Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4
5.6.2020
649 Okunma, 4 Yorum

 

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4

Bir köy düşünüyorum…” çalışmamızı ya da yazımızı ve öncesi ile sonrasında hazırladığımız projelerimizi www.akevler.org sitemizde yayınlayalı yıllar (dört yıl) olmuş…

Bu arada hâlen yaşamakta olduğumuz KoronaVirüs süreci de dâhil olmak üzere yaşadıklarımız var, yaşanacaklar var; 19 ve 49 sayılık son iki yazı serimizde bunları yazdık…

49’uncu yazımızın en sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim… “‘TEŞHİSLER’ yapan çok az ve çok nadir olmakla birlikte var… ‘TEDAVİ’ yani bizim “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni” dediğimiz çalışmaları ülkemizde ve dünyada ara ki bulasın!

Dediklerimizin anlaşılıp gereğinin yapılması için bu girizgâhı sürdürüyorum…

***

Çocukluğumun iki farklı dönemi iki güzel ülkede ve dört müstesna şehirde geçti.

Türkiye’ye hicret öncesindeki birinci dönemi, o zamanki adıyla Yugoslavya’nın Kosova ve Sancak (Bosna) bölgelerindeki baba ve anne memleketlerimde geçirdim...

Türkiye’ye hicret (1957) sonrasındaki ikinci dönemi önce büyük amcamızın yanında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde, sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki bahçelerde yaşadım...

Bu şehirler ve köyleri o zaman “tarım dönemini” yaşıyordu ve ben de tarım ile hayvancılığın her merhalesini bizzat yaşamış oldum... Kendi evlerimizin bahçelerinde veya akraba ve komşularımızın tarlalarında daha çocukluk yıllarımda çalışmaya başladım...

Biraz büyüyünce, yine bizim gibi “muhacir” olan akraba ve hemşehrilerimizin “ahşap ve mobilya” ve/ya “soğuk demir” atelyelerinde “çıraklık” yaptım. Biraz daha büyüyünce, o zamanki bütün İzmir merkezindeki semtlerin tamamında gazete satmaya başladım... Yine her yıl İzmir Fuarı günlerinde ise garsonluk dâhil daha farklı ve daha yoğun işlerde çalıştım...

Yani…

O zaman bir taraftan “tarım ve hayvancılık dönemini” yaşayan ama diğer taraftan “sanayileşme ve şehirleşme” çabası içinde bulunan Türkiye’nin o dönemini bizzat yaşadım.

O dönemde sanayileşmiş bir ülke olan Almanya’ya lise tahsilimi tamamladığım yıl olan 1970 yılında “üniversite öğrencisi” olarak gittim ve iki yıl kadar Almanya’da hem “öğrencilik” hem de ekonomik zaruretler sebebiyle “işçilik” yapma tecrübesini de yaşadım… 

***

Hayatımdaki bu merhaleyi öz ve özet olarak anlatmamın sebebi şudur.

Türkiye o yıllarda “tarım dönemi”nden “sanayileşme ve şehirleşme dönemine” geçerken, süreci farklı tecrübelerle bizzat kendim de yaşamış oldum. İşte o dönemden itibaren köylerimiz boşalmaya, şehirlerimiz oluşup dolmaya başladı...

Ve…

Sonuç olarak o zaman tarım ve hayvancılık açısından kendi kendine yeten ve ihracat yapan Türkiye, günümüzde tarım ve hayvancılık ürünleri ithal eder hale geldi!

Şimdi de…

KoronaVirüs vesilesiyle…

Sonuçları konuşan ve yazanlar çok…

Sebeplerİ konuşan ve yazanlar ise neredeyse hiç yok!

Bundan önceki yazımızın en sonunda ne dedik; dediğimizi tekrar hatırlayalım…

KoronaVirüsü salgını, pek çok alanda pek çok konunun yeniden sorgulanmasına sebep oldu. Pek çok analist, sürecin sonunda her alanda değişimler yaşanacağını öngörüyor. Bu öngörü de değişim sürecinin yönetilmesini gerekli kılıyor. Bakalım, bu süreci kimler yönetecek; kim ÇÖZÜM üretecek, kim TEDAVİ edecek...”

Evet…

SEBEPLERİ olması gereken en iyi şekilde tahlil edip gerçek anlamda var olan sorunlara tam anlamıyla “TEŞHİS” koyduktan sonra yine gerçek anlamda “TEDAVİ” merhalesine geçip kim ÇÖZÜM üretecek; işte bu ana sorun çözüm beklemekte...

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:21

MAKALEYİ SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

“Hadi gel köyümüze geri dönelim” ama nasıl?-4

“Bir köy düşünüyorum…” çalışmamızı ya da yazımızı ve öncesi ile sonrasında hazırladığımız projelerimizi www.akevler.org sitemizde yayınlayalı yıllar (dört yıl) olmuş…


Bu arada hâlen yaşamakta olduğumuz koronavirüs süreci de dâhil olmak üzere yaşadıklarımız var, yaşanacaklar var; 19 ve 49 sayılık son iki yazı serimizde bunları yazdık…


49’uncu yazımızın en sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim… “TEŞHİSLER yapan çok az ve çok nadir olmakla birlikte var… TEDAVİ yani bizim Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni dediğimiz çalışmaları ülkemizde ve dünyada ara ki bulasın!”
Dediklerimizin anlaşılıp gereğinin yapılması için bu girizgâhı sürdürüyorum…


***


Çocukluğumun iki farklı dönemi iki güzel ülkede ve dört müstesna şehirde geçti.
Türkiye’ye hicret öncesindeki birinci dönemi, o zamanki adıyla Yugoslavya’nın Kosova ve Sancak (Bosna) bölgelerindeki baba ve anne memleketlerimde geçirdim...


Türkiye’ye hicret (1957) sonrasındaki ikinci dönemi önce büyük amcamızın yanında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde, sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki bahçelerde yaşadım...


Bu şehirler ve köyleri o zaman “tarım dönemini” yaşıyordu ve ben de tarım ile hayvancılığın her merhalesini bizzat yaşamış oldum... Kendi evlerimizin bahçelerinde veya akraba ve komşularımızın tarlalarında daha çocukluk yıllarımda çalışmaya başladım...


Biraz büyüyünce, yine bizim gibi “muhacir” olan akraba ve hemşehrilerimizin “ahşap ve mobilya” veya “soğuk demir” atölyelerinde “çıraklık” yaptım. Biraz daha büyüyünce, o zamanki bütün İzmir merkezindeki semtlerin tamamında gazete satmaya başladım... Yine her yıl İzmir Fuarı günlerinde ise garsonluk dâhil daha farklı ve daha yoğun işlerde çalıştım...


Yani…
O zaman bir taraftan “tarım ve hayvancılık dönemini” yaşayan ama diğer taraftan “sanayileşme ve şehirleşme” çabası içinde bulunan Türkiye’nin o dönemini bizzat yaşadım.


O dönemde sanayileşmiş bir ülke olan Almanya’ya lise tahsilimi tamamladığım yıl olan 1970 yılında “üniversite öğrencisi” olarak gittim ve iki yıl kadar Almanya’da hem “öğrencilik” hem de ekonomik zaruretler sebebiyle “işçilik” yapma tecrübesini de yaşadım…


***


Hayatımdaki bu merhaleyi öz ve özet olarak anlatmamın sebebi şudur.
Türkiye o yıllarda “tarım dönemi”nden “sanayileşme ve şehirleşme dönemine” geçerken, süreci farklı tecrübelerle bizzat kendim de yaşamış oldum. İşte o dönemden itibaren köylerimiz boşalmaya, şehirlerimiz oluşup dolmaya başladı...


Ve…
Sonuç olarak o zaman tarım ve hayvancılık açısından kendi kendine yeten ve ihracat yapan Türkiye, günümüzde tarım ve hayvancılık ürünleri ithal eder hale geldi!


Şimdi de…
Koronavirüs vesilesiyle…
Sonuçları konuşan ve yazanlar çok…
Sebepleri konuşan ve yazanlar ise neredeyse hiç yok!
Bundan önceki yazımızın en sonunda ne dedik; dediğimizi tekrar hatırlayalım…
“KoronaVirüs salgını, pek çok alanda pek çok konunun yeniden sorgulanmasına sebep oldu. Pek çok analist, sürecin sonunda her alanda değişimler yaşanacağını öngörüyor. Bu öngörü de değişim sürecinin yönetilmesini gerekli kılıyor. Bakalım, bu süreci kimler yönetecek; kim ÇÖZÜM üretecek, kim TEDAVİ edecek...”


Evet…
SEBEPLERİ olması gereken en iyi şekilde tahlil edip gerçek anlamda var olan sorunlara tam anlamıyla TEŞHİS koyduktan sonra yine gerçek anlamda TEDAVİ merhalesine geçip kim ÇÖZÜM üretecek; işte bu ana sorun çözüm beklemekte...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

05 Haziran 2020



Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:21


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1066

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1066. Hafta - 30 MAYIS 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1066. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

KİMSE ANLAMAK MI İSTEMİYOR,

YA DA BİZ Mİ ANLATAMIYORUZ!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-47

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 6. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52)

***

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)

***

فِرْعَوْنُ فَأَرْسَلَ

FaEaRSaLa FiRGaVNu (FaEaFGaLa FiGLaVNu)

“Firavun irsal etti”

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

Allah Musa’ya, kullarımla geceleyin yola çık vahyini verdikten sonra Musa’da yola çıkar. Surede bu çıkışı anlatmadan Firavunun yaptığını anlatıyor. Yani burada فَ harfi hazfedilmiş olan bir cümleye atıf yapar. Kur’an’da bu usul çokça bulunur. Burada atlanan cümleler ya başka surelerde zikredilir ya da biz onu kendimiz tamamlarız.

Sahirleri toplamak için görevlileri göndermede بَعْث kelimesi kullanılırken burada ise إِرْسَال kelimesini kullanılır. بَعْث yetkili olarak görevlendirmedir. Görevli kendi takdirlerini kullanarak görevi yapar. Sahirleri bulma görevi bunlara verilir. Görüşecekler, konuşacaklar, Musa’nın sihrine karşı çıkacak sahirleri bulacaklardır. Onun için ba’s kelimesi kullanılır. Burada ise Firavun doğrudan emreder, görevlilerin tebliğden başka hiçbir yetkileri olmadığını gösterir. Kendi takdirleri ve iradeleriyle bir değişiklik yapamazlar. Onun için irsal kelimesini kullanır. Resullerin de işi böyledir. Kendilerinin bir yetkisi yoktur. Sadece Allah’ın emirlerini yerine getirirler ve tebliğ ederler. Başkanların da meclise karşı takdir yetkileri yoktur. Başkan kanun yapamaz. Kanunu yorumlayamaz. Başkan sadece kanunları uygular.


...

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 


Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:22


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:33


https://webtv.akittv.com.tr/turkiyenin-secimi/islam-ekonomisinin-temelleri-11959 

"ADİL DÜZEN ÇALIŞANI" OLARAK KATILDIĞIM PROGRAM...

HAYIRLI CUMALAR... 

SELAM...






YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-5
8.8.2020 72 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 08:42
Süleyman Karagülle
Partiler
6.8.2020 65 Okunma
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.8.2020 97 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-4
6.8.2020 105 Okunma
5 Yorum 07.08.2020 13:20
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-3
5.8.2020 108 Okunma
5 Yorum 05.08.2020 15:10
Süleyman Karagülle
Kadın Hakları
4.8.2020 111 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 20:47
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2
4.8.2020 127 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 07:23
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-5
3.8.2020 78 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 15:30
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-4
31.7.2020 115 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Süleyman Karagülle
İnsanı yaşatma kaygısı
31.7.2020 99 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar'ın çıkmazı ve Çözüm
30.7.2020 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ÇÖZELİM mi?
30.7.2020 218 Okunma
7 Yorum 01.08.2020 18:23
Süleyman Karagülle
İNKILAPLARIN ETKİLERİ
28.7.2020 84 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Fitne
28.7.2020 188 Okunma
Süleyman Karagülle
İnkılaplar
28.7.2020 87 Okunma
Özer Ataç
Deli ve Dahi
28.7.2020 129 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Cahiliyye
28.7.2020 157 Okunma
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.7.2020 384 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Süleyman Karagülle
Ortaylı ve Koru
27.7.2020 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.7.2020 164 Okunma
4 Yorum 27.07.2020 07:36
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-3
26.7.2020 118 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 4
26.7.2020 221 Okunma
9 Yorum 26.07.2020 19:22
Süleyman Karagülle
İktidar
25.7.2020 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Davetli Cuma
24.7.2020 129 Okunma
Süleyman Karagülle
Mısır
23.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 23.07.2020 21:49
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 234 Okunma
4 Yorum 23.07.2020 11:04
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-2
23.7.2020 177 Okunma
Süleyman Karagülle
Şiddet kullanma, tecavüz etme
21.7.2020 131 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.7.2020 209 Okunma
4 Yorum 21.07.2020 08:28
Süleyman Karagülle
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM, RECEP TAYYİP ERDOĞAN
21.7.2020 151 Okunma
Süleyman Karagülle
RÜYA
21.7.2020 130 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
20.7.2020 118 Okunma
Süleyman Karagülle
Beraberlik
20.7.2020 120 Okunma
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.7.2020 238 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Süleyman Karagülle
Hükümler
20.7.2020 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1
20.7.2020 213 Okunma
4 Yorum 20.07.2020 12:05
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-1
19.7.2020 254 Okunma
1 Yorum 28.07.2020 07:58
Süleyman Karagülle
Hakem kararı
19.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 20.07.2020 11:10
Süleyman Karagülle
Ayasofya medrese olsun
19.7.2020 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5
19.7.2020 238 Okunma
6 Yorum 19.07.2020 10:35
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4
18.7.2020 308 Okunma
5 Yorum 18.07.2020 10:00
Süleyman Karagülle
15 Temmuz
17.7.2020 236 Okunma
1 Yorum 17.07.2020 14:12
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3
17.7.2020 304 Okunma
5 Yorum 17.07.2020 06:47
Lütfi Hocaoğlu
Kuran'ı mehcur edinmek
16.7.2020 252 Okunma
1 Yorum 16.07.2020 17:39
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2
16.7.2020 276 Okunma
4 Yorum 16.07.2020 15:30
Hüseyin Bağdatlı
15 TEMMUZ İHANETİ
15.7.2020 135 Okunma
Süleyman Karagülle
İstiklal Savaşı
14.7.2020 197 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-1
14.7.2020 338 Okunma
3 Yorum 14.07.2020 10:09
Süleyman Karagülle
Ayasofya
12.7.2020 388 Okunma
1 Yorum 13.07.2020 11:51
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 5
12.7.2020 253 Okunma
3 Yorum 12.07.2020 12:54