Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019
1273 Okunma, 2 Yorum

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’

Hangi işi yapalım çalışmasında karar verme işlemine ‘fizibilite’ diyoruz.

Kapitalistler hangisi daha kârlı ise onu hesaplar, çok nakit kazandıran fizibildir.

Sosyalistlere göre ise en çok ürün elde diyorsa o iş fizibildir, onu yapmak gerekir.

Kapitalistlerin hatası nedir?

Bugün mevcut olan Doları iki misline çıkarın, herkes zengin olmuş olur. Nakdi maksimize etme serap peşinde koşmaya benzer. Eğer enflasyon yapılmazsa piyasadan nakit çekilmiş olur ve ekonomi krize girer. Eğer enflasyona izin verilirse o da halkı hayal peşinde koşturur, yüksek veya hiper enflasyon halkı perişan eder.

Sosyalistler de ürünü maksimize etmeye çalışırlar. Bir şeyin fizibil olup olmadığını artan reel miktarla ölçerler. Ne var ki artan mal eğer tüketimde değerlendirilmezse çürür gider. Sosyalistlerde bazı mallar satılmaz vitrinlerde çürür, bazı mallar için ise kuyruğa girilir.

Öyleyse…

Kur’an’a göre ortaklık sisteminde bir şeyin fizibil olduğu nasıl hesaplanır?

Ortaklık ekonomisinde fizibilite yapacakların önce bunu kavramaları gerekir.

Ortaklık ekonomisinde fizibil olan nedir? Nakit mi yoksa ürün mü artırılır, yoksa başka bir şey mi düşünülür?

Evet, başka bir şeyler düşünülerek konu ele alınır.

Bir kimse bir saat çalışır bir mal üretirse o mal o kişinin ücreti olur.

Yani Ücret=Ürün/Saattir.

Bir ürün bir kimseyi kaç gün yaşatıyorsa o da fiyattır. Fiyat=Gün/Üründür. Belli miktar mal bir kimseyi kaç gün yaşatıyorsa o, o malın fiyatıdır.

İstenen, en az emekle en çok insanın yaşamasını sağlamaktır.

Değer=Fiyat*Ücret

Ürün/Saat*Gün/Ürün yani bir saatte çalışan bir insanın yaşattığı miktardır.

Gün/Saati maksimize eden üretim fizibildir.

Allah insanı fizibil yaratmıştır. Bir saat çalışırsa bir kişi on gün doyabilir. Dolaysıyla Allah’ın fazlı/ikramı var demektir. Artık veya fazlalık bu fazlın bir sonucudur.

İşte, kapitalistler ve sosyalistlerde bu maksimize elde edilen fazla ait artık değere ilişkin günlerin kimin olması gerektiği üzerinde görüş ayrılıkları vardır.

Kapitalistlere göre çalışanlar yaşayacakları kadar karınlarını doyururlar, artık gün sermayenin olur. Sermaye onunla yeni yatırımlara girişir.

Sosyalistlere göre artık değer devletin olur, devlet onu topluluğun lehinde kullanır.

Ortaklık ekonomİsİnde ise artık değer ne sermayeye ne de devlete verilir. Devlet sağladığı hizmet ve görevler karşılığında vergisini alır. Sermaye piyasayı oluşturduğu için kârını alır. Bunlar yıl hesabıyla kırkta bir, yirmide bir, onda bir civarında olup en çok beşte bir olur. Kalan kısmı üreticiler ile tüketiciler bölüşürler. Sermaye veya devlet artık değere sahip çıkamaz; çıkmamalıdır.

O halde kapitalizmde fizibilite sermayenin getirisine, sosyalistlerde fizibilite üretimin miktarının çokluğuna göre hesaplanır. Her ikisini de halk değil merkez hesaplar. Sermayenin veya devletin bankaları buna göre girişimcileri destekler.

Ortaklık ekonomisinde karar veren ise halktır, fizibiliteyi hesaplayacak olan da halktır. Çünkü gün/saati çoğaltacak olanlar üreticiler ile tüketicilerdir. Ortaklık ekonomisinde işletmeler kâr etmez. İşletmeye katılan ortaklar arasında gün/saat bölüşülür. İşletmenin kârı sıfırdır. Buna karşılık ortakların kazancı söz konusu olur. Dolayısıyla ortaklık ekonomisinde fizibilite raporları olmayıp onun yerine fizibilite danışmanları vardır. Herkes yılbaşında tüccarlara neyi sipariş vermesinin onun için kazançlı olduğunu danışır, haftalık tüketim listelerini ona göre hazırlar. Mesela, bir müteahhit hangi arsada işe başlaması gerektiğini danışır ve ona göre fizibilite raporu hazırlar...

Meraklısına Bilgi: Detaylar bu haftaki ve önceki diğer çalışmalarımızda…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
01.11.2019
04:22

MİLLÎ GAZETE

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’

Hangi işi yapalım çalışmasında karar verme işlemine ‘fizibilite’ diyoruz.

Kapitalistler hangisi daha kârlı ise onu hesaplar, çok nakit kazandıran fizibildir.

Sosyalistlere göre ise en çok ürün elde ediyorsa o iş fizibildir, onu yapmak gerekir.

Kapitalistlerin hatası nedir?

Bugün mevcut olan doları iki misline çıkarın, herkes zengin olmuş olur. Nakdi maksimize etme serap peşinde koşmaya benzer. Eğer enflasyon yapılmazsa piyasadan nakit çekilmiş olur ve ekonomi krize girer. Eğer enflasyona izin verilirse o da halkı hayal peşinde koşturur, yüksek veya hiper enflasyon halkı perişan eder.

Sosyalistler de ürünü maksimize etmeye çalışırlar. Bir şeyin fizibil olup olmadığını artan reel miktarla ölçerler. Ne var ki artan mal eğer tüketimde değerlendirilmezse çürür gider. Sosyalistlerde bazı mallar satılmaz vitrinlerde çürür, bazı mallar için ise kuyruğa girilir.

Öyleyse…

Kur’an’a göre ortaklık sisteminde bir şeyin fizibil olduğu nasıl hesaplanır?

Ortaklık ekonomisinde fizibilite yapacakların önce bunu kavramaları gerekir.

Ortaklık ekonomisinde fizibil olan nedir? Nakit mi yoksa ürün mü artırılır, yoksa başka bir şey mi düşünülür?

Evet, başka bir şeyler düşünülerek konu ele alınır.

Bir kimse bir saat çalışır bir mal üretirse o mal o kişinin ücreti olur.

Yani Ücret=Ürün/Saattir.

Bir ürün bir kimseyi kaç gün yaşatıyorsa o da fiyattır. Fiyat=Gün/Üründür. Belli miktar mal bir kimseyi kaç gün yaşatıyorsa o, o malın fiyatıdır.

İstenen, en az emekle en çok insanın yaşamasını sağlamaktır.

Değer=Fiyat*Ücret

Ürün/Saat*Gün/Ürün yani bir saatte çalışan bir insanın yaşattığı miktardır.

Gün/Saati maksimize eden üretim fizibildir.

Allah insanı fizibil yaratmıştır. Bir saat çalışırsa bir kişi on gün doyabilir. Dolaysıyla Allah’ın fazlı/ikramı var demektir. Artık veya fazlalık bu fazlın bir sonucudur.

İşte, kapitalistler ve sosyalistlerde bu maksimize elde edilen fazla ait artık değere ilişkin günlerin kimin olması gerektiği üzerinde görüş ayrılıkları vardır.

Kapitalistlere göre çalışanlar yaşayacakları kadar karınlarını doyururlar, artık gün sermayenin olur. Sermaye onunla yeni yatırımlara girişir.

Sosyalistlere göre artık değer devletin olur, devlet onu topluluğun lehinde kullanır.

Ortaklık ekonomisinde ise artık değer ne sermayeye ne de devlete verilir. Devlet sağladığı hizmet ve görevler karşılığında vergisini alır. Sermaye piyasayı oluşturduğu için kârını alır. Bunlar yıl hesabıyla kırkta bir, yirmide bir, onda bir civarında olup en çok beşte bir olur. Kalan kısmı üreticiler ile tüketiciler bölüşürler. Sermaye veya devlet artık değere sahip çıkamaz; çıkmamalıdır.

O halde kapitalizmde fizibilite sermayenin getirisine, sosyalistlerde fizibilite üretimin miktarının çokluğuna göre hesaplanır. Her ikisini de halk değil merkez hesaplar. Sermayenin veya devletin bankaları buna göre girişimcileri destekler.

Ortaklık ekonomisinde karar veren ise halktır, fizibiliteyi hesaplayacak olan da halktır. Çünkü gün/saati çoğaltacak olanlar üreticiler ile tüketicilerdir. Ortaklık ekonomisinde işletmeler kâr etmez. İşletmeye katılan ortaklar arasında gün/saat bölüşülür. İşletmenin kârı sıfırdır. Buna karşılık ortakların kazancı söz konusu olur. Dolayısıyla ortaklık ekonomisinde fizibilite raporları olmayıp onun yerine fizibilite danışmanları vardır. Herkes yılbaşında tüccarlara neyi sipariş vermesinin onun için kazançlı olduğunu danışır, haftalık tüketim listelerini ona göre hazırlar. Mesela, bir müteahhit hangi arsada işe başlaması gerektiğini danışır ve ona göre fizibilite raporu hazırlar...

Meraklısına Bilgi: Detaylar bu haftaki ve önceki diğer çalışmalarımızda…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

01 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
01.11.2019
04:23


Reşat Nuri Erol - Milli Gazete


https://www.milligazete.com.tr › yazar › resat-nuri-erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-4. 26.10.19 - Kaldığımız yerden devam ediyoruz… Böylece bir öneri daha yapıyoruz… Dikkate alınması ...

En çok okunan haberler

On yıl sonra yine ‘devlet, para, faiz, çare, çözüm’
Milli Gazete·1 gün önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar




Web sonuçları



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-7
11.8.2020 8 Okunma
Süleyman Karagülle
Seçim nasıl olmalı?
10.8.2020 23 Okunma
1 Yorum 10.08.2020 21:19
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-6
9.8.2020 78 Okunma
1 Yorum 09.08.2020 15:31
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ-2
9.8.2020 112 Okunma
Reşat Nuri Erol
Süleyman El-Racihi; büyük bir hayırsever… - 1
9.8.2020 141 Okunma
8 Yorum 10.08.2020 06:32
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-5
8.8.2020 120 Okunma
7 Yorum 09.08.2020 15:27
Süleyman Karagülle
Partiler
6.8.2020 82 Okunma
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.8.2020 132 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-4
6.8.2020 130 Okunma
5 Yorum 07.08.2020 13:20
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-3
5.8.2020 133 Okunma
5 Yorum 05.08.2020 15:10
Süleyman Karagülle
Kadın Hakları
4.8.2020 134 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 20:47
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2
4.8.2020 145 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 07:23
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-5
3.8.2020 102 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 15:30
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-4
31.7.2020 124 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Süleyman Karagülle
İnsanı yaşatma kaygısı
31.7.2020 104 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar'ın çıkmazı ve Çözüm
30.7.2020 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ÇÖZELİM mi?
30.7.2020 233 Okunma
7 Yorum 01.08.2020 18:23
Süleyman Karagülle
İNKILAPLARIN ETKİLERİ
28.7.2020 86 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Fitne
28.7.2020 198 Okunma
Süleyman Karagülle
İnkılaplar
28.7.2020 95 Okunma
Özer Ataç
Deli ve Dahi
28.7.2020 137 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Cahiliyye
28.7.2020 160 Okunma
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.7.2020 399 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Süleyman Karagülle
Ortaylı ve Koru
27.7.2020 132 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.7.2020 173 Okunma
4 Yorum 27.07.2020 07:36
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-3
26.7.2020 127 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 4
26.7.2020 238 Okunma
9 Yorum 26.07.2020 19:22
Süleyman Karagülle
İktidar
25.7.2020 120 Okunma
Süleyman Karagülle
Davetli Cuma
24.7.2020 135 Okunma
Süleyman Karagülle
Mısır
23.7.2020 197 Okunma
2 Yorum 23.07.2020 21:49
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 245 Okunma
4 Yorum 23.07.2020 11:04
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-2
23.7.2020 189 Okunma
Süleyman Karagülle
Şiddet kullanma, tecavüz etme
21.7.2020 138 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.7.2020 223 Okunma
4 Yorum 21.07.2020 08:28
Süleyman Karagülle
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM, RECEP TAYYİP ERDOĞAN
21.7.2020 157 Okunma
Süleyman Karagülle
RÜYA
21.7.2020 131 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
20.7.2020 121 Okunma
Süleyman Karagülle
Beraberlik
20.7.2020 125 Okunma
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.7.2020 242 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Süleyman Karagülle
Hükümler
20.7.2020 129 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1
20.7.2020 221 Okunma
4 Yorum 20.07.2020 12:05
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-1
19.7.2020 260 Okunma
1 Yorum 28.07.2020 07:58
Süleyman Karagülle
Hakem kararı
19.7.2020 200 Okunma
2 Yorum 20.07.2020 11:10
Süleyman Karagülle
Ayasofya medrese olsun
19.7.2020 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5
19.7.2020 251 Okunma
6 Yorum 19.07.2020 10:35
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4
18.7.2020 326 Okunma
5 Yorum 18.07.2020 10:00
Süleyman Karagülle
15 Temmuz
17.7.2020 244 Okunma
1 Yorum 17.07.2020 14:12
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3
17.7.2020 323 Okunma
5 Yorum 17.07.2020 06:47
Lütfi Hocaoğlu
Kuran'ı mehcur edinmek
16.7.2020 266 Okunma
1 Yorum 16.07.2020 17:39
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2
16.7.2020 289 Okunma
4 Yorum 16.07.2020 15:30