Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020
184 Okunma, 0 Yorum

                                                       BİZ KİMİZ?

Belki de bu yüzyılda en büyük  bilimsel araştırmalar ‘’ Evren nasıl oluştu?’’ ve ‘’Beyin nasıl işler?’’ sorularının cevaplarını bulmak için yapılıyor.İnsanlar hafıza, bilinç, öğrenme, duygu ve özgür irade ile ilgili önemli sorulara cevaplar arıyorlar.Beyin araştırmalarında artık sadece beyin hastalıklarının nedeni aranmıyor;bizi biz yapan şeylerin neler olduğu da araştırılıyor. Aslında kendimizi aradığımız bir süreç devam ediyor.

       Beyin, nöron adı verilen sinir hücrelerinden yapılmıştır.Yaklaşık 1,5 kilogram ağırlığındadır ve 100 milyar nöron içerir.Tüm bu milyarlarca nöronun etkileşiminin  ürünü  “zihin”dir. Nasıl ki böbrekler idrar üretiyorsa,beyin de, Jacob Moleschott'ın açıkça söylediği gibi ‘’zihin’’ üretir.

           

Beynimizde nöronların 10 katı kadarda glial hücreler bulunur.Önceleri bu hücrelerin sadece nöronları bir arada tutmak için orada oldukları düşünülüyordu.(glia=glue:yapıştırıcı) Ancak son araştırmalar, insanların diğer bütün organizmalardan  daha fazla sahip olduğu bu hücrelerin,kimyasal mesajların aktarılması ve dolayısıyla uzun süreli hafızanın oluşumu dahil tüm beyin süreçleri için çok önemli olduğunu göstermektedir. Bu durum Einstein’ın beyninin neden alışılmadık derecede çok sayıda glial hücre içerdiği sorusuna cevap veriyor.

 

            Düşündüğümüz,yaptığımız ve yapmaktan uzak durduğumuz her şey beyin tarafından belirlenir.Bu muhteşem makinenin yapısı potansiyelimizi,sınırlamalarımızı ve karakterlerimizi belirler; biz aslında beyinlerimiz kim olduğumuzu söylüyorsa O kişiyizdir.

 

            Beyin üzerine yapılan tartışmalarda,insanların kökeni çoğunlukla gizemli olan bazı sözde gerçekler hakkında nasılda kolayca ikna edilebildiklerini görüyoruz.

            Örneğin,beynimizin sadece % 10'unu kullandığımız efsanesi; ya da, sağ beyinli veya sol beyinli olduğumuz gibi.Aynı şey, milyonlarca beyin

hücremizin her gün öldüğü iddiası içinde geçerlidir.Hepsi uydurma ya da çarpıtılmış bilgiler.Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre; halkın üçte ikisi ve fen bilgisi öğretmenlerinin neredeyse yarısı bu yanlış %10 efsanesine  inanmaktadır.Türkiye’de de oranların aynı olduğuna inanıyorum.Bu efsanenin kaynağı bildiğimiz  kadarıyla 1890'lara dayanıyor.Amerikan psikolojisinin babası William James, ''Çoğumuz  zihinsel potansiyelimizi kullanmıyoruz ''demiş.James bunu insanlara

hayatlarında daha iyi şeyler yapabileceklerini ,daha çok zihinsel çaba harcarlarsa  daha başarılı olabileceklerini göstermek için bir meydan okuma olarak söylemiş. Ancak bu söz insanların aklında yanlış bir şekilde yeretmiş

Bu yüzde 10 teorisini basitçe çürütmek gerekirse,şöyle bir akıl yürütme yapabiliriz. Eğer insan vücudunda herhangi bir organ uzun süre kullanılmazsa körelir ve kaybolur.Örneğin sağ kolunuzu bir sakatlıktan dolayı uzun süre kullanmazsanız önce kaslarınız erimeye başlar,sonra bağ dokularınız ve kemikleriniz.Bu vücudun yaptığı bilinçli bir savunma mekanizmasıdır.Eğer vücutta atıl bir organ varsa ona daha fazla besin ve oksijen gitmemelidir.Önce kan dolaşımı yavaşlar,besin ve oksijen iletimi azalır ve kaynakların verimli kullanımı ilkesi gereğince organ kayıpları yaşanabilir.

Aynı durum beynimiz için de geçerlidir.Eğer nöronlarımızın büyük bir kısmı hiç kullanılmazsa,yüzde on teorisine göre yüzde doksan, çoğumuzda kullanılmayan nöronlar vardır ve gereksiz duruma düşerler.Nihayetinde de boşta kalan nöronlar kısa sürede körelip kaybolurlar.Bu durumda da şu anki beyin hacmimizin onda biri kadar bir beyne sahip olurduk!Oysa ki şu an neredeyse hiçbir insanda böyle bir eksiklik söz konusu bile değildir.

 

Beynimizle ilgili ilginç sayılar var.Örneğin, Kemirgen ve köpek beyinleri toplam vücut enerjilerinin %5'ini tüketir. Maymun beyinleri vücut enerjilerinin %10 unu kullanır.

            Fakat vücut kütlesinin sadece %2'si olan yetişkin bir insan beyni, insan vücudunun çalışmak ve hayatta kalmak  için ihtiyaç duyduğu günlük glikozun % 20'sini tek başına  tüketir.Çocuklarda bu rakam % 50 ve bebeklerde % 60'tır.O  yüzden bu gruplarda öğrenme süreci çok hızlıdır ve  bunların beyin gelişimi için beslenme çok önemlidir.İnsanlardaki bu rakamlar beyin büyüklüğüne göre beklenenden çok daha fazladır!İnsan beyni yaklaşık 1,5 kilogram, fil beyni 5 kg ve balina beyni 9 kg ağırlığındadır. Fakat insanlar diğer türlerden daha fazla nörona sahiptir.Bu nöron fazlalığı bizi bu kadar akıllı yapan şey gibi duruyor.Şok edici sayıda hücre ve bağlantı (100000000000*10000) o kadar verimli çalışır ki, tipik bir beynin enerji tüketimi on beş watt’lık bir ampülün tüketimini geçmez.

Yakın tarihli bir hesaplamaya göre,seksen yıllık bir ömür boyunca tek bir beynin toplam enerji faturası, bugünkü oranlarda 8000 TL'yi aşmayacaktır.

 

            Kesinlikle ne böylesine makul fiyatlı bir bilgisayar satın alabilirsiniz,ne de böylesine uzun süre çalışacak bir makine vardır.Yalnızca 8000 TL’ye ömür boyu yüz milyar nöronu çalıştırabilirsiniz! Ve kafatasınızın içinde , görüntüleri ve çağrışımları şimdiye kadar üretilmiş herhangi bir bilgisayardan daha iyi işleyebilen paralel devrelere sahip fevkalade  verimli bir makine ile  donatılmış olarak  dünya’ya geliyorsunuz.

           

Tamam,beynimizle ilgili herşey harika!Fakat herhangi bir sınırlamamız yok mu?

Evet var!,

Maksimum verim için hücrelerin % 1 ila % 16'sı herhangi bir anda aktif olmalı.Bu, bilinçli olmak  ve hayatta kalmak için sürekli uymak  zorunda olduğumuz enerji limitidir.Kaynakları koruma ihtiyacı, beyin operasyonlarının çoğunun bilinç dışında gerçekleşmesinin sebebidir.

 

Bu yüzden aynı anda bir çok işi yapmaya çalışmak çok yanlıştır. Bırakın üç ya da beş işi,aynı anda iki şeyi yapacak enerjiden bile yoksunuz aslında!

Bunu denediğimizde ise her bir işi dikkatimizi tam olarak verdiğimiz işlerden daha kötü yapıyoruz.(Sayılar bize karşı!)

Yani dikkatli olun! Ders çalışırken veya bir problemi çözmeye çalışırken,müzik dinlemek, TV izlemek tamamen zaman kaybıdır.Tek bir şeye odaklanın ve mümkün olduğunca konsantre olun!

 

BEYİN ARAŞTIRMALARI NEDEN ÇOK ÖNEMLİ?

Öncelikle, işitme ve görme sorunları olan engelli insanlara yardım etmek için.Nöroprotezler duyularımızın yerini almakta giderek daha iyi hale geliyorlar. Şu anda,yüz binden fazla insanın şaşırtıcı derecede iyi duymalarını sağlayan iç kulak implantları var. Kör hastaların görsel korteksine bilgi ileten mini elektronik kameralarla, onların tekrar görmelerini sağlayabiliyoruz.Aynı zamanda şizofreni,Alzheimer  ve demans gibi zihinsel hastalıklar da artmaktadır.Beynimizin nasıl çalıştığını anlamak, bu hastalıklara yakında bir çözüm bulmamıza  yardımcı olacaktır.

 

NEDEN BEYİNLERİMİZ BİLGİLERİ DEPOLAR?

Saçma bir soru gibi ama ardında derin bir felsefe var bu sorunun.Anılar geçmiş deneyimlerle ilgili olduğundan, hafıza doğal olarak zaman kavramı ile iç içe geçmiştir.Ancak yirmi birinci yüzyılda, bilimadamları “geçmişle ilgili bilgilerin gelecekte ne olacağını tahmin etmemize izin verdiği ölçüde faydalı olduğu gerçeğini tam olarak kabullenmeye başladılar. Onlara göre hafızanın varlık nedeni geçmişle ilgili boş boş sohbet etmek için kullanılmak değildir!Hafızanın en önemli görevi ,insanların ve hayvanların gelecekte ne olacağını, ne zaman olacağını ve olacak olanlara karşı en iyi nasıl cevap vereceklerini tahmin etmelerine yardımdır.Bir nevi geçmiş geleceğin aynasıdır.

            Yani, işimize yaramayan bilgiler beyinlerimiz için birer yüktürler ve bu yükleri beyinlerimiz kolayca geride bırakırlar.Bu süreci ihmal veya unutmak olarak adlandırırız.Bu ise çok doğal bir biyolojik mekanizmadır.

            Son söz olarak şunu belirtmek isterim; gelecek geçmişin üzerine inşa edilir,geçmiş  ise geleceğin temelidir ve bugün her şeyin başlangıcıdır.Yine,yeniden,yepyeni  başlangıçlar yapabilmeniz dileğiyle.

 

                                                                                                             SELÇUK GÜRLEKOĞLU

 

                                                       

 






Son Eklenen Makaleler
Hikmet Güveloğlu
Eğitim Meselemiz
22.10.2020 361 Okunma
Süleyman Karagülle
ÇÖZÜM
22.10.2020 33 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-15
22.10.2020 47 Okunma
4 Yorum 22.10.2020 09:45
Süleyman Karagülle
DARBELER
21.10.2020 44 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-14
21.10.2020 72 Okunma
4 Yorum 21.10.2020 10:32
Süleyman Karagülle
YASAĞI KOYAN KİM?
20.10.2020 53 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-13
20.10.2020 103 Okunma
5 Yorum 20.10.2020 09:33
Süleyman Karagülle
VİRÜS VE EKONOMİ
19.10.2020 77 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-12
19.10.2020 97 Okunma
7 Yorum 19.10.2020 10:38
Süleyman Karagülle
YASALARA UYMA
18.10.2020 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-11
18.10.2020 131 Okunma
7 Yorum 18.10.2020 14:23
Süleyman Karagülle
İMF
17.10.2020 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-10
17.10.2020 131 Okunma
6 Yorum 17.10.2020 10:47
Süleyman Karagülle
HÂKİMLER
16.10.2020 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-9
16.10.2020 111 Okunma
6 Yorum 17.10.2020 10:49
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-8
15.10.2020 123 Okunma
8 Yorum 16.10.2020 20:14
Süleyman Karagülle
BAĞIMSIZ YARGI
15.10.2020 60 Okunma
Süleyman Karagülle
ERKEN SEÇİM
14.10.2020 81 Okunma
Süleyman Karagülle
MISIR’IN DÜŞMANI
13.10.2020 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-7
13.10.2020 148 Okunma
7 Yorum 16.10.2020 20:15
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-6
12.10.2020 155 Okunma
7 Yorum 14.10.2020 07:41
Süleyman Karagülle
DOLAR’IN DURUMU
11.10.2020 113 Okunma
Süleyman Karagülle
GENÇLER
11.10.2020 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-5
11.10.2020 170 Okunma
6 Yorum 14.10.2020 07:43
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-4
10.10.2020 145 Okunma
6 Yorum 14.10.2020 07:44
Süleyman Karagülle
GERÇEKTEN İNANMAK
9.10.2020 95 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-3
9.10.2020 146 Okunma
5 Yorum 10.10.2020 09:48
Süleyman Karagülle
GÜLENCİLER
8.10.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-2
8.10.2020 159 Okunma
5 Yorum 08.10.2020 09:06
Süleyman Karagülle
DOĞRUSU
7.10.2020 100 Okunma
Süleyman Karagülle
OSMANLILAR
6.10.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve …
6.10.2020 246 Okunma
7 Yorum 06.10.2020 14:59
Reşat Nuri Erol
Bir hikâyeden; ‘şimdi bana duygularını söyle…’
5.10.2020 235 Okunma
6 Yorum 06.10.2020 13:43
Süleyman Karagülle
YENMEK
5.10.2020 172 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMELERİ
5.10.2020 179 Okunma
Reşat Nuri Erol
Koronavirüs vesilesiyle köyü yeniden hatırladık!
4.10.2020 194 Okunma
5 Yorum 05.10.2020 08:07
Sam Adian
FUNCTIONAL CONCEPTS - 1
3.10.2020 138 Okunma
Süleyman Karagülle
SON SÖZ
3.10.2020 138 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-7
3.10.2020 280 Okunma
5 Yorum 05.10.2020 08:06
Süleyman Karagülle
HİCRET
2.10.2020 98 Okunma
Süleyman Karagülle
GÖRÜNMEK, GÖRÜLMEK
1.10.2020 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-6
1.10.2020 173 Okunma
6 Yorum 05.10.2020 08:05
Süleyman Karagülle
DOLAR KURU
30.9.2020 112 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-5
30.9.2020 179 Okunma
6 Yorum 05.10.2020 08:04
Süleyman Karagülle
ERMENİLER
29.9.2020 119 Okunma
Süleyman Karagülle
SAVAŞ DENGESİ
28.9.2020 145 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-4
28.9.2020 224 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:30
Süleyman Karagülle
Her yer kısa
27.9.2020 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-3
27.9.2020 185 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:31
Süleyman Karagülle
Sonuç
26.9.2020 126 Okunma