Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Hüseyin Kayahan
BELKİ DE İSTİHBARAT ZAAFI YOKTU.!?
24.7.2016
4032 Okunma, 3 Yorum

Darbe ve hedefi konusunda farklı görüşlerim var. Belki de istihbarat zaafı yoktu.!?

Darbe, eğer adı hala meçhul olan albay tarafından, 14:30 civarında, kendi imkanlarıyla bizzat MİT Müşteşarlığına gelerek, sadece Müşteşara  haber verilmemiş olsaydı, gece 03:00 te her yerde aynı anda başlayacak; planlandığı gibi aksaksız uygulanacak, 06:00 da da eylem bitirilmiş ve el koyma başarılacaktı. Bunun için çok hassas planlar yapılmış, en uygun saat olan 03 seçilmiş; görevler, kişiler, techizatlar, mühimmatlar, destek, koordinasyon ve kontrol bu saate göre ayarlanmış ve tebliğ edilmişti. Ama bu meçhul albay, işi bir kişiye (Mit Müsteşarına) bildirmişti...

MİT, 14:30 dan 16:30 kadar hiçbir kurumu bilgilendirmemiştir. Çünkü, bu bilgi kullanılsa darbe deşifre edilmiş, bu bilgiyi kullanmasa MİT kendisi darbeye iştirak etmiş olacaktı... İki saatlik bir boşluktan(meçhulden) sonra, 16:30 da yine bizzat müşteşar Genel Kurmaya gelmiş ve sadece Genel Kurmay Başkanı ile görüşmüş ve ayrılmıştır.

Genel kurmay 16:30 dan 18:30 kadar yine hiç bir kurumu bilgilendirmemiştir. Çünkü, bu bilgi kullanılsa darbe deşifre edilmiş, bu bilgiyi kullanmasa Genel Kurmay kendisi darbeye iştirak etmiş olacaktı... İki saatlik bir boşluktan(meçhulden) yani, 18:30'dan sonra, Genel Kurmay Başkanının şifahi olarak bazı yerleri aradığı, 21:30civarında da yazılı emirler geçildiğini öğrendik. 

Nihayet, 22:00 civarında darbenin esas ve birincil hedefi olan Cumhurbaşkanı haberdar ediliyor.Cumhurbaşkanı, kendi akrabaları tarafından bundan 2 saat önce, 20:00 civarında olay hakkında bilgi sahibi oluyor ve bazı tedbirler düşünüyor. 22:00 dan sonra resmi olarak bilgilendirildikten sonra; 1. Ordu Komutanı kendisini İstanbul'a davet ediyor ve olayın devamını hepimiz, TV ekranlarından da takip ettik.

Bana göre darbe başarılsaydı; yani o meçhul albay tarafından MİT'e bildirilmeseydi, hem de çok kolay başarılacaktı ve darbe, askeri ve istihbari tüm unsurların katılımı ile kansız (veya en az zayiatla) ve kolay bir şekilde yapılacak; sonraki günlerde siyasi erkan büyük gösterilerle, mahkemelerde yargılanacaktı.

Darbenin bir kişi tarafından resmi bir kuruma 14:30 da bildirilmesi ile, darbenin normal planlaması olan 03:00 arasında 12,5 saat gibi çok büyük bir zaman dilimi oluşmuştur. Bu kadar saat bu bilgi yok sayılamazdı, ama harekat erkene de alınamazdı. Çünkü günlerce çalışılmış ve her şey o saate göre planlanmıştı. Erkene alınınca; o kadar insanı yeniden programlamak hemen hemen imkansız olurdu. Bence bu konu önce MİT'in kendi içinde, sonra Genel Kurmayın kendi içinde epey değerlendirilmiş olmalı...

Her şeye rağmen adanmışların yoldan dönmesi söz konusu olmadı ve onlar gelişen durum üzerine, yine de başaracakları umuduyla (veya şaşırtma olmak üzere), 21:00 de planlarını uygulamaya başladılar.

Hiçbir kurum, Cumhurbaşkanı onları arayıncaya kadar, ona haber vermedi. En azından, şunu başarırlarsa maksat hasıl olmuş olacaktı. Normal başarı olsaydı Cumhurbaşkanı yüce divanda "vatana ihanetten" yargılanacak ve asılacaktı, başarı şansı azalınca onun suikast timi ile yok edilmesi yönüne gidildi ve kendisine hiç bir haber, bunun için verilmedi. Onlar için, Cumhurbaşkanı ölseydi zaten bu yeterli olurdu, R. Tayyip Erdoğan'ın yok edilmesinden sonra AK Partinin zamanla zayıflayacağı zaten bilinen ve beklenen bir olgudur. Tüm kadroları yargılamak müthiş bir jübile olurdu ama sadece liderin öldürülmesi de yeterli neticeyi sağlardı.

Zamanın erkene alınması ile plan aksamış, ekip intikalde geçikmiş ve Tayyip bey bu badireden (suikasttan) de kurtulmuştur. Demek ki daha görevi ve ömrü bitmemiştir. Fakat yapılacaklar konusunda çok eksiklikleri vardır. Üçüncü dönemden sonra etrafına örülmüş olan danışman ve ekipten kurtulması lazımdır. Bilgi çok değerlidir ve her yerde neş'et etmez. Dua ederse Allah kendisine ilham edecektir.

Cuma günü sabahı bir kaç saniyelik bir rüyamı hatırlıyorum. "Nerede olduğumu ve yakınımdaki bir kaç kişinin kim olduğunu hatırlamıyorum. Bulunduğum yerden çok çok temiz, pırıl pırıl bir içme suyu an içinde diz hizasına kadar yükseldi ve görebildiğim tüm ufuk boyunca her yeri aynı kalınlıkta kapladı." Hayır olsun, hayırlara vesile olsun. Hepimize geçmiş olsun.

Merkezileştirilen güçlerin akibeti hep budur. Çözüm; gücü yaymak ama organizasyonu da sağlamaktır, desantirilizasyondur. Merkezin görevini ve gücünü azaltmak, yerellerin gücü ve yetkilerini çoğaltmak. Bu hem kurumsal hem de coğrafi olarak gereklidir. Detayları bu makalenin maksadını aşar.

Saygılarımla.

H.Kayahan

 


Yorumcu 
Yorum 
Hüseyin Kayahan
26.07.2016
09:37
akar paşaya, kendisini gülen ile telefonda görüştürme teklif edilmiş. Keşke Akar paşa o teklifi kabul edip Gülen ile görüşseydi. Bu işi Gülen'in yaptırdığına dair, hiç bir zaman inkar edilemeyecek bir kanıt olurdu. Konuşmanın sonunda da istediğini söylerdi paşa. 
ozer atac
26.07.2016
19:24

Hüseyin bey kardeşim,

yazmaya özellikle "tersten" yazmaya devam et. "Doğru yol" yok! Sen de biliyorsun.Aslında "yol" yok."Yolsuzluğa" düşman olanlar; tek yolu savunana doğa karşıtlarıdır.

Neyse sadede geleyim:

Bize ne gösteriyorlarsa, hangi ifadeleri alıp yayınlıyorlarsa orada "eşeleniyoruz".

Bu yönlerdimenin A sı.

Dışarıdakilerle kapışma da yönlendirmenin B sine örnek olsun.

İnsanları hamasiyat havuzunda kaynar suya alıştırıyorlar desem aşım mı yapmış olurum bilemiyorum.


Hüseyin Kayahan
26.07.2016
21:04

Özer selam ile...

Evet bilgi kirliliği ve kapalılık had safhada. Her dakika yeni bilgi, yeni, itiraf yeni inkarlar gelmeye devam ediyor.

Erdoğan'ın ölmesini istemiş olanların, bana göre, hepsi hain değildir. Bir kısmı gerçekten bu ölümle Türkiye'nin normalleşeceğini de düşünmüş olmalılar. Türkiye'nin normalleşmesini, huzurun artmasını, vs. kim istemez ki..! Kısır bir düşüncedir ama böyle düşünerek normal bir şey yaptığına, bunun ülkenin ve milletin hayrına olacağına da kendini inandırmış insanlar olmuştur.

Henüz tüm detayları, çapraz süzgeçlerden geçmiş olarak, bilmiyoruz. Bildiğimiz en son ana kadar resmi kurumlardan cumhurbaşkanına bilgi, uyarı ve tedbir gitmediğidir. Sanki tüm bürokratlar (samimi olanlardan affımı dilerim, ben onları teşhis edebilecek konumda değilim) bu ölüme razı gibi durmuşlar. Ya herkesin basireti bağlandı ve cumhurbaşkanını aramak kimsenin aklına gelmedi. Durumdan vazife çıkaran kimse de olmamış ne yazık ki.

Bir şeyi daha unutmuşlar; darbe saati değişip, öne alınınca, öldürme timini de erkene almayı unutmuşlar. Söylenen doğruysa; Akarın talimatlar verdiği andan itibaren "her ne pahasına olursa olsun, bizim başarma şansımız devam ediyor" deyip, planı uygulamaya başladıklarında, aynı anda infaz timini de gönderselerdi, şu anda cumhurbaşkanı yaşıyor olmayacaktı. Bu sonuç %100 olmasa da ona yakın bir başarı sayılacaktı, içeride ve dışarıda cumhurbaşkanını sevmeyenlerin tamamı için.


Akar'ın Gülen ile konuşması isabet olurdu yorumumu okuyan bir arkadaşım; "bu gerçekleşseydi ve Akar kabul etmeseydi, Akar mutlaka öldürülürdü, bu konuşmanın duyulmaması için" dedi. Hak verdim ve Akar'ın bu ihtimali -tecrübeli bir asker olduğu için- hemen düşünmüş olacağını kabul ettik...

Saygılarımla.

H.Kayahan



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Kayahan
MÜZEKKER MÜENNES ve HÜNSA
2.2.2020 103 Okunma
Hüseyin Kayahan
KUŞ DİLİ ve Hz. SÜLEYMAN
19.12.2019 243 Okunma
1 Yorum 18.02.2020 16:07
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 388 Okunma
Hüseyin Kayahan
ISTILAHİ DİLLER, MECAZ ve HAKİKİ MANALAR
20.10.2019 701 Okunma
3 Yorum 29.10.2019 11:19
Hüseyin Kayahan
MUHKEM ve MÜTEŞABİH
20.10.2019 759 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 14:39
Hüseyin Kayahan
KURAN ve SENARYO
20.10.2019 623 Okunma
Hüseyin Kayahan
Yeni dünya düzeni
18.7.2019 239 Okunma
Hüseyin Kayahan
AKIL SATMALAR
11.7.2019 302 Okunma
Hüseyin Kayahan
HURUF-U MUKATTAA
17.2.2018 1574 Okunma
2 Yorum 21.02.2018 13:02
Hüseyin Kayahan
Hakiki, mecazi, ıstılahi MANALAR
12.2.2018 795 Okunma
Hüseyin Kayahan
LİSANE SIDKIN sadık lisan ve İBRAHİM PEYGAMBER
11.2.2018 1579 Okunma
3 Yorum 28.10.2019 21:50
Hüseyin Kayahan
ALFABELER
11.2.2018 1288 Okunma
1 Yorum 18.02.2018 01:19
Hüseyin Kayahan
AD SEMUD İREM ve ARAFTAKİLER
11.2.2018 1770 Okunma
2 Yorum 24.02.2018 17:11
Hüseyin Kayahan
ŞURA ve Hz. ALİ'nin YAŞI
5.2.2017 3798 Okunma
Hüseyin Kayahan
PARA VE BONO
5.2.2017 1996 Okunma
1 Yorum 13.02.2017 08:43
Hüseyin Kayahan
SESSİZ ve SESLİ NAMAZLAR
13.11.2016 4423 Okunma
5 Yorum 01.08.2017 18:04
Hüseyin Kayahan
FIKIH ve KELAM
30.10.2016 4139 Okunma
7 Yorum 18.11.2016 04:58
Hüseyin Kayahan
MÜLK ve MAKAM
23.10.2016 3365 Okunma
2 Yorum 24.10.2016 15:38
Hüseyin Kayahan
FİTNE ve KATL
23.10.2016 1462 Okunma
Hüseyin Kayahan
BELKİ DE İSTİHBARAT ZAAFİYETİ YOKTU-2
4.8.2016 1874 Okunma
Hüseyin Kayahan
BELKİ DE İSTİHBARAT ZAAFI YOKTU.!?
24.7.2016 4032 Okunma
3 Yorum 26.07.2016 21:04
Hüseyin Kayahan
İLK (ve TEK) SOSYAL/KOLEKTİF KİTAP: KUR’AN
12.6.2016 4105 Okunma
8 Yorum 15.06.2016 23:36
Hüseyin Kayahan
DİYET TAŞI
30.1.2016 3652 Okunma
4 Yorum 16.02.2016 18:06
Hüseyin Kayahan
HACCIN ZAMANI
23.8.2015 4548 Okunma
4 Yorum 23.08.2015 22:10
Hüseyin Kayahan
FECR / ALACAKARANLIK ve GÜNEŞ TAYFI
16.7.2015 7778 Okunma
11 Yorum 28.07.2015 00:04
Hüseyin Kayahan
HİKMET ve UYGULAMA (PRATİK)
9.7.2015 4226 Okunma
1 Yorum 09.07.2015 12:13
Hüseyin Kayahan
ONA ÜFLEDİ - NEFEHA FİHA, NEFEHA FİHİ
14.6.2015 5829 Okunma
1 Yorum 18.06.2015 09:29
Hüseyin Kayahan
YENİ (TÜRK TİPİ) BAŞKANLIK
18.3.2015 3548 Okunma
1 Yorum 20.03.2015 11:03
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN-ZEKAT BANKASI (ÖZET)
13.9.2014 3662 Okunma
2 Yorum 17.09.2014 15:32
Hüseyin Kayahan
İSLAM EKONOMİ SİSTEM,-ZEKAT BANKASI
12.9.2014 5047 Okunma
3 Yorum 14.09.2014 22:42
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - DUYURU ve DAVET
7.9.2014 1581 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - XEKAT ve KAVRAMLAR
7.9.2014 1391 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - ZEKAT SADAK ve FONLAR
7.9.2014 1778 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - ZEKAT ve BANKA
7.9.2014 1838 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - RANT ve ÖZEL MÜLKİYET
7.9.2014 1539 Okunma
Hüseyin Kayahan
FATİHA ve YENİ KOMÜNİZM
4.9.2014 3919 Okunma
4 Yorum 24.09.2014 08:17
Hüseyin Kayahan
KUNUT ve HUŞÛ
29.8.2014 2314 Okunma
Hüseyin Kayahan
BAŞKANLIK, YARI BAŞKANLIK YA DA...
27.8.2014 3464 Okunma
5 Yorum 01.09.2014 08:02
Hüseyin Kayahan
ALLAH ve DEVLET
13.7.2014 3651 Okunma
7 Yorum 09.08.2014 20:59
Hüseyin Kayahan
ORUÇ ve RAMAZAN
29.6.2014 5082 Okunma
19 Yorum 20.07.2014 07:59
Hüseyin Kayahan
HUKUK ve TAŞKINLIK; MUSA ve HIZIR
7.5.2014 4125 Okunma
7 Yorum 12.05.2014 20:13
Hüseyin Kayahan
PARALEL OKUMALAR-MUHKEM ve MÜTEŞABİH
17.4.2014 3645 Okunma
1 Yorum 19.04.2014 09:21
Hüseyin Kayahan
PARALELE DAİR
18.3.2014 3776 Okunma
4 Yorum 19.03.2014 13:13
Hüseyin Kayahan
SÖYLEMEK ve YAPMAK
15.11.2013 6278 Okunma
5 Yorum 22.11.2013 21:08
Hüseyin Kayahan
DEVİ YOKETMEK
13.10.2013 2265 Okunma
1 Yorum 14.10.2013 16:22
Hüseyin Kayahan
GECİKMİŞ YORUMLAR: SALSAL VE TUFAN HK.
13.10.2013 7680 Okunma
22 Yorum 18.10.2013 15:10
Hüseyin Kayahan
NUH TUFANI (kısa bir özet)
4.10.2013 8611 Okunma
9 Yorum 18.10.2013 14:55
Hüseyin Kayahan
İZLENİMLER-2
25.9.2013 3488 Okunma
8 Yorum 28.09.2013 07:31
Hüseyin Kayahan
4x4 ve HIZIR
12.9.2013 3663 Okunma
1 Yorum 17.09.2013 17:13
Hüseyin Kayahan
2013-2014 KIŞ DÖNEMİ İLK İZLENİMLER
9.9.2013 3973 Okunma
2 Yorum 09.09.2013 11:39
Prev[1]2Next