Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Başkanları aldık görevden… Onlara oy veren
23.8.2019
94 Okunma, 0 Yorum

 

Başkanları aldık görevden… Onlara oy verenleri ne yapmalı? Ak Parti Genel Merkezi’nin hali…

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

Türkiye’yi geçmişten bugüne Kürt sorunu kadar yoran başka bir konu var mı acaba? Birileri ‘Türkiye’nin Kürt sorunu yok’ dese de, yok demekle yok olmuyor. Üstelik gün güne azıyor. Sebep, çözümü yanlış yerlerde aramak… Terör belası ile iç içe geçmiş bu meseleyi nasıl çözeceğimize karar vermek zorundayız. İnsan haklarına ve demokrasiye daha çok yer vererek mi, yoksa başka bir yolla mı? Başka yol var mı? Varsa nedir? Silahla çözülmüyor bu sorun. Siyasal çözümü baltalayanları ve onlara çanak tutanları tarih dede elbette not ediyordur.

Belediye başkanlarına görevden el çektirilmesini yanlış bulanlar için, kolayca PKK yanlıları diyenler var. Bunlara aldırmıyorum. Ancak bu anlayıştakilerin siyasal çözümü engelleme anlamında en az HDP kadar sorumlu olduklarını yazmadan edemem. PKK ile arasına mesafe koyamadığı için HDP de siyasal çözümü engelliyor, yanlış üstüne yanlış yöntemlerle terör ile mücadele ettiklerini sananlar da…

Diyarbakır, Mardin ve Van Belediye Başkanlarının görevden alınması Kürt sorununun halli yolunda atılmış bir adım değil. Anlaşılan terörist öldürmekle terörü sona erdirebileceklerini sananlar bu konuda baskın çıkıyorlar ve demokrasi yolunu kapatıyorlar. Şu anda uygulanan yöntemlerle terör bitmez ama var sayalım ki bitti. Bu, Kürt sorununun da bittiğini göstermez. İç barışın sağlandığını hiç göstermez. Kürtlerin iç huzursuzluğu nasıl sona erecek sorusuna cevap değildir bunlar. Aslında Ali Bayramoğlu da olan biteni Kürt meselesi ekseninde değerlendiriyor ve hayal kırıklığını ağlamaklı bir halde haykırmaktan geri kalmıyor Ankara çıldırmış olmalı başlıklı yazısında.

İç İşleri Bakanı'nın Başkanları görevden alma yetkisi var. Ama bu yetkiyi kullanırken ortaya konan bir delil yok, mahkeme kararı yok, görevle ilgili olması gereken soruşturma kovuşturma yok, sadece kanaat var. Ben bu işin detayına girecek değilim. Fakat gerçek bir hukuki değerlendirme için daktilo1984.com sitesindeki Avukat Ali Gül’ün  “Görevden Uzaklaştırma Kararlarının Değerlendirilmesi – Şimdi Ne Olacak?”  başlıklı yazısına bakılabilir. Maksat üzüm yemek olmayınca yol bulmak kolay oluyor.

Ne İç İşleri Bakanının, ne durmadan gaz veren Devlet Bahçeli’nin, ne de Ak Parti Genel Merkezindeki hazeratın İmralı mektubu okunurken, Öcalanlardan biri TRT’de boy gösterirken gıkları çıkmadı. Şimdi önlerine kim çıksa PKK damgasını basmaya hazırlar. Türkiye, Kürt meselesini siyaset içinde halletmeden güçlü bir devlet olamaz.

İşin önemli tarafı bu başkanlara oy vermiş olan büyük bir kitlenin içine düştüğü ruh halidir. Bu mu çözüme ve barışa hizmet edecek? Başkanları aldık görevden ama onlara oy verenleri ne yapacağız? Onları da mı terörist ilan edeceğiz? Her şeyi bir güvenlik meselesi haline getirerek ve küçüklü büyüklü krizler çıkararak ülkeyi yönetmek ancak belli bir süre mümkün olur. Daha sonra yönetilemeyen bir ülke çıkar ortaya, yönetim krizleriyle boğuşmak zorunda kalırız. Bundan özenle kaçınmak zorundayız. Bana şehit ailelerini göstererek itiraz edecekler olduğunu biliyorum. Şehitlerimize rahmet dileyelim ama bundan sonra anaların yüreği yanmasın, şehit cenazeleri gelmesin istiyorsak siyasal çözümü göz ardı etmeyelim.

Türkiye demokrasi dışı uygulamalarla kendi içinde çözebileceği Kürt sorununa uluslararası bir nitelik kazandırmak gibi tehlikeli bir yolda ilerlemektedir. Tarihte bunun çok örneklerini gördük. Bu anlayış, Türkiye’yi içine kapatmak isteyenlerce şiddetle savunulmaktadır. Aklı başında hiç kimse Türkiye’nin ne uluslararası kuruluşlardan dışlanmasını ne de ilişkide bulunduğu ülkelerle münasebetlerini kesmesini ister.

Kürt meselesini Suriye meselesi ile birlikte ele almak gerekiyor artık. Amerika ve Rusya, Suriye’de farklı taktikler peşinde. İlan edilmeye çalışılan güvenli bölge civarında yoğunlaşan YPG unsurlarına Amerika’nın desteği sürüyor. Rusya ise bir gözlem noktasına ilerleyen Türk konvoyuna hava saldırısına açıkça göz yumuyor. Ne Trump’a sıralanan övgüler, ne Putin’e verilen tavizler işe yaramış.

 

Ak Parti Genel Merkezi dünyaya kapalı

Ben özellikle 23 Haziran İstanbul seçimlerinden sonra Ak Parti bünyesinde esaslı bir değerlendirme bekliyordum. Anlaşılan ‘nerede yanlış yapıyoruz’ sorusu Ak Parti Genel Merkezinde hiç çınlamıyor. Baksanıza Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın sözlerine…

Hazret, Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu’nun üç belediye başkanının görevden uzaklaştırılmalarına dair düşüncelerini, Tayyip Erdoğan düşmanlığı gibi sığ bir sebebe bağlamaya çalışıyor. İstanbul’u milyona yakın oy farkıyla kaybetmek hiç umurunda değil belli ki… Türkiye’nin ekonomide, adalette, eğitimde, demokraside, insan haklarında, şeffaflıkta, dış âlemde ve uluslararası kuruluşlar nezdindeki itibarda karne notlarının farkında mı acaba? Kayırmacılık, rüşvet, ihale fesatları, ellerine yüzlerine bulaştırdıkları FETÖ mücadelesi, soğan patates fiyatlarına ayar veremeyen zaaf, ajandalarının yanına semtine uğramıyor olmalı. Faizlerin, enflasyonun, dövizin ekonomiyi ve halkı nasıl boğduğunu anlatan yok mu dersiniz? Bütün bunlar yok sayılacak sonra da kendisine itibar sağlayacağını sandığı Tayyip Erdoğan düşmanlığı ortaya sürülecek. Bu kadar basit mülahazalarla kamuoyu önüne çıkmak için dış âleme kapalı dar bir çevreye hapsolmak gerekiyor galiba. Ona Çernobil adlı mini diziyi seyretmesini öneriyorum. Orada kendini bulacaktır. Ortaya çıkan felaketi vaktinde gerekli yerlere söyleyemeyenlerin aczini kendisininkiyle karşılaştırmak ister mi, bilemem.

Bir ön kabulü daha var Mahir Ünal’ın. “Meselenin üç belediye başkanını görevden almak ve demokrasi duyarlılığı olmadığını biliyoruz.” Allah Allah… Nereden biliyor acaba… Tabii kendisinde demokrasi duyarlılığı olmadığı için başkalarındaki demokrasi duyarlılığını anlaması mümkün olmuyor. Herkesin geçmişi ortada… Kim sahip çıktı ve çıkıyor demokrasiye, kim demokrasinin en temel prensiplerini bile göz göre göre ihlal ediyor, açıkça duruyor kayıtlarda. 16 Nisan referandumuyla gelen dejenere sistemi savunmak mı demokrasi duyarlılığı?

Bir de tenakuzdan bahsediyor ve şöyle diyor: “Gezi olayları esnasında ‘demokrasi sandıktan ibaret değildir’ diyen Sn. Gül şimdi ‘seçimle gelen seçimle gider’ demekte. Bu nasıl bir tenakuzdur!” Abdullah Gül’ün ifadesinde ‘seçimle gelen seçimle gider’ diye bir ifade yok ama zımnen söylediğini kabul edelim. Bu iki ifade arasında tenakuz var demek için insanın demokrasi kavramını hiç kavramamış olması gerekir.

Bay Ünal bir de ‘Abdullah Gül Ak Parti kurucularından değil’ diye bir laf etmişti bir zamanlar. Şimdi onu tekrarlamış bazı gazetecilerle konuşurken. Allah insanı şaşırtmasın. Şimdi Mahir Ünal’a “sen Türk değilsin, çünkü bir yerde kaydın gözükmüyor desek” ne der acaba?

Bir şey daha söylemiş gazetecilere Bay Ünal. “Geçmişte yaşadığımız süreçlere bakarsak eğer, bugün Türkiye’de hiçbir dönemde olmadığı kadar güçlü bir AK Parti var.” İşte vaziyet bu, ben artık ne söyleyeyim.

Fuzuli büyük şair: “Sehv imiş ol kim seni biz ehl-i irfan bilmişiz” Yok, hayır, zaten ehl-i irfandan saydığımız yoktu ya, neyse…

Ak Parti Genel Merkezine dair daha önce de yazmıştım. Bu haliyle Ak Parti’nin bir yenilenmeye gitme ihtimali yok denecek kadar az…

Kendisinde ülkeyi yönetme potansiyeli olan herkesin üstünde bir vebal vardır. Mesele sadece ülkeyi yönetmek değildir. Doğruların söylendiği, söylenenlerin yankı bulduğu etkili platformlara ihtiyaç gün gibi ortada…

Bir not: Bu yazının başındaki resim Tayyip Erdoğan’ın 2011 Diyarbakır mitingini gösteriyor. O mitingdeki şu sözlerini hatırlatayım istedim: “2005’te yine Diyarbakır’da ‘Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur’ dedim. Sözlerimin arkasındayım.” 

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kamu Fıkhı ve Suriye Anayasası
22.9.2019 23 Okunma
Süleyman Karagülle
Durum ve Yapılması Gereken
22.9.2019 30 Okunma
Süleyman Karagülle
Aydınlanacak
22.9.2019 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: Sağlıklı yaşam için tavsiyeler
22.9.2019 33 Okunma
4 Yorum 22.09.2019 10:33
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin çökmesi
21.9.2019 56 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarılara devam: “Yani toprak, hava ve su”…
21.9.2019 45 Okunma
2 Yorum 21.09.2019 07:50
Süleyman Karagülle
KOMŞULAR
20.9.2019 68 Okunma
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İlkeler mi, kişiler mi?
20.9.2019 39 Okunma
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 67 Okunma
3 Yorum 20.09.2019 09:16
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 54 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 80 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 117 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 78 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 81 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 88 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 91 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 61 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 83 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 95 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 95 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 124 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 113 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 102 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 92 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 106 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 88 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 141 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 101 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 85 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 116 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 104 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 152 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 180 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 103 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 117 Okunma