Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Bayram ümidi ya da ümit bayramı…
16.8.2019
88 Okunma, 0 Yorum

 

Bayram ümidi ya da ümit bayramı… Ali Babacan ümide yer açıyor mu?

 

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

Bu yazının başlığı biraz karışık mı? Evet, biraz öyle… Fakat bir temenniyi ifade ediyor bu başlık. Madem bayramlar sevinmeye vesile, o halde belki gelecekte gerçek bayramlara kavuşma hayali ve ümidi de buna dahil olabilir.

Aslında bu yazıyı geçen hafta için planlamıştım. Fakat araya Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı’nın mektubu girdi. Bayram geçti belki ama bayram havası hala benim üstümde etkisini sürdürüyor.

Bayramın hakkını vermek lazım, fakat bir sürü toplumsal sorunla boğuşurken içimiz rahat değil. Bir korku havası kaplamış her yeri. Yarın ne olacağına dair korkular niye bu kadar ufkunu karartmış insanların? Bir kararnameye bakıyor istikbalimiz diyenler haklı mı yoksa?

Gelecek kaygısı çok baskın. Gençlere bakıyorum, çoğu nasıl kendimi yurt dışına atarım arayışı içinde.

Bir üniversitenin, tercih yapacak gençler için düzenlediği tanıtım toplantılarını izledim bir süre önce. Aman Allahım, mezun olunca yurt dışına nasıl çıkarım derdinde olanlar ne kadar çoktu. Üstelik yalnız gençler değil, onlarla birlikte gelen anne babaları da kulak kesiliyorlardı bu konuda. Aklıma bir hayli önce kaleme aldığım “Okumuş çocuklar ülkeyi neden terk ediyorlar diyenler var...” başlıklı yazı  geldi. Aynı anda Hollanda’nın son zamanlarda altı bin okumuş çocuğumuza iş verdiğine dair bir arkadaşımın serzenişi oturdu zihnime. Haberin kaynağı Hollanda Büyükelçimiz olmalı.

Ali Babacan bayram öncesi bir tebrik mesajı yayınladı biliyorsunuz.. Bayram sohbetlerinde ne kadar konuştu başkaları haberim yok ama ben “neler oluyor” diye soranlara “ipuçları bayram mesajının  içinde” diye cevap verdim. Yazılıp çizilenlere bakınca da mesajın algılanma biçimi farklı olsa da bir ümidi çağrıştırdığını söylemek mümkün gibi gözüküyor. En azından böyle bir algıya yol açtığı açık. Bu sebeple ümit bayramı ifadesini kullanmak yanlış değil diye düşünmeye başladım.

Bir taraftan bayram ümidi bir taraftan ümit bayramı deyişim bu yüzden...

Ali Babacan, Ak Parti’nin kuruluş dönemindeki dünya ile bugünün dünyasını mukayese ediyor belli ki ve aradaki muazzam farkı anlamadan ve buna uygun doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar, programlar geliştirmeden yeni bir hareketin başarılı olamayacağını görüyor. Buradan gençlerin dünyasına da eğilme mecburiyeti çıkıyor ortaya.

Bayram mesajının şifreli bir hali yok. Her şey açık seçik ifade edilmiş. Arzu ettiğimiz temsil gücü yüksek ve geniş kadroyu kısa bir zamanda oluşturmayı hedeflemekteyiz.” Yani önce beyin takımı. Daha sonra ortak aklın devreye girmesi. Onun yolunu da şöyle açıklıyor Babacan:  “Çoğulcu demokrasi ilkemizin gereği olarak bu süreç toplumumuzun her kesiminden gelecek öneriler açık olacaktır. Diyaloğu esas almak ve hep birlikte çalışmak zorundayız. Kapsayıcı çözümlere ancak bu şekilde ulaşabileceğimize inanıyoruz.”

Tam bu noktada Ak Parti’nin 14 Ağustos 2001’deki kuruluş günleri geliyor gözlerimin önüne. O günkü kurucu kadrodan şu anda Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın birlikte çalışmayı uygun bulduklarının sayısı iki elin parmakları kadar ancak var. Niye kapandı bugün Ali Babacan’ın açmaya çalıştığı diyalog kapısı? Ali Babacan’ın ısrarla vurguladığı ‘hep birlikte çalışmak’ ya da ‘ortak aklı kullanmak’ niçin artık Ak Parti’de kendine yer bulamıyor? 25 yıldır yönettiği büyük şehirlerdeki ve hele İstanbul ve Ankara’daki seçim kayıpları Ali Babacan’ın bugün ısrarla üzerinde durduğu hususların göz ardı edilişinin sonucu mu acaba?

Ak Parti’nin kurucularından biriyim ben. O gün ortaya konan Parti Programı ile bugünün uygulamalarının ne kadar uyuşmaz olduğunu görerek üzülmüyorum sanılmasın. Bu satırları yazarken bile içim bir tuhaf oluyor. Üstelik ilk on yılda yapılan onca reform ve gelişmeyi tersine çeviren bu durumda, ‘bir Ak Parti Kurucular Kurulu üyesi olarak senin de payın var’ diyeceklerle tartışacak gücü kendimde bulamıyorum ama bilhassa 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu öncesi ve sonrasındaki yazılarımı hatırlatmaktan da geri kalmak istemiyorum. Kendimi, ‘sen hiç değilse kendi kendine ya da küçük arkadaş grupları içinde eleştiri ve şikayetin  ötesinde agoraya seslendin ya’ diyerek teselli etmeye çalışıyorum.

Bugün Ali Babacan’ın başlattığı hareket, büyük bir potansiyel taşıyorsa sebebi Ak Parti’nin reformcu kimliğini kaybetmesi ve statükonun koruyucusu haline dönüşmesidir. Ak Parti’nin 18’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle yazılıp çizilenler arasında değişerek gelişmekten bahsedenler olsa da buna dair alametler yerine MHP diline yatkınlığın artışı öne çıkıyor.

Ali Babacan’ın üzerinde durduğu üç konu dikkati çekiyor: Popülizmin önümüze yığdığı ve yığacağı sorunlar, ekonomik ve finansal istikrar,  çevre sorunları...

Ali Babacan, G-20 için bir rapor hazırlayan heyetin en genç üyesiydi. Burada üstünde durduğu finansal istikrara o raporda da vurgu yapmıştı. G-20, küresel finans, zorluklar... başlıklı bir yazıda finansal istikrara ilişkin raporun şu bölümünü ilginç bulmuştum:

“Rapor, uluslararası finans kurumlarının işleyişini iyileştirmek için pratik reformlar öneriyor. Finans kuruluşlarının kurumsal yapısının, Birleşmiş -Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini gerçekleştirecek şekilde düzenlenmesini önemli buluyor. Finansal koruma ağlarının güçlendirilmesi, gözetilmesi gereken ayrı bir husus olarak öne çıkıyor Raporda. Finansal krizlerin önceden kestirilmesi ve uluslararası işbirliğine dayalı bir koruma sistemi oluşturulması da dikkat çeken bir nokta olarak beliriyor. Ali Babacan’a, önerilerin uygulama, yani pratiğe aktarılma güçlüğü var mı diye sordum. Bu konuda alt komiteler kurulduğunu ve üçer yıllık planlar üzerinde çalışıldığını söyledi. Gruptakilerin çok tecrübeli olduklarını ve uygulama şansı olmayan bir hususu önermelerinin mümkün olmadığını da ilave etti.”

 

Türkiye’nin yeni bir harekete ihtiyacı var mı? Varsa öncelikler sıralaması, bu hareketin başarı şansını tayin için esaslı bir kriter olmaya namzettir. Babacan bu anlamda bize sağlam deliller sunuyor: “İnsan hakları ve özgürlükler konusunda en yüksek standartları hedeflemek, ileri demokrasi için ısrarla çalışmak, hukukun üstünlüğü ilkesini tavizsiz bir şekilde savunmak, itibarlı kurumları ve kuralları esas alan bir ekonomi politikası uygulamak, çevreyi korumada güçlü bir irade ortaya koymak ülkemiz için yeniden önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.”

 

Ak Parti bu hususları ajandasının başına yerleştirip bir dönüşüm başlatabilir mi? İmkanlar âleminde böyle bir ihtimale yer olmadığı açık seçik ortada. İleri demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığı ile başı hoş değil Ak Parti’nin.

 

Önümüzdeki bir kaç ay her şeyi daha da netleştirecektir.

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 23 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 56 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 68 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 39 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 67 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 80 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 117 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 78 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 82 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 88 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 95 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 124 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 113 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 102 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 92 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 116 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 104 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 153 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 104 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 118 Okunma