Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 7
1.7.2020
365 Okunma, 5 Yorum

 

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 7

Niçin yok İslam ekonomisi?” dedi, hem de yazısının daha başlığında! Kim?

Yine aynı gazete yani KARAR gazetesindeki bir yazar olan Yusuf Ziya Cömert.

Soğuk savaş döneminde okuduğu “İslam ekonomisi” kitaplarından söz etmiş ama her nedense İslam Ekonomisi-Adil Ekonomik Düzen”den yine söz etmemiş; acaba neden?!.

Zaten bir okuyucusunun da dikkatini özellikle bu durum çekmiş ve o da şu yorumu yazmış: “50 yıl “İslam Ekonomisi - Adil Ekonomik Düzen”i anlatmış, Refahyol Hükümeti'nde kokusu mesabesinde uygulamış Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Millî Görüş'ü pas geçmek hangi kompleksinizin ürünü acaba sayın yazar...” (İ. Yıldız)

Bu arada bizzat yazarın kendisi de yazısının en sonunda kendince “sonuç” denebilecek hüküm cümlesini koymuş; okuyalım: “Bu kitabın ana fikrinden hareketle tekrar vurgulayabiliriz ki, ahlak ortalıkta görünmediği için bir İslam ekonomisi de göremiyoruz.”

Millî Görüş Hareketi, yarım yüzyıl öncesinde, “Önce Ahlak ve Maneviyat” ana prensibi ile yola çıktı, sayın yazar o zamandan beri hayattaydı, olanı biliyor ama diğer KARAR yazarları gibi o da görmemezlikten-duymamazlıktan-bilmemezlikten geliyor!

Yazar yazısına şu cümlelerle başlamış “İslam bir ekonomik model öneriyor mu? Soğuk savaş döneminde yetişmiş bir kuşak olarak bu sorunun cevabını aradık tabii.

Sonra sırasıyla okuduğu kitapları sıralamış; şöyle…

“İçinde ‘İslam’ ve ‘Ekonomi’ kelimeleri bir arada geçen, benim bildiğim ilk kitap Prof. M. A. Mannan’ın “İslam Ekonomisi” kitabıydı. / Aklımız erdiğince okuduk. En azından, ‘bizim de bir ekonomimiz var’ diyebilecek duruma geldik.

“Okuduğum ikinci ‘ekonomi’ kitabı, Sezai Karakoç’un “İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü”dür. / Benim bildiğim ilk Türkçe ‘İslam ekonomisi’ kitabı bu. / Hacmi küçük, ama Müslüman bir toplumda ekonominin nasıl anlaşılması gerektiğini öğretmesi bakımından çok önemli. / Oradan başlarsanız doğru yönde yolunuza devam edersiniz.

“Devam edildi mi? Yani, Müslüman bir toplumun ekonomik ilişkileri üzerinde sonraki dönemlerde esaslı çalışmalar yapıldı mı? Ya yapılmadı, ya da benim haberim olmadı.”

Evet, sayın yazar böyle devam etmiş ama daha 1960’lı yılların sonunda yayınladığımız “İslamiyet ve Ekonomik Doktrinler” kitabımızdan ve elli yıldır yayımladığımız diğer “İslam Ekonomisi” kitaplarımızdan haberdar olmadığı gibi… Sonrasında, bugüne kadar yarım yüzyıldır sürdürmekte olduğumuz “Adil Ekonomik Düzen” çalışmalarından ve 54. Hükümet’teki “Adil Ekonomik Düzen”in gölgesi mesabesindeki, Cumhuriyet tarihimizin en başarılı uygulamalardan da haberdar olamamış! Neyse, yazarı okumaya devam edelim…

“Sonra Muhammed Bakır es-Sadr’ın “İslam Ekonomi Doktrini” çıktı. / Çok hacimliydi. Çok ayrıntılıydı. Bir süre meşk ettiysem de okumaya gözüm kesmedi. Bir ipucuna rastlasaydım aradığımı bulabileceğime dair belki okurdum tamamını. / (Prof. Sabahattin Zaim’in 40-50 sayfalık “İslam ve İktisadi Nizam” diye bir kitabı vardı. Bu kitap da hacmiyle kıyaslanmayacak derecede tatminkârdı.) Neydi, İslam’ın ekonomisinin temel ilkesi? İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü’nden aktaracağım birkaç cümle bir fikir verebilir.

“İslam, yaşadığımız hayatı ebediliğe göre ayarlar. Ekonomi, bu hayatın çerçevesini doğrudan doğruya aşma durumunda değildir.

İslam, bazı Marksist veya kapitalist ekonomistlerin sandığı gibi sadece ekonomik bir doktrin değildir. Sadece bir inanış da değildir. Bir ekonomi anlayışı, tutumu ve çerçevesi de olan bir dünya görüşü, yaşayış ve medeniyet tarzıdır.”

Kapitalizme göre, mülkiyet, mutlak anlamda tek kişiye aittir. Her kişi, kendi başına ‘mal’ı ele geçirdikten sonra da başkasının gölgesini bile ondan uzak tutmak ister. Bunun, “başkaları cehennemdir” görüşünden en ufak bir farkı yok.”

Komünizmde ise, cehennem bizzat insandır. Komünizm, diliyle mülkiyeti reddederken, kalbiyle mülkiyeti o kadar yüceltiyor ki, tek insanı ona layık ve ona sahip olmaya ehil görmüyor.”

(DEVAMI VAR; çünkü -bugünlerde- konu giderek daha da önem kazanıyor!)

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
01.07.2020
09:20

LLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/4937668/resat-nuri-erol/yazar-ve-herkes-bu-konulara-neden-ilgisiz-7

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? -7-

“Niçin yok İslam ekonomisi?” dedi, hem de yazısının daha başlığında! Kim?
Yine aynı gazete yani KARAR gazetesindeki bir yazar olan Yusuf Ziya Cömert.
Soğuk savaş döneminde okuduğu “İslam ekonomisi” kitaplarından söz etmiş ama her nedense İslam Ekonomisi-Adil Ekonomik Düzen’den yine söz etmemiş; acaba neden?!


Zaten bir okuyucusunun da dikkatini özellikle bu durum çekmiş ve o da şu yorumu yazmış: “50 yıl İslam Ekonomisi-Adil Ekonomik Düzen’i anlatmış, Refah-Yol Hükümeti'nde kokusu mesabesinde uygulamış Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Millî Görüş'ü pas geçmek hangi kompleksinizin ürünü acaba sayın yazar...” (İ. Yıldız)


Bu arada bizzat yazarın kendisi de yazısının en sonunda kendince “sonuç” denebilecek hüküm cümlesini koymuş; okuyalım: “Bu kitabın ana fikrinden hareketle tekrar vurgulayabiliriz ki, ahlak ortalıkta görünmediği için bir İslam ekonomisi de göremiyoruz.”

Millî Görüş hareketi, yarım yüzyıl öncesinde, “Önce Ahlak ve Maneviyat” ana prensibi ile yola çıktı, sayın yazar o zamandan beri hayattaydı, olanı biliyor ama diğer KARAR yazarları gibi o da görmemezlikten-duymamazlıktan-bilmemezlikten geliyor!


Yazar yazısına şu cümlelerle başlamış: “İslam bir ekonomik model öneriyor mu? Soğuk savaş döneminde yetişmiş bir kuşak olarak bu sorunun cevabını aradık tabii.”
Sonra sırasıyla okuduğu kitapları sıralamış; şöyle…
“İçinde ‘İslam’ ve ‘ekonomi’ kelimeleri bir arada geçen, benim bildiğim ilk kitap Prof. M. A. Mannan’ın İslam Ekonomisi kitabıydı. / Aklımız erdiğince okuduk. En azından, ‘bizim de bir ekonomimiz var’ diyebilecek duruma geldik.


Okuduğum ikinci ‘ekonomi’ kitabı, Sezai Karakoç’un İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü’dür. / Benim bildiğim ilk Türkçe ‘İslam ekonomisi’ kitabı bu. / Hacmi küçük, ama Müslüman bir toplumda ekonominin nasıl anlaşılması gerektiğini öğretmesi bakımından çok önemli. / Oradan başlarsanız doğru yönde yolunuza devam edersiniz.

Devam edildi mi? Yani, Müslüman bir toplumun ekonomik ilişkileri üzerinde sonraki dönemlerde esaslı çalışmalar yapıldı mı? Ya yapılmadı, ya da benim haberim olmadı.”
Evet, sayın yazar böyle devam etmiş ama daha 1960’lı yılların sonunda yayınladığımız İslamiyet ve Ekonomik Doktrinler kitabımızdan ve elli yıldır yayımladığımız diğer İslam Ekonomisi kitaplarımızdan haberdar olmadığı gibi… Sonrasında, bugüne kadar yarım yüzyıldır sürdürmekte olduğumuz Adil Ekonomik Düzen çalışmalarından ve 54. Hükümet’teki Adil Ekonomik Düzen’in gölgesi mesabesindeki, Cumhuriyet tarihimizin en başarılı uygulamalardan da haberdar olamamış! Neyse, yazarı okumaya devam edelim…


“Sonra Muhammed Bakır es-Sadr’ın İslam Ekonomi Doktrini çıktı. / Çok hacimliydi. Çok ayrıntılıydı. Bir süre meşk ettiysem de okumaya gözüm kesmedi. Bir ipucuna rastlasaydım aradığımı bulabileceğime dair belki okurdum tamamını. / (Prof. Sabahattin Zaim’in 40-50 sayfalık İslam ve İktisadi Nizam diye bir kitabı vardı. Bu kitap da hacmiyle kıyaslanmayacak derecede tatminkârdı.) Neydi, İslam’ın ekonomisinin temel ilkesi? İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü’nden aktaracağım birkaç cümle bir fikir verebilir.
“İslam, yaşadığımız hayatı ebediliğe göre ayarlar. Ekonomi, bu hayatın çerçevesini doğrudan doğruya aşma durumunda değildir.


İslam, bazı Marksist veya kapitalist ekonomistlerin sandığı gibi sadece ekonomik bir doktrin değildir. Sadece bir inanış da değildir. Bir ekonomi anlayışı, tutumu ve çerçevesi de olan bir dünya görüşü, yaşayış ve medeniyet tarzıdır.
Kapitalizme göre, mülkiyet, mutlak anlamda tek kişiye aittir. Her kişi, kendi başına ‘mal’ı ele geçirdikten sonra da başkasının gölgesini bile ondan uzak tutmak ister. Bunun, ‘başkaları cehennemdir’ görüşünden en ufak bir farkı yok.
Komünizmde ise, cehennem bizzat insandır. Komünizm, diliyle mülkiyeti reddederken, kalbiyle mülkiyeti o kadar yüceltiyor ki, tek insanı ona layık ve ona sahip olmaya ehil görmüyor.” (DEVAMI VAR; çünkü -bugünlerde- konu giderek daha da önem kazanıyor!)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

01 Temmuz 2020


Reşat Nuri Erol
01.07.2020
09:21


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1070

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1070. Hafta - 27 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1070. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

KRİZDEN ÇIKMAK İÇİN NE YAPILMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 2

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 3

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 4

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 5

KoronaVirüs Operasyonu, maske, ekonomi vs.

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 6

Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-1

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 10. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa (FagGaLaT FaGLu FuGLiN eLMuFGaLİyNa)

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

كِذْب kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da “kizb” denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapçada yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır. ك oluşmayı, ذ işareti, ب geçidi gösterir.

نَوْح rüzgâr estiğinde uğultu çıkaran dağdır. Sonra ölü üzerine ağlayan kadınlara نَوَّاحَة denmiştir. Tufanı bekleyen Nuh (AS)’un feryatları bir نَوَّاحَة olmuş ve bundan dolayı bu ismi almıştır.

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

Bu surede uygarlığı getiren peygamberler anlatılır. Önce Kur’an’ı getiren Muhammed Peygamber, sonra Musa ile İbrahim Peygamberler anlatılır.

Kur’an, beşerî düzenin kitabıdır. İbrahim Peygamber de beşeri düzenin peygamberidir. Nuh Peygamber ise beşeri düzeni kavim olarak ilk getiren peygamberdir. Üçüncü olarak bu peygamberi anlatır.

Nuh Tufan’ının yeryüzünün tümünde olduğu zannedilir. Oysa Kur’an Nuh kavminden bahseder, insanlıktan veya yeryüzünden bahsetmez. Nuh Tufanı Fırat ve Dicle’nin bulunduğu ovalarda gerçekleşir. Yeryüzünün tamamıyla ilgisi yoktur, olamaz.

Kur’an burada tekzip fiilini kullanır. Yani yalanlama bir defa olmaz, uzun zaman, defalarca tekerrür eder. Kur’an’da Ad ve Semud kavimlerinden bahsedilir ama Nuh kavmi için “Nuh’un kavmi” der ve kavmin ismini söylemez. Nuh kavmi Sümerler ile yerli halklardan oluşan kavimdir. Sümerler Türk ırkındayken yerli halk ise Arap ırkındandır. Bunların karışımından Nuh kavmi oluşmuştur. Fırat ve Dicle vadilerini işgal eden Sümerler oraya baraj tekniğini getirmişlerdir. Sulama tarımı büyük bir bolluk getirmiştir. Nehirlerin kenarları kalabalıklaşmış ve kentler oluşmuştur. Kentler farklı ırklara mensup olanlarla oluşmuş ve böylece yeni bir kavim ortaya çıkmıştır. Nuh kavmi deyince yalnızca kendi hayatındaki kavmi değil, kendisinden sonra gelecek Mezopotamyalı peygamberlerin kavmi olan ve yeryüzünde ilk medeniyeti kuran kavim anlaşılmaktadır. Bu medeniyetlerin ortak vasfı Sümer yazısını kullanmalarıdır. Dilleri değişmiştir ama yazıları hep Sümerce olarak kalmıştır.

Aslında ilk uygarlığı kuranlar Araplar ve Türklerdir. İlk uygarlık yazısı ise Sümer yazısı yani Türklerin yazısıdır. “Nuh’un kavmi” denip Mürselleri tekzip ettikleri ifade edilir. “Mürsel” kurallı erkek çoğuldur, topluluğu ifade eder. Bununla Mezopotamya uygarlıklarının peygamberleri kastedilmiş olur.

YORUM

Bu surede Kur’an’ın nazil olduğu peygamberden, Musa peygamberden ve İbrahim peygamberden bahsetmiştir. Şimdi Nuh kavmi ile birlikte diğer peygamberlere geçer. Buradaki bu ayet, yalnızca bu bölümden değil, bundan sonra gelecek olan Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberlerden de ayrı ayrı bahseder. Mürsel olan ve ortak görevli olan peygamberler bunlardır. Bu bölümde yalnızca Nuh Peygamber anlatılır.

Üçüncü bin yıl uygarlığının merkezinde Sümer uygarlığı vardır. Bunun sebebi Sümer uygarlığının yerel yönetimli bir uygarlık olmasındandır. Bugünkü uygarlık da Sümer uygarlığı gibi yerel uygarlıktır.

Merkezi uygarlıklarda önce merkez oluşur, merkez büyür, parçalanır ve yerel yönetimler doğar. Yani yerel yönetimleri merkez kurar. Sümer uygarlığında ise önce merkez değil, yerel yönetimler oluşmuş, sonra bu yönetimler birleşerek merkezleri oluşturmuşlardır. Bugünkü üçüncü binyıl uygarlığında da önce semtler oluşacaktır. Sonra semtlerin birleşmesiyle bucaklar, iller, ülkeler ve insanlık oluşacaktır.

Buradaki الْمُرْسَلِينَ kelimesinin böylesine derin manası vardır.

Öz Türkçe ile:

“Nuh’un ulusu gönderilenleri yalanladı.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

***


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
01.07.2020
09:22


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...




Reşat Nuri Erol
01.07.2020
12:43


Yaklaşık 41.200 sonuç bulundu (0,38 saniye) 
Reşat Nuri Erol
01.07.2020
16:04


Yorumlar

(1)
01

iyildiz - Reşat Nuri Erol abi, bu adamları muhatap alarak onlara değer atfediyorsunuz ama bu aşağılık kompleksine girmiş adamları muhatap almanıza değmez... Zaten bir şeyden anlasalardı MİLLİ GÖRÜŞçü olurlardı... Ki ADİL DÜZENi anlasınlar... Biz işimize bakalım...

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme01 Temmuz 14:28





YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-5
8.8.2020 72 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 08:42
Süleyman Karagülle
Partiler
6.8.2020 65 Okunma
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.8.2020 97 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-4
6.8.2020 105 Okunma
5 Yorum 07.08.2020 13:20
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-3
5.8.2020 108 Okunma
5 Yorum 05.08.2020 15:10
Süleyman Karagülle
Kadın Hakları
4.8.2020 111 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 20:47
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2
4.8.2020 127 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 07:23
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-5
3.8.2020 78 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 15:30
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-4
31.7.2020 115 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Süleyman Karagülle
İnsanı yaşatma kaygısı
31.7.2020 99 Okunma
Süleyman Karagülle
Dolar'ın çıkmazı ve Çözüm
30.7.2020 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ÇÖZELİM mi?
30.7.2020 218 Okunma
7 Yorum 01.08.2020 18:23
Süleyman Karagülle
İNKILAPLARIN ETKİLERİ
28.7.2020 84 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Fitne
28.7.2020 188 Okunma
Süleyman Karagülle
İnkılaplar
28.7.2020 87 Okunma
Özer Ataç
Deli ve Dahi
28.7.2020 129 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Cahiliyye
28.7.2020 157 Okunma
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.7.2020 384 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Süleyman Karagülle
Ortaylı ve Koru
27.7.2020 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.7.2020 164 Okunma
4 Yorum 27.07.2020 07:36
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-3
26.7.2020 118 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 4
26.7.2020 221 Okunma
9 Yorum 26.07.2020 19:22
Süleyman Karagülle
İktidar
25.7.2020 116 Okunma
Süleyman Karagülle
Davetli Cuma
24.7.2020 129 Okunma
Süleyman Karagülle
Mısır
23.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 23.07.2020 21:49
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 234 Okunma
4 Yorum 23.07.2020 11:04
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-2
23.7.2020 177 Okunma
Süleyman Karagülle
Şiddet kullanma, tecavüz etme
21.7.2020 131 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.7.2020 209 Okunma
4 Yorum 21.07.2020 08:28
Süleyman Karagülle
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM, RECEP TAYYİP ERDOĞAN
21.7.2020 151 Okunma
Süleyman Karagülle
RÜYA
21.7.2020 130 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
20.7.2020 118 Okunma
Süleyman Karagülle
Beraberlik
20.7.2020 120 Okunma
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.7.2020 238 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Süleyman Karagülle
Hükümler
20.7.2020 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1
20.7.2020 213 Okunma
4 Yorum 20.07.2020 12:05
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-1
19.7.2020 254 Okunma
1 Yorum 28.07.2020 07:58
Süleyman Karagülle
Hakem kararı
19.7.2020 185 Okunma
2 Yorum 20.07.2020 11:10
Süleyman Karagülle
Ayasofya medrese olsun
19.7.2020 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5
19.7.2020 238 Okunma
6 Yorum 19.07.2020 10:35
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4
18.7.2020 308 Okunma
5 Yorum 18.07.2020 10:00
Süleyman Karagülle
15 Temmuz
17.7.2020 236 Okunma
1 Yorum 17.07.2020 14:12
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3
17.7.2020 304 Okunma
5 Yorum 17.07.2020 06:47
Lütfi Hocaoğlu
Kuran'ı mehcur edinmek
16.7.2020 252 Okunma
1 Yorum 16.07.2020 17:39
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2
16.7.2020 276 Okunma
4 Yorum 16.07.2020 15:30
Hüseyin Bağdatlı
15 TEMMUZ İHANETİ
15.7.2020 135 Okunma
Süleyman Karagülle
İstiklal Savaşı
14.7.2020 197 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-1
14.7.2020 338 Okunma
3 Yorum 14.07.2020 10:09
Süleyman Karagülle
Ayasofya
12.7.2020 388 Okunma
1 Yorum 13.07.2020 11:51
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 5
12.7.2020 253 Okunma
3 Yorum 12.07.2020 12:54