Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
11.8.2019
197 Okunma, 2 Yorum

 

Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2

Önce, KURBAN BAYRAMI MÜBAREK ve nice hayırlara vesile olsun …

İki bayram yani Ramazan ile Kurban Bayramları arasındaki yetmiş günde yapılması gereken muhasebe ve planlamaları, alınması gereken kararları, her sene detaylarıyla yazdım; bu sene ve bu bayram vesilesiyle sadece bu kadarını hatırlatmış olayım…

Sonra sadede gelelim ve yarım kalan konumuza kaldığımız yerden devam edelim…

Konumuz neydi? “Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…

Öncesinde ne dedik? “Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit(lenmek)”.

Sonra ne dedik?

TEŞHİSTEDAVİ... ‘ADİL DÜZEN’‘ADİL EKONOMİK DÜZEN’...

‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’, ‘ADİL DÜZEN İNSANLIK ANAYASASI’ dedik…

REFAH PARTİSİ; “Millî Görüş ve Adil Düzen” diyen ve uygulayan parti’ dedik…

AK Parti var; ‘Millî Görüş gömleğini çıkardım’ diyen, ‘Adil Düzen’ demeyen parti!’ dedik… ‘Başbakan Erbakan Hocamızın ifadesiyle ve bize göre de; “Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen’in kokusu mesabesinde uygulanması…” sebebiyleydi’ dedik... ‘Refah Partisi ve yaptıkları olmasaydı, AK Parti diye bir parti olabilir miydi?’ dedik…

Peki, bu yazı, bu konu ve bütün bunlar durup dururken neden yazıldı?

Cevap: ‘Serbestiyet’ sitesinde Vahap Çoşkun’un “Bambaşka bir AK Parti” başlıklı uzunca yazısında yazdıkları vesilesiyle yazıldı; konuya kaldığımız yerden devam edelim…

İçi boş ama gösterişi yüksek bir dava siyaseti

“Toplumun kılcal damarlarına kadar işleyen teşkilâtları aracılığıyla AK Parti, insanlarla hemhal oluyor, onlarla gerçek bir ilişki kuruyor, ihtiyaç ve talepleri belirliyor, siyasetini de ona göre tanzim ediyordu. Sadece seçim dönemlerinde değil her vakit kapı kapı dolaşmak, yüz yüze diyaloga girmek, sorunları --aracılardan değil-- muhataplarından dinlemek, AK Parti’yi diğerlerinden farklı kılıyor ve siyasi rekabette AK Parti lehine farkın açılması sonucunu doğuruyordu. / Bugün ise, bahsi edilen “çıraklık dönemi” teşkilâtlarının yerinde yeller estiği söylenebilir. Bugünün teşkilâtlarında halkla hemdert olmak değil, içeriği boş ama gösterişi fevkalâde bir “dava siyaseti” yapmak daha fazla itibar görüyor. Teşkilâtlar, partinin yükünü çekenlerin mekânı olma vasfını kaybediyor ve giderek kısa sürede basamakları hızla tırmanıp iktidarın sağladığı ranttan mümkün olduğunca çok nemalanmak isteyenlerin uğrak yerine dönüşüyor. Teşkilâtlardaki bu değişim, AK Parti ile toplum arasındaki mesafenin de her geçen gün daha fazla açılması sonucunu doğuruyor.”

Metal yorgunluğu

“AK Parti’nin yerel yönetimleri de eski performanslarından çok uzakta. AK Parti’nin başarı hikâyesinde, yerel yönetimlerin hizmetlerinin ayrı bir yeri var. Çünkü 1994’te Refah Partisi döneminde başlayan başarılı belediyecilik hizmetleri, 2002’de AK Parti iktidarına giden yolu döşemişti. Bu çerçevede AK Parti ile CHP’nin tarihleri farklılaşıyordu. 1989’da yerelde iktidar olan CHP geleneğinin sorun çözmeyen belediyeciliği CHP’ye çeyrek asır iktidarın kapısını kapatırken, 1994’te yerelde iktidar olan AK Parti geleneğinin halkın takdirini kazanan belediyeciliği AK Parti’ye 2002’de merkezi iktidarın da teslim edilmesini sağlamıştı. / Ancak “ustalık dönemi”nde belediyelerden de şikâyetler arttı. Muhalefetten gelen tenkitler bir yana, bizzat AK Parti’nin genel merkezi kendi belediyelerinden hoşnut olmadığını gösteren tavırlar sergiledi. Mesela 31 Mart seçimlerinden bir süre önce aralarında İstanbul ve Ankara gibi şehirlerin de olduğu birçok belediye başkanı, metal yorgunluğu yaşadıkları gerekçesiyle Erdoğan tarafından görevlerinden alındı. Erdoğan’a göre vazife verilen yeni isimler, çalışmalara ivme katacak ve belediyelerden kaynaklı memnuniyetsizlikleri asgariye düşürecekti. Ancak gelişmeler Erdoğan’ın beklediği gibi seyretmedi...”

Dediğim ve daha önce de yazdığım üzere, yazı ve değerlendirme uzun, iki önemli başlık daha var ama akleden ve düşünebilenler için bu kadarı yeterli ve tövbelerine vesile olsun…

KURBAN BAYRAMI MÜBAREK ve nice hayırlara vesile olsun, inşallah…


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
11.08.2019
06:10

MİLLÎ GAZETE

Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2

Önce, KURBAN BAYRAMI MÜBAREK ve nice hayırlara vesile olsun.

İki bayram yani Ramazan ile Kurban Bayramı arasındaki yetmiş günde yapılması gereken muhasebe ve planlamaları, alınması gereken kararları, her sene detaylarıyla yazdım; bu sene ve bu bayram vesilesiyle sadece bu kadarını hatırlatmış olayım…

Sonra sadede gelelim ve yarım kalan konumuza kaldığımız yerden devam edelim.

Konumuz neydi? “Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye…”

Öncesinde ne dedik? “Okumak, öğrenmek, çalışmak, üretmek ve ümit(lenmek)”.

Sonra ne dedik?

“TEŞHİS… TEDAVİ... ADİL DÜZEN… ADİL EKONOMİK DÜZEN...

ADİL DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZEN İNSANLIK ANAYASASI” dedik…

“REFAH PARTİSİ; Millî Görüş ve Adil Düzen diyen ve uygulayan parti” dedik…

“AK Parti var; ‘Millî Görüş gömleğini çıkardım’ diyen, Adil Düzen demeyen parti!” dedik… “Başbakan Erbakan Hocamızın ifadesiyle ve bize göre de; ‘Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen’in kokusu mesabesinde uygulanması…’ sebebiyleydi” dedik... “Refah Partisi ve yaptıkları olmasaydı, AK Parti diye bir parti olabilir miydi?” dedik…

Peki, bu yazı, bu konu ve bütün bunlar durup dururken neden yazıldı?

Cevap: Serbestiyet sitesinde Vahap Çoşkun’un “Bambaşka bir AK Parti” başlıklı uzunca yazısında yazdıkları vesilesiyle yazıldı; konuya kaldığımız yerden devam edelim…

İçi boş ama gösterişi yüksek bir dava siyaseti

“Toplumun kılcal damarlarına kadar işleyen teşkilâtları aracılığıyla AK Parti, insanlarla hemhal oluyor, onlarla gerçek bir ilişki kuruyor, ihtiyaç ve talepleri belirliyor, siyasetini de ona göre tanzim ediyordu. Sadece seçim dönemlerinde değil her vakit kapı kapı dolaşmak, yüz yüze diyaloga girmek, sorunları -aracılardan değil- muhataplarından dinlemek, AK Parti’yi diğerlerinden farklı kılıyor ve siyasi rekabette AK Parti lehine farkın açılması sonucunu doğuruyordu. / Bugün ise, bahsi edilen ‘çıraklık dönemi’ teşkilâtlarının yerinde yeller estiği söylenebilir. Bugünün teşkilâtlarında halkla hemdert olmak değil, içeriği boş ama gösterişi fevkalâde bir ‘dava siyaseti’ yapmak daha fazla itibar görüyor. Teşkilâtlar, partinin yükünü çekenlerin mekânı olma vasfını kaybediyor ve giderek kısa sürede basamakları hızla tırmanıp iktidarın sağladığı ranttan mümkün olduğunca çok nemalanmak isteyenlerin uğrak yerine dönüşüyor. Teşkilâtlardaki bu değişim, AK Parti ile toplum arasındaki mesafenin de her geçen gün daha fazla açılması sonucunu doğuruyor.”

Metal yorgunluğu

“AK Parti’nin yerel yönetimleri de eski performanslarından çok uzakta. AK Parti’nin başarı hikâyesinde, yerel yönetimlerin hizmetlerinin ayrı bir yeri var. Çünkü 1994’te Refah Partisi döneminde başlayan başarılı belediyecilik hizmetleri, 2002’de AK Parti iktidarına giden yolu döşemişti. Bu çerçevede AK Parti ile CHP’nin tarihleri farklılaşıyordu. 1989’da yerelde iktidar olan CHP geleneğinin sorun çözmeyen belediyeciliği CHP’ye çeyrek asır iktidarın kapısını kapatırken, 1994’te yerelde iktidar olan AK Parti geleneğinin halkın takdirini kazanan belediyeciliği AK Parti’ye 2002’de merkezi iktidarın da teslim edilmesini sağlamıştı. / Ancak ‘ustalık dönemi’nde belediyelerden de şikâyetler arttı. Muhalefetten gelen tenkitler bir yana, bizzat AK Parti’nin genel merkezi kendi belediyelerinden hoşnut olmadığını gösteren tavırlar sergiledi. Mesela 31 Mart seçimlerinden bir süre önce aralarında İstanbul ve Ankara gibi şehirlerin de olduğu birçok belediye başkanı, metal yorgunluğu yaşadıkları gerekçesiyle Erdoğan tarafından görevlerinden alındı. Erdoğan’a göre vazife verilen yeni isimler, çalışmalara ivme katacak ve belediyelerden kaynaklı memnuniyetsizlikleri asgariye düşürecekti. Ancak gelişmeler Erdoğan’ın beklediği gibi seyretmedi...”

Dediğim ve daha önce de yazdığım üzere, yazı ve değerlendirme uzun, iki önemli başlık daha var ama akleden ve düşünebilenler için bu kadarı yeterli ve tövbelerine vesile olsun…

KURBAN BAYRAMI MÜBAREK ve nice hayırlara vesile olsun, inşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

11 Ağustos 2019
Reşat Nuri Erol
11.08.2019
14:00



En çok okunan haberler

Refah Partisi’nden bambaşka bir AK Parti’ye-2
Milli Gazete·13 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar


Web sonuçları



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 23 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 56 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 68 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 39 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 67 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 80 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 117 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 78 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 88 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 95 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 124 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 113 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 102 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 92 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 116 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 104 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma