Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 4
15.1.2020
1132 Okunma, 4 Yorum

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 4

2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için…

Bu konuda nice yazılar yazdım; dünya ve ahiret hayatımıza faydalı olsun diye…

Bugünkü yazı başlığı ile birlikte, yazının bu bölümünü ve bunda sonra yazacaklarımı -daha doğrusu hatırlatacaklarımı- Recep Tayyip Erdoğan okursa; çok şey hatırlayacaktır…

‘Başlayalım’ deyip başladık; daha çok ‘tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık.

Bugün de ‘teşhislerle’ devam edelim ve hatırlanması gereken kadarını hatırlayalım…

İbrahim Kahveci, geçen günkü (8 Ocak 2020) “Kİm faİzcİ?” başlıklı yazısının başında sorular sorup cevaplar verdi. Okuyalım… “Önce şu temel soruyu soralım: Faiz haram mı? O zaman neden bütün ekonomik çözümlerimiz kredi-faiz ekseninde yürüyor? 2002 yılında GSYH’nın sadece yüzde 12’lerinde olan kredi-borç oranı, şimdilerde GSYH’nın yüzde 70’lerine niye dayandı? Kim bu kadar faizci-kredici oldu? Şimdi sorumuzu biraz daha açalım: Faizin haramlığı, yani günah oranı faizin oranına mı bağlı? Bu nedenle mi sürekli faiz düşsün baskısı yapıyoruz? Biliyoruz ki, ucuzlayan mal yaygınlaşır. Yani faizin oranını düşürünce her yer faiz, her yer kredi-borç ilişkisine giriyor. Nitekim yukarıda örneği GSYH oranları üzerinden verdik. Biz faize mi karşı çıkıyoruz, yoksa yüksek faize mi? Düşük faiz daha mı az günah? Ya da TV5’te defalarca sorduğum soru: O zaman negatif faiz haram olmaktan mı çıkıyor?”

Yazının ikinci bölümündeki detaylar da önemli: “Ali Babacan yüksek faiz-düşük faiz meselesinde sadece rakamları vererek durumu izah etti: “Merkezi yönetim bütçesinden 2017 yılında 57 milyar lira faiz ödemesi yapılırken, bu tutar 2020 bütçesinde 139 milyar liraya çıkıyor. Faize ödenen para artışı 3 yılda yüzde 144 artıyor.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerinden aktaralım: Merkezi Yönetim Bütçe Harcamaları içinde FAİZ giderleri (Milyon TL): 2008’de 50.661; 2009’da 53.201; 2010’da 48.299; 2011’de 42.232; 2012’de 48.416; 2013’de 49.986; 2014’de 49.913; 2015’de 53.004 milyon TL yani 53 milyar Türk Lirası FAİZ!

Sanırım Türk Halkının vergilerinden faizcilere ödenen para 2008-2015 arası 7 yılda 50,7 milyar liradan 53,0 milyar liraya yükselirken, acayip bir faiz lobiciliği yapılmış. 7 yılda devletin ödediği faiz giderini yüzde 4,4 artıranlar faiz lobicisi, ama sadece 3 yılda faiz giderini yüzde 144 artıranlar YERLİ ve MİLLİ.

Üçüncü bölüm:Bir anekdot hatırlar mısınız? TL tahvil faizlerinin yüzde 7,5 olduğu dönemde Erdoğan danışmanları ile ülkenin Merkez Bankası Başkanı ve Hazine ile o dönemde ayrı olan Maliye Bakanlarını yüksek faizle sorguluyordu. Geldiğimiz nokta ne mi oldu? Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçen yıl dış borçlanmada ABD dolarına yüzde 7,75 faiz verdi. Burada iki nokta önemli: Borç alan devletti, yani riskli sayılabilecek özel bir şirket değildi. Kocaman bir ülke, ekonomisi uçuyor denilen Türkiye... İkinci nokta ise dış alemde faizler bırakın reeli, negatifte seyrediyordu. Hatta Avrupa’da eksi faiz vardı. İşte bu ortamda kocaman ve kıskanılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ABD dolarına yüzde 7,75 faiz vererek dış borçlanmaya gitti. TL faizinin yüzde 7,50’sine faiz lobisi deyip, ABD dolarına yüzde 7,75 faiz vermek galiba çok yerli ve Milli bir davranış olsa gerek. Tıpkı ülkemizdeki bir elin parmakları ile sayılı şirketlere yaptırılan paralı yolların, paralı köprülerin, paralı hastanelerin, paralı ve HAZİNE GARANTİLİ KÖİ mega projelerinin tahkiminin LONDRA’ya bağlanması gibi. Tahkimi Ankara yerine LONDRA yapanlar yerli ve Milli olarak gayet iyi savunabiliyorlar tabii.”

“Mİllî Gazete ile geçen yıllar ve gelecek…” başlıklı yazımız ile devam edeceğiz; 12 Ocak 1973 yani Millî Gazete'nin 48’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
15.01.2020
08:44

MİLLÎ GAZETE

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek – 4

“2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

“Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için… Bu konuda nice yazılar yazdım; dünya ve ahiret hayatımıza faydalı olsun diye…

Bugünkü yazı başlığı ile birlikte, yazının bu bölümünü ve bunda sonra yazacaklarımı -daha doğrusu hatırlatacaklarımı- Recep Tayyip Erdoğan okursa; çok şey hatırlayacaktır…

‘Başlayalım’ deyip başladık; daha çok ‘tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZEN’E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık.

Bugün de ‘teşhislerle’ devam edelim ve hatırlanması gereken kadarını hatırlayalım…

İbrahim Kahveci, geçen günkü (8 Ocak 2020) “Kim faizci?” başlıklı yazısının başında sorular sorup cevaplar verdi. Okuyalım… “Önce şu temel soruyu soralım: Faiz haram mı? O zaman neden bütün ekonomik çözümlerimiz kredi-faiz ekseninde yürüyor? 2002 yılında GSYH’nın sadece yüzde 12’lerinde olan kredi-borç oranı, şimdilerde GSYH’nın yüzde 70’lerine niye dayandı? Kim bu kadar faizci-kredici oldu? Şimdi sorumuzu biraz daha açalım: Faizin haramlığı, yani günah oranı faizin oranına mı bağlı? Bu nedenle mi sürekli faiz düşsün baskısı yapıyoruz? Biliyoruz ki, ucuzlayan mal yaygınlaşır. Yani faizin oranını düşürünce her yer faiz, her yer kredi-borç ilişkisine giriyor. Nitekim yukarıda örneği GSYH oranları üzerinden verdik. Biz faize mi karşı çıkıyoruz, yoksa yüksek faize mi? Düşük faiz daha mı az günah? Ya da TV5’te defalarca sorduğum soru: O zaman negatif faiz haram olmaktan mı çıkıyor?”

Yazının ikinci bölümündeki detaylar da önemli: “Ali Babacan yüksek faiz-düşük faiz meselesinde sadece rakamları vererek durumu izah etti: “Merkezi yönetim bütçesinden 2017 yılında 57 milyar lira faiz ödemesi yapılırken, bu tutar 2020 bütçesinde 139 milyar liraya çıkıyor. Faize ödenen para artışı 3 yılda yüzde 144 artıyor.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerinden aktaralım: Merkezi Yönetim Bütçe Harcamaları içinde FAİZ giderleri (Milyon TL): 2008’de 50.661; 2009’da 53.201; 2010’da 48.299; 2011’de 42.232; 2012’de 48.416; 2013’de 49.986; 2014’de 49.913; 2015’de 53.004 milyon TL yani 53 milyar Türk Lirası FAİZ!

Sanırım Türk halkının vergilerinden faizcilere ödenen para 2008-2015 arası 7 yılda 50,7 milyar liradan 53,0 milyar liraya yükselirken, acayip bir faiz lobiciliği yapılmış. 7 yılda devletin ödediği faiz giderini yüzde 4,4 artıranlar faiz lobicisi, ama sadece 3 yılda faiz giderini yüzde 144 artıranlar YERLİ ve MİLLİ.”

Üçüncü bölüm: “Bir anekdot hatırlar mısınız? TL tahvil faizlerinin yüzde 7,5 olduğu dönemde Erdoğan danışmanları ile ülkenin Merkez Bankası Başkanı ve Hazine ile o dönemde ayrı olan Maliye Bakanlarını yüksek faizle sorguluyordu. Geldiğimiz nokta ne mi oldu? Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçen yıl dış borçlanmada ABD dolarına yüzde 7,75 faiz verdi. Burada iki nokta önemli: Borç alan devletti, yani riskli sayılabilecek özel bir şirket değildi. Kocaman bir ülke, ekonomisi uçuyor denilen Türkiye... İkinci nokta ise dış alemde faizler bırakın reeli, negatifte seyrediyordu. Hatta Avrupa’da eksi faiz vardı. İşte bu ortamda kocaman ve kıskanılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ABD dolarına yüzde 7,75 faiz vererek dış borçlanmaya gitti. TL faizinin yüzde 7,50’sine faiz lobisi deyip, ABD dolarına yüzde 7,75 faiz vermek galiba çok yerli ve Milli bir davranış olsa gerek. Tıpkı ülkemizdeki bir elin parmakları ile sayılı şirketlere yaptırılan paralı yolların, paralı köprülerin, paralı hastanelerin, paralı ve HAZİNE GARANTİLİ KÖİ mega projelerinin tahkiminin LONDRA’ya bağlanması gibi. Tahkimi Ankara yerine LONDRA yapanlar yerli ve Milli olarak gayet iyi savunabiliyorlar tabii.”

“Millî Gazete ile geçen yıllar ve gelecek…” başlıklı yazımız ile devam edeceğiz; 12 Ocak 1973 yani Millî Gazete’nin 48’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

15 Ocak 2020
Reşat Nuri Erol
15.01.2020
08:49


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1046

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1046. Hafta - 11 OCAK 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1046. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Dersler ve yorumlar seminer notlarında…

Süleyman Karagülle bu hafta ayrıca yorum yazmadı!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -1

2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -2

2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -3

2019-20; geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek -4

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 1

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 2

Reşat Nuri EROL

***

NUR SÛRESİ- 15. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22) إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَى أَهْلِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (27) فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فِيهَا أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّى يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِنْ قِيلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ أَزْكَى لَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (28) لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَاعٌ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ (29) قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ (30) وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (31) وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ (32) وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (33) وَلَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34) اللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (35) فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فِيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ (36) رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ (37) لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ (38) وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاءً حَتَّى إِذَا جَاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئًا وَوَجَدَ اللَّهَ عِنْدَهُ فَوَفَّاهُ حِسَابَهُ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ (39) أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ (40) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ (41) وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ (42) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ (43) يُقَلِّبُ اللَّهُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ (44) وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِنْ مَاءٍ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْنِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ يَخْلُقُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (45) لَقَدْ أَنْزَلْنَا آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَاللَّهُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (46) وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُولَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ (47) وَإِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ (48) وَإِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُوا إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ (49) أَفِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ أَمِ ارْتَابُوا أَمْ يَخَافُونَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُ بَلْ أُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ (50) إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ (51) وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ (52) وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُلْ لَا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ (53) قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ وَإِنْ تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ (54) وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (55) وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ (56) لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَأْوَاهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ (57) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (58) وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (59) وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَاءِ اللَّاتِي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ وَأَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (60)

***

لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْأَعْرَجِ وَلَا عَلَى أَنْفُسِكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ آبَائِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَانِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَامِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَالِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَأْكُلُوا جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةً كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ (61)

***

لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَى حَرَجٌ

LaYSa GaLay eLEaGMAv XaRaCun (LaYSa GaLav EaFGaLı FaGaLun)

“A’manın üzerinde haraç yoktur”

Sure ailenin temel dayanağı olan zina yasağından başladı. Sonra ailelerin yaşadığı yüz lojmanlı apartmanları anlattı ve aynı zamanda orasının işyeri olacağını bildirdi. Semtin maddi yapısını anlattıktan sonra semtin sosyal yaşayışını da anlatıyor.

Bundan önceki ayette yatak odalarının mahremiyetini anlatmıştı. Şimdi de yemeklerin nasıl yeneceğini anlatmaktadır. Semtler birer sosyal hücredir. Nasıl Biyoloji derslerinde hücreler anlatılırsa, Kur’an’da da sosyal hücre anlatılmaktadır.

Evlerde köleler ve çocuklar yaşadığı gibi büyükler arasında engelliler yaşamaktadır, şimdi de onları anlatmaktadır. Engelliler çalışırken farklı iş yerlerinde çalışırlar ama yaşarken aynı yaşarlar. Aile yapısı bir bütündür. Bütün sorunlar ve hastalıklar da ailede ve ailenin yaşadığı ocaklarda ve ocak katlarında çözülür. On ailenin yaşadığı her katta revir olarak da kullanılan yerler vardır. Yatalak hastalar burada yatarlar. Doktor ve sağlık personeli hastanın ayağına gider, hasta doktorun ayağına gitmez.

Kur’an’ın üslubu budur, bir örnek anlatılır ve onun üzerine hükmünü söyler. Diğerleri ona kıyas edilir. Burada da en ağır engelli, asıl olarak kabul edilmiştir. Çünkü kör yemek yerken yemekleri döker. Onun için onu sofrada oturtmak istemezler. Bu durum ise onları üzer. İşte bunun için burada ana örnek olarak seçilmiştir.

Abese Suresi’nde de âmâdan bahsedilmektedir.

حَرَج içinden geçilmesi zor ağaçlık yer demektir. Ormanda içinden geçilmesi zor, dar ve sık ağaçlı yer demektir.

حرج Kur’an’da 15, حرق 9 defa geçer. Toplam 24 (23*3) eder.

ح hareketi, ر tekrarı, ج toplanmayı ifade eder.

Kur’an’da biri جُنَاح diğeri حَرَج olarak birbirine yakın manada iki kelime geçmektedir. جُنَاح sakıncalı demektir. حَرَج ise çekinceli demektir. Bir şey yapmak istersiniz ama çevreden gelecek tepkileri hesaba katarak onu yapmaktan vazgeçersiniz. حَرَج genel olarak meşru olmadığı halde istisnai olan meşru olanlara لَا حَرَجَ dersiniz. Genel olarak meşru olması gerektiği halde, çevrenin baskısından kurtulmak için kaçınmaktan vazgeçip doğrusunu yapmak da لَا حَرَجَ olarak ifade edilmiştir.

Semt içindeki katlarda yani ocaklarda yaşarken tüm insanların eşit kişiliklerinin bulunduğu ve saygınlığa sahip olduğu anlatılmaktadır. İşte, görevde eşitlik yoktur. Üretmede insanlar eşit görevlere sahip değiller, dolayısıyla da eşit yetkileri ve eşit sorumlulukları yoktur. Ama tüketirken, yaşarken insanlar eşit haklara sahiptirler.

Bunu sağlamak için yarısı bedava formülü geliştirilmiştir. Ekonomi derslerinde bunlar anlatılmaktadır.

...

DEVAMI VE TAMAMI İÇİN;

http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1179/SonEk/1/Nur-Suresi-Tefsiri-61-Ayet


Reşat Nuri Erol
15.01.2020
08:53


https://qoshe.com/yazar/resat-nuri-erol/5363



Reşat Nuri Erol
15.01.2020
13:20


En çok okunan haberler

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek – 4
Milli Gazete·8 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar

Web sonuçları

https://www.kitapyurdu.com/www.kitapyurdu.com › yazar › resat-nuri-erol

Reşat Nuri Erol - Kitapyurdu

Reşat Nuri Erol yazarına ait tüm eserleri ve kitapları inceleyebilirsiniz.






YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 10 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 85 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Süleyman Karagülle
Atatürkçülük yerine Kemalizm
16.9.2020 49 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 114 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
Barıştan yana olmalıyız
15.9.2020 50 Okunma
Süleyman Karagülle
Oruç Reis Antalya’da
14.9.2020 80 Okunma
Süleyman Karagülle
İki yüzlü
14.9.2020 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 103 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 184 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
12 Eylül
12.9.2020 91 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 117 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Süleyman Karagülle
Toptan düşünme, adım adım çözme
11.9.2020 88 Okunma
Hikmet Güveloğlu
Batı'nın Derekesi,Türkiye'nin Derecesi
11.9.2020 324 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 146 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Süleyman Karagülle
Fark etmez
10.9.2020 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 118 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Süleyman Akdemir
MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI
9.9.2020 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PIRA MALA BADÊ
9.9.2020 62 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Eger Em Nebin Yek Emê Herin Yek Bi Yek
9.9.2020 92 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İstanbul trafiği için çözüm önerim
9.9.2020 119 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın özgürlüğü
9.9.2020 89 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 122 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
Sokak Hayvanları
8.9.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
Müjdeli haberler
8.9.2020 88 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 118 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
Süleyman Karagülle
Dünya ekonomisi çıkmazda
7.9.2020 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 148 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 180 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
ZEKİ ALTUBOĞA
GUNDÊ HUNERMENDAN
5.9.2020 56 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HALA MI İŞÇİLİĞİ SAVUNUYORSUNUZ!?
5.9.2020 66 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Pêșniyara așîtîyê
5.9.2020 54 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberîya Navendî û Herêmî
5.9.2020 52 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PENABER
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İbrahim avêtin agir
5.9.2020 51 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KOPERATÎFA MUTEHÎTAN
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Canîșînê yekem
5.9.2020 53 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
EVDALÊ ZEYNÊ
5.9.2020 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CIVAK
5.9.2020 51 Okunma
Süleyman Karagülle
İki seçim
5.9.2020 155 Okunma
1 Yorum 06.09.2020 17:06
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 3
5.9.2020 230 Okunma
13 Yorum 06.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
NORMAL
4.9.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 2
4.9.2020 175 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 07:24
ZEKİ ALTUBOĞA
DÖRT HAK KİTABA GÖRE KÜDÜS İSRAİLİNDİR
4.9.2020 75 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BATMAN'I ,CUMHURİYET GAZATESİ YAZARINA ANLATALIM
3.9.2020 81 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 23:53
ZEKİ ALTUBOĞA
Deniz Uygarlığı Türkiyenin Kurtuluşu
3.9.2020 74 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-8
3.9.2020 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 1
3.9.2020 256 Okunma
7 Yorum 05.09.2020 09:21
Süleyman Karagülle
İsabetli Teşhis
2.9.2020 184 Okunma
1 Yorum 02.09.2020 19:12
Reşat Nuri Erol
‘Korona değil, korona tedavisi öldürüyor’ (mu?)
2.9.2020 203 Okunma
7 Yorum 03.09.2020 06:24