Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -3
6.1.2020
1039 Okunma, 2 Yorum

2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -3

2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için…

Bu konuda nice yazılar yazdım ama bu sefer Çelik Erengezgin hem bir şiir (nazım) hem de bir düzyazı (nesir) gönderdi; yeni yılı bu sene onun hatırlattıklarıyla karşılayalım…

HER ŞİKÂYETE, BİR ÇÖZÜM GEREK!..

Sadece, olmayanı görenlere “çağımızın körleri!.. demiştim bir makalemde. Yâni o yanlışın nasıl düzelebileceğini hiç merak etmeyip sâdece yanlışa parmak basanlara! Aslında kendi yanlışlarımıza neden olan isimsiz mikropları bizzat kendimiz var etmekteyiz diye devam etmiştim!

“Negatif Kurgu Toplumu Çökertir” başlıklı olanda ise; tarih, sadece "ben zaten demiştim !" diyen seyircileri değil, "işte doğrusu budur" diyen ve arkasında duran eylemcileri kazır hafızasına demek istemiştim.. Sanırım ilâve bir açıklama gerekiyor. Çünkü iki makalemin de amacı; tek görevimiz çözüme odaklanmak ve sorunu ortadan kaldırmak olmalı iken, fazla eleştirinin de yanlış olacağı gibi bir sonuç konuşulur oldu birden.

Hayır!.. Çözüm üretebilmek niyetinde isek, eleştirmek haktır. Yanlış olan; her şey kötü deyip, kaçmaktır!.. Ve nedense, “mutlaka kaçmak lâzım” bu ülkeden diyenler çoğunlukla; “her şeyi eleştirmek moralimizi çok bozuyor, biraz da iyi şeylerden bahsedelim” diyenler arasından çıkıyor. Kıvılcımlar olarak gidip alevler olarak dönülecek ise, ne âlâ!.. Ama tam tersine, âdeta canını kurtarmış gibi hissedecekse o kişiler ve giderek, batının devşirme politikasının esiri olacaklarsa, keşke hiç dönmeseler diyeceğim ülkelerine!..

İşte onun için, hatanın keşfinin hemen ardından beklenen ikinci adım, çözüm üretmek olmalıdır bence. Tıpkı bir doktorun, hastalığı önceden teşhis ve tespit etmeden, doğru tedaviyi de üretemeyeceği gibi!.. Sadece; sağır ve dilsiz kaldığımız yanlışların ve bir ileri aşamasında ise, duyarsız kaldığımız suçların beklenen sonuçlarını yaşadığımızı idrak etmeliyiz artık.. Sanırım bu durumu en iyi özetleyen de; “kendim ettim kendim buldum !..” özdeyişi olacaktır.. Ne olur, artık anlayalım!..

Koltuğundan ahkâm kesen eleştirmeni değil, hakikati bütün gücü ile haykıran ve arkasında duran vatandaşları olalım bu güzel ülkenin diye bitirmiştim sekiz ay önceki yazımı.. Sanki bu paylaşıma da yakışacak gibi!.. Ne dersiniz?.. Bireysel sorunlarda ateş püsküren, ama toplumsal sorunlarda sesini kısanlardan olmamalıyız.. Ne yazık ki ülkemizde, meclisinden köy kahvesine kadar, çoğunluktadır böyle olanlar.. Ne güzel atasözlerimiz vardır. Örneğin; taşın altına elini koyabilmek gerek gibi!.. Çok doğru.. Varsa bir kusur, bilmeliyiz ki, göremediklerimiz ve “aman bana değmesin” tavrı ile, yada daha da ağırı olan; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” temennisi ile görmezden geldiklerimizin sonucudur yaşananlar.., Yâni aslında yaptığımız, kendi geleceğimizi görmezden gelmektir.. Daha da ağırı yok mu? Var!. Bence bu duyarsızlık, geleceğimizi bizzat karartmaktır. Daha ötesi yok!..

Bu sorumluluk bilinci en azından, ilkokuldan başlaması gereken bir eğitim sürecinin ürünü olmalıdır.. Belki de doğar doğmaz başlayan, komşunun kapısında devrilen bir saksıyı da kaldırması ve sadece evinde beslediğine değil, sokak kedisine de yiyecek bir şeyler vermesi gerektiğini öğretmemiz gereken çocuklarımızla başlamalıdır bu süreç. Daha sonrasında, elbette öğretmenlerimize düşen kutsal görevdir bu duyguları besleyecek ve destekleyecek olan.. Anne ve babaya düşen görev ise, beşikten mezara olandır ve en ağırıdır elbet.. Çocuklara ve gençlere sadece; hiçbir zaman çaresiz değilsin. Her zaman, çare sensin!. Sana en iyi gelecek çareyi yine sen bulabilirsin demeliyiz. Çünkü bilmeliyiz ki, yaşadığımız güncel ve geleceğe dair sorunların temelinde çoğunlukla, başkalarına teslim ettiğimiz geleceğimizin, başat faktör olarak siyasi sapkınlıklar ve çalkantılar yüzünden istismar edilmesi yatmaktadır.. Buna izin vermemeliyiz… Bireysel olarak da, ülkemizin bekası adına da çözüm üretmek, bence kutsal emanettir.. Kimseye teslim etmemeliyiz!..” (Çelik Erengezgin)

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
06.01.2020
09:11

MİLLÎ GAZETE

2019-20; Geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -3

“2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

“Hâsibûenfüsekümkable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için…

Bu konuda nice yazılar yazdım ama bu sefer Çelik Erengezgin hem bir şiir (nazım) hem de bir düzyazı (nesir) gönderdi; yeni yılı bu sene onun hatırlattıklarıyla karşılayalım…

HER ŞİKÂYETE BİR ÇÖZÜM GEREK!..

“Sadece, olmayanı görenlere “çağımızın körleri!..” demiştim bir makalemde. Yâni o yanlışın nasıl düzelebileceğini hiç merak etmeyip sâdece yanlışa parmak basanlara! Aslında kendi yanlışlarımıza neden olan isimsiz mikropları bizzat kendimiz var etmekteyiz diye devam etmiştim!

“Negatif Kurgu Toplumu Çökertir” başlıklı olanda ise tarih, sadece "ben zaten demiştim!" diyen seyircileri değil, "işte doğrusu budur" diyen ve arkasında duran eylemcileri kazır hafızasına demek istemiştim... Sanırım ilâve bir açıklama gerekiyor. Çünkü iki makalemin de amacı; tek görevimiz çözüme odaklanmak ve sorunu ortadan kaldırmak olmalı iken, fazla eleştirinin de yanlış olacağı gibi bir sonuç konuşulur oldu birden.

Hayır!.. Çözüm üretebilmek niyetinde isek, eleştirmek haktır. Yanlış olan; her şey kötü deyip kaçmaktır!.. Ve nedense, “mutlaka kaçmak lâzım” bu ülkeden diyenler çoğunlukla; “her şeyi eleştirmek moralimizi çok bozuyor, biraz da iyi şeylerden bahsedelim” diyenler arasından çıkıyor. Kıvılcımlar olarak gidip alevler olarak dönülecek ise ne âlâ!.. Ama tam tersine, âdeta canını kurtarmış gibi hissedecekse o kişiler ve giderek, Batı'nın devşirme politikasının esiri olacaklarsa, keşke hiç dönmeseler diyeceğim ülkelerine!..

İşte onun için, hatanın keşfinin hemen ardından beklenen ikinci adım, çözüm üretmek olmalıdır bence. Tıpkı bir doktorun, hastalığı önceden teşhis ve tespit etmeden, doğru tedaviyi de üretemeyeceği gibi!.. Sadece; sağır ve dilsiz kaldığımız yanlışların ve bir ileri aşamasında ise duyarsız kaldığımız suçların beklenen sonuçlarını yaşadığımızı idrak etmeliyiz artık... Sanırım bu durumu en iyi özetleyen de; “kendim ettim kendim buldum!..” özdeyişi olacaktır.. Ne olur, artık anlayalım!..

Koltuğundan ahkâm kesen eleştirmeni değil, hakikati bütün gücü ile haykıran ve arkasında duran vatandaşları olalım bu güzel ülkenin diye bitirmiştim sekiz ay önceki yazımı... Sanki bu paylaşıma da yakışacak gibi!.. Ne dersiniz?.. Bireysel sorunlarda ateş püsküren, ama toplumsal sorunlarda sesini kısanlardan olmamalıyız... Ne yazık ki ülkemizde, meclisinden köy kahvesine kadar, çoğunluktadır böyle olanlar... Ne güzel atasözlerimiz vardır. Örneğin; taşın altına elini koyabilmek gerek gibi!.. Çok doğru... Varsa bir kusur, bilmeliyiz ki, göremediklerimiz ve “aman bana değmesin” tavrı ile, ya da daha da ağırı olan; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” temennisi ile görmezden geldiklerimizin sonucudur yaşananlar... Yâni aslında yaptığımız, kendi geleceğimizi görmezden gelmektir... Daha da ağırı yok mu? Var!.. Bence bu duyarsızlık, geleceğimizi bizzat karartmaktır. Daha ötesi yok!..

Bu sorumluluk bilinci en azından, ilkokuldan başlaması gereken bir eğitim sürecinin ürünü olmalıdır... Belki de doğar doğmaz başlayan, komşunun kapısında devrilen bir saksıyı da kaldırması ve sadece evinde beslediğine değil, sokak kedisine de yiyecek bir şeyler vermesi gerektiğini öğretmemiz gereken çocuklarımızla başlamalıdır bu süreç. Daha sonrasında, elbette öğretmenlerimize düşen kutsal görevdir bu duyguları besleyecek ve destekleyecek olan... Anne ve babaya düşen görev ise beşikten mezara olandır ve en ağırıdır elbet... Çocuklara ve gençlere sadece; hiçbir zaman çaresiz değilsin. Her zaman çare sensin!. Sana en iyi gelecek çareyi yine sen bulabilirsin demeliyiz. Çünkü bilmeliyiz ki, yaşadığımız güncel ve geleceğe dair sorunların temelinde çoğunlukla, başkalarına teslim ettiğimiz geleceğimizin, başat faktör olarak siyasi sapkınlıklar ve çalkantılar yüzünden istismar edilmesi yatmaktadır... Buna izin vermemeliyiz… Bireysel olarak da, ülkemizin bekası adına da çözüm üretmek, bence kutsal emanettir... Kimseye teslim etmemeliyiz!..” (Çelik Erengezgin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

06 Ocak 2020
Ahmet Yücel
06.01.2020
21:00

Allah için sevenlere

Allah için düşünenlere

Allah için yazanlara

Allah için çözüm üretenlere

SELAM OLSUN.


Bütün çözümler

Kuran ve Sünnette var

Bilenlere

SELAM OLSUN.


Okulda

pek çok şey öğretiyoruz

Fakat

Dinimizi öğretemiyoruz.


''DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ.''

Dedi, sayın cumhurbaşkanımız

''Manevi reform yapmalıyız.''

Demişti Hz. Erbakan.


Dini bütün, ahlaki olgunlukta

Bir nesil yetiştirmeden

Sorunlar çözülmez

Kuran ve Sünnet öğretilmeden.

Hz Yunus'un dediği gibi:

''BİLMEYENLER NEYİ BİLMİŞ,

BİLENLERE SELAM OLSUN.''




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 11 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 85 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Süleyman Karagülle
Atatürkçülük yerine Kemalizm
16.9.2020 50 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 114 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
Barıştan yana olmalıyız
15.9.2020 50 Okunma
Süleyman Karagülle
Oruç Reis Antalya’da
14.9.2020 80 Okunma
Süleyman Karagülle
İki yüzlü
14.9.2020 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 103 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 184 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
12 Eylül
12.9.2020 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 117 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Süleyman Karagülle
Toptan düşünme, adım adım çözme
11.9.2020 88 Okunma
Hikmet Güveloğlu
Batı'nın Derekesi,Türkiye'nin Derecesi
11.9.2020 324 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 146 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Süleyman Karagülle
Fark etmez
10.9.2020 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 118 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Süleyman Akdemir
MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI
9.9.2020 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PIRA MALA BADÊ
9.9.2020 62 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Eger Em Nebin Yek Emê Herin Yek Bi Yek
9.9.2020 92 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İstanbul trafiği için çözüm önerim
9.9.2020 119 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın özgürlüğü
9.9.2020 89 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 122 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
Sokak Hayvanları
8.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
Müjdeli haberler
8.9.2020 88 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 118 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
Süleyman Karagülle
Dünya ekonomisi çıkmazda
7.9.2020 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 148 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 180 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
ZEKİ ALTUBOĞA
GUNDÊ HUNERMENDAN
5.9.2020 56 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HALA MI İŞÇİLİĞİ SAVUNUYORSUNUZ!?
5.9.2020 66 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Pêșniyara așîtîyê
5.9.2020 54 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberîya Navendî û Herêmî
5.9.2020 52 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PENABER
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İbrahim avêtin agir
5.9.2020 51 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KOPERATÎFA MUTEHÎTAN
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Canîșînê yekem
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
EVDALÊ ZEYNÊ
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CIVAK
5.9.2020 51 Okunma
Süleyman Karagülle
İki seçim
5.9.2020 155 Okunma
1 Yorum 06.09.2020 17:06
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 3
5.9.2020 230 Okunma
13 Yorum 06.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
NORMAL
4.9.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 2
4.9.2020 175 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 07:24
ZEKİ ALTUBOĞA
DÖRT HAK KİTABA GÖRE KÜDÜS İSRAİLİNDİR
4.9.2020 75 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BATMAN'I ,CUMHURİYET GAZATESİ YAZARINA ANLATALIM
3.9.2020 81 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 23:53
ZEKİ ALTUBOĞA
Deniz Uygarlığı Türkiyenin Kurtuluşu
3.9.2020 74 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-8
3.9.2020 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 1
3.9.2020 256 Okunma
7 Yorum 05.09.2020 09:21
Süleyman Karagülle
İsabetli Teşhis
2.9.2020 184 Okunma
1 Yorum 02.09.2020 19:12
Reşat Nuri Erol
‘Korona değil, korona tedavisi öldürüyor’ (mu?)
2.9.2020 203 Okunma
7 Yorum 03.09.2020 06:24