Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
‘Yeni bir iktisadi modele ihtiyacımız var’ dedi-2
11.6.2020
739 Okunma, 7 Yorum

 

‘Yeni bir iktisadi modele ihtiyacımız var’ dedi-2

Evet… Bir yazar ve yazdıklarından söz ediyorduk… Kaldığımız yerden devam edelim ama her okuyucuya tavsiyem, bu yazıdan önceki yazımın da dikkatlice okunması… Neden?

Nedeni okundukça anlaşılacak ve gereği yapıldıkça sorunlarımız çözülecektir.

Evet, istifade edilmesi ve gereklerinin bir an önce yapılması dualarımızla okuyalım…

“Bakalım bu işin 2. Etabı ne olacak? Bu kadarla kimse aşı-maşı olmaz. Biten bir salgının ne aşısı olacak. Niye Chip taktırsın insanlar. Peki, o zaman 5G ne olacak. 5G olmadan Humanoidler nasıl aktif olacak? Bu iş olmayacaksa ne gerek vardı o binlerce uyduya? Yüzyılın projesi, NEOM ne olacak? Bütün hayaller çöp mü olacak? Peki, ABD ne yapacak şimdi? Çin’e saldırıp biyolojik yoldan çözemediği sorunu konvansiyonel sistemlerle mi çözmeye çalışacak? 

Dünyada 200’e yakın ülke var. Bunların 57 tanesi Afrika’da. Yaklaşık 50 tanesi yoksul. Geriye kaldı 150 ülke. 50’ye yakın ülke turizmle ayakta duruyor. 30’a yakın ülkenin ekonomisi petrole dayalı. Ekonomi yavaşlayınca onlar da bu işten etkilenecektir. Geriye kaldı 70 ülke. Onların önemli bir kısmı AB ülkesi, ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Kore... Zaten 100 civarında ülkenin nüfusu 5 milyonun altında. Bunların bazıları Avrupa’da, bazıları Amerika’da, Asya’da, Latin Amerika’da, Arap yarımadasında…

G20 dediğiniz ülkeler; Almanya, ABD, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan… Türkiye’de de durum bilindiği gibi. AB dağılabilir, ABD dağılabilir. Rusya, Çin, Hindistan da öyle. Ne olacağı belli değil. ABD’de bir siyahinin polis tarafından öldürülmesi ile işler bir andan çığırından çıktı ve öfkeli kalabalıklar her tarafı yakıp yıkıyor, AVM’leri yağmalıyor. İster bu işin içindeki derin güçlerin istediği gibi olsun, isterse onların dediklerinin aksine bir sonuç gerçekleşsin, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ne o ülkelerin sınırları, ne rejimleri, ne de yönetici kadroları aynı kalacak. Hepsi değişecek. Uluslararası düzen ve örgütler de. Bu işin sonu ne olur?

Onu tahmin etmek zor. Çok fazla ihtimal var. Ama çok büyük ihtimalle bu sıkıntılar 2025’e kadar sürer. Bu süreyi tayin edecek esbab insanoğlunun göstereceği zekâ ve performansa bağlı. Yoksa gelecek günler geçen günleri aratabilir. Kargaşa hali, uzun süren belirsizlik de ayrı bir felaket olarak önümüze çıkabilir. Türkiye bu hengâmenin tam merkezinde olduğu gibi, aynı zamanda en şanslı ülkeler arasında. Risk de büyük, imkân da. Bir kıyamet savaşı çıkacaksa o da bu topraklarda yaşanacak. Yani tarihin nabzının attığı yerdeyiz.

Şimdi bizi bekleyen bir de “İstanbul depremi” var. Anadolu’nun depremle imtihanı İstanbul depremi ile bitmeyecek. Daha sırada Ege depremi var. İki kırım yaşanacak bir Akdeniz depremi var daha çok Kıbrıs’ı sallayacak olan. Ege depremi Yunanistan’ı da vuracak. Kıbrıs Mısır hattı, Suriye, Lübnan, Filistin ve Mısır’ı vuracak. Oradan dönecek, Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin üzerinden Anadolu’ya uzanan bir fay hattı var. Gavur Dağı’nın eteklerinden fay hattı Adıyaman’a doğru uzanıyor. Anadolu’nun depremle imtihanı uzun sürecek. İşgal altındaki Filistin toprakları batıda deniz tarafından, Güney’de Sina’dan, Doğu tarafından Ürdün-Suriye hattından vurulacak. Girit’teki depremle ilgili hareketlilik İstanbul’dan sonra Ege hattındaki kırılmanın daha hızlı gerçekleşebileceği yorumlarına sebeb oluyor. Bu süreçte toplumu sadece ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve sosyal travmalar değil, bir de teolojik travma bekliyor. Mehdi ve Mesih tartışmaları hep vardı, daha da artacak. Yahudi ve Hristiyan âleminin kehanetleri bitmek bilmiyor. Birileri Tanrıyı kıyamete zorlamak istiyor zaten. Bu süreçte AB, ABD, NATO gibi uluslararası örgütler dağılırsa herhalde Vatikan da dağılır. Zaten Kilise kaynaklı kehanetler “Vatikan” için “tarihin sonu”na işaret ediyor.”

Yazarımız bilinen bir yazar, meşhur bir yazar; Abdurrhman Dilipak. Ve yazının linki: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/iflas-32474.html

Yazarın ‘sonuç’ olarak bu yazdıklarına eyvallah da; bu yazarımız ve benzeri bütün yazarlarımız hep ‘sadece sonuçları’ yazıyorlar, ‘SEBEPLERİ’ yazan yok gibi, maalesef YOK! Hele bu ‘zalim düzene’ karşı ‘Adil Düzen’ gibi bir ‘çözüm’ üreten hiç ama HİÇ YOK!

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
11.06.2020
09:00


“Yeni bir iktisadi modele ihtiyacımız var” dedi -2-

Evet… Bir yazar ve yazdıklarından söz ediyorduk… Kaldığımız yerden devam edelim ama her okuyucuya tavsiyem, bu yazıdan önceki yazımın da dikkatlice okunması… Neden?


Nedeni okundukça anlaşılacak ve gereği yapıldıkça sorunlarımız çözülecektir.
Evet, istifade edilmesi ve gereklerinin bir an önce yapılması dualarımızla okuyalım…


“Bakalım bu işin 2. Etabı ne olacak? Bu kadarla kimse aşı maşı olmaz. Biten bir salgının ne aşısı olacak. Niye Chip taktırsın insanlar. Peki, o zaman 5G ne olacak. 5G olmadan Humanoidler nasıl aktif olacak? Bu iş olmayacaksa ne gerek vardı o binlerce uyduya? Yüzyılın projesi, NEOM ne olacak? Bütün hayaller çöp mü olacak? Peki, ABD ne yapacak şimdi? Çin’e saldırıp biyolojik yoldan çözemediği sorunu konvansiyonel sistemlerle mi çözmeye çalışacak?


Dünyada 200’e yakın ülke var. Bunların 57 tanesi Afrika’da. Yaklaşık 50 tanesi yoksul. Geriye kaldı 150 ülke. 50’ye yakın ülke turizmle ayakta duruyor. 30’a yakın ülkenin ekonomisi petrole dayalı. Ekonomi yavaşlayınca onlar da bu işten etkilenecektir. Geriye kaldı 70 ülke. Onların önemli bir kısmı AB ülkesi, ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Kore... Zaten 100 civarında ülkenin nüfusu 5 milyonun altında. Bunların bazıları Avrupa’da, bazıları Amerika’da, Asya’da, Latin Amerika’da, Arap yarımadasında…

G20 dediğiniz ülkeler; Almanya, ABD, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan… Türkiye’de de durum bilindiği gibi. AB dağılabilir, ABD dağılabilir. Rusya, Çin, Hindistan da öyle. Ne olacağı belli değil. ABD’de bir siyahînin polis tarafından öldürülmesi ile işler bir anda çığırından çıktı ve öfkeli kalabalıklar her tarafı yakıp yıkıyor, AVM’leri yağmalıyor. İster bu işin içindeki derin güçlerin istediği gibi olsun, isterse onların dediklerinin aksine bir sonuç gerçekleşsin, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ne o ülkelerin sınırları, ne rejimleri, ne de yönetici kadroları aynı kalacak. Hepsi değişecek. Uluslararası düzen ve örgütler de. Bu işin sonu ne olur?


Onu tahmin etmek zor. Çok fazla ihtimal var. Ama çok büyük ihtimalle bu sıkıntılar 2025’e kadar sürer. Bu süreyi tayin edecek esbab insanoğlunun göstereceği zekâ ve performansa bağlı. Yoksa gelecek günler geçen günleri aratabilir. Kargaşa hali, uzun süren belirsizlik de ayrı bir felaket olarak önümüze çıkabilir. Türkiye bu hengâmenin tam merkezinde olduğu gibi, aynı zamanda en şanslı ülkeler arasında. Risk de büyük, imkân da. Bir kıyamet savaşı çıkacaksa o da bu topraklarda yaşanacak. Yani tarihin nabzının attığı yerdeyiz.

Şimdi bizi bekleyen bir de ‘İstanbul depremi’ var. Anadolu’nun depremle imtihanı İstanbul depremi ile bitmeyecek. Daha sırada Ege depremi var. İki kırım yaşanacak bir Akdeniz depremi var daha çok Kıbrıs’ı sallayacak olan. Ege depremi Yunanistan’ı da vuracak. Kıbrıs Mısır hattı, Suriye, Lübnan, Filistin ve Mısır’ı vuracak. Oradan dönecek, Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin üzerinden Anadolu’ya uzanan bir fay hattı var. Gâvur Dağı’nın eteklerinden fay hattı Adıyaman’a doğru uzanıyor. Anadolu’nun depremle imtihanı uzun sürecek. İşgal altındaki Filistin toprakları batıda deniz tarafından, Güney’de Sina’dan, Doğu tarafından Ürdün-Suriye hattından vurulacak. Girit’teki depremle ilgili hareketlilik İstanbul’dan sonra Ege hattındaki kırılmanın daha hızlı gerçekleşebileceği yorumlarına sebep oluyor. Bu süreçte toplumu sadece ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve sosyal travmalar değil, bir de teolojik travma bekliyor. Mehdi ve Mesih tartışmaları hep vardı, daha da artacak. Yahudi ve Hıristiyan âleminin kehanetleri bitmek bilmiyor. Birileri Tanrı’yı kıyamete zorlamak istiyor zaten. Bu süreçte AB, ABD, NATO gibi uluslararası örgütler dağılırsa herhalde Vatikan da dağılır. Zaten kilise kaynaklı kehanetler Vatikan için ‘tarihin sonu’na işaret ediyor.”
Yazarımız bilinen bir yazar, meşhur bir yazar; Abdurrahman Dilipak. Ve yazının linki: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/iflas-32474.html


Yazarın ‘sonuç’ olarak bu yazdıklarına eyvallah da; bu yazarımız ve benzeri bütün yazarlarımız hep ‘sadece sonuçları’ yazıyorlar, SEBEPLERİ yazan yok gibi, maalesef YOK! Hele bu ‘zalim düzene’ karşı Adil Düzen gibi bir ‘çözüm’ üreten hiç ama HİÇ YOK!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

11 Haziran 2020



Reşat Nuri Erol
11.06.2020
09:01


MAKALEYİ SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

“Yeni bir iktisadi modele ihtiyacımız var” dedi-1-

Reşat Nuri Erol
11.06.2020
09:01


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1067

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1067. Hafta - 06 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1067. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

1067’inci SEMİNERDEN YORUMLAR

Süleyman Karagülle Hocamız, çalışmalarındaki yoğunluk sebebiyle ayrıca ‘Haftalık Yorum’ yazamamıştır; onun yerine 1067’inci seminer notlarından yorumlar demeti sunuyorum… RNE)

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-48

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-49

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 1

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 2

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 3

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 5

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 7. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)

***

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82)

***

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ

Va eTLu GaLaYHiM (Va eFGuL GaLaYHiM)

“Ve onlara tilavet et”

تِلْو toklu demektir. Tabi olma, peşine koşma, arkasından gelme, aksettirme anlamlarını almıştır. Sütten kesilen ve anasının peşinde koşan yavru demektir. Arkasından gitmek anlamındadır. Sonra aksettirme anlamına gelmiş ve başkasına okuma anlamı kazanmıştır. Kur’an’da تلو 63, تلل ise 1 defa geçer. Toplam 64 (26) eder.

Surede önce birinci Kur’an uygarlığı anlatılmıştır. Birinci Kur’an uygarlığını doğrudan oluşturan peygambere hitap edilmiş, sonra Tevrat uygarlığının doğması anlatılmıştır. Onu da anlatmaya Musa’ya hitap ederek başlamıştır. Şimdi bu iki uygarlığın kurucusu olan İbrahim uygarlığı anlatılacaktır. Burada onlara “İbrahim’in nebeini tilavet et” denilerek farklı bir giriş yapılmıştır.

Öncelikle buradaki onlar kimdir? Kime tilavet edilir? Kim onlara tilavet eder? Ne zaman tilavet edilir?

Geçmiş müfessirler işin kolayını bulmuşlar, Muhammed tilavet eder deyip geçerler. Bizim işimiz kolaylaşır. O tilavet etmiş, biz de okuyoruz, denilebilir.

Biz böyle anlamıyoruz. Eğer sadece Muhammed’e emir olsa ‘Ey Nebi! Sen tilavet et’ denir. Öyle denilmediğine göre bu emir kıyamete kadar bütün Kur’an ehline emirdir. Yani bize de emirdir. O halde buradaki عَلَيْهِمْ ‘deki هُمْ zamiri bugünkü Firavunlara ve onun taraftarlarına işaret etmiş olur.

Bizim görevimiz İbrahim’in haberini bugünkü insanlığa hatırlatmaktır.

نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

NaBaEa EiBRAvHİyMa (FaGaLa EiFGAvLİyMa)

“İbrahim’in nebeini.”

نَبَء doğurmadan evvel devenin memesinde görülen süttür. Doğuracağının habercisi olur. Sonra gelecekte olacak olaylar hakkında verilen bilgilere خَبَر denir. نَبِيّ tepe üzerinde oturan gözcüye denir. Geçmişten bilgi vermeye de نَبَء denir. ن belirsizliği, ب geçidi, ء de gücü ifade eder.

بره birden ortaya çıkan delildir. بَرْق şimşek anlamındadır. Nerde olduğunu bilmediğin karanlıkta şimşek çakar ortalık aydınlanır. Ben burada imişim dersiniz. Ondan sonra istediğiniz yere gidersiniz. بُرْهَان aynı zamanda başlangıç noktalarını belirleyen delildir. Kur’an’da  بره77, برء ise 31 defa geçer. Toplam 108 (22*33) ederب geçit, ر tekrar, ه harfi ‘o’ anlamında zamirdir.

Nuh Peygamber ilk kavmî devleti kurmuştur.

Onun torunlarından olan İbrahim Peygamber, bu Mısır uygarlığı ile gelişmiş olan kavmî devlet uygarlığını tüm beşeriyete yayma görevi ile görevlendirilmiştir.

İshak’ın oğulları medeniyeti oluşturmaya, İsmail’in oğullarından gelen Muhammed de bu oluşmayı tamamlama görevi ile görevlendirilmiştir.

Peygamber İbrahim’in Katura’dan olan dört oğlu Hindistan’a gitmiş, Brahmanizmi (İbrahim’in dini) oluşturmuşlardır. Musa’nın şeriatından nasıl Hristiyanlık doğmuşsa, Brahman şeriatından da Budizm dini doğmuştur. Bugün yeryüzünde var olan dört büyük dinin kurucuları Peygamber İbrahim’in çocuklarıdır.

Böylece İbrahim Peygamber beşeri uygarlığın kurucusudur. Nuh Peygamber oluşturucu, İbrahim Peygamber ise bu oluşan uygarlığı beşeri uygarlığa dönüştürücüdür.

YORUM

Kur’an uygarlığı ve Tevrat uygarlığı yazılı uygarlıktır. Daha önceki uygarlıkta da yazı vardır. Ancak yazı peygamberlerin ifadelerini içerir. Onların kitapları bizim hadis kitapları gibidir. Manaları Allah tarafından vahyolunur. Sözleri ise peygamberlerin kendilerine aittir. İlk olarak Tevrat sonra da Kur’an şeriat kitabı olarak Allah’ın kelamını içerir. İncil de Allah’ın kelamıdır ancak İncil şeriat kitabı değildir.

Bununla beraber İbrahim Musa’ya Tevrat’ın bir kısmını bırakmıştır. Yani İbrahim’e de Allah’tan sahifeler inzal edilmiş ancak bunlar şeriat olmamıştır.

Bu surede bu iki peygamberin kıssaları anlatıldıktan sonra İbrahim Peygamber anlatılmaya başlanır. İkinci binyıl Kur’an uygarlığı Tevrat ve Kur’an’ın oluşturduğu iki uygarlığın sentezinden oluşacaktır. Brahmanizm’in ve Budizm’in kitaplarından ne kadar yararlanacağımız bilinmemektedir.

Akevler, Bin Dil Üniversitesi vesilesiyle dört büyük dinin temsilcilerini İstanbul’da toplayıp Kur’an’ın bu surede anlattıklarını onlara tebliğ ederek ÜÇÜNCÜ BINYIL ORTAKLIK UYGARLIĞININ oluşmasında onları da davet etmelidir.

Öz Türkçe ile:

“Ve onlara İbrahim’in öyküsünü aktar.”

Kur’an kelimeleri ile:

Ve onlara İbrahim’in nebeini tilavet et.

Va eTLu GaLaYHiM NaBaEa EiBRAvHİyMa

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

***


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
11.06.2020
09:02


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
11.06.2020
09:02


https://webtv.akittv.com.tr/turkiyenin-secimi/islam-ekonomisinin-temelleri-11959 

"ADİL DÜZEN ÇALIŞANI" OLARAK KATILDIĞIM VE "ADİL DÜZEN"İ ANLATTIĞIM PROGRAM...



Reşat Nuri Erol
11.06.2020
13:07


Reşat Nuri Erol
14.06.2020
13:49


Yorumlar

(2)

Abdurrahman Serdar - DUZENİN Ayartmasından ve Hırpalamasından ve de ihtırasından kurtulsa da Müsluman

Aydını geçinenler, İLAHİYAT PROF.lari Müslümanin "zühr-ü ahiri veya şefaati ..." ile UCUZ ve kolay şöhret yolundan tavsayıp (vazgeçip), İSLAMIN CEMİYETE HAYAT VEREN müessese ve

kurallarına kafa yorsalar, İslamın EKONOMİK ve SOSYAL dengeye Sağladiği fayda ve imkanları

ORTAYA KOYABİLSELER, alinteri dökebilseler (hiç olmazsa, Prof Recep Yeniçeri kadar). HOMO-İSLAMIKUS (ve CEMİYETE FEDAKARUS) Modeli ortaya koyabilse ve bir

İSLAM DAVOSU Peyda edebilseler İSLAMIN Kapışılacağı bir dönemde yaşıyoruz. BUNUN için

Önce Ahlak ve Maneviyat ve FEDAKARLİK demek gerekiyor.

Hb - Zülfiyara dokunan yok.




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-5
8.8.2020 73 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 08:42
Süleyman Karagülle
Partiler
6.8.2020 66 Okunma
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.8.2020 97 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-4
6.8.2020 105 Okunma
5 Yorum 07.08.2020 13:20
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-3
5.8.2020 108 Okunma
5 Yorum 05.08.2020 15:10
Süleyman Karagülle
Kadın Hakları
4.8.2020 111 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 20:47
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2
4.8.2020 127 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 07:23
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-5
3.8.2020 78 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 15:30
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-4
31.7.2020 115 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Süleyman Karagülle
İnsanı yaşatma kaygısı
31.7.2020 99 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar'ın çıkmazı ve Çözüm
30.7.2020 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ÇÖZELİM mi?
30.7.2020 218 Okunma
7 Yorum 01.08.2020 18:23
Süleyman Karagülle
İNKILAPLARIN ETKİLERİ
28.7.2020 84 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Fitne
28.7.2020 188 Okunma
Süleyman Karagülle
İnkılaplar
28.7.2020 87 Okunma
Özer Ataç
Deli ve Dahi
28.7.2020 129 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Cahiliyye
28.7.2020 157 Okunma
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.7.2020 384 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Süleyman Karagülle
Ortaylı ve Koru
27.7.2020 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.7.2020 164 Okunma
4 Yorum 27.07.2020 07:36
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-3
26.7.2020 118 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 4
26.7.2020 221 Okunma
9 Yorum 26.07.2020 19:22
Süleyman Karagülle
İktidar
25.7.2020 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Davetli Cuma
24.7.2020 129 Okunma
Süleyman Karagülle
Mısır
23.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 23.07.2020 21:49
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 235 Okunma
4 Yorum 23.07.2020 11:04
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-2
23.7.2020 177 Okunma
Süleyman Karagülle
Şiddet kullanma, tecavüz etme
21.7.2020 132 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.7.2020 209 Okunma
4 Yorum 21.07.2020 08:28
Süleyman Karagülle
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM, RECEP TAYYİP ERDOĞAN
21.7.2020 151 Okunma
Süleyman Karagülle
RÜYA
21.7.2020 130 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
20.7.2020 118 Okunma
Süleyman Karagülle
Beraberlik
20.7.2020 121 Okunma
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.7.2020 238 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Süleyman Karagülle
Hükümler
20.7.2020 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1
20.7.2020 213 Okunma
4 Yorum 20.07.2020 12:05
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-1
19.7.2020 254 Okunma
1 Yorum 28.07.2020 07:58
Süleyman Karagülle
Hakem kararı
19.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 20.07.2020 11:10
Süleyman Karagülle
Ayasofya medrese olsun
19.7.2020 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5
19.7.2020 239 Okunma
6 Yorum 19.07.2020 10:35
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4
18.7.2020 308 Okunma
5 Yorum 18.07.2020 10:00
Süleyman Karagülle
15 Temmuz
17.7.2020 236 Okunma
1 Yorum 17.07.2020 14:12
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3
17.7.2020 304 Okunma
5 Yorum 17.07.2020 06:47
Lütfi Hocaoğlu
Kuran'ı mehcur edinmek
16.7.2020 254 Okunma
1 Yorum 16.07.2020 17:39
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2
16.7.2020 277 Okunma
4 Yorum 16.07.2020 15:30
Hüseyin Bağdatlı
15 TEMMUZ İHANETİ
15.7.2020 135 Okunma
Süleyman Karagülle
İstiklal Savaşı
14.7.2020 197 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-1
14.7.2020 339 Okunma
3 Yorum 14.07.2020 10:09
Süleyman Karagülle
Ayasofya
12.7.2020 388 Okunma
1 Yorum 13.07.2020 11:51
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 5
12.7.2020 253 Okunma
3 Yorum 12.07.2020 12:54