Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı? - 3
28.12.2019
1033 Okunma, 3 Yorum

Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı? - 3

Evet…

Biz “SOSYAL TUFAN VAR” diyoruz, yarım yüzyıldan beri de uyarıyoruz…

Önceki yazımızda ne demiştik; ‘önemine binaen’ tekrar tekrar hatırlamamız gerekiyor.

İbrahim Kahveci, bize göre peş peşe iki önemli yazı yazdı, başlıkları şöyle:

- “Ekonomik kriz değil BUHRAN” 23.12.2019 Pazartesi.

- “Büyük bunalım!” 24.12.2019 Salı, KARAR Gazetesi.

Biz ne diyoruz?

- “SOSYAL TUFAN”.

Nitekim bu yazımızın başlığında da ne dedik?

- “Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı?

Biz bunu sadece bugün değil neredeyse yarım yüzyıldır söylüyoruz.

Hayatımızın dinî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî alanlarında sosyal tufan var!

Bu tespit ve teşhisi yaptıktan hemen sonra çare ve çözüm yani tedavi reçetesi olarak da “Adİl Düzen, Adİl Ekonomİk Düzen” öneriyoruz.

Bu öneriyi de sadece ülkemiz için değil, bütün İslâm âlemi ve bütün beşeriyet için öneriyoruz; çünkü sadece ülkemizde değil bütün dünyada SOSYAL TUFAN var ve bundan dolayı da “Adil Dünya Düzeni ve Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI” öneriyoruz.

Başta Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızla yaptığımız kırk yıllık çalışmalar olmak üzere, yarım yüzyılı aşan ilmî ve amelî bütün çalışmalarımızla da sosyal tufana çözüm önerilerimizi sunuyoruz.

Bir hatırlatma daha!

Sosyal tufandan ötesi de yoktur!

Sosyal tufandan ötesi kıyamet yani dünyanın sonu!

Önemine binaen tekrar tekrar hatırlamamız gerekenler bu kadar!

Sosyal tufanın çözümü var; “Adil Düzen Faizsiz Ortaklık Sistemi Gemisi”.

***

Evet…

‘DEVAMI VAR’ demiştik; kaldığımız yerden devam ediyoruz…

“Cumhurbaşkanı Erdoğan iki gün önce ülkenin yeniden büyüme dönemine girdiğini söylüyor. Verdiği örneklere bakalım:

  • Kapasite Kullanım Oranı yüzde 77,2’ye yükselerek son 15 yılın zirvesine çıktı.
  • Sanayi üretimi ekim ayında yüzde 3,8, perakende tüketim ise yüzde 5,9 artış gösterdi.
  • Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam son iki ayda 103 ve son 4 ayda 212 bin artışla işsizlik oranı gerileyerek yüzde 13,9 oldu.
  • Borsa 110 bin seviyesinin üzerine çıkarak son 1,5 yılın zirvesini gördü.

Ve şöyle tamamlıyor: “Tarihi bir rekordur bu. Tüm bu gelişmeler işlerin yolunda gittiğini, ekonomik toparlanmanın hızlı bir şekilde sürdüğünü bizlere gösteriyor.”

Kapasite kullanım oranı son 15 ayın en yüksek seviyesine çıktı aynı zamanda da sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 arttı. Buna rağmen şu soruyu sormamız lazım: Sanayi üretimi 2017 Ekim ayında 123,3 endeks seviyesinden 2018 yılında 115,6 endekse düştü. Ve bu yılın ekim ayında yüzde 3,8 artışla 120,0 endekse yükseldi. Dikkat ederseniz sanayi üretimi halen 2017 Ekim ayına göre yüzde 2,7 daha aşağıdadır. Keza aynı durum perakende sektörü içinde geçerlidir. 2018 yılı ekim ayına göre tüketim yüzde 5,9 artmıştır ama bu artışa rağmen tüketim 2017 yılı ekim ayına göre yüzde 2,0 daha düşüktür.

Kısaca hem üretimde hem de tüketimde daha 2017 yılının gerisindeyiz. Ama sadece ve sadece baz etkisi ile yaşanan kısmi toparlanmayı “Ekonomide işlerin yoluna girdiği şeklinde” Tablo 2’de sunuyoruz.”

(DEVAMI VAR; kaldığımız yerden devam edeceğiz…)

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
28.12.2019
09:37

MİLLÎ GAZETE

Ekonomik kriz mi, buhran mı; Sosyal tufan mı?-3

Evet… Biz “SOSYAL TUFAN VAR” diyoruz, yarım yüzyıldan beri de uyarıyoruz…

Önceki yazımızda ne demiştik; ‘önemine binaen’ tekrar tekrar hatırlamamız gerekiyor.

İbrahim Kahveci, bize göre peş peşe iki önemli yazı yazdı, başlıkları şöyle:

- “Ekonomik kriz değil BUHRAN” 23.12.2019 Pazartesi.

- “Büyük bunalım!” 24.12.2019 Salı, KARAR gazetesi.

Biz ne diyoruz?

- “SOSYAL TUFAN”.

Nitekim bu yazımızın başlığında da ne dedik?

- “Ekonomik kriz mi, buhran mı, sosyal tufan mı?”

Biz bunu sadece bugün değil neredeyse yarım yüzyıldır söylüyoruz.

Hayatımızın dinî, ilmî, iktisadî, idarî/siyasî alanlarında sosyal tufan var!

Bu tespit ve teşhisi yaptıktan hemen sonra çare ve çözüm yani tedavi reçetesi olarak da “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen” öneriyoruz.

Bu öneriyi de sadece ülkemiz için değil, bütün İslâm âlemi ve bütün beşeriyet için öneriyoruz; çünkü sadece ülkemizde değil bütün dünyada SOSYAL TUFAN var ve bundan dolayı da “Adil Dünya Düzeni ve Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI” öneriyoruz.

Başta Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızla yaptığımız kırk yıllık çalışmalar olmak üzere, yarım yüzyılı aşan ilmî ve amelî bütün çalışmalarımızla da sosyal tufana çözüm önerilerimizi sunuyoruz.

Bir hatırlatma daha!

Sosyal tufandan ötesi de yoktur!

Sosyal tufandan ötesi kıyamet yani dünyanın sonu!

Önemine binaen tekrar tekrar hatırlamamız gerekenler bu kadar!

Sosyal tufanın çözümü var; “Adil Düzen Faizsiz Ortaklık Sistemi Gemisi”.

***

Evet…

‘DEVAMI VAR’ demiştik; kaldığımız yerden devam ediyoruz…

“Cumhurbaşkanı Erdoğan iki gün önce ülkenin yeniden büyüme dönemine girdiğini söylüyor. Verdiği örneklere bakalım:

* Kapasite Kullanım Oranı yüzde 77,2’ye yükselerek son 15 yılın zirvesine çıktı.

* Sanayi üretimi Ekim ayında yüzde 3,8, perakende tüketim ise yüzde 5,9 artış gösterdi.

* Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam son iki ayda 103 ve son 4 ayda 212 bin artışla işsizlik oranı gerileyerek yüzde 13,9 oldu.

* Borsa 110 bin seviyesinin üzerine çıkarak son 1,5 yılın zirvesini gördü.

Ve şöyle tamamlıyor: “Tarihi bir rekordur bu. Tüm bu gelişmeler işlerin yolunda gittiğini, ekonomik toparlanmanın hızlı bir şekilde sürdüğünü bizlere gösteriyor.”

Kapasite kullanım oranı son 15 ayın en yüksek seviyesine çıktı aynı zamanda da sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 arttı. Buna rağmen şu soruyu sormamız lazım: Sanayi üretimi 2017 Ekim ayında 123,3 endeks seviyesinden 2018 yılında 115,6 endekse düştü. Ve bu yılın Ekim ayında yüzde 3,8 artışla 120,0 endekse yükseldi. Dikkat ederseniz sanayi üretimi halen 2017 Ekim ayına göre yüzde 2,7 daha aşağıdadır. Keza aynı durum perakende sektörü içinde geçerlidir. 2018 yılı Ekim ayına göre tüketim yüzde 5,9 artmıştır ama bu artışa rağmen tüketim 2017 yılı Ekim ayına göre yüzde 2,0 daha düşüktür.

Kısaca hem üretimde hem de tüketimde daha 2017 yılının gerisindeyiz. Ama sadece ve sadece baz etkisi ile yaşanan kısmi toparlanmayı “Ekonomide işlerin yoluna girdiği şeklinde” Tablo 2’de sunuyoruz.”

(DEVAMI VAR; kaldığımız yerden devam edeceğiz…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

28 Aralık 2019
Reşat Nuri Erol
28.12.2019
09:41


https://qoshe.com/yazar/resat-nuri-erol/5363



Reşat Nuri Erol
30.12.2019
08:49

1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1044

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1044. Hafta - 28 Aralık 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1044. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

ADIL DÜZEN PARTISI

OYUNA DEVAM!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Erdoğan; geçmiş - gelecek ve ADİL DÜZEN - 5

Erdoğan; geçmiş - gelecek ve ADİL DÜZEN - 6

Yeni Bir Dünya; Barış, Adalet ve Merhamet - 1

Yeni Bir Dünya; Barış, Adalet ve Merhamet - 2

Ekonomik kriz mi, buhran mı; sosyal tufan mı? - 1

Ekonomik kriz mi, buhran mı; sosyal tufan mı? - 2

Ekonomik kriz mi, buhran mı; sosyal tufan mı? - 3

Reşat Nuri EROL

***

NUR SÛRESİ- 13. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22) إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَى أَهْلِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (27) فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فِيهَا أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّى يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِنْ قِيلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ أَزْكَى لَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (28) لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَاعٌ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ (29) قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ (30) وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (31) وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ (32) وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (33) وَلَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34) اللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (35) فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فِيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ (36) رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ (37) لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ (38) وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاءً حَتَّى إِذَا جَاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئًا وَوَجَدَ اللَّهَ عِنْدَهُ فَوَفَّاهُ حِسَابَهُ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ (39) أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ (40) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ (41) وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ (42) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ (43) يُقَلِّبُ اللَّهُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ (44) وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِنْ مَاءٍ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْنِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ يَخْلُقُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (45) لَقَدْ أَنْزَلْنَا آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَاللَّهُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (46) وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُولَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ (47) وَإِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ (48) وَإِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُوا إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ (49) أَفِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ أَمِ ارْتَابُوا أَمْ يَخَافُونَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُ بَلْ أُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ (50) إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ (51) وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ (52)

***

وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُلْ لَا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ (53) قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ وَإِنْ تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ (54) وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (55) وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ (56) لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَأْوَاهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ (57)

***

وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ

Va EaQSaMUv BilLAvHı CaHDa EaYMAvNıHıM(Va EaFGaKUv Bi elLAvHı CaHDa EFGAvLıHIM)

“Ve yeminlerinin cehdi ile Allah’a kasem ettiler”

Kur’an’ı yorumlamada karşılaşılan zorlukların başında atıf harflerinin taalluk ettiği yerleri bulmak gelir. Artık Kur’an insan hafızasına dayanarak yorumlanamaz. Bilgisayar tekniğini kullanmalıyız.

Bu hususta Lütfi Hocaoğlu ve Tayibet Erzen çok başarılı bilgi ve becerilere sahiptirler. İnşaatı hızlandırmalıyız. İnşaattaki proje ve muhasebe hizmetlerini bunlar yüklenmelidirler. Onları inşaatın genel hizmet payından finanse edebilmeliyiz. Yalova’ya taşınmalıdırlar ve kooperatif genel hizmet çalışmasından başkasını yapmamalıdırlar. Lütfi Hocaoğlu sadece üniversitedeki derslere devam eder. Lütfi Hocaoğlu’nun piyasadaki program işi sonuç vermiyor. Demek ki Allah onlara Akevler’e dön diyor.

Bu iki arkadaşımız bilgisayar çalışmalarına yönelmelidirler. Eğer Yalova’daki inşaat çalışmasını başarırsak bu iki arkadaşımızı finanse etme imkânını bulabiliriz. Bu inşaata ortak olanlar Kur’an’ın bilgisayarla yorumlanmasına ortak olmuş olacaklardır.

Size bu çalışmanın nasıl yapılacağına dair bilgi vermeye çalışayım.

Bilgisayar çalışmasında kullanacağımız kuralları sıralıyorum.

1- Kur’an’da atıflar ve zamirler sure içinde yapılır, bir sureden öbür sureye atıf yapılmaz ve zamir gönderilmez. O halde bu çalışmayı yapanlar bilgisayarda atfedilenleri o surede arayacaklardır.

2- Zamirlerden هُمْ zamiri yalnız erkek çoğullara gider. O halde هُمْ zamirinin işaret ettiği bir kelime aranacaksa surede geçen erkek çoğulları sıralamalıdır. Bu surede رِجَالٌ geçmiştir, الَّذِينَ كَفَرُوا geçmiştir. Bilgisayar bunları tespit etmektedir. Erkek çoğul kavramı oldu mu onu hafızaya almalı, zamirin işaret ettiği kelime aranırken bunlardan seçilmelidir.

3- Tekrar edilen kelimeler de atıf yerini bulmada birinci derecede rol oynar. إِذْ ve لَقَدْ gibi veya قَالُوا gibi tekrar edilen kelimeler atıf yerlerini gösterir.

4- Fiili mazi, fiili muzari gibi ismi fail gibi kalıplarla da atıf yerleri belli olmuş olur. İsim fiile atıf olmaz.

5- Böylece tespit edilen atfedilenler tasnif edilir. Diyelim ki iyiler ve kötüler grubu varsa bizim atfolunacak kelime hangi gruba dâhilse o grupta olanlara atfedilir. Bütün bunlarda eşitlik varsa en yakın olana atfedilir.

6- Atfedilecek hiçbir yer bulunamıyorsa, o takdirde hazfedilmiş kavramlar vardır, oraya atfedilmektedir.

İşte…

Bilgisayar işaret edilebilecek yerleri bulur. Öncelik kurallarına göre sıralar. Size verir. Siz ondan sonra düşünür en yakından başlar, gerisin geriye gidersiniz.

Bir başka örnek.

Yakın anlamlara gelen kelimelerdeki ince farklar bilgisayara yüklenmelidir. Orada tercih sebebi sıralanabilir. Kur’an’da geçen yerlerde karşılaştırılır. Allah ve resulünün hakemler olma ihmali ve surelerdeki yeri bilgisayarca tespit edilmelidir.

Biz 1967’de Kur’an üzerinde çalışmalara başladığımız zaman henüz bilgisayar kullanılmıyordu. Mekanik hesap makineleri vardı. Hesap cetvelleri vardı. Gayemizi iyi belirlemiştik. Sonra Allah Lütfi Hocaoğlu’nu görevlendirdi ve “Ruhu’l-Kur’an Programı” doğdu. Hazırlanmasında Emine Hocaoğlu’nun, Leyla Okta’nın, Tayibet Erzen’in ve Fatma Karuç’un katkıları olmuştur.

Ruhu’l-Kur’an çok büyük sorunları çözmüştür ama görünenler içinde beşte bir bile değildir. Reşat Nuri Erol bunu yazılarında anlatmalıdır. Tüm İslami vakıflar buna katılmalıdırlar. Onlardan istediğimiz sadece üyelerinin Yalova’da Süleyman Akdemir’in sorumluğunda yapılmakta olan inşaata katılmasıdır. İnşaat bitince de kârları ile beraber ayrılıp gidebilirler.

Bundan evvel İf’al babı gelmiştir. İnandık dedikleri halde inanmayan kimselere atfediyoruz. Gerçekten inanmış kimsenin inandığını kanıtlamaya ihtiyacı yoktur. Hatta beyanda bile bulunmaz. Sadece müminler cemaatine katıldığını beyan eder. Hatta bu kişi münafık da olsa bizim için bu beyan yeterlidir.


...




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 9 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 85 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Süleyman Karagülle
Atatürkçülük yerine Kemalizm
16.9.2020 49 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 114 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
Barıştan yana olmalıyız
15.9.2020 50 Okunma
Süleyman Karagülle
Oruç Reis Antalya’da
14.9.2020 80 Okunma
Süleyman Karagülle
İki yüzlü
14.9.2020 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 103 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 184 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
12 Eylül
12.9.2020 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 117 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Süleyman Karagülle
Toptan düşünme, adım adım çözme
11.9.2020 88 Okunma
Hikmet Güveloğlu
Batı'nın Derekesi,Türkiye'nin Derecesi
11.9.2020 323 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 146 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Süleyman Karagülle
Fark etmez
10.9.2020 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 118 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Süleyman Akdemir
MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI
9.9.2020 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PIRA MALA BADÊ
9.9.2020 62 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Eger Em Nebin Yek Emê Herin Yek Bi Yek
9.9.2020 92 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İstanbul trafiği için çözüm önerim
9.9.2020 119 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın özgürlüğü
9.9.2020 89 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 122 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
Sokak Hayvanları
8.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
Müjdeli haberler
8.9.2020 88 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 118 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
Süleyman Karagülle
Dünya ekonomisi çıkmazda
7.9.2020 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 148 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 180 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
ZEKİ ALTUBOĞA
GUNDÊ HUNERMENDAN
5.9.2020 56 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HALA MI İŞÇİLİĞİ SAVUNUYORSUNUZ!?
5.9.2020 66 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Pêșniyara așîtîyê
5.9.2020 54 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberîya Navendî û Herêmî
5.9.2020 52 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PENABER
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İbrahim avêtin agir
5.9.2020 51 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KOPERATÎFA MUTEHÎTAN
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Canîșînê yekem
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
EVDALÊ ZEYNÊ
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CIVAK
5.9.2020 51 Okunma
Süleyman Karagülle
İki seçim
5.9.2020 155 Okunma
1 Yorum 06.09.2020 17:06
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 3
5.9.2020 230 Okunma
13 Yorum 06.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
NORMAL
4.9.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 2
4.9.2020 175 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 07:24
ZEKİ ALTUBOĞA
DÖRT HAK KİTABA GÖRE KÜDÜS İSRAİLİNDİR
4.9.2020 75 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BATMAN'I ,CUMHURİYET GAZATESİ YAZARINA ANLATALIM
3.9.2020 81 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 23:53
ZEKİ ALTUBOĞA
Deniz Uygarlığı Türkiyenin Kurtuluşu
3.9.2020 74 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-8
3.9.2020 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 1
3.9.2020 256 Okunma
7 Yorum 05.09.2020 09:21
Süleyman Karagülle
İsabetli Teşhis
2.9.2020 184 Okunma
1 Yorum 02.09.2020 19:12
Reşat Nuri Erol
‘Korona değil, korona tedavisi öldürüyor’ (mu?)
2.9.2020 203 Okunma
7 Yorum 03.09.2020 06:24