugün dağlar kadar fark var. Kadrolar hallaç pamuğu gibi atıldı, gidenlerin ve gönderilenlerin yerleri aynı evsafta kişilerce doldurulamadı, istişare mekanizmaları fiilen ortadan kaldırıldı. Partinin kurumsal kimliği tuzla buz oldu ve parti bütünüyle Erdoğan’a bağlı hale geldi. / Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakınlarda yaptığı bir konuşmada, ‘Bundan sonraki ilk seçim 2023 Haziran’ında yapılacak. Milletimizin karşısına kurulduğu günkü heyecanı ve 22 yılı bulacak tecrübesiyle bambaşka bir AK Parti olarak çıkacağız’ ifadesini kullandı. Bu ifade, hem mevcut AK Parti’de birtakım sıkıntıların bulunduğu, hem de bugünkü parti yapısıyla önümüzdeki seçimleri kazanmanın güç olduğu kabulünü içeriyor.”

Yazar, yazısının devamında diyor ki: “Cumhurbaşkanı’nın ilk ağızdan bunu dillendirmesi önemli; fakat üzerinde durulması gereken asıl konu, AK Parti’nin bunu yapıp yapamayacağıdır.” Böyle dedikten sonra dört kritik soru soruyor:

“1) Acaba AK Parti, kuruluş dönemlerindeki kapsayıcılığını ve reformist kimliğini tekrar edinebilir mi? 2) Demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisi gibi değerleri yeniden siyasetinin yapı taşları haline getirebilir mi? 3) Farklı kesimlerden destek almasını sağlayan ve tabanını günden güne büyüten politikalara geri dönebilir mi? 4) Kendisini yükselten ve rakipsiz, uzun ömürlü bir iktidar kılan ilkelere tekrardan yaslanabilir mi?”

Devam edelim… “Bu ve benzeri suallere cevap ararken, AK Parti’deki problemin çok katmanlı olduğunu hatırda tutmak gerekiyor. Hemen her katmanda çok sayıda dert var ve bunlara derman olacak bir çare de meydanda gözükmüyor.”

Devam etmemiz gerekecek gibi; bugünkü bölümü şu tespitle bitirelim: “Her şeyden evvel AK Parti’nin teşkilâtları ciddi alarm veriyor. Teşkilâtlardaki bozulma hayati derecede mühim; zira teşkilâtların yaygınlığı ve özverili faaliyetleri, AK Parti’nin iktidarını kalıcı kılan faktörlerin başında geliyordu. Diğer partiler belli bölgelere sıkışmış ve güçlü oldukları yerler dışında genellikle birer tabela partisi gibi dururlarken, AK Parti -teşkilâtları sayesinde- bütün Türkiye’yi ağ gibi sarıyordu.” (Dediğim üzere, ‘devam etmemiz gerekecek gibi’…)

Yazıdaki ilk ara başlık şöyle: “İçi boş ama gösterişi yüksek bir dava siyaseti”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

10 Ağustos 2019


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 23 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 56 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 68 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 39 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 67 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 80 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 117 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 78 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 88 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 95 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 124 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 113 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 102 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 92 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 116 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 104 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma