Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Süleyman Karagülle
Vergisiz Ekonomi
27.5.2017
2141 Okunma, 6 Yorum

Vergisiz ekonomi olur mu?

Bal gibi olur.

Erbakan geldi. Nasıl olacak diye sormadı. Herkes nasıl olacağını gördü.

Şimdi benden dinleyin, tartışanlara anlatın, dedikleri bir şey varsa bildirin de yararlanalım. Evet, vergi almadan devleti nasıl idare edersiniz?

Verginin maliyeti %25’dir. Yani Maliye Bakanlığı vergiyi toplayabilmek için dörtte birini kendisi harcıyor. Ayrıca her firma muhasipleri bulunduruyor, onlar da %25 harcıyor. Reel muhasebe tutulmadığı için ekonomimiz perişan durumda.

Vergisiz ekonomiyi kurduğunuz zaman vatandaş yalnız rahat etmeyecek, kayıt dışı ekonomi de kalkacak, ülkemiz birden muasır medeniyetin fevkine çıkacak.

Bu nasıl olacak?

Bunun dört yolu vardır.

1- Kaynakları sınırlı olan su, elektrik, yakıt ve gaz veya buhar vakıf kuruluşlarla işletilir. Vakıf kuruluşlarda üretici ve tüketici halktır, alıp satıcı ise devletin vakıf işletmeleridir. Alış ve satış fiyatlarını arz ve talep kanununa uygun olarak vakıf belirler. Sadece hizmet karşılığı belirlenmiş bir karşılık alır, istediği kârı koyamaz. Bire aldıklarını iki misli fiyata satarlar, elde edilen kâr devletin gelirlerini teşkil eder. Bu maddelerin üretim ve tüketimdeki payı beşte bir ise devletin geliri de beşte bir olur. Bu da ideal devlette yeterli gelirdir. İdeal devlette beş kişiden biri kamuda çalışır ve devletin kamu üretimindeki payı da beşte birdir.

2- Devlet vatandaşa faizli kredi verir. Gelen faizlerle devleti yönetir. Yüzde 20 faiz alınır, vergi alınmaz. Bu da devleti yönetir. Bugünkü faizden farkı vardır. a) Devlet yeter miktarda faizsiz kredi verdiği için faiz sıfırlanır. Halk birbirine faiz verme durumunda olmaz. b) Faiz para olarak alınmaz, üretimden mal olarak alınır. Devlet onu nakde çevirir. c) Kişi bu sene mal olarak verdiği faizin karşılığı nakit olarak krediyi gelecek sene alır. Yani önce faiz, sonra kredi. d) Halk kendi istediği kadar faiz verir ve kredi alır. Devlet tayin etmez, kontrol da etmez. Enflasyonsuz bir ekonomi doğar.

3- Devlet her yıl yüzde 20 enflasyon politikasını uygular. Yüzde 20 karşılıksız para basar ve devlet giderleri olarak harcar. Kur’an tarafından meşru görülmese de bu uygulama yapılabilir, bugünkü vergi sisteminden çok daha uygun bir sistemdir. Yüzde 50 tasarruf edilmiş olur. Enflasyon miktarı bilindiği için tüm anlaşmaların hesapları ona göre yapılacağı için bu tür enflasyon ekonomiye zarar da vermez. Masrafsız halktan kamu payı alınmış olur. Sermaye bugün dünyayı işte bununla haraca bağlamıştır. Yüzde 3-4’le dünyaya doları faizsiz veriyor, sonra da bununla onları esir ediyor.

4- Vergisiz devleti idare etmenin başka bir yolu da devletin tüm işletmelere iştirak etmesidir. Hizmet Kooperatifleri kurulur, kooperatifler işletmelere hizmet verirler, onlardan hizmet paylarını alırlar. Bunun yarısını devlete kamu payı olarak verirler. Böylece devlet halktan vergi almadan gelir temin etmiş olur.

Allah’a ve ahirete inanmayanların bu çok basit “vergisiz yönetim sistemini” anlamaları mümkün olmadığı için devletleri borçlandırarak yaşatırlar. Dünyadaki bütün devletler borçlu! Alacaklı olan tek bir devlet yok! Bu nasıl borç? Sermaye alacaklı!

Söylediklerimi zor mu kavrıyorsunuz?

Gelin birlikte mesela Artvin’de bunu uygulayalım. İki sene içinde vergisiz devletin nasıl yönetileceğini görün. Biz size yardımcı olalım. Uygulamayı siz yapın.  Biz sizden patent hakkı istemiyoruz. Çalıştığımız saat kadar, sizin aldığınız kadar biz de pay alırız.

Bir il size büyük mü geliyor? Gelin, bir küçük belediyede (10 000 nüfuslu belediyede) uygulayalım. Böylece hem denemiş hem de size vergisiz ekonomiyi öğretmiş oluruz.

Millî Görüş bunu vaat ederek yola çıktı. AK Parti bu vaat ile haktan hala oy alıyor. Ama bir küçük belediyeyi bile Akevler’e vermediler. Çünkü Sermaye izin vermedi.

Bunlar bir de ‘Biz Allah’a inanıyoruz’ diyorlar!

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
28.05.2017
04:55


DERGİ !

DERGİ ! 

DERGİ !

DİYORUZ YA; SON HAFTALARDA... 

916 HAFTADAN BERİ BU DERGİYİ

YANİ "ADİL DÜZEN" DERGİMİZİ

YAYINA HAZIRLIYORUM YA;

HERKESE SORU/YORUM:

NE DERSİNİZ...

BU DERGİMİZİ...

"ADİL DÜZEN" DERGİMİZİ...

DAHA DA CANLANDIRALIM MI?!.

***

BU VESİLEYLE...

KUR'AN AYI RAMAZAN...

VE "KUR'AN VE İLİM" ÇALIŞMALARIMIZ...

MÜBAREK OLSUN....

***

1967...1968...1969...AKEVLER 51 YILDIR ÇALIŞIYOR...2015...2016...2017

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 916

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 916. Hafta - 27 Mayıs 2017 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 916. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M  TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

FAİZSİZ EKONOMİ

VERGİSİZ EKONOMİ

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

3 konu 3 yorum; Suriye, ABD ve Saadet Partisi

İşte siyaset budur, Erbakan örnek olmalıdır

Üstat dedi ki; R. T. Erdoğan’ın yerinde olsam…

Sermaye, ABD Başkanı Trump ve Millî Gazete

Reşat Nuri EROL

 

***

 

İSRA SÛRESİ - 22. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ (1)

... ... ...

...

Lütfi Hocaoğlu
30.05.2017
02:05

Allah'a inanan mı var?

Sermaye'yi ilah edinmişler. Herkes onun bastığı Dolar için canını veriyor.

Cihat yapıyoruz diyorlar, cihatları Dolar elde etme cihadı.

Sonra da alınlar secdeden kalkmasın, ne fayda?

Sermaye'nin bürokrasisi ile küçük işletmeler eziliyor. Sürekli her gün çıkan yeni uygulamalar ile küçük işletmelere nefes aldırılmıyor. Ondan sonra da ülke iyiye gidiyor diyorlar.

Uyanacaklar ama uyandıklarında iş işten geçmiş olacak maalesef.

Artık onlara yapacak bir şey kalmadı. Bekleyip görmekten başka bir seçenek göremiyorum artık.

Ahmet Yücel
30.05.2017
04:34
''Allah'a inanan mı var?

Sermaye'yi ilah edinmişler. Herkes onun bastığı Dolar için canını veriyor.

Cihat yapıyoruz diyorlar, cihatları Dolar elde etme cihadı.

Sonra da alınlar secdeden kalkmasın, ne fayda?

Sermaye'nin bürokrasisi ile küçük işletmeler eziliyor. Sürekli her gün çıkan yeni uygulamalar ile küçük işletmelere nefes aldırılmıyor. Ondan sonra da ülke iyiye gidiyor diyorlar.

Uyanacaklar ama uyandıklarında iş işten geçmiş olacak maalesef.

Artık onlara yapacak bir şey kalmadı. Bekleyip görmekten başka bir seçenek göremiyorum artık.''

Sevgili Lütfi Hocaoğlu kardeşim,

Ehli İlim, ilmiyle yol gösterme, tebliğ etme, hizmet etme gayretinde olur eleştirir fakat başkaları gibi Müslümanı itham etmez. Nasihat eder, öğüt alan alır, nasibi olmayan öğüt te almaz. Sitem edebilir fakat Müslümanı tekfir edemez. İtham ettiğimiz Müslümanda itham edilen şey yoksa, itham ettiği kişiye bir zarar vermez, bu durumda itham eden kendisine zarar verir. Ahirette müflis olmaktan korkmalıyız.

Ehli ilim sabırlı olur. Yakın çevrenizde kendini ilme adamış çok kıymetli Ehli ilim hocalarımız var. Bu sizin için bir nimettir. Uzaktan da olsa tanıyor olmak, takip etmek bizim için de bir nimettir. Alimler hakka yürüse ilim miras kalır. ''ALLAH DİLEMEDİKÇE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ.'' Allah'ın vaadi haktır, vakti saati gelmeden gerçekleşmez. Allah dilediğinde idarecilerin kalbini bu yöne çevirir, bir Ayet de, ''NEFİSLERİNİZDE OLANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE, HAKKINIZDAKİ HÜKMÜMÜZÜ DEĞİŞTİRMEYİZ.'' buyruluyor, aklımda kaldığınca yazdım, Ayetin açık manasını bilemem, nefsimin anladığı, biz gerçekten Allah'ın emirlerine sarılıp, yasaklarından kaçınmaya gayret etmedikçe, Allah hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek. Allah dilerse bizi belalarla, sıkıntılarla, düşmanları musallat etmekle yola getirecektir, dilerse gönlümüze tövbeyi, pişmanlığı getirerek yola getirecektir. Yarın BÜYÜK SAVAŞ başladığında biz bunu falandan, filandan değil, Allah'tan bilmeliyiz, bunda da hikmetler var diye düşünmeliyiz. Allah'ın her işi hikmetlidir, biz şer görsek bile sonucu hayır olabilir.

Bugün Müslümanlar çoğunlukla faizli kredilerle meşgul iken faizsiz ekonomi ne zaman, nasıl gerçekleşir, ancak Allah bilir. İstemek bizden bahş etmek Cenabı Allah'tan, kuldan değil. Vakti geldiğinde kalbleri evirip çeviren Allah, dilerse idareyi değiştirir, dilerse idarecinin kalbini değiştirir.

Ehli ilimin vazifesi yol göstermek, rehberlik etmektir, Müslümanı itham etmek, tekfir etmek vazifesi değildir, zaten bu itham ve tekfir işini yapan bir çok Müslüman var, onlar da ancak kendilerine zarar vermektedirler belki tefekkür ederek fark edecekler, belki de hesap gününe kalacak. BİZİ ZEM EDENE RAHMET EYLE, diyerek dua ediyorum.

''Bir saat tefekkür, yetmiş yıllık nafileden hayırlıdır.'' emri gereğince, Allah'ın Ayetlerini, hikmetlerini tefekkür etmek bizim için çok daha güzeldir. ''Kuran'da zem etmişken nefsimi Allah, ya ben kimi zem edebilirim, Sanma ki hakikat iline girebilirim.'' Salih Baba Divanı

''İLİM HARCANDIKÇA ÇOĞALIR.'' HZ ALİ (R.ANH.)

Biz ilim taleb edelim, Allah ilim verir, faydasız ilimden Allah'a sığınalım. Kul eliyle işlese de, bütün işler Allah'ındır, herkes işlediğinden Allah'a karşı sorumlu, hesap sorucu da, kullarının Allah'a inanıp inanmadığını da bilen Allah'tır. O nun ilminde olana biz bir şey biliyormuşuz gibi hüküm veremeyiz.

Bir kaç cümle hasbihal niyetiyle yazayım dedim, beceremedim kısa yazmayı, belki vaktinizi de aldım. HAKKINIZI HELAL EDİNİZ. ALLAH'A EMANET OLUNUZ. SELAMLAR.

Lütfi Hocaoğlu
30.05.2017
22:07

Allah razı olsun abi.

Maalesef o tebliğ aşamaları bitti. Ne dendiyse fayda etmedi. Burunlarının dikine gittiler. Artık dönülmez yola geldiler. Batının Sermayesi ne istiyorsa onu yapıyorlar ve iyi bir şey yaptıklarını zannediyorlar.

Ayette diyor ki

قُلْ فَانْتَظِرُوا إِنِّي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرِينَ

De ki "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

Biz de artık bekliyoruz. Ne söylendiyse bir fayda yok. Sermaye'nin kölesi olmuşlar. Onun emirlerini yapıyorlar ama ona karşı yaptıklarını zannediyorlar.

Şimdi bunlar Sermaye'ye mi, onun dolarına mı, yoksa Allah'a mı inanıyorlar? Siz söyleyin.

Allah'a inanan yalnız Allah'ın dediklerini yapar. Onların faizli, ezici, bürokratik düzenini uygulayıp da bundan daha iyisi yok demez.

Artık benim için, benim zihnimde bittiler. İnşallah yanılıyorumdur ama artık onlardan umudum kalmadı.

Ahmet Yücel
31.05.2017
01:02

Sevgili Lütfi Hocaoğlu kardeşimize, Akevlerdeki ve Milli Görüşçü kardeşlerimize,

''ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ. İNANIYORSANIZ ÜSTÜN GELECEK OLAN SİZLERSİNİZ.''

Üzülmek, gevşemek, umut kesmek yok. ''SİZDEN İYİLİĞİ EMREDİP, KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN BİR TOPLULUK BULUNSUN.'' emirleri doğrultusunda tebliğ görevi kıyamete kadar devam edecektir inşallah. İşleri düzeltecek bir yetkimiz yoksa da, Allah'ın verdiği ilimle Kuran ve Sünnet doğrultusunda tebliğ vazifemiz vardır. Hidayet etmek, dilemek, takdir etmek Allah'a aittir.

Bir de var ki, ''NASILSANIZ ÖYLE İDARE EDİLİRSİNİZ.'' buyrulmuştur. Allah'ın Habibinin her sözü hak olduğuna göre, bugün biz Müslümanların çoğunluk olarak yaşantımız İslama uygun mu? İçki, kumar, faiz, zina, israf bütün bu haramlar aleni olarak işlenmiyor mu, yüzde 90'ı Müslüman denilen ülkemizde? Kim işliyor bu haramları? Biz Müslümanlar değil mi?

Benim şahsi düşüncem, tövbeye sarılıp Allah'ın emirlerini yaşamaya çoğunluk olarak başlarsak, ''HER ŞEY ASLINA RÜCU EDER.'', aslımıza, özümüze, İSLAM'A/KURAN ve SÜNNETE dönersek; ''NEFSİNİZDE OLANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE, HAKKINIZDAKİ HÜKMÜMÜZÜ DEĞİŞTİRMEYİZ.'' buyuran Allah CC, ya idareyi değiştirecek ya da idarecilerin kalbini değiştirecektir. Yöneten, idare eden, rızk veren, neye layıksak onu veren Allah'dır. Bizim dilememiz, istememiz Allah'ın rızası doğrultusunda olsun bize yeter. ''BİZ DİLEMEDİKÇE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ.'' demiyor mu Allah? Uzayı, dünyayı, Türkiye'yi yöneten Allah değil mi? Kimi kime şikayet edeceğiz? Allah'ın işine karışmak, Allah dilemedikçe, vakti saati geldi, kullarım bugün buna layık demedikçe, tebliğ edilenlerin kalbini çevirip, alın uygulayın demedikçe, biz neyi değiştirebiliriz?

Çoğunluk olarak dünya ehli olduğumuz, günah deryasına daldığımız doğrudur. Ehli ilimin vazifesi uyarmak, tebliğ etmektir, hidayet Allah'tan olduğuna göre, ümit kesmek İslam alimlerine yakışmaz. Peygamber efendimiz son nefesine kadar Ümmetini Allah'tan diledi. Biz de son nefese kadar tebliğ ve dua etmekten vaz geçmemeliyiz. Kulluk vazifemiz var fakat bugün bir çok Müslümanın yaptığı gibi hataları yüzünden Müslümanlara ve idarecilere sövmek, tekfir etmek gibi vazifemiz yok.

İlmimiz olabilir, bu ilmimizle nefsimizi kurtardık diye iddiamız olamaz, bu ilmimizle hataları olan kardeşlerimizi son nefese kadar uyarmak yerine, onları değişik şekillerde itham etmemiz gibi vazifemiz yok. İLMİ ŞEYTANI KİBİRLENMEKTEN KURTARMADI, NUH AS PEYGAMBER OLDUĞU HALDE OĞLUNU KURTARAMADI, KARUN'U SERMAYESİ KURTARAMADI. Ümit ve korku arasında bir yaşantımız olmalı.

NE YAPMALIYIZ?

* Tebliğe devam edilmeli, 

* Müslümanlar particilik taassubundan kurtulmalı, ben şucuyum, ben bucuyum değil, BEN MÜSLÜMANIM demeli. 

* Müslüman Müslümana buğz etmemeli, birbirini tekfir etmemeli, Müslümanlar birbirini sevmeli ve dua etmeli.

* Hatalarımızı görüp terk etmeli, tövbe etmeli.

* 1995'li yıllarda ''Kahrolsun Şeriat'' diyen inancımıza düşman gazeteler bugün hâlâ çok satıyor. Alanlar yine Müslümanlar.

* İslami hassasiyeti olan gazete ve dergiler desteklenmeli, çok satanlar arasında yer almalı

* Müslümanlar birbirlerinin düşüncelerine saygı duymalı.

* İslam hassasiyeti olan gazetelerde, kardeş gazete ve dergilerin yazarları için yer ayrılmalı, bir İslami yayını takip eden Müslümanlar diğer gazete ve dergilerimizdeki yazarların yazılarını da okuma imkanı bulmalı.

* Gazete ve dergilerimizde hanımlar ve çocuklar için de sayfalar ayrılmalı

* İslami hassasiyeti olan partiler seçim ittifakı yapmalı, en az bir vekil de olsa genel başkan ile mecliste temsil edilmeli, tebliğini meclis kürsüsünden de yapmalı, Erbakan hocamızın meclise girerek bir çiçekle baharı başlattığı unutulmamalı.

* İstişarelere önem verilmeli, Allah dostları ile istişareler de ihmal edilmemeli. Kuran ve hadislerde Allah dostlarına verilen önem unutulmamalı (Yunus 662-63-64, Tevbe 119, Musa as ile Hızır as kıssası) 

* Müslüman bir delikten iki defa ısırılmaz. 70 yıldır din ve inanç düşmanlığı yaparak zulmedenlerle, her türlü hatalarına rağmen bugünkü layık olduğumuz Müslüman idarecilerle bir tutmak, tekfir etmek yerine, tebliğ ve duaya devam etmek, daha iyisinin gelmesini veya idarecilerimize hayırlı hizmetler nasip etmesini, Allah'ın emirlerine uygun şekilde idare etmelerini dilemek.

* Parti tebliğ etmek yerine Allah'ın emir ve yasaklarını hatırlatmak, tebliğ etmek...

ALLAH'IN VAADİ HAKTIR. BÜYÜK SAVAŞTAN ÖNCE VEYA SONRA, ALLAH'IN İZNİYLE GERÇEKLEŞECEK. Önemli olan Cenabı Allah vaadini gerçekleştirmek için bizi de vesile kılacak mı? Büyük savaşta veya Fethi Kudüs'te şehadet veya gazi olmayı bize nasip edecek mi? ''AMELLER NİYETE GÖREDİR.'' biz isteyelim, niyet edelim inşallah nasip olur. Önümüzde yaşanacak bir İslam asrı bizi bekliyor. ''ALLAH'IN DİNİ YERYÜZÜNDE HAKİM OLUNCAYA KADAR CİHAT EDİNİZ.'' emri yerine gelmesi için, vatanımızın, milletimizin güçlü olması gerekir. Bu da ''ALLAH'IN İPİNE SIKI SARILINIZ.'' emri doğrultusunda, FAİZSİZ ADİL BİR DÜZENİ kurmak, yaşamak ve yaşatmaktan geçer.

Erbakan hocamız, ''MANEVİ KALKINMAYI GERÇEKLEŞTİRMEK, AĞIR SANAYİ HAMLEMİZDEN DAHA ÖNEMLİDİR.'' diyordu.

* ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT, AHLAKİ KALKINMA İÇİN, MİLLİ VE MANEVİ EĞİTİM REFORMU ŞARTTIR.

* Sayın cumhurbaşkanımız, ''DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ.'' diyordu, kendisine ulaşabilsem, DİNDAR NESİL YETİŞTİRMENİN vakti daha gelmedi mi? diye sormak isterim.

ALLAH BİZİ RIZASI DOĞRULTUSUNDA YAŞAMAYA VE ÇALIŞMAYA GAYRET EDENLERDEN EYLESİN.

VATANIMIZA, MİLLETİMİZE, DEVLETİMİZE ZEVAL VERMESİN.

İSLAM ALEMİNİ TÜRKİYE LİDERLİĞİNDE BİRLEŞTİRSİN, BİZİ ZAFERE ERİŞTİRSİN. AMİN...

Allah'ın selamı üzerinize olsun.




Ahmet Yücel
31.05.2017
01:20
* İstişarelere önem verilmeli, Allah dostları ile istişareler de ihmal edilmemeli. Kuran ve hadislerde Allah dostlarına verilen önem unutulmamalı (Yunus 62-63-64, Tevbe 119, Musa as ile Hızır as kıssası)  


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
Türkler
18.10.2019 5 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-5: Tarım ve ormanda kooperatif çözümleri
18.10.2019 22 Okunma
3 Yorum 18.10.2019 07:10
Süleyman Karagülle
Yeni Proje
17.10.2019 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-4: Kooperatifçilik alternatif değil mecburiy
17.10.2019 49 Okunma
2 Yorum 17.10.2019 11:13
Hikmet Güveloğlu
Omuzdan Kesilmiş Kolumuz Bizim 11/4/2017
16.10.2019 623 Okunma
Süleyman Karagülle
Dün ve bugün
16.10.2019 94 Okunma
Süleyman Karagülle
Mahvetme
15.10.2019 113 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-3: Kooperatifçiliğimizin genel durumu…
15.10.2019 56 Okunma
3 Yorum 16.10.2019 14:48
Süleyman Karagülle
Esad’ın Durumu
14.10.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-2: Kooperatiflerin sorun çözme kabiliyeti
14.10.2019 72 Okunma
8 Yorum 14.10.2019 18:13
Süleyman Karagülle
BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 161 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
İSLAM DÜZENİNDE EKONOMİ
13.10.2019 240 Okunma
1 Yorum 14.10.2019 16:48
Süleyman Karagülle
Yeni Oyun
13.10.2019 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif-1: Suriye sorunu ve bütün sorunlar...
13.10.2019 96 Okunma
3 Yorum 14.10.2019 18:14
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Planı
12.10.2019 86 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-8: İSTANBUL DEPREM MERKEZI
12.10.2019 80 Okunma
4 Yorum 12.10.2019 06:30
Süleyman Karagülle
Derin Sermaye Zorda
11.10.2019 151 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-7: İstanbul’u depreme hazırlamak…
11.10.2019 98 Okunma
3 Yorum 11.10.2019 15:40
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Masamdaki birkaç kitap… Suriye’ye girmek..
11.10.2019 72 Okunma
Süleyman Karagülle
Kürtler ve Türkler
10.10.2019 150 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-6: Binaları ve sistemi sağlamlaştırmak
10.10.2019 71 Okunma
2 Yorum 10.10.2019 08:45
Hikmet Güveloğlu
PKK Lağvedilecek Lakin Huzur Gelmeyecek (Hatırlatma)
9.10.2019 947 Okunma
Süleyman Karagülle
Bana göre
9.10.2019 139 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-5: Hukuk ve sivil savunma sorunları…
9.10.2019 85 Okunma
2 Yorum 09.10.2019 09:34
Süleyman Karagülle
Suriye sorunu
8.10.2019 162 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul Zelzele Merkezi
7.10.2019 164 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’u Depreme Hazırlamak
7.10.2019 150 Okunma
Reşat Nuri Erol
DEPREM-4: İkinci sorun ekonomik sorundur…
7.10.2019 99 Okunma
6 Yorum 07.10.2019 09:07
Reşat Nuri Erol
DEPREM-3: Millî Gazete yazarları uyarıyor…
6.10.2019 116 Okunma
3 Yorum 06.10.2019 23:26
Reşat Nuri Erol
DEPREM-2: Sistem düzelmedikçe düzelmez…
5.10.2019 107 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 12:03
Hikmet Güveloğlu
Kurtuluş Reçetesi
4.10.2019 3171 Okunma
2 Yorum 04.10.2019 20:13
Reşat Nuri Erol
DEPREM-1: İstanbul Depremi vesilesiyle uyarı
4.10.2019 143 Okunma
3 Yorum 04.10.2019 08:55
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; ‘Düşünen Şehir’
4.10.2019 96 Okunma
Süleyman Karagülle
Siyaset ve Futbol
3.10.2019 191 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-8
3.10.2019 140 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:28
Süleyman Karagülle
Azınlık değil ittifak
2.10.2019 157 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-7
2.10.2019 139 Okunma
4 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Kendi kuyusu
1.10.2019 205 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-6
1.10.2019 142 Okunma
3 Yorum 05.10.2019 09:27
Süleyman Karagülle
Boş yere
30.9.2019 182 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR; Biz Borçları Nasıl Ödeyeceğiz?
30.9.2019 237 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Hedefi ve Kur’an’ın Dedikleri
30.9.2019 257 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:46
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tohumun hikâyesi-5
30.9.2019 162 Okunma
3 Yorum 30.09.2019 10:46
Süleyman Karagülle
Borç ve Faiz
28.9.2019 201 Okunma
Süleyman Karagülle
Yanlış siyaset
28.9.2019 188 Okunma
Süleyman Karagülle
Savaş
28.9.2019 166 Okunma
Süleyman Karagülle
TEDBİR
28.9.2019 195 Okunma
Süleyman Karagülle
Uygarlıklar
28.9.2019 135 Okunma
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-4
28.9.2019 179 Okunma
2 Yorum 28.09.2019 09:25
Reşat Nuri Erol
On yıl önce-on yıl sonra; yine tarım ve tohum-3
27.9.2019 201 Okunma
2 Yorum 27.09.2019 07:39