Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Sam Adian
IKTISAT TEORISI - KURUMSAL CERCEVE/C - MEKANIZMALAR 10
29.5.2017
1097 Okunma, 0 Yorum

Kurumsal Destek Parametreleri:

Metnin sistem şemasını anlatıyor olması, metot bakımından yeterli değildir. Çünkü kurumsal mekanizmaların işlerlik kazanabilmeleri için, bu mekanizmaları besleyen parametrelere/yapılara ihtiyaç vardır. Örneğin zekât kurumunun işlevinin yerine getirebilmesi için kaynakların varlığı, verimlilik potansiyeli, üretilebilirlik opsiyonları gibi parametrelerin bilinmesi ve buna göre planlama yapılması gerekir.

Öyleyse bu bilgileri kurum nereden sağlayacaktır? Metnin bu parametrelerin niteliklerini, yani destek mekanizmalarını da açıklıyor olması gereklidir. Bu noktada son derece ilginç ifadeler ve açıklamalar metinde vardır. Dikkatli bakıldığında metin, önemli ipuçları vermekte, sistem mekanizmalarının nasıl besleneceğini de açıklamış olmaktadır.

Bu amaçla, kavramsal çerçevede metnin anlatımlarını metodolojik bir düzlemde incelemek; hem metot bakımından bizim metni ele alış tarzımızı daha anlaşılır kılacak hem de metindeki ifadelerin olası parametrik sonuçlarını değerlendirmek için yararlı olacaktır. Şöyle ki:

Metinde, “tarihi şahsiyetler” olarak tarif edilen ve anlaşılan isimler veya kelimeler, hem metnin bütünlüğü hem de metot bakımından tutarlı ve anlamlı değildir. Pratik uygulamalar bakımından metnin böyle bir yöntem izliyor oluşu, evrensel bilgi kaynağından beslendiği iddiasında olan bir metnin tutarlılığını/geçerliliğini kuşkulu hâle getirir. Eğer bu kavramlar, zannedildiğinden farklı olarak rasyonel anlamlar veya tanımlar içeriyor ise, ne tür süreç ve fonksiyonları ifade ettiği anlaşılabilir olmalıdır.

Tutarlı bir metin, her kavramı standart bir metot çerçevesinde açıklar veya tarif eder. Gramerin bu tür kavramlara atfettiği ve kural olarak geliştirdiği “Tarihi şahsiyetler veya bilinen yerler için marife kullanım zorunluluğu yoktur.”[1] iddiası, metin açısından çelişki oluşturmaktadır. Örneğin “İncil” ve “Tevrat” kelimeleri, zaten bilinen kelimeler olmasına rağmen metinde nitelikli kavramlar olarak kullanılmakta, ama başka kelimeler niteliksiz/genel ifadeler olarak tarif edilmektedir. Bu hem metnin yaklaşımını, hem gramerin iddiasını kuşkulu hâle getirmektedir. Oysa evrensel bir metin açısından önermeler de net ve evrensel olmalıdır. Nedir evrensel?

Evrensellik, her alanlarda genel geçer ilkelerin var olmasını gerektiren ve her yerde geçerliliği olan ilkelerden oluşur. Fiziksel evren, bir bütün olduğuna göre ona ait bilgisinin de bir bütün olarak var olması gerekir.

Daha anlaşılır bir ifade ile evrensellik, bütün insanların benimsediği ya da benimsemek zorunda olduğu ilkeler içermesidir

a.       Bütün toplumlar için sabit evrensel yasalar.

b.      Evrensel, yani herkes için nesnel/doğrulanabilir rasyonel bilgi.

Yani evrensel bir kaynağın anlaşılabilir temel ilkeleri gözetmesi gerekir. Buna göre, metnin önerileri, fiziksel evrende doğrulanabilir/test edilebilir olmalıdır ve bunların beşeri yöntemlerle ulaşılmış bilgi ile eş düzeyli olma zorunluluğu vardır. Bu aynı zamanda bilimsel metodolojiyi de zorunlu hale getirir. Öyleyse, metindeki tüm kavramlar, gerek bilimsel anlamda ve gerekse fiziksel evrende kıyas edilebiir, test edilebilir nitelikte olmalıdır.

Buradan hareketle metin incelendiğinde, varsayımın bağlamını oluşturan üç temel kavram karşımıza çıkar:

A.

وإذ اسْتسقى موسى لقومه فقلنا اضرب بّعصاك الحجر فانفجرت منه اثنتا عشرة عينا قد علم كلّ أناس مّشربهم كلوا واشربوا من رّزق الله ولا تعثوا في الأرض مفسدين

(Baqara: 60)

Ve izisteskâ mûsâ li kavmihî fe kulnâdrib bi asâkel hacer, fenfeceret minhusnetâ aşrete aynâ, kad alime kullu unâsin meşrebehum kulû veşrebû min rızkıllâhi ve lâ ta’sev fîl ardı mufsidîn.

B.

وقطّعناهم اثنتي عشرة أسباطا أمما وأوحينا إلى موسى إذ استسقاه قومه أن اضرب بّعصاك الحجر فانبجست منه اثنتا عشرة عينا قد علِم كلّ أناس مّشربهم وظلّلنا عليهم الغمام وأنزلنا عليهِم المنّ والسّلوى كلوا من طيّبات ما رزقناكم وما ظلمونا ولكن كانوا أنفسهم يظلِمون

(Âraf: 160)

Ve katta’nâhumusnetey aşrate esbâtan umemâ, ve evhaynâ ilâ mûsâ izisteskâhu kavmuhu enıdrıb bi asâkel hacer, fenbeceset minhusnetâ aşrate aynâ, kad alime kullu unâsin meşrabehum, ve zallelnâ aleyhimul gamame ve enzelnâ aleyhimul menne ves selvâ, kulû min tayyibâti mâ razaknâkum, ve mâ zâlemûnâ ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn.

C.

ولقد اخذ الله ميثاق بنى اسرایٔل وبعثنا منهم اثنى عشر نقيبا وقال الله انّى معكم لئن اقمتم الصّلوة واتيتم الزّكوة وامنتم برسلى وعزّرتموهم واقرضتم الله قرضا حسنا لاكفّرنّ عنكم سيّپاتكم ولادخلنّكم جنّات تجرى من تحتها لانهار فمن كفر بعد ذلك منكم فقد ضلّ سواء السّبيل (Maide 12)

Ve lekad ehazallâhu mîsâka benî isrâîl, ve beasnâ minhumusney aşera nakîbâ, ve kâlellâhu innî meakum le in ekamtumus salâte ve âteytumuz zekâte ve âmentum bi rusulî ve azzertumûhum ve akradtumullâhe kardan hasenen le ukeffirenne ankum seyyiâtikum ve le udhılennekum cennâtin tecrî min tahtıhâl enhâr, fe men kefere ba’de zâlike minkum fe kad dalle sevâes sebîl.

İlk iki ayette kullanılan “12 göz(ler)” (اثنتا عشرة عينا) ifadesi, geleneksel anlayış ve anlamlandırma yöntemine göre incelendiğinde, tutarsızlık oluşturmaktadır. Çünkü ulaşılan sonuç mantıklı değildir. Evrensel bir metin açısından kişilere veya süreçlere, doğaüstü yeteneklerin veya fonksiyonların yükleniyor oluşu, ulaşılamaz, anlaşılamaz veya pratiğe indirgenemez. Bu durum, metni tutarsız hâle getirir. Öte yandan evrensel bir paradigmanın önerdiği herhangi bir şeyin, bizim dünyamızda, bizim bilgimizle pratiğe indirgenebilecek, uygulanabilecek, anlaşılabilecek, tutarlı ve rasyonel bilgiler içermesi gerekir.

Eğer metin gerçekten evrensel bilgiler içeriyor ise, kullandığı her ifadenin, her kavramın gerçek dünyada anlaşılabilir ve test edilebilir bir tanımı da olmalıdır. Bu hem metnin bütünlüğü içerisinde, hem de fiziksel dünyada karşılaştırılması mümkün olan olaylar üzerinde, etkili önermelerle gerçekleşmelidir. Basitçe bir öğrenci, öğretmenine ne demek istediğini sorabilir. Çünkü aktif bir etkileşim/iletişim vardır. Ancak kaynağını bilmediğimiz bir öğreticiye ne demek istediğini sormamız mümkün değildir. Bu da nesnel/rasyonel göstergeleri zorunlu hale getirmektedir.

Öyleyse “12 göz(ler)” (اثنتا عشرة عينا)” ifadesi, ayetlerin genel çerçevesi içerisinde değerlendirildiğinde “nitelikli kaynaklar veya mekanizmalar” olarak anlaşılması gerekli hale gelir. Çünkü her üç ayet, hemen hemen aynı nitelikte aynı tanımı yapmaktadır. Dolayısıyla bu ilişki, bizim ihtiyacımız olan hareket noktasını ve varsayımı kurgulamamızı sağlar.

Bir üçüncü opsiyon olarak karşımıza çıkan ifadede değişken kelime “nakib”dir. Ancak “isna aşere” “nakib” ile birlikte “12 kaptan(lar)” ifadesi diğerlerinden farklı kullanılmaktadır. Dolayısıyla fonksiyonu tanımlayan bir ifade olarak alınması gerekecektir. Yani “yönetilebilir” fonksiyonları da belirlemektedir.  Bu da bize, bir toplumun gelişim ve yapılanma sürecine ait dinamikleri/parametreleri vermelidir. Çünkü, toplumsal mekanizmaların da girdiye ihtiyacı vardır. Tıpkı bir işletme gibi. Buna göre basit bir analiz yapıldığında:

ولقد أخذ الله ميثاق بني إسرائيل

Öncelikli ve Zorunlu Yapılanma Yönergesi - TOPLUMSAL GELİŞİM –YAPILANMA

وبعثنا  Aydınlanma:

Aydınlatma/Intellectual

منهم

Kısmen, kısmi

اثني عشر نقيبا : On İki Kaptan:

Ar-Ge, Araştırmaya Dayalı Bilimsel Fonksiyonlar, yönetimsel fonksiyon

وقال الله إنّي معكم لئن

Yönergenin: Destek/Kaynak/Veri Oluşturacağı Uygulamalarda

أقمتم: Merkezi yapı:

Planlama Mekanizması

 

الصّلاة: İletişim/Koordinasyon

Kurumlar Arası Koordinasyon/Direktif Mekanizma Yönerge ve Talimat Merkezi

اتيتم: Uygulama:

Yönerge,  Sevk ve İdare

 

الزّكاة:

İktisadi Yönetim Sistemi, Zekât Kurumu

امنتم: Uzmanlaşma

ب

Neden

رسلي : Organize Grup

Toplumsal Çekirdek Organizasyon

عزّرتموهم : عزر : Çeşitlilik

أقرض : قرض : Finansman

الله

قرضا حسنا

Yatırım Fonu/İşletme Sermayesi

لأكفّرنّ :  Bilginin veya faydanın kişiselleşmesi

عنكم

 

سيّئاتكم : Hatalar – Arızalar

 

أدخلنّكم : Katılım

جنّات

Kalkan, perde

تجري من تحتها الأنهار

İşletme Sürekliliği/Akışkanlığı

من كفر بعد ذلك منكم فقد ضلّ سواء السّبيل

Buna rağmen berbat bir durum oluşuyorsa, bu aptallıktan dolayıdır.

Bağlama dair basit bir analiz yapıldığında şöyle bir sonuç ortaya çıkar: “Eğer bilgi varsa, tutarlı ve işlevsel bir planlama yapılabiliyor ise, süreçler veya mekanizmalar koordine edilebiliyor, standart uygulamalara izin veriliyor ise, elde edilen bilgiler veya fayda belli bir merkezden kullanıma sunuluyor, her alanda uzmanlaşma varsa ve organize hareket edilebiliyorsa, kaynakların işletilmesi sonucunda bireysel kazanımın söz konusu olacağı biliniyor ve desteklenebiliyor ise, olumsuzluklara karşı katılım söz konusu ise ve süreklilik sağlanabiliyor ise, pozitif sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır. Buna rağmen yine de kötü gidişat devam ediyorsa, bu kaynakların veya bilginin eksikliğinden değil, fırsatların farkına varamayanlar, kaynak-verim ilişkisini kuramayan bilgiyi göz ardı eden bir anlayıştan dolayı olacaktır.

Buna göre metindeki ifadeler, on iki fonksiyon, bilimsel dinamiklere sahip, bilgi paylaşımı ve koordinasyonu ile elde edilen veya yönetilen, kamu iktisadi yapılanmasını önceleyen veya uygulamasına zemin hazırlayan, uygulayıcı ve yürütücü profesyonel ekipten emin olan, yatırım fonlarının oluşmasını ve gelişmesini destekleyen, bundan doğacak fayda ile mevcut kötü durumun ortadan kaldırılmasını hedefleyen sürdürülebilir/döngüsel bir akışkanlık içerisinde uygulanabilen bir yapı öngörmektedir. (Genel çerçeve, toplumsal mekanizmaların tümü için geçerli olacaktır.) Öyleyse “on iki fonksiyon” kavramının önümüze koyduğu perspektif, bu bağlamda değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, niteliğini tanımlayan bir ifade olarak anlaşılmalıdır. Bu durum, varsayımsal gerekçeyi de tamamlamış olmaktadır.

Bir başka bakış açısı ile metin, ya imkânsız bir şeyi önermiş olur veya bir olasılık ortaya koymaktadır. Şöyle ki:

İmkânsızlık:           Üzerinde yaşadığımız dünyada veya evrende, herhangi bir sopayı, metali veya bir başka şeyi, insan gücü ile bir kayaya vurmak suretiyle herhangi bir sonuç ortaya çıkmaz. Hiçbir kayadan veya taştan su fışkırmaz.[2] Öyleyse:

a.       Metin imkânsız olan bir şey anlatıyor, bu bağlamda tutarsızdır.

b.      Metin, anlaşılan veya geleneksel çerçevede anlaşılmak istenenden başka bir şey anlatıyor olmalıdır. Bu mânâ da olasılık içerir.

İkinci varsayım, bir bilimsel çalışma için gerekli olan deneysel veya gözlemsel olasılık ihtimalini ortaya koyar. Çünkü ortada araştırmaya değer bir kuşku mevcuttur. Bu durumda, anlatımda kullanılan ifadelerden yola çıkarak varsayımları belirlemek ve bu varsayımların tutarlılığını metin içerisinde ve fiziksel evrende test etmek gerekmektedir. Ancak, bir varsayım oluşturabilmek için, varsayımın belli bir kuralla ortaya atılması ve sonuçlarının buna göre test edilmesi gereklidir. Şu hâlde:

Kural: Bütün kavramlar, türetilmiş olduğu kökün anlamına bağlı olacak şekilde anlaşılmalıdır. Her kelimenin bir isimden türemiş olduğu ve her ismin bir anlam ifade ettiği açıktır. Eylemler anlamlarını buradan alırlar. O hâlde, bir kelimenin türevleri ne olursa olsun, mutlaka kök mânâsı ile bağlı bir evrilme gösterecektir. Kökenden bağımsız bir mânâ şekli kabul edilemez.

Metindeki ifadeleri bu bağlamda incelemek gerekirse, benzeşen kavramlar, varsayımın esas parametrelerini tanımlıyor olmalı ve buna bağlı kavramları da tarif edebilmelidir:

1.       “İstesqa” (استسقى) :[3] Kelimenin aslı “SQY” (سقي) olup, genel mânâda “sulamak” anlamına gelen bir kavramdır. O hâlde, “neyi sulamak” ve “ne ile sulamak” sorularının cevabı olmalıdır.

  1. Cümlenin devamında “kulû veşrabû min rizqillâhi” (كلوا واشربوا من رّزق الله) ifadesiyle cevaplamaktadır. Yani, “rızk” kaynaklarından sıvı, sıvılaştırılmış veya sıvılaştırılması mümkün olan herhangi bir şey.

b.      Öyle ise, cümlenin başında ifade edilen sulama, doğrudan “su” ile yapılan bir eylem olmadığı gibi, hedeflenen şey de bir yerden suyun çıkması veya akması değildir. Şu hâlde aramamız gereken, bir mucize değil; rasyonel bir şey olmalıdır.

2.       “Enbeceset” (انبجست) ile “Enfecret” (انفجرت) kavramsal tahlili sonucunda:

a.       “Enfeceret” (انفجرت):[4] Kelimenin aslı FCR (فجر)’dir. Bir şeyi aydınlığa kavuşturmak anlamından gelen kelime, patlatılmış, infilak ettirilmiş şeyi ifade eder.

b.      “Enbeceset” (انبجست):[5] Kelimenin aslı BCS (بجس) bir şeyin kendisine mecra bulup akması, suyun mecrasını bulup akması, bulutun yağmur dökmesi gibi anlamlara gelen kelimeden türetilmiş olan kavram, pozitif bir akışkanlığı ifade etmektedir.

O hâlde, on iki göz veya kaynaktan kastedilen şey, bir suyun akması veya ortaya çıkması değil, kaynakların tespit edilmesi ve bunların bilimsel altyapılarının hazırlanması olmalıdır.

3.       Qata (قطع):[6] Kesme, parça, bölük, gibi anlamlara gelen kelime, birbiri ile ilişkili olan iki parçanın arasındaki ilişkiyi kesmek, birbirinden ayırmak anlamına gelen bir kavramdır. Örneğin elektrik düğmesini kapatmak veya segment gibi. Metinde teknik bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. (El kesme gibi anlaşılması son derece yanlıştır; çünkü metin, zaten bu anlamda kullanırken “bıçak”[7] da eklemektedir. Yani kelimenin farklı bir anlamda anlaşılması istendiğinde o anlama yönlendirecek bir illetin de varlığı zorunludur.) O halde iki şey arasındaki ilişkiyi sonlandırmak olmalıdır.

4.       Qavm (قوم):[8] Kök anlamı itibariyle bir ağacın gövdesini ifade eden kelimedir. İkame, takvim, kıyam, kıyamet gibi kelimelerin tamamı bu kökten türetilmiştir.

O hâlde, fonksiyonlar veya kaynaklar ne olursa olsun, bir omurga etrafında toplanmış süreçler veya uygulamalar olmalıdır. Yani, yönetilebilir, profesyonel/rasyonel ve ölçülebilir nitelikte yapı veya organizasyonları ifade eder.

Kavramsal tanımlar, kavramın kullanıldığı olay veya tanım sebebiyle farklılık gösterebilir; ancak kök anlamdan uzaklaştırılamaz.

Buna göre Qavm kelimesi şöyle değerlendirilebilir:

قَوَّمَ (qavveme): İleri almak, öne geçirmek, bir şeyi diğerine yaklaştırmak, düzeltmek, doğrultmak, paha kesmek.

قَوْمٌ (qvm): Bir ağacın gövdesi, dalları taşıyan gövde. Omurga.

Köken açısından:

قتل: (qatl) Bir dalı ağacın gövdesinden koparıp ayırmak. Gövdeyi yok etmeden koparıp ayırmak.

أصل (asl): Köken, orijin, bir ağacın kökleri “asl”dır.

شعب: (şaab) Bir ağacın dallarının her biri, gövdeye bağlı dal.

قوم: (qvm) [9] Bir ağacın gövdesi, omurgasını ifade eder.

Dolayısıyla “قوم” (qvm) kelimesine verilecek olan anlamlar kök anlamına uygun olmalıdır.[10]

5.       Umema (امما):[11] Kelimenin aslı EMM (امم)’dur. Ön, ön taraf, ana, asli, çekirdek oluşum anlamına gelmektedir.

Ummu (امّ):[12] Ana, esas.

Emame (امام):[13] Önde, öncül, ivme kazandıran kimse, ön tarafta.

Imamen (امما):[14] Önder, lider, öncü, asli toplum (lar).

Buna göre kelimenin anlamı, bir öncüye tabi olan topluluk veya topluluğu geliştiren, ilerlemesini sağlayan yapı olarak anlaşılmalıdır.

Bu durum bir olasılık ortaya koyar. Cümlenin kurumsal nitelik taşıyan kavramı ile ortaya konulan yapı içerisinde toplumun pozitif yönde gelişmesi ve ilerlemesini sağlayacak nitelikli fonksiyonlar barındırması gerekli olur. Eğer bir kurum veya yapı, pozitif bir amaç veya değer taşımıyor ise, tanımlanmasının da gereği yoktur.

6.       İnase (اناس):[15] Kelimenin aslı İNS (انس)’dir. Bir yerde mukim olan topluluk veya bir şeyi alıştırmak, yumuşatmak, fark edilir hâle getirmek gibi anlamlara gelmektedir. Buna göre kelime, hareket ettirmek, oynatmak, şeklinde anlaşılmalıdır. 

O halde, öncülük eden kurum, hareket ettiren mekanizma olmalıdır. Bu bağlamda, mekanizmanın fonksiyonel yapısı eylemsel nitelik kazanmaktadır.

7.       Nakiben (نقيبا):[16] “Delmek veya bir şeyi derinlemesine araştırmak, hafiyelik” anlamına gelen NQB (نقب) kökünden türemiş bir kavramdır. Özelleştirilmiş kullanımı yoktur. Yani araştırmaya ve araştırmadan doğan bilgiye dayanan nitelikli bir uygulama perspektifi ortaya koymaktadır. O hâlde, araştırmaya dayalı fonksiyonel bir süreç olmalıdır.

Bu çerçevede, söz konusu ifadelerdeki varsayıma esas teşkil eden kavramları belli bir kurala göre incelemek ve buna göre sonuçlar üretmek gerekmektedir. Bu bağlamda varsayıma esas teşkil eden kavramlar için kullanmamız gereken kural şöyle olmalıdır: 

Kural:       Metinde geçen ve “marife (özel isim)” olan kelimeler, eğer kendi fiillerinden başka fiiller ile eylemleştiriliyor/açıklanıyor ise, bu kavram bir olgudan hareketle kurumsal bir anlam ifade eder.

Bu kural çerçevesinde varsayıma konu yapılan her üç ayetteki ifadeleri değerlendirdiğimizde:

İsneta Aşrete Aynen (اثنتا عشرة عينا)[17] (On iki göz(ler)):  İfade, metinde iki kez tekrar edilmektedir. Değişkeni olmadığına göre, bu ifadeye ait değişken/anahtar kelimenin varlığı gereklidir.

Öte yandan pratikte bir asanın veya bir sopanın bir taşa vurulması ile yerden su fışkırmayacaktır. Böyle bir şey fizik kurallarına aykırı olur. Üstelik bunun “ilm/bilgi” ile yapılıyor oluşu dikkat çekicidir. Eğer bir eylem “bilgi”ye dayanıyor ise, mutlaka bilimsel bir süreci ifade ediyor olmalıdır. Ayette, genel olarak su kaynağı olarak anlaşılmaktadır ancak, ifadenin geneli içerisinde bunun bir su kaynağı değil, yeryüzünün genel “rızk/girdi” türlerinden olduğu da açıkça anlaşılabilecek bir husustur. Dolayısıyla gerek ifade bütünlüğü ve gerekse tanımlar sebebiyle bilinenlerin aksine, çok daha teknik ve bilimsel bir şey ifade etme olasılığı yüksektir.

İsneta Aşrete Esbaten (اثنتي عشرة أسباطا):[18] İfade, metinde bir kez varsayıma esas teşkil eden birinci cümle ile birlikte kullanılmaktadır. Değişken/anahtar kelime “esbaten”dir.

Birinci cümlede “göz/kaynak” olarak ifade edilen kelime yerine gelen “esbaten” kelimesi, genelde “bulaşık, birbirine girmiş, karmaşık veya kıvırcık saç” anlamına gelen “SBT”(سبط) kökünden türemiş bir kelimedir.

Öyleyse bulmamız gereken şey, birbiri ile ilişkili, ama farklı olaylar veya süreçler olmalıdır. Kelimenin kullanıldığı form “esbaten” (أسباطا) sebebiyle bu ilişkinin daha teknik bir boyutu ifade edilmektedir. Kısaca “inhibisyon” olarak tarif edilebilecek, meydana gelen bir tepkimenin bir başka tepkime ile engellenmesi veya dengelenmesi olarak ifade edilmesi mümkün olan bir anlam kazanmaktadır. Öyleyse varsayımın ihtiyacı olan şey, birbirlerini dengeleyecek nitelikte fonksiyonlar veya süreçler olmalıdır.Aslına bakılırsa bu kavram, son derece önemlidir, çünkü bize toplumsal mekanizmaların hangi kaynaklardan desteklenmesi, bilgi ve kaynak akışının nasıl sağlanacağını gösterir.

Gerek toplumsal mekanizmaların tarifi (devlet) gerekse bu mekanizmaları besleyen parametrelerin niteliği hakkında önemli ipuçları vermektedir. Buna göre bazı olasılıklar da ortaya çıkmış olur. Çünkü:  “İsneta aşrete aynen” (اثنتا عشرة عينا) iki farklı yerde aynı şekilde tekrar edilmektedir. Ancak “İsneta aşrete esbaten” (اثنتي عشرة أسباطا) cümlesinde bir değişken vardır. Dolayısıyla varsayıma esas teşkil eden kavram “esbaten” kelimesidir. Nekre kullanılmaktadır, bu nedenle “ayn” kelimesinin tarifi niteliğinde alınması gerekir. Değişken/anahtar kavramın yapısı, çözümün niteliğini de ortaya koyacak ve tanımlanabilirliğini de sağlamış olacaktır.

Bu durumda varsayımı destekleyen kanıtlar da metinde yer almalıdır. Çünkü on iki adet göz, on iki adet etkin girdi kaynağı veya süreçleri yahut da türlerinin ne olduğunu tanımlayacak, on iki kaynağın niteliklerini ve çerçevesini belirleyecek; anahtar kelimenin tanımına bağlı kalarak tanımlanmasını sağlayacak başka ifadelerin metinde yer alıyor olması gereklidir. Eğer metin, bu varsayımı destekleyen bir açıklama getiriyor ise ve eğer anahtar kelimeyi “marife” yani özelleştirilmiş bir kavram hâlinde kullanıyor ise, hipotezin ihtiyacı olan verileri sağlamış olacaktır. Metinde bu olasılığı destekleyen “dört” kanıt bulunmaktadır:

1.        

قولوا امنّا باللّه وما أنزل إلينا وما أنزل إلى إبراهيم وإسماعيل وإسحق ويعقوب والاسباط وما أوتي موسى وعيسى وما أوتي النّبيّون من رّبّهم لا نفرّق بين أحد مّنهم ونحن له مسلمون

(Baqara: 136)

Kûlû âmennâ billâhi ve mâ unzile ileynâ ve mâ unzile ilâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ve mâ ûtiyen nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadin minhum ve nahnu lehu muslimûn.

2.        

أم تقولون إنّ إبراهيم وإسماعيل وإسحق ويعقوب والاسباط كانوا هودا أو نصارى قل أأنتم أعلم أم الله ومن أظلم ممّن كتم شهادة عنده من الله وما الله بغافل عمّا تعملون

(Baqara: 140)

Em tekûlûne inne ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâta kânû hûden ev nasârâ kul e entum a’lemu emillâh, ve men azlemu mimmen keteme şehâdeten indehu minallâh, ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn.

3.        

قل آمنّا باللّهِ وما أنزل علينا وما أنزل على إبراهيم وإسماعيل وإسحق ويعقوب والأَسباط وما أوتي موسى وعيسى والنّبيّون من رّبّهم لا نفرّق بين أحد مّنهم ونحن له مسلمون

(Al-i İmran: 84)

Kul âmennâ billâhi ve mâ unzile aleynâ ve mâ unzile alâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ven nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadin minhum, ve nahnu lehu muslimûn.

4.        

إنّا أوحينا إليك كما أوحَينا إلى نوح والنّبيّين من بعدهِ وأوحينا إلى إبراهيم وإسماعيل وإسحق ويعقوب والأَسباط وعيسى وأيّوب ويونس وهارون وسليمان وآتينا داوود زبورا

(Nisa: 163)

İnnâ evhaynâ ileyke kemâ evhaynâ ilâ nûhin ven nebiyyîne min ba’dihî, ve evhaynâ ilâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâti ve îsâ ve eyyûbe ve yûnuse ve hârûne ve suleymân, ve âteynâ dâvûde zebûrâ.

Anahtar kelimeye bağlı olarak açıklama getiren ve varsayımı destekleyen bu dört ifadede, farklı kavramlar ile tekrar edilmekte veya kullanılmaktadır. Tekrar edilen veya tekil olarak kullanılan ifadelerin ortalaması 12 adet ise, varsayımın ihtiyacı olan kanıt olasılığı da söz konusudur. Bu çerçevede varsayımı destekleyecek yeni varsayımlar ortaya çıkar. Şöyle ki:

a.       Her dört cümlede/ayette anahtar kelimenin varlığı ve bu kelimenin yapısı, varsayımın çerçevesi için belirleyici unsur olacaktır.

b.      Her dört cümlede/ayette tekrar edilen kavramların nitelik bakımından gruplanması hâlinde tutarlı bir fonksiyon bütünü oluşturmalıdır.

c.       Tekil kullanılan kavramlar, metnin başka yerlerinde yapılan tariflerine göre tutarlı ve nitelikli fonksiyon olarak anlaşılabilecek veriler içermelidir.

d.      Her dört ifadede kullanılan kavramların bağımsız olması gereklidir.

e.      Bağımsız kavramlar, birbirleri ile gruplanmış olsalar bile farklı nitelikler/fonksiyonlar ifade etmelidir.

Söz konusu ifadeler, basit bir karşılaştırma ile tasnif edildiğinde, tutarlı bir bütünlük oluşturduğu anlaşılmaktadır. Konu bağlamında metnin ifadeleri tasnif edildiğinde şöyle bir sonuçla karşılaşırız: 

Terminolojik

1.        Ayet

2.        Ayet

3.        Ayet

4.        Ayet

Sıralama

Baqara 136

Baqara 140

Al-i İmran 84

Nisa 163

Ayrışanlar Fonksiyonlar

 

 

 

Nuh (نوح)

Ortak Fonksiyonlar

İbrahim (برهم)

İbrahim (برهم)

İbrahim (برهم)

İbrahim (برهم)

İsmail (سمع)

İsmail (سمع)

İsmail (سمع)

İsmail (سمع)

İshak (سحق)

İshak (سحق)

İshak (سحق)

İshak (سحق)

Ya’kup (عقب)

Ya’kup (عقب)

Ya’kup (عقب)

Ya’kup (عقب)

Kurumsal Çerçeve

SBT (الاسباط)

SBT (الاسباط)

SBT (الاسباط)

SBT (الاسباط)

Ayrışanlar Fonksiyonlar

Musa (موسي)

 

Musa (موسي)

 

Ortak Fonksiyonlar

İsa (عيس)

 

İsa (عيس)

İsa (عيس)

Ayrışan Fonksiyonlar

 

 

 

Eyyub (اوب)

 

 

 

Yunus (ينس)

 

 

 

Harun (هرن - هير)

 

 

 

Süleyman (سلم)

 

 

 

Davud (دود) - Zebur  زبر))

Şu hâlde, varsayımı belirleyen anahtar kavram “esbaten” idi. Bu bağlamda, varsayımın kesinleşmesi bakımından sonuçları çözümlemek gerekmektedir. Buna göre:

1.       “Esbaten” kelimesi 4 ayetin her birinde “marife” yani özelleştirilmiş bir kavram olarak kullanılmaktadır. Öyleyse bu kavram, bir fonksiyon değil; bir denge mekanizması veya kurum olarak tarif edilmiştir.

2.       Her dört ayette “İbrahim, İsmail, İshak ve Ya’kup” aynı düzende ve sıralamada tekrar edilmektedir. Öyleyse bu dört kavram, birbirinden farklı; ama temel nitelikli fonksiyonlar veya birbirini destekleyici fonksiyonlardadır.

3.       Dört ayetin ikisinde, “Musa ve İsa” tekrar edilmektedir, öyleyse bu iki kavram, birbirini tamamlayıcı nitelikte fonksiyonlar olmalıdır.

4.       Her dört ayetin üçünde “İsa” tekrar edilmekte, yani tekil kavramla da ilişkilendirilmektedir. Öyleyse “İsa” aynı zamanda bütün fonksiyonlar arasında bir geçişkenlik sağlayan ara fonksiyondur.

5.       Tekil kavramlar, aynı kurumsal yapı içerisinde destekleyici fonksiyonlardır. Metnin başka yerlerdeki tariflere göre şekillendirilmelidir.

6.       Her dört ayette, kavramların ortalaması 12’dir. Çünkü:

a.       “Esbaten” kelimesi özelleştirilmiştir (marife). O hâlde bu, bir fonksiyon değil; bir kurumdur.

b.      “İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kup” her dört ayette de tekrarlanmıştır. Öyleyse bunlar, 4 güçlü fonksiyonu oluşturur.

c.       Musa ve İsa, iki ayette ortaktır. O hâlde bunlar, 2 fonksiyonu ifade eder.

d.      Nuh, Eyyub, Yunus, Harun, Süleyman ve Davud tekil olarak kullanılmıştır. O hâlde bunlar, geriye kalan 6 fonksiyonu tanımlar. (Zebur, Davud ile ilişkili kullanılmaktadır, dolayısıyla Zebur bir fonksiyon değil, Davud’u destekleyen bir tanım olarak alınmalıdır.)

Buna göre, varsayımın ihtiyacı olan bir kurumsal çerçeve ve buna bağlı olarak 12 ayrı fonksiyon vardır. Şu hâlde, anahtar kelime olan “esbaten” kelimesi “el-esbat” olarak, yani kurumsal çerçevede tanımlanabilir.

Kurumsal Çerçeve Tanımı:

Metinde “el-esbat” kelimesi “qwm” ile tarif edilmektedir.[19] Öyleyse kavramın çerçevesi, taşıyıcı gövde niteliğinde bir kurum olmalıdır. Yani bir toplumun sahip olması gereken profesyonel, uygulayıcı, dengeleyici ve bilimsel bir kurumu ifade etmesi gerekir. Topluma öncülük eden, başarıya kılavuzluk/rehberlik eden bir kurum olarak tanımlanmalıdır:

El-Esbat (الاسباط)[20]- Girdi ve Kaynak Yönetimi/Fonksiyon Yönetimi: Bilimsel veya teknik süreçlerin/fonksiyonların veya birbirleri ile ilişkili/etkileşimli fonksiyonların dengelenmesini sağlayan yönetimsel mekanizma, girdi/kaynak yönetimi veya fonksiyon yönetimidir.[21]

Öte yandan “esbat” kelimesinin “el-esbat” şekilnde özelleştirilmiş olarak kullanılıyor oluşu, kural gereği kurumsal bir nitelik taşımasını gerekli kılmaktadır. Ancak bunun için de metinde kanıta ihtiyaç vardır. Eğer metin, bu kurumsal yapının varlığını destekleyecek ifadeler kullanıyor ve kavrama ait nitelikleri tanımlıyor ise, bu durumda varsayım kesinleşmiş olacaktır.

a.       Uzmanlık (amenu):[22] Kesin sonuçlara dayalı bir yapı ortaya koymaktadır. Yani, bir varsayıma değil, deneysel süreçlerin sonunda elde edilmiş olan kesin verilere dayandırılmakta ve uzmanlık gereği ifade edilmektedir.

b.      Bilimsellik (ilm):[23] Bir şeyin kanıtlanmış olması ve/veya uzmanlık, “bilgi” ile mümkündür. Yani bunlar, bilimsel yöntemler ile ortaya çıkmış olmalıdır. Tanım bilimsel yöntemlerle ortaya çıkmış; bilimsel verilere dayandırılmaktadır.

c.       Kayıtlı Bilgi (Nebi):[24] Var olan ve kesinliği kanıtlanmış olan bilgiden yararlanılarak elde edilmiş veya geliştirilmiş süreçlere dayandırılmaktadır. Yani, kontrollü ve kesinliği onaylanmış verilere dayanmaktadır. Bu, aynı zamanda elde edilen yeni verilerin paylaşılmasını da zorunlu kılmaktadır.

d.      Denetimli Süreç (Rab):[25] Kurumsal çerçevenin esasını teşkil eden, olayların veya süreçlerin denetimli bir şekilde yürütülmesi ve koordinasyon/denetim sorumluluğunun gerekliliği ifade edilmektedir.

Buna göre, merkezi bilgi sistemine bağlı, kanıtlanmış verilerden yararlanan, bilimsel yöntemlerle yürütülen, denetimli ve kurallı süreçler tarif edilmiş olmaktadır. Bu tanım, kurumsal çerçeveyi ortaya koyar.

Öyleyse “el-esbat”, bir kurumdur ve toplumsal mekanizmaları destekleyen tüm fonksiyonlar/alt mekanizmalar veya kaynaklar/destek sistemleri bu kurum çatışı içerisinde, uzmanlar tarafından bilimsel yöntemlerle yürütülen veya yönetilen süreçlerdir. Sayısal belirleme yapılıyor olduğuna göre, belirtilen miktar kadar nitelikli kurumlar olmalıdır. Buna göre barışık ve dengeleyici bir mekanizma olarak kurumsallaşmış bilimsel bir yapı ortaya çıkar. Şu hâlde, kurumsal çerçeve ve fonksiyonların tutarlılığı varsayımı doğrulamaktadır.

Sonuç olarak, “Kaynak yönetimi” olarak tarif edilebilecek “el-esbat” kavramı, bir toplumun sahip olduğu makro planlama mekanizması içerisinde yer alan profesyonel/yapıcı kurumlardan birini ifade eder. Merkezi kurumsal yapı, bilimsel veya teknolojik faaliyetlerin tümünü organize eden/içine alan kurumsal yapı olarak ortaya çıkmaktadır.

Genel olarak araştırma-geliştirme faaliyetlerine dayalı, bilgi ve teknoloji gerektiren tüm endüstriyel, teknik ve tarımsal uygulamaların birer fonksiyon olarak ayrıştırılarak her biri için uzman yönetim sistemi oluşturmayı ifade etmektedir. Bu kurum içerisinde 12 uzmanlık birimi olduğu yine ayetlerin ifade ettiği bir durumdur.Bu fonksiyonların, uygulamadan çok, altyapıya yönelik, uygulamaya bilgi ve teknik destek sağlayan fonksiyonlar olduğunu ifade etmek gerekmektedir. Doğanın veya doğal varlıkların veya sosyal varlığın ortaya çıkardığı ve verimli olması gereken fonksiyonların altyapısını oluşturmakla ilgili bir yapı olarak anlaşılmaktadır.

Bu noktada yeni bir soru daha ortaya çıkmaktadır; tarif edilen kurumsal yapı ve bu kurumsal yapı içerisinde ifade edilmiş olan 12 farklı kavram hangi fonksiyonları veya süreçleri kapsamaktadır? Başlangıç varsayımının doğrulanmış olması, teorik sonuca ulaşmak için yeterli değildir. Kavramların nitelikli tanımlarının da var olması ve hepsi bir bütün olarak kesin teoriyi vermesi gerekir.

Varsayıma kanıt olan ifadelerde, tespit edilen kelimelerin/kavramların başlangıçta öngörülen sayıyı veriyor olması, varsayım için delil olmasını yeterli kılmıştır. Ancak bu, tek başına yeterli olmayacaktır. Bu ifadelerin ne anlama geldiği ve bu kelimeleri tanımlayan diğer bağlantılı ifadelerdeki asli kavramların da tespit edilmesi, varsayımın doğrulanması açısından zorunludur. Şu hâlde, bu on iki kavramın tek tek tahlil edilmesi sonucunda ortaya çıkacak olan şeyin fonksiyonları da tanımlamış ve kanıtlamış olacaktır. Ancak bu noktada da bir kurala ihtiyacımız vardır:

Kural: Bir metnin tutarlı ve anlaşılabilir olabilmesi için;

a.       Evrensel veya bilimsel değeri olan bir metin, bütün kavramları özgün ve nitelikli anlamlarda kullanıyor olmalıdır. Buna göre, metindeki her kelime, kendi anlamı ile tutarlı ve geçerli olacaktır.

b.      Evrensel veya bilimsel bir kaynak, mitolojik veya tarihsel şahsiyetlerden söz etmemelidir. Evrensel bir bilgi kaynağı, güncel meselelere çözüm üretebilecek, mevcut bilgi ile değerlendirilebilecek ve gelişmeyi sağlayabilecek nitelikte olmalıdır. O hâlde, metinde kullanılan kelimelerin tarihi şahsiyetlere ait isimler veya belirli yerlere ait isimler olması mümkün değildir. Her kelimenin, özellikli olsun veya olmasın mutlaka bir anlamı olmalıdır ve bunların her biri bu anlam ile birlikte değerlendirilebilmelidir. O hâlde, metinde tarihsel şahsiyet, yer veya kutsal kimse/bölge ismi yer almaz.

Metodolojik kural gereği, kavramların incelenmesi sonucunda, varsayılan kurala yönelik tutarlı sonuçların ortaya çıkması, kuralın metot bakımından geçerli ve zorunlu olduğunu da kanıtlamış olacaktır. Şu hâlde kurguda karşılaştığımız kavramları (isimler), bu kavramları tarif eden ilişkili kavramlar ile birlikte incelediğimizde:

Fonksiyonel Kavram Parametreleri:

a.       Nuh (نوح) :[26] Teknoloji ve Doğa Bilimleri Fonksiyonu: Bölge, bucak, uç veya uzak yer, kenar bölge gibi anlamlara gelen nahiye (ناحية) kelimesinin köküdür. Menuh (منوح) kelimesi “diğerleri süt vermezken süt veren” anlamında değerlendirilmektedir.

Kelime anlamı itibariyle, (telaffuzdan bağımsız olarak) yüksek sesle bir şeyi ifade etmek, bir kuşun ötmesi gibi anlamlara gelmektedir. Zamanla ölülerin arkasından ağıt yakması için tutulan kadınlar için de kullanılan bir kelime hâline gelmiştir. Kelime fiil formunda, “şikayetçi olmak, sürekli sızlanmak” anlamına da gelmektedir. Ancak, “Nuh” kavramı ile ilgili olarak metinde anlatılan fonksiyon, teknoloji-sanayi fonksiyonu olmalıdır. Bu bağlamda kelimenin kök anlamı ile metindeki tarif uyuşmamaktadır.

Nuh - Kavram İlişkileri:

Doğal Seçilim, İstefa (اصطفى)[27]: Doğal seçilim, bir evrim veya dönüşüm sonucu sıralamada bir öncekinin seviyesine yükseltme, var olan şeyler arasında tercihte bulunarak yükseltme, doğal seçilim veya evrimsel dönüşüm. Buna göre Nuh, İbrahim, Ya’kup, Musa, Âdem, Meryem ve İmran doğal seçilim sonucu yükseltilmiş veya evrimleşmiş varlıklar, türler veya fonksiyonlar olmalıdır.[28]

Standart Bilimsel Süreçler - El-Alemin (العالمين) :[29] Bilginin profesyonel anlamda geliştirildiği, oluşturulduğu veya kullanıldığı, benzer veya farklılaşan alanların hep birlikte ele alındığı ve başlangıç noktasını teşkil eden, yönetimsel, kurallı kurumsal yapı. Kavram, aynı zamanda, bir toplumun bilgi üreten, geliştiren veya deneysel/eylemesel kesin sonuçlara ulaşan kurumsal yapısı, üniversiteler veya bilimsel kurumlarını ifade eder.[30]

Öncül - Ale (اٰلَ):[31] Sürekliliği olan, devam eden veya yenilenen bir sürecin her aşamasında muhtaç olduğu bir önceki olay, olgu veya oluşum; bir hareketin başlamasına neden olan bir önceki hareket.[32]

Fonksiyonel Gelişim - Âdem (ادم):[33] Genel anlamda evrim/gelişim süreçlerini ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkar. Bir tür, ürün veya kaynağın zaman içinde bilgiye bağlı olarak gelişmesini/evirilmesini ifade eden bir kavramdır. Metinde özel isim olarak kullanılmamaktadır. Bu nedenle bir kimsenin veya türün adı değil, bir eylemi tanımlayan kavram olarak anlaşılmalıdır.[34]

Keşfedilmemiş Bilgi - El-gayb (الغيب):[35] Yeryüzünde veya kâinatta var olan, ancak henüz niteliği veya niceliği bilinmeyen, sırrı açığa çıkmamış olan, varsayılabilen ancak henüz kanıtlanmamış olan her türlü bilgi, olay veya oluş. Keşfedilmeyi bekleyen her şey. Belli bir şey hakkında henüz bilinmeyen bir şey veya fonksiyon. Keşfedilmemiş bilgi veya kaynak.[36]

Astronomi - El-Fulk (الفلك):[37] Yörüngesel veya gökcisimlerinin incelenmesi, bilgi ve bulguların değerlendirilmesi, ilerlemenin sağlanması için var olan kurumsal mekanizma ve bu mekanizmaya ait olan şeyler, araçlar veya bilgiler. Astronomi veya uzay bilimi.[38]

Bilgi Akış Sistemi – Merkezi Bilgi Paylaşım Mekanizması - El-Nebi (النبى):[39] Her türlü bilimsel bilgi, buluş veya uygarlaşmaya dair her türlü pozitif bilginin paylaşımı ve değerlendirilmesini sağlayan mekanizma, bilgi bankası, bilgi akış mekanizması.[40]

Profesyonel Ekip/Organize Grup - Er-Resul (الرسل)[41]: Belli bir amaç için organize olmuş, birlikte hareket eden, birlikte gelişen, kurallı ve kurumsal, nitelikli küçük toplum veya ekip.[42]

Mursel (مرسل):[43] Verici – telgraf makinesi gibi-, gönderici, manipülatör.

Mursilet (مرسلة):[44] Manipüle edilmiş, yayınlanmış.

Ersele (ارسل):[45] Salıverip uzatmak veya salmak, -göndermek, vermek “örneğin postaya vermek veya posta ile göndermek”.

 “Nuh”un Fonksiyonel Değerlendirmesi:

a.       Mühendislik bilgisine sahip olduğu ve böylece motor üretebildiği, bir aracı hareket ettirebilecek itiş gücünü elde edebildiği ve rota belirleyebildiği –küresel konum/konumlandırma (astronomi) bilgisine sahip olduğu-,[46]

b.      Taşıyıcı gövde/omurga (qawm), yönlendirilmiş bir verici veya manipülatör olduğu,[47]

c.       Sistemin ana unsurları ile (melei) doğrudan bağlantı kuran (beşer) bir mekanizma olduğu,[48]

d.      Sistemin zorunlu dolaşım/sirkülâsyonunu sağlamakla kesin olarak görevli (Zorlayıcı) olduğu,[49]

e.      Planlı üretim süreçleri ve endüstriyel üretim (sanayi)  bilgisine ve yörüngede hareket edebilecek bir aracı üretebilecek proje bilgisine sahip olduğu, [50]

f.        Yer ve atmosferik olayları önceden hesaplayabildiği ve buna göre hareket edebildiği, bir dalga boyunda nasıl hareket etmesi gerektiğini bildiği,[51]

g.       Bilimsel süreçlerin planlama, uygulama ve sonuç aşamalarını başarıyla uygulayabildiği ve bundan elde edilebilecek katma değerin farkında olduğu,[52]

h.      Nuh’un, bilimsel süreçlerden/fonksiyonlardan (âlemin) biri olduğu[53] anlaşılabilmektedir.

i.         Qawm, yani bir toplumun taşıyıcı mekanizması/omurgasını güçlendirmeye yönelik bir uygulama olduğu,[54]

Öyleyse Nuh, bilgiye dayalı geliştirilmiş olan fonksiyonel/bilimsel süreçlerden biri olmakla birlikte, fonksiyon bakımından çeşitli bilim dallarından da yararlanan ve bunlardan elde edilmiş bilgileri de uygulayarak katma değer üretebilen bir mekanizma olabilir.

Bu çerçevede “Nuh” kelimesi, gerek metnin tanımları ve gerekse ilişkili olduğu kavramlar nedeniyle, araştırma ve geliştirmeyi hedef alan, yapıcı bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Fonksiyonel nitelik bakımından kavrama, “yer bilimleri” çerçevesinde teknoloji veya bilimsel araştırma/keşfetme gibi bir fonksiyon atfedilmelidir. Yukarıda kavrama izafe edilen fonksiyonlar, endüstriyel üretim süreçleri ile de doğrudan ilişkili olduğu için tanımın böyle bir uygulamayı da kapsaması gereklidir.

Kavramın kişiselleştirilmesi için herhangi bir neden yoktur. Elbette bir fonksiyonun, bilimsel sürecin veya bir mekanizmanın uygulayıcıları olmalıdır ve bunlar, bir kurum çatısı altında faaliyet göstermelidir. Ancak böyle olması, kavramın ortaya koyduğu fiilin gerçekleşmesi için veya kavramın ihtiva ettiği anlamı kişiselleştirmek için yeterli değildir. Mesela fizik örneğini ele alalım. Fizik, fizikçiler sayesinde ortaya çıkan bir bilim dalıdır, ama fizik bir kimse değildir.

b. İbrahim (ابراهيم)[55] - Ölçme ve Değerlendirme/Araştırma-Geliştirme veya İyileştirme Fonksiyonu :Kelimenin “BRHM” (برهم) veya BRH (بره) kökünden geldiği düşünülmektedir.[56] Hastalıktan kalkmış; iyileşmiş anlamına gelen bir mânâ ifade etmektedir. Hastalıktan kalkmış; sağlığına kavuşmuş kimseyi ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

BRHM kökünden geldiği varsayıldığında, gözleri açmak, göz açıp kapamak veya bir şeye dikkatlice bakmak anlamına gelmektedir.

Buna göre, “İbrahim” kavramı, iyileştirici, düzeltici bir mekanizma/fonksiyon olması bakımından “Ölçümleme/Onarma-Düzeltme” veya “Ar-Ge, Geliştirme/İyileştirme Fonksiyonu”  olarak değerlendirilebilir.

Metindeki tariflerden yola çıkarak, genel anlamda “önderlik” veya programlanmış olan bir şeyin neden olduğu sonuçlara ilişkin, bir dönüştürme ve muhafaza etme mekanizması olarak tarif edilmektedir. Yazılı bilgi, bilginin çoğaltılması ve kullanılması ile elde edilecek faydanın sürekli hâle getirilmesine atıf yapılan kavramda, daha çok onarıcı, tamir edici bir fonksiyon anlamı ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, toplumun geliştirilmesi, daha ileri bir seviyeye taşınması veya medeniyetin inşası için gerekli olan altyapının oluşturulması ve bilgi birikimi olarak anlaşılabilir.

İbrahim - Kavram İlişkileri:

Ayrıştırma Süreci veya Fonksiyonu - İbtila (ابتلى):[57] Kavram, kullanılmış ve artık eskimiş, verimsizleşmiş veya zarar verici nitelikte olan parçaların/unsurların ayrıştırılması, temizlenmesi veya gövdenin zararlı etkilerden arındırılarak işler halde tutulmasını ifade etmektedir.[58]

Yazılım veya Bilimsel Standartlar - Kelimat (كلمات):[59] Kavram, sistem kodları, yazılım veya belli bir program ifade etmektedir. Bir söz veya ses dizisi, sembollerin anlamlı bir şekilde bir araya gelmiş hâli. Bir metin veya yazılım. Standartlar veya standart işletim sistemleri. [60]

Mühendislik - El-Hikmet (الحكمة):[61] Bilgiyi kullanmak ve buna göre karar verip uygulama yapmak veya sonuçlar üretmek için gerekli olan kurumsal yapı. Bilimsel süreçlere göre hareket edebilen ve geliştiren kurum. Marjinal fayda veya katma değer oluşturmak ve çoğaltmak.[62]

El-hikmet (الحكمة)[63] : Kurumsal anlamda, süreçlerin yönetilmesi ile standartlara ilişkin bilimsel, teknik veya sosyal kuralları ve koşulların belirlenmesi anlamını taşır.

İçe Yönelim veya Özkaynak/Özgüven - Hanifen (حنيفا):[64] İstem dışı çarpıklık, eğrilik anlamında olan kavram asal yönelim, bir şeye veya içe yönelim olarak anlaşılabilir.[65]

Hunfae (حنفاء)[66] : Eğri ayaklı kimse demektir.

Ölçüt veya Uygunluk - Mesabe (مثابة):[67] Bir araç veya şey için uygunluk sağlayan şey veya ölçüt. Pratikte bir şeyi saran şey, zar veya ambalaj. Bir şeyin korunması veya muhafazası için uygun olan şey.[68]

Sevab (ثواب)[69] sevab da bu bağlamda değerlendirilmelidir. Mevzi sahibi, uygunluk sahibi veya kumaşçı gibi anlaşılmalıdır.

Esvab (اثواب), Yatırım için uygun olan yer, yatırım danışmanlığı veya yatırım rehberliği ifade eden kelimedir

Destek – Takviye/Güçlendirme - Azer (ازر)[70] : Bur süreci veya uygulamayı desteklemek, kaynak sağlamak veya sürdürülebilir halde tutmak. Destek mekanizması.[71]

Nitelikli Görüş veya Görünüm – Bilimsel Analiz - Nuri (نَرَى)[72] : Bir şeyin içyüzünün anlaşılır/bilinir olması şeklinde anlaşılması. Bilimsel yöntem veya analiz yoluyla olay, nesne veya süreçlerin anlaşılır hale getirilmesi.[73]

Kurum Çalışanlarının Tümü - Millet (ملّة):[74] Profesyonel olsun olmasın, bir kurumda, bir iş kolunda veya belli bir amacı gerçekleştirmek için çalışanların tümü.[75]

Egemenlik – Yetki/Sorumluluk Bölgesi - Melekut (ملكوت)[76]: Krallık, hükümranlık alanı veya gücünün yettiği, iç yüzünün derinlemesine bilindiği alan. Egemenlik /  sorumluluk alanı.[77]

Bağımsız Değişken/Sınırlı Kanıt - El-Huccet (الحجّة)[78] : Uygulamaya esas yönerge veya kurallar. Uygulama niteliğine göre farklılaşan, ilkesel çerçeve.[79]

Dönüşüm Mekanizması - Ad (عاد) [80] : Dönüşüm fonksiyonu veya mekanizması. Kaynakların veya girdilerin yeniden kullanılabilir hale getirilmesi.[81]

Kentleşme - Medyen (مدين) [82] : Yerleşik düzen, kentleşme veya medeniyet. Uygarlık veya uygarlık altyapısı.[83] Toplumsal yaşam pratiğinin hayata geçirilmesi.

Kaynak/Girdi Yönetimi/Planlama - Semud (ثمود) [84] : Sınırlı kaynakların planlama yoluyla verimli hale getirilmesi, kaynak yönetimi.[85]

Gelişim Aşamaları veya Kademelendirme - Semavat (السّموات)[86] : Kurumsal olarak geliştirme, yükseltme veya bir üst versiyona yükseltme. Derece bakımından birbirinin üstünde olanlar. Kurumsal gelişim kademelerinin  tümü.[87]

Donanım veya Teknik Destek - El-Eydi (الايد) [88] : Birimler veya aksamlar arasında kurulan bağlantı sebebiyle her birimin sürdürülebilir hale gelmesi. Senkronize işleyiş. Müttefik ve pozitif işbirliğine dayalı ittifak.[89]

Rasathane veya Bilimsel Gözlem Merkezleri - El-Ebsar (الابصارِ)[90] : Bir şeyi görmek suretiyle anlama, görerek test etme veya bir şeyin ayrıntılarını görerek bilgisine sahip olmak. Bilimsel görüş veya gözleme dayalı istatistiksel bilgi.[91]

Mikro Hareket Alanı – Olay Zemini - El-Arz (الارض) [92] : Olayların veya oluşların meydana geldiği, mikro veya asgari yaşam koşullarının veya asgari girdilerin var olduğu veya elde edilebildiği düzlem ya da zemin. Yahut da bir olay veya hareketin başlaması için gerekli olan ve asgari şartları barındıran ortam. Bu bağlamda “Arz” dünya değildir. [93] (Dünya kelimesi zaten metinde kullanılan bir kavramdır.)

Yükseltme/Miktar Bakımından Çoğaltma - Refa’ (رفع)[94] : Üretim artışı veya faydanın çoğalmasına bağlı olarak ortaya çıkan refah. Bir şeyi fiziksel mânâda yükseltmek, artış sağlamak, daha üstün bir seviyeye çıkarmak.[95]

İbrahim - Fonksiyonel Analiz:

a.       Kavram “Qvm” [96] ile tarif edilmektedir. Öyleyse merkezi toplumsal mekanizmalardan biri olmalıdır. Merkezi planlama ve uygulama mekanizması, gövde. [97]

b.      Programın tamamlayıcı ve öncü mekanizması olduğu,[98]

c.       Kurumsal düzeyde iletişim/bilgi paylaşımı sağlayan, yetki ve sorumlulukların belirlendiği veya yetki sınırlarının aşılmadığı güvenlikli bir merkez olduğu,[99]

d.      Bölgesel girdilerin ve kaynaklardan elde edilen veya edilmesi muhtemel faydanın yahut potansiyelin varlığından emin olmayı amaçladığı, olası yararların çoğaltılması ve verimli hâle getirilerilmesini amaçlayan kademeli bir uygulama olduğu,[100]

e.      Uygulamaların gerçekleşebilmesi için gerekli olan altyapıyı oluşturan ve zemin hazırlayan bir fonksiyon ifade ettiği

f.        Sistemi onaylasın veya onaylamasın, barış ortamında, elde edilen faydanın herkesi kapsayacağı ve herkesin bu faydanın sonuçlarından yararlanabileceği,[101]

g.       Başka kaynaklardan/kurumsal verilerden yararlanıyor olmasına rağmen, bağımsız ve merkezi bir karar ve uygulama mekanizması olduğu,[102]

h.      Sorumluluk veya yetki bölgesi içerisinde, araştırma-geliştirme ve sonuç üretme yükümlülüğü olduğu[103]

i.         Amaç bakımından barışın sürekliliğini sağlamak, merkezi bilgi sistemine bağlı/paylaşımlı faaliyet gösteren profesyonel bir uygulama olduğu,[104]

j.        Doğal kaynaklardan katma değer üretebilecek nitelikte olanların tespiti ve bilimsel/teknik uygulamalar için hazır hâle getirilmesi için yapılandığı[105] gibi temel ilkeler ortaya çıkmaktadır.

Genel olarak İbrahim, varsayımlardan yola çıkarak fiziksel süreçlerin olası sonuçlarının belirlenmesi, olayların veya süreçlerin analiz edilmesi, bu analiz sonucunda farklı olayların ya da süreçlerin nitelik bakımından benzerlikleri ve buna bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel yeni sonuçların tespitini veya buna göre bir yöntem veya tavır geliştirmeyi öngören bir muhteva taşımaktadır. Bu bağlamda, daha çok “yaşam bilimleri” çerçevesinde bir çeşit “araştırma-geliştirme” ve “olayları veya süreçlerin rasyonel sonuçlarını tespit etme”ye yönelik bir bağlamda tanımlanmalıdır.

Olay ve süreçlerin doğru anlaşılması ve neden-sonuç ilişkisi doğru analiz edilerek bilimsel veri elde edilmesi, uygarlaşma için gerekli olan faktörlerden birisidir. Eğer rasyonel analiz yapılamıyor, süreçler pozitif bir düzlemde analiz edilemiyor ise, tahmin ve inançlara dayalı olarak gelişmeyi ve uygarlaşmayı önleyecek veya geciktirecek zorlukların ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır. Bu mânâda “İbrahim”in, toplumsal barışın, bölgesel refahın geliştirilmesi için gözlem ve analize dayalı, bilimsel verilerle hareket eden, kurumsal ve merkezi bir mekanizma olduğu anlaşılabilmektedir.

c.       İsmail (اسماعيل) :[106] - Kurumsal/Bilimsel Danışmanlık: Kelimenin Arapça kökenli olmadığı düşünülmektedir.[107] “SM’A” (سمع) ile benzerliği göz ardı edilemez. “Sm’a”nın duyurmak, işittirmek, dinletmek gibi bir anlamı olabilir. Metindeki tariflerden hareketle, “İsmail” basın veya yayın yoluyla bilginin aktarılması veya yayımı olarak değerlendirilebilir. Yani “kurumsal haberleşme” veya “enformasyon” fonrsiyonu olmalıdır.

İsmail - Kavram İlişkileri:

Değerlendirme/Çözüm Kurulu - El-Taif (الطّائفين)[108] : Yönelim, Pozitif yapıcı komisyon veya kurul. Kurumsal anlamda, yetki ve sorumluluk alan müzakereci, yapıcı gruplar veya uzmanlar.[109]

Kurumsal Sürdürülebilirlik - Akifine (العاكفين) [110] : İhtilafların giderilmesi veya çakışmaların önlenmesi yoluyla süreçlerin sürdürülebilir halde tutulması.[111]

Uzmanlık/Uzman Departmanları - El-Qavaid (القواعد) :[112] Belirli kuralları veya temelleri olan şey. Kurumsal anlamda profesyonel veya uzmanlık departmanları.[113]

Yenileme veya Garanti Sistemi - El-kifl (الكفل)[114]: Uygulama veya süreçlerin yenilenebilir halde tutulması. Sürdürülebilirlik için gerekli olan destek veya taahhüt mekanizması. Teknik servis gibi sistem bakımını üstlenen yapı.[115]

Haber Alma - Değerlendirme - Es-Semi (السّميع)[116]: Haber alma, bilimsel değerlendirme veya izleme. Veri toplama, değerlendirme ve akış mekanizması.[117]

Yetki ve Sorumluluk Çerçevesini Kabul Etme - Rükû (ركع):[118]. Bir kimsenin, başkasının yetki ve sorumluluk alanına müdahale etmeyeceğinin göstergesi. Yetkiyi tanıma.[119] 

Kurumsal Destek/Katkı Mekanizması - El-Nasara (النصارى):[120] Verimli sonuçların elde edilebilmesi veya başarılı olabilmek için gerekli olan altyapı mekanizması.[121]

Uyum Sistemi veya Süreci - El-Yesa’ (اليسع)[122]: Mekanizmalar arası uyum veya birbirine uyumlu hale getirilmiş süreçler.[123]

Yetkiden Doğan Yaptırım Gücünü Kabul Etme - Secde (سجد):[124] Secde, olası yetki karmaşasından doğan müdahaleyi ortadan kaldıran ve kurallı süreçlerin kabul edilmesini sağlayan bir kavramdır. Buna göre, yetki ve sorumluluktan doğan yaptırım gücünün veya sınırlamaların kabul edilmesidir.[125]

Yönetim veya Harekat Merkezi - Makam (مقام) [126]: Mevki veya konumlanma yeri, hareket merkezi. Sabit ve merkezi yönetim mekanizması.[127]

Zorunlu Eğitim veya Araştırma Mekanizması - İdris (ادريس)[128]: Kurum veya uygulamaların ihtiyacı olan zorunlu süreçler, eğitim veya bilgi temini bakımında gerekli olan faaliyet.[129]

Yapısal değişim veya düzen - Es-Sabiin (الصّابئين):[130] : Yenilenme veya inovasyon yoluyla işleyen mekanizmaların sürdürülebilir halde tutulması. Gelişen bilgi ve teknolojiye adaptasyon.[131]

Sistemsel müdahale veya yıkım - Hadu (هَادُوا):[132] : Sistem veya yazılıma müdahale yoluyla işleyişin bozulması. Yetkisiz müdahale veya yıkım. [133]

Uygulama Dönemi - AHD (عهد)[134] : Bir sözleşmenin kapsadığı dönem veya bir yetki/sorumluluk dönemi.[135]

İsmail - Fonksiyonel Analiz:

a.       Genel olarak karar mekanizmalarına destek ve bilginin uyumlaştırılması niteliğinde olduğu,[136]

b.      Hiyerarşik ve eşgüdümlü bir faaliyet niteliğinde olduğu, kurumsal düzeyde konumlandırıldığı,[137]

c.       Bir yönetim mekanizması, başlangıç noktası niteliğinde destek sistemi olduğu,[138]

d.      Kurumsal çağrı merkezi niteliğinde bilgi paylaşım ve çözüm mekanizması olduğu[139] anlaşılabilmektedir.

İbrahim ve İsmail kavramlarını tanımlayan tâlî kavramlar, büyük çoğunlukla ortaktır. Buna göre her iki kavram da uygarlaşma veya sivilleşme için gerekli olan teknik ve fonksiyonel unsurları tanımlamaktadır.  Buna karşılık “İsmail” ile tanımlanan süreçler, tamamlayıcı bir niteliğe sahiptir. Bir kurum olarak kurumlalar ası iletişim kadar potansiyel süreçler ile olasılıkların değerlendirilmesine ve verimliliğe katkı sağlayan bir mekanizma olduğu anlaşılabilmektedir. Bir çeşit bilimsel veya teknik destek mekanizması olmalıdır. Kavramın bu bağlamda değerlendirilmesi, uygulama açısından tutarlı ve fonksiyonel olacaktır.

d.   İshak (اسحق) [140] Atık/Sonuç Yönetimi veya Uygulama Verimliliği: Kelime “SHK” (سحق) kökünden gelmektedir. Genel olarak, uzaklaşmak, hurma ağacının uzaması veya bir elbisenin eskiyip çürümesi gibi anlamlara gelmektedir. Kelimeye ufalamak veya yumuşatmak anlamı da verilmektedir. Ancak birincil anlam olarak uzaklaşmak-uzaklık anlamı öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, “İshak” toplumun “ulaşım” veya “büyüme” altyapısını ifade eden bir kavram olabilir.

İshak - Kavram İlişkileri:

Mikro Mekanizma/ Uygulamaya Esas Teşkil Eden Potansiyel Koşullar - Dünya (الدّنيا):[141]  : Olaylar veya nesneler arasındaki ilişki, etkileşim veya işlevsel açıdan uygunluk. Kurumsal anlamda, olaylar ve süreçler arasındaki olası ilişkilerin tespit edilmesi ve uygulamaya esas teşkil edecek potansiyelin ortaya çıkarılması.[142]

Teknik Uygulama – Mühendislik Uygulaması - Utiye (اوتى)[143]: Olay ve süreçleri sevk ve idare mekanizması, teknik veya mühendislik uygulaması, katma değer üreten  ve gelişmeye katkı sağlayan uygulamalar.[144]

Geçerlilik/Uygulama Standardı - İmreetehu (امراته)[145] : Standart süreçler. Uygulama veya süreçlerin işlerlik kazanması için gerekli olan altyapı.[146]

Kontrol/Denetim - Hedeyna (هدينا)[147]: Rehberlik hizmetleri. Olay ve süreçlerin kontrol veya denetim yoluyla olası hataların önceden tespit edilerek giderilmesi. Süreç denetim mekanizması.[148]

Tekil Kaynak – Başlangıç Noktası - İlahen Vahida (الها واحدا)[149]: Çıkış noktası veya kaynak. Fonksiyonel unsurların merkezileştirilerek tek bir noktadan sistematik yönetimi. Tek bir kaynağın unsurları veya fonksiyonları. Buna göre, Ya’kup, İbrahim, İsmail ve ishak, nitelik ve hiyerarşi bakımından tek bir merkeze bağlı olan fonksiyonlar olmalıdır. [150]

Sürdürülebilir Sonuç -  El-Ahiret (الاخرَة):[151] Belli bir sürecin ortaya çıkarması öngörülen sonuçların gerçekleşerek yeni bir durumun açığa çıkması. Yeni bir sürecin başlamasına neden olan son durum. Deneysel süreçlerden elde edilen seçilimli ve sürdürülebilir durum ve buna bağlı ortaya çıkan yeni süreç veya süreçler. Kurumsal dizilim veya süreç diziliminden doğan nihai durum.[152]

İshak - Fonksiyonel Analiz:

a.      Sürdürülebilir sonuçların ve sonuçlardan doğan yeni süreçlerin değerlendirilmesi ve verimliliğini içerdiği[153] anlaşılabilmektedir.

b.      Bilimsel ve mikro süreçlerin planlanmasına yönelik bir uygulama olduğu,[154]

Genel olarak, İbrahim, İsmail, İshak ve Ya’kup birbiri ile yakın ilişkili kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla fonksiyonların uygulaması veya kurumsal düzeyde işlerliği esnasında diğer fonksiyonların girdilerinden ve bulgularından yahut elde edilen bilgilerin tümünden yararlanmayı gerektirmektedir. Her biri farklı bir alanı hedef alıyor olsa bile, kurumsal bilgi ve uygulama mekanizmaları içerisinde etkileşimli/interaktif bir faaliyet olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda süreç veya uygulamaların sağlıklı yürütülebilmesi ve doğru sonuçlar alınabilmesi için oluşan bilimsel destek mekanizmaları olarak değerlendirilmelidir.

e.      Ya’kub (يعقوب) :[155] - İstatistik – Marjinal Fayda : Ya’kub, Sebzelerin veya çiçeklerin tohumu anlamına gelen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman çölde yetişen bitkinin tohumu veya keklik denilen kuşun erkeği için de kullanıldığı görülmektedir. Kelimenin Arapça fiil formuna uymaması nedeniyle başka bir dilden geçmiş olduğu düşünülmektedir.

Kelimenin “AKB” (عقب) kökünden türemiş olma olasılığı vardır. Bir şeyin ardılı, ardınca gelen, indirgenmiş, bir şeyden arta kalan (sigara izmariti gibi), herhangi bir şeyin sonu veya ardılı, topuk gibi anlamlara gelmektedir. Bu bağlamda, bir toplumun sahip olması gereken “kaynak” veya “üretim potansiyeli”nin dolaşım ve olay bilgisine göre analizi ve geliştirilmesini hedefleyen istatistik/bilgi-işlem fonksiyonunu ifade etmesi gerekir. Kaynakların olası üretim veya ihtiyaçlara göre potansiyelinin belirlenmesi ve dolaşıma kazandırılması sürdürülebilir olması için de gereklidir.

Ya’kub - Kavram İlişkilleri:

Bilimsel Yorum/Kanıtlanabilir Bilgi - Te’vil (تاويل):[156] Olayları veya durumları analiz etme, neden-sonuç ilişkisi içerisinde yorumlama, öncelemek veya öncelikleri belirlemek. Bilimsel yorum veya analiz.[157]

Bilimsel yorumlar veya teoriler değişebilir. Her aşama bir önceki aşamayı tamamlayıcı veya düzeltici olabilir.[158] Olaylar ve nesneler hakkındaki bilgi, olayların ve nesnelerin içyüzü anlaşıldıkça değişebilir ve eski bilgiyi revize edebilir. Ancak te’vil, gelişigüzel, kuralsız yorum yapmak anlamına asla gelmez. Tamamen bilgiye, deneyse süreçlere ve kanıtlara dayalı bir yorum şeklidir.

Genel kanaatin aksine, bilimsel yöntemlerden elde edilmeyen yorumlar te’vil değildir.

Realizasyon/Ürün veya Durum - Kaza (قضي): [159] Planlama veya analiz süreçlerine bağlı olarak öngörülen veya planlanan olay veya durumun gerçekleşmesi, öngörülmüş olan sonuçların ortaya çıkması, üretimi planlanmış olan bir ürünün üretilerek kullanıma sunulması.

Bir olay, olgu veya ürünün ortaya çıkması ancak nedenlerin varlığı ve planlama ile mümkündür. Üretim açısından bir ürün için gerekli olan bütün girdilerin uygun koşul ile miktarlarda kullanılması ve işlenmesi sonucunda elde edilebilen eşyadır. Eşya/ürün, bir planlama sonucunda ortaya çıkar. Yani bir ürünün ortaya çıkması, o ürün için öngörülen tüm girdilerin doğru şekilde kullanılması ve planlanan süreçlerin doğru işletilmesi ile mümkündür.

İstatistik/Bilgi İşlem - El-Ehadis (الاحاديث)[160]: Olaylar veya süreçlere bağlı olarak ortaya çıkan sonuçların incelenmesi, değerlendirilmesi. Bilgi işlem veya istatistik. [161]

Öte yandan “te’vil-ul ehadis” (تاويل الاحاديث) kavramı, belli başlı olay veya süreçleri kurumsal düzeyde analiz etmek, bilimsel sonuçlar üretmek anlamında değerlendirilebilecek bir kavram olmalıdır

Katma Değer/Marjinal Fayda - Fadl (فضل):[162] Bir mal veya hizmetin emek yoluyla üretilmesi ve kullanılır hâle getirilmesi. Üretim yoluyla oluşan ilave değer ve katma değer olarak anlaşılması gerekir. Kaynakların veya olayların verimli hâle getirilmesi, faydanın çoğaltılmasını içeren eylemsel süreçler. [163]

Ya’kub - Fonksiyonel Analiz:

Katma değer üretme/marjinal fayda üretmeyi amaçlayan fonksiyonlar olduğu,[164] kurumsal bilgi ağına bağlı, etkileşimli/interaktif bir yapılanma olduğu anlaşılabilmektedir.

Metnin anlatımından yola çıkarak verimsiz olan kaynakların verimli hâle getirilebilmesi, uzun vadeli planlamaya veri oluşturacak bilgi/istatistik veya gözlem sonuçlarının elde edilmesi ve ürün dolaşım sürecinin maksimize edilebilmesi için yapılanmış bir faaliyet türü olduğu anlaşılabilmektedir.

f.        Musa (مُوسى) [165] - Uygarlaştırma – Yaşam Bilimleri: Kelime olarak, ustura, bir şeyin keskin tarafı, kızıl deniz veya böğürtlen gibi anlamlara gelmektedir. Kelime “MVS” (موس) olarak alındığında, yosun, yolmak veya tıraş etmek yahut soya gibi anlamlar karşımıza çıkmaktadır.

Metinde kavramın kullanıldığı ifadeler ve getirilen tanım sebebiyle, bilimsel yönetim veya teknik müdahale fonksiyonuna işaret ettiği, genetik veya su/deniz ve yaşam bilimleri ile ilgili ve uygulayıcı bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda kavramın “yaşam bilimleri” çerçevesinde teknoloji ve endüstriyel üretim/gelişim süreçlerini de içeren geniş bir çerçevede değerlendirilmesi ve tanımlanması gerekmektedir. Bir çeşit “uygarlaştırma modeli” ortaya koyan bir kavramdır.

Musa - Kavram İlişkileri:

Bilimsel Kriterler - El-Furkan (الفرقان):[166] Kriterler, olayları veya nesneleri birbirinden ayırt etmeye veya tanımlamaya yarayacak olan güçlü kanıtlar, kurallar veya standartlar. Kurumsal düzeyde bilginin veya süreçlerin analiz ve değerlendirilmesine katkı sunan standart yönergeler.[167]

El-ferikeyn (الفريقين):[168] Takımlar, ekipler, belli bir amacı olan farklı unsurlardan meydana gelmiş olan grup.

Ayrıştırma - Qtl (قتل)[169] : Birbirine bağlı olan şeylerin ayrılması, bağımsız hâle getirilmesi veya ilişkilerinin sonlandırılması.[170]

Yüklenici Mekanizma - Et-Tur (الطور):[171] Olgunlaştırma, geliştirme süreç veya mekanizması. Planlamaya bağlı gelişim veya evrim süreci uygulama sistemi. Bir şeyin aşamalı referanslara göre durumunun belirlenmesi veya iyileştirme.[172]

Değerlendirme -  Elka (اَلْقُوا)[173] : İşlenmiş/düzenlenmiş bilginin değerlendirilmesi. Olayları ve sonuçları inceleme, kurumlar arası tartışma/değerlendirme veya sistematik bilgi paylaşımı.[174]

Acil Durum Mekanizması - El-İcle (العجل):[175] Süreçlerin işleyişi esnasında ortaya çıkan acil durumlara müdahale veya destek birimi. Acil müdahale mekanizması.[176]

Yapımcı/Düzenleme Mekanizması - El-Berae (البارئ)[177] :  Kurumsal mânâda, oluşturma, tasarım veya projelendirme. Bilginin işlenerek kullanılabilir hale getirilmesi. Olay veya süreçleri düzenlemek veya verimliliğini/pozitif sonuçlarını teyit etmek için gerekli olan mekanizma. [178]

Yaptırım Gücü – Silahlı/Aletli Kuvvetler - El-qav (القو)[179] : Teknik, bilimsel veya ekonomik gelişmişlikten veya bilimsel ve teknolojik yeterlilikten doğan müdahale gücü yahut yeterlilik. (Silahlı kuvvetler anlamında değerlendirilemez) [180]

Müdahale Araçları veya Mekanizması - El-Sa’ik (الصاعق)[181] : Merkezi ve kontrollü müdahale veya uygulama araçları. Uzaktan kumanda edilen patlatıcı yahut çarpıştırıcılar.[182]

Bilimsel Bilgi – Deneysel Kaynak - El-Kitabe (الكتاب)[183] : Uygulama sonuçları belli olan veya kanıtlanmış olan bilgi. İşletim sistemi veya program.[184]

Yaklaşımlar veya Fırsat Çeşitliliği - Karun (قَارُونَ)[185] : Kaynak veya girdi çeşitliliğine bağlı olarak yeni bileşkelerin oluşturulması. Yaklaşım veya bileşkeler. Kaynak veya girdi çeşitliliğine bağlı olarak fırsat çeşitliliğinin oluşturulması.[186]

Bir toplumda, farklı yaklaşımlar zenginlik oluşturarak farklı alternatif ve fırsatların doğmasına zemin hazırlar. Bir medeniyetin uzantıları, medeniyeti besleyen damarları oluşturur. Uygarlaşmak için, kurumsal çeşitlilik gereklidir. Kelimenin farklı türevleri metinde bu anlamı karşılayacak şekilde zaten kullanılmaktadır.

Musa - Kavramsal Analiz:

a.       Zor koşulların iyileştirilmesi için bilimsel fonksiyonlar kullanılarak refaha ulaşmanın mümkün olduğu,[187]

b.      Bilimsel bilgi/yazılı-kesin bilgi ile fark yaratılabildiği,[188]

c.       Olayların veya süreçlerin önceden planlamaya göre gerçekleştiği, bunun için gerekli bilgi ve mekanizmalara sahip olduğu,[189]

d.      Doğal olaylara veya oluşumlara teknolojik müdahale edebilme bilgisine sahip olduğu,[190]

e.      Deniz olaylarına dair bilgi sahibi olduğu,[191]

f.        Kaynakların endüstriyel kullanımı veya endüstriyel yöntemlerle sağlıklı gıda veya girdi üretim yöntemlerini bildiği,[192]

g.       Toplumsal mekanizmaların, teknik veya bilimsel süreçlerin tümünden yararlanan, uygulayıcı ve geliştirici bir mekanizma olduğu,[193]

h.      Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin uygulamaya olan etkisi ve doğal kaynakların bu şekilde verimli hâle getirilebileceğini bildiği[194]

i.         Bilimsel süreçler ve bilgi oluşturma, geliştirme yeteneğine sahip olduğu,[195]

j.        Kentleşme yoluyla kaynak ve üretim çeşitliliği yaratılarak uygarlaşma sürecini başlatabildiği veya oluşturabildiği,[196]

k.       Yer altı kaynaklarından yararlanma ve sondaj yoluyla kaynaklara erişme yöntemlerini kullanabildiği ve bunun için yeterli bilgi ve donanıma sahip olduğu,[197]

l.         Maden veya kaynakların ısı yoluyla şekillendirilerek verimli/kullanılabilir hâle getirmek için yeterli bilgiye sahip olduğu,[198]

m.    Uygarlaşmanın uzmanlaşma/bilimsel yöntemlerden yararlanma ile mümkün olduğunu ve böylece kaynakların verimli kullanılarak katma değer üretme yöntemlerini bildiği,[199]

n.      Olaylar veya olguların anlaşılması için biyolojik veya kimyasal analiz yöntemlerini bildiği ve bunun için bilimsel ve teknik uygulama yeterliliğine sahip olduğu,[200]

o.      Bilimsel süreçlerin/fonksiyonların yönetimsel mekanizmasını işleten/yürüten bir ekip olduğu,[201]

p.      Uçuş veya havacılık fonksiyonunun endüstriyel gelişme ve iyileşme için gerekli olduğunu ve bunun için bilimsel ve teknik uçuş verilerine/bilgisine sahip olduğu[202] anlaşılabilmektedir.

q.      Dokuz kanıtlanmış fonksiyon ihtiva ettiği, yararlandığı, kullandığı veya uyguladığı ve bu fonksiyonların üretim/gelişim süreçlerini ihtiva ettiği[203] görülmektedir.

Musa kavramı, özel olarak incelenmesi gereken bir kavramdır. Zira bu kavram vasıtasıyla, verimsiz bir arazinin veya bölgenin endüstriyel ve bilimsel yöntemlerle nasıl verimli hâle getirileceği,[204] kentleşmenin ve uygarlaşmanın nasıl sağlanacağı özetlenmektedir. Benzer şekilde,[205] biyolojik yöntemlerle varlıkların nasıl daha etkin ve verimli hâle getirileceği, biyolojik veya kimyasal yöntemlerin nasıl kullanılabileceği açıkça ifade edilmektedir. Bilimsel yöntem ve süreçlerin, geleneksel algıyı veya kötü koşulları nasıl düzeltileceği ve kesin sonuçlar vereceği; öngörülerin sadece bir varsayım değil, fiziki uygulamalar ile ortaya konulduğunda öncü bir toplumun ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğu metinde açıklanmaktadır.[206] Endüstriyel veya teknolojik fonksiyonların kullanılması ile bir toplumun nasıl uygarlaşacağı, uzmanlık ve bilgi temelli olarak topraktan başlayan süreçlerin ortaya çıkaracağı faydanın sürdürülebilir olmasının kaçınılmaz olduğu, belirlenmektedir.[207]

Bu bağlamda, kavramın nitelikli ve merkezi bir yapıda, uygarlaşma için gerekli olan endüstriyel ve bilimsel süreçlerin organize/senkronize kullanımı sonucunda barış ve refahın tesis edilmesi için gerekli olan mekanizmaların uygarlaştırma mekanizması olarak anlaşılması gerekmektedir. Genel olarak, bir toplumun uygarlaşması ve gelişmesini sağlayan tüm yapıları içselleştirmiş, uygulayıcı bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır.

Musa ile ilişkili olarak metnin öngördüğü dokuz bölüm, uzmanlaşma alanı veya uygarlaşma için gerekli olan nitelikli üretim gruplarının varlığına da atıf yapılmaktadır.[208] Modern anlamda endüstri kolları olarak anlaşılabilecek, üretim mekanizmalarının da gerekliliği açıktır.[209] Elde edilen bilgi ve bulguların gerçek hayatta kullanılabilir olması, faydanın çoğaltılması ve refah toplumunun inşası için gereklidir. Eğer bilimsel veriler pratik uygulamalara kaynak teşkil etmeyecekse, araştırmanın da anlamı olmayacaktır.

Söz konusu fonksiyonların temel hedefi, bilgiyi çoğaltmak olduğu kadar, üretime ve endüstriye kaynak ve fırsat yaratmak için kurgulanmış bilimsel ve teknik kurumlar olmalıdır. Bilginin pratik sonuçlarının tüm toplumu kapsayıcı olması gerekir. Aksi hâlde bilgi, seçkin bir topluluğun elinde anlamsız hâle dönüşecektir. Eğer elde edilen bilgi toplumsal mekanizmaların her biri için veri sunmuyor, belli gruplar ile sınırlı kalıyorsa o bilginin kullanımında da sorunlar ortaya çıkacak ve böylece bilginin etkinliği ortadan kalkacaktır.

g.       İsa (عيسى)[210] - Uygulamalı Bilimler veya Mühendislik: Kelimenin ASY (عسي)[211] kökünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Çalışmak, eli kalın olmak, kalın veya sertleşmek, katılaşmak –gece karanlık olmak- gibi anlamlara gelmektedir.

Belli bir potansiyelin veya fayda olasılığının karşılığı olarak kullanılan bir kavram olarak anlaşılması gerekecektir. Kelimenin farklı formlarda kullanımı da söz konusudur.  “عسيتم” [212]  “ عسٰى “[213] gibi. Kavramın olası formu zaten kullanılırken bazı yerlerde aynı kelimenin farklı değerlendirilmesi veya anlaşılması tutarlı olmayacaktır. Evrensel bir metinde metodolojik olarak bir kelime, her yerde aynı çerçeve ve anlamda değerlendirilmek zorundadır. Buna göre, “İsa” kavramı toplumun “üretim potansiyeli” ile ilgili bir fonksiyonu ifade etmelidir. Ancak metindeki kullanımı, kavramın daha çok, kimyevi veya biyolojik bir yapısı olduğunu göstermektedir. Bilgiye dayalı, “kimyasal” yahut “biyolojik” faaliyetlere ilişkin fonksiyonları ifade etmesi gerektiği düşünülmektedir. Dolayısıyla kavramın “doğa bilimleri” çerçevesinde bir uygulama alanına sahip olduğu düşünülebilir.

İsa - Kavram İlişkileri:

Kaynak Önceliği – Öncelikli oluşum, Ben-i İsrail (بنوا اسرائيل - بني اسرائيل) :[214] “İsrail” kelimesinin yapısı gereği Arapça bir kelime olmadığı düşünülmektedir. Başka dillerden geçmiş bir kavram olması muhtemeldir. Genel olarak bu kavrama yüklenen anlam, Yahudi geleneğinin Ya’kup’a atfedildiği varsayılan bir lakap ile ilişkilidir. Ancak bu hikâyenin doğruluğu ölçülebilir değildir.

Dolayısıyla böyle bir anlamlandırma bilimsel olmaz. Kelimenin kökenini, Musa’nın Mısır’dan gece çıktığı varsayımıyla “isra” kelimesine dayandırmak da yine benzer bir metodolojik hataya sebep olacaktır. Zira bu hikâye de ispatlanabilir değildir ve zaten anlamsal açıdan da bu hikâyeden hareket etmek doğru gözükmemektedir.

BNY veya BNV kökünden türemiş ifadelerin “biyolojik soy” ifade eden kelimeler olma olasılığı düşüktür. Metin açısından bu bağlamda “doğurganlığın” esas alınarak anne ve çocuk kavramlarının kullanılıyor oluşu, bu kavramla aynı anlama gelebilecek bir mânâ atfetmek mümkün değildir.

Kelimenin “BNV” kökünden türediği varsayılırsa:

Beni – BNV (بنو)[215]: Oğul

İbn (ابن): Oğul

Binti (بنت)[216]: Kız çocuk (Köken olarak aynı kelimedir. Sadece dişi formunda kullanılmaktadır.)

Veleden – VLD (ولد)[217]: Oğul, çocuk, Kelime aynı zamanda doğurganlık için de kullanılmaktadır.

Metinde, dişi çocuk veya gulam, VLD (doğmuş olan şey bağlamında), TFL kelimelerinin dişil türevleri neredeyse yoktur. Dolayısıyla dişi çocukların nasıl ifade edildiği veya edilmesi gerektiği metin açısından muğlâktır.

Öte yanda, oğul, oğullar veya çocuklar metnin başka kelimelerle zaten ifade ettiği bir kavramdır. Aynı sonucu doğuracak bir başka kelime kullanıyor olması evrensel bir metin açısından sıkıntı teşkil eder. Dolayısıyla bu BNV kökünden gelmesi olması olasılık dışıdır.

Öte yandan “BNY” kökünden geldiği varsayıldığında:

Bena – BNY (بني):[218] İnşa etmek, kurmak, oluşturmak.

Ibni (ابن):[219] -emir- Yapı kur, inşa et, bina et.

Eba (ابي):[220] Yapı merkezi veya yapısal, etken yapı, sistemsel.

Mebni (مبنى):[221] Bina, inşaat, edilgen, ürün.

Binae (بناء):[222] İnşa edilmiş, bina edilmiş şey, bina yapmak, oluşturmak.

Bunyan (بنيان):[223] Mimarlık, imar/inşaat faaliyeti, yapı işleri, yapılmış/bina edilmiş şey.

Bennae (بنّاء):[224] Yapı ustası, inşaat ustası, bina eden kimse.

El-beni (البني): Kahverengi, brown, kahve (sözükler).

Benune (بنون): Yemekten sonra yenen meyve.

Görüldüğü gibi tutarlı bir anlam bütünlüğü oluşturmak için yeterli veri sağlamaktadır. Şu halde kavramın BNY kökünden geldiği açıktır.

Tutarsızlık

Bina Anlamında (ابنوا)[225] : Cümlede “Qalubnu” şeklinde başlayan ve devam eden ifade, “bina” olarak anlaşılmakta ve kelimenin kökeninin “BNY” olduğu varsayılmaktadır.

(Olası) Oğul Anlamında (بنوا)[226] : Cümlede İsrail kelimesi ile birlikte geldiğinde “BNV” kökünden varsayılarak “oğullar” şeklinde anlaşılmaktadır. Bu tutarsızlık oluşturmaktadır.

Ben-i İsrail, metnin yaklaşık 750 kadar ayetinde ya doğrudan veya dolaylı olarak geçen bir kavramdır. Evrensel bir bilgi kaynağının, evrensel bir metnin, üçte birini sadece bir toplumun yaptıklarını anlatmaya veya onların kötülüklerini saymaya ayırmış olması, son derece düşündürücüdür.  İlkeli ve tutarlı bir metin için kabul edilebilir olmayan bu durum, dikkat çekicidir. Bu hususla ilgili iki olasılık düşünülebilir:

a.    İlk olasılık, iyimser olanıdır: Geçmişte metindeki ifadeleri anlamlandıranlar, metnin ne demek istediğini anlamamış ve tahminde bulunarak yorum yapmış olabilirler. Çünkü kelimelere yüklenen anlamlar, metnin öngörüleri olamayacak düzeyde mitolojik hikâyelere dayanmaktadır. Neredeyse birebir aynı şekilde hikâye edilmektedir. Bu durum, kelimelere yüklenen mânâlar sebebiyle böyledir.

b.    İkinci olasılık: Metin, bilinçli bir tahrife uğramıştır. Kavramlara yüklenen anlamlar bağlamından koparılmak suretiyle metin, anlatmak istediğinden tamamen farklı bir mecraya kanalize edilmiş ve yeryüzü sakinlerinin ondan yararlanması önlenmiştir.

İsrail” kelimesi için düşünülebilecek bir diğer olasılık ise, “ESR” kökü ile “İYL” kökünün birlikte oluşan anlam bütünü olabilir.[227] 

ESR (اسر):[228] Genel olarak “esir etmek” anlamında değerlendirilen bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak “esir etmek” veya benzeri anlamlandırma şekli hem metot sebebiyle metin açısından tutarlı değildir hem de bizim anlayabileceğimiz/kavrayabileceğimiz bir kavram değildir. İdrarı tutmak, bırakmamak, anlamından türetilmiş bir anlam olarak karşımıza çıkmaktadır. Soy bağı “Usret” de bu bağlamda ortaya çıkmıştır. Bu formda metinde kullanımı yoktur.

Bu nedenle kelimeye atfedilen ikinci anlam “aile” çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Bu durumda, aile gibi üreten çekirdek bir yapı olarak anlaşılması gerekir. Elde olan bir şeyin tutulması, üretken veya işler hâlde tutulması, çıkar paralelliği oluşmuş olan unsurların birbirine bağlanması anlamında bir kavram olmalıdır. Metinde farklı türevleri kullanılmaktadır.[229]

IYL (ايل): Metinde kullanımı yoktur. “Alageyik” anlamına gelen bir kelimedir. Ne var ki metinde örneklendirebileceğimiz veya anlamlı bir bütünlük oluşturabileceğimiz herhangi bir seçenek bulunmamaktadır. Zaten anlam itibariyle de uygunluk sağlamamaktadır.

EVL (اول):[230] Metinde kullanılan bir kelimedir. Genel olarak öncelik, bir şeyin sondan bir önceki hâli gibi anlamlar ihtiva eden bir kelimedir. Metinde “Ali” (اٰل)[231] formunda da kullanılır.

El-Evla (الاولى):[232] Geçerlilik veya fonksiyon bakımından ilk olan, öncelikli veya birinci tercih anlamında nitelikli bir kavramdır.

Bu durumda, “İsrail” kelimesinin “öncelenmiş, öne alınmış veya öncelikli üretim” veya “öncelikli dinamik kaynak” şeklinde anlaşılması gerekmektedir ki “bina etmek” gibi bir kelime ile birlikte kullanılıyor olması, “bir şeyin öncelikli ve zorunlu olarak bina edilmesi, inşa edilmesi” anlamını doğuracaktır. Bu anlam, tutarlı bir sonuç ortaya koyar.

Öyleyse “Ben-i İsrail” –her zaman olumlu kullanılan bir ifade olmasa da- araştırmaya, sürdürülebilir toplumsal dinamiklerin/kurumların oluşmasına, verimliliğe ve gelişmeye işaret eden bir kavram olmalıdır. Bir çeşit liderlik mekanizması olmalıdır.[233]

Meteoroloji - El-Sabiine (الصَّابِپٖينَ)[234]: Meteorolojik veya atmosfer olaylarının gözlenmesi, gözleme dayalı atmosferik olay bilgisi veya mekanizması.[235]

Erken Uyarı Sistemi - Mecus (المَجُوسَ)[236] : Süreç veya olayların gerçekleşmesi esnasında ortaya çıkabilecek olasılıkların önceden biliniyor oluşu. Erken uyarı sistemi.[237]

Genetik Onarım – Restorasyon - Meryem (مريم)[238]: Atıl potansiyelin süreç veya uygulamalara entegrasyonu. Genetik restorasyon yoluyla biyolojik sürekliliğin sağlanması. Fonksiyonların iyileştirilerek verimli hâle getirilmesi.[239]

Uygarlık Laboratuvarı - El-Mehdi (المهد)[240] : Bir ürün veya sürecin gelişim aşamasında ihtiyaç duyulan kuluçka dönemi. Gelişimi için uygun ortam, gelişim veya uygarlık laboratuarı.[241]

Bir medeniyetin ortaya çıkması için, medeniyetin ortaya çıkmasını sağlayacak olan unsurların/paradigmanın oluşması ve yerleşik hâle gelmesi gereklidir. İşte bu anlamda medeniyet üreten yer, “el-mehdi” olarak tanımlanmaktadır. Kurumsal anlamda laboratuvar olarak değerlendirilmesi gerekir.

Tehmiden (تمهيدا):[242] Başlangıç veya bir şeyin gelişip büyümesi için zemin hazırlamak anlamına gelmektedir.

Teknik veya Lojistik Destek - El-Nasara (النصارى)[243]: Süreç uygulamaları veya üretim mekanizmalarının başaralı olması için destek verenler, katkı sağlayanlar, süreci destekleyen teknik gurup veya lojistik destek. [244]

İmar - Re-Construction - İmran (عمران)[245] : Bayındırlık, medeniyet yahut uygarlık, bilgi veya süreçlerin restorasyonu.[246]

Biyokimya - Yahude (اليهود)[247]: Kavramın metindeki tariflerine dayanarak biyokimya veya biyolojik kaynakların sıvılaştırılmış hali şeklinde değerlendirilmektedir.[248]

Aktarım – Dönüşüm Mekanizması/Bilimsel Transformasyon - El-Tevrat (التّورية)[249] : Tevrat, bilgi, bilimsel verileri veya fiziki unsurları başkalarının paylaşımına ve faydasına sunmak için bulunduğu yerden başka bir yere aktarma, aktarım merkezi veya istasyonu. Belli ve hazır olan bir şeyin sevk edilmesi. Tarif bakımından “Musaddiken lima beyne yedeyhi”[250] ifadesi dikkate alınmalıdır.[251]

Uygulanabilir Standartlar veya Kurallar - Beyyinat (البينات)[252] : İki süreç veya uygulama arasındaki rasyonel ilişki. Süreçler veya uygulamaların birbirleri ile ilişkisi sebebiyle açığa çıkan doğrulanabilir kesin bilgi veya sonuç. İki süreç arasındaki bilimsel ilişkiye dayalı kanıtlanmış ve standardize edilmiş ortalama sonuç. Standart sonuçlar.[253]

Genetik Oluşum – Genetik Geliştirme Süreci - El-İncil (الانجيل)[254]: Bilimsel verilere ve yöntemlere göre yürütülen mikrobiyolojik, biyolojik, organik ve özelde genetik faaliyetler. Genetik gelişim veya çeşitlilik.[255]

İncil” ve “Tevrat” kelimeleri ile ilgili terminolojik ve metodolojik varsayımlar değerlendirilirken atlanmaması gereken önemli bir nokta daha vardır. Tıpkı “Salât”ınikame” edilmesi gibi Tevrat ve İncil’in de “ikame” edilmesi gereklidir.[256]

Yani merkezileştirilmiş, etkin hâle getirilmiş ve sistemin omurgasını oluşturan nitelikteki bir çekirdek mekanizma olarak anlaşılması gereklidir. Bu ifade, her iki kavramın da mutlak mânâda rasyonel süreçleri ifade etmesini zorunlu hâle getirmektedir. Aynı şekilde her iki kavramın da “öğrenim”e, yani bilimsel süreçlere dayalı” kavramlar olduğu da açıkça anlaşılabilmektedir.[257]

Dolayısıyla her iki kavram da uygulama gerektiren ve pratik sonuçları olan rasyonel kavramlar olmalıdır. Yani yaşam pratiğine indirgenmiş, rasyonel karşılığı olan fonksiyonel kavramlar olarak düşünülmelidir.

Öte yandan, Tevrat ve İncil, iki temel kavramla daha ilişkilendirilmektedir. Bunlar, “münker” ve “ma’ruf” kavramlarıdır. Kavramları, bağlamı ile değerlendirdiğimizde:

Emr (امرا) – Sipariş, En-Nehy (النهى), El-munker (المنكر) – Belirsizlik, Munker (منكر) – Yasadışı, Nekre (نكر) – Tanımsızlık, Nekkir (نكّر) - Standart Dışı, Nekiyr (نكير) - Olumsuz Müdahale, El-Ma’ruf (المعروف) - Yönetilebilir Süreç, Bi-Ma’ruf (بمعروف) - Sözleşme/Yönergesel Süreç, Ma’ruf (معروف) - Örf/Doğal Yöntemler, Urf (عرف) - Standart Durum, Arafat (عرفات) – Bilinirlik kavramları ile birlikte ele alınmalıdır. Dolayısıyla Tevrat ile İncil kavramlarının bu tanımlayıcı bilgi ile birlikte ele alınıp buna göre anlamlandırılması gerekli ve zorunludur.

Bilimsel Çeşitlilik veya Destek - El-Havariyyune (الحواريّون)[258] : Bilimsel çeşitlilik veya bilgiye dayalı olarak kaynakların çeşitlendirilmesi, bilimsel bilgi çeşitliliğinin veya ürün çeşitliliğinin sağlanması. Aynı amacı gerçekleştirmek için ilkesel olarak aynı noktadan hareketle farklı sonuçların, ürünlerin veya verilerin ortaya çıkmasını sağlayan şeyler/koşullar.[259]

Uzaktan Erişim ve Transfer - Eyyednahu bi ruh-il Qudus (ايّدناه بروح القدس)[260]: Uygulama veya süreçlere yetkili erişim, yetki ve bilgiye dayalı uzaktan erişim-transfer mekanizması/yönetimi.

Yed (يدى)[261]: Edinimsel güç anlamına gelmektedir. Bir faaliyet veya çalışma sonucunda elde edilen fiziki veya mali veya bilimsel gücü ifade eder.

Ruh (روح)[262]: Yönetim mekanizmasının erişimini sağlayan bir araç niteliğindedir. Metnin tanımı sebebiyle bir çeşit uzaktan erişim veya kumanda mekanizması olduğu anlaşılmaktadır.

Quds (قدس)[263]: Kesin bir tanımına ulaşılamamış olmakla birlikte, metnin kullanımından yola çıkarak, keskin veya eksiksiz bir şey olduğu düşünülebilir.

Bu bağlamda, İsa olarak tanımlanan fonksiyon, bilgiye dayalı eksiksiz bir bilgi transferi yoluyla desteklenmiş ve kesin sonuçlara ulaşılması sağlanmıştır. Aynı ifadenin devamından anlaşılan bir başka şey ise, bilginin güncel ve aktif olması gerektiği, geçmiş bilginin bir örnek veya bir varsayım olabileceği, referans olamayacağı, ikisinin birbirinden ayrı tutulması gereği de özellikle ifade edilmektedir. 

Organik Denge - İlyas (الياس)[264]: Süreç veya uygulamaların dengede tutulması. Biyolojik süreçlerin kesin standartlarına göre dengelenmesi. Organik dengeleyici mekanizma.[265]

Tanıtım Etkinliği – Etkin Süreçler - Sihr (السّحر)[266]: Tanıtım faaliyetleri veya halkla ilişkiler. Süreç veya ürünlerin yaygınlaştırılması için gerekli olan tanıtım veya marketing.[267]

Yazılı Talimat – Yönerge veya Tüzük - Misak (ميثاق)[268]: Süreç veya uygulamaların standart yönergeleri. Standart yönergeler veya tüzük. Bilimsel veya teknik kılavuz, uygulama direktifi.[269]

Üretim veya Oluşturma - Tahluk (تخلق)[270] Girdilere dayalı üretim şekli. Kaynaklardan elde edilen hammadde kullanımına bağlı olarak başka bir ürün elde etme. Girdilere dayalı yarı mamul veya mamul üretim mekanizması.[271]

Halken (خلقا) – Üretmek[272]: Girdilerin kullanılması ile yeni bir ürün üretmek ve çoğaltmak amacıyla yapılan faaliyet. Var olan kaynaklar kullanılarak ürün elde etme süreci.

Halek (خلْق) Üretim[273]: Girdi kaynaklarının bilgi (ilm) ve çalışma (fiil) ile bir araya getirilerek işlenmesi sonucu yeni bir ürün ortaya çıkarma, üretme.

Halik: (الخالق) Üretici:[274] Girdi kaynakları kullanılarak ürün ortaya çıkarmak için faaliyet gösterilen nitelikli yer, tesis.

Canlandırma – Organizmal Üretim - Yahya (يحيى)[275]: Kaynakları veya süreçleri harekete geçirmek suretiyle atıl kalmış olan potansiyelin canlandırılması, harekete geçirilmesi. Biyolojik veya inorganik üretim süreçlerinin karakterize edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması.[276]

İsa - Kavramsal Analiz:

İsa kavramının “beyyinat” ile ilişkisi bağlamında:

a.       Genetik ve transformasyon bilgisine sahip olduğu ve uygulayabildiği,[277]

b.      Musa’dan farklı olarak İsa, daha çok kanıtların yahut standartların uygulamalarına veya uygulama altyapısını oluşturmaya yönelik bir yapı ifade ettiği,[278]

c.       Teknik ve bilimsel yönden diğer fonksiyonlardan -merkezi bilgi sisteminden- kesintisiz destek ve bilgi alan/desteklenen bir fonksiyon olduğu,[279]

d.      Toplumun taşıyıcı mekanizmalarından biri olduğu,[280]

e.      Aerodinamik ve havacılık bilgisine sahip olduğu ve endüstriyel olarak üretebildiği,[281]

f.        Jeohidroloji bilgisine sahip olduğu ve buradan elde edilecek olan katma değerin refaha neden olacağını bildiği[282] anlaşılabilmektedir.

Metindeki anlatımlardan yola çıkıldığında, genel olarak bilimsel süreçlerden ve fonksiyonel/kurumsal mekanizmalardan destek alan, bilgiyi analiz edebilme yeteneği/fonksiyonu ile birlikte mühendislik gerektiren nitelikli bir üst fonksiyon ortaya çıkmaktadır.

Pek çok değişkenin bir arada uygulanabildiği veya pek çok farklı alanda uygulamaların yapıldığı görülebilmektedir. Bir kimsenin bu kadar geniş bir uygulama yeteneğine sahip olması mümkün değildir. Kurumsal mânâda, her bilim dalına ait uygulama mühendisliğinin ayrışması ve bu uygulamalı bilimler sayesinde her alanda spesifik uygulamaların yapılması mümkün hâle gelir. Öyleyse, “İsa”, “uygulamalı bilimler”in tamamını kapsayan kurumsal bir fonksiyon olarak tarif edilmelidir.

Örneğin yükseltilmiş olan su, inzal edildiğinde/indirgendiğinde bir enerji açığa çıkacaktır. Buradan elektrik elde edilebilir. Elektrik enerjisi, endüstriyel ve teknolojik gelişmeye imkân sağlayarak katma değer üretmeye büyük katkı sağlayacak; nihayetinde “fadl” ortaya çıkacaktır. Benzer şekilde yükseltilmiş su, kanallar aracılığıyla araziye de dağıtılabilir. Bu durumda ise tarımsal verimlilik/fadl ortaya çıkar. Her iki koşulda da “jeohidroloji”nin konusu olan bir bilimsel-mühendislik uygulaması olacaktır. Evrensel bir metnin, böylesine teknik bir ayrıntıyı başka nasıl ifade edebileceğini düşünmek gerekir. Anlaşılan o ki, yapılabilecek en uygun tarifle bir mühendislik olayı anlatılmaktadır.[283]

h.      Eyyub (ايّوب)[284]- Toprak Bilimleri – Biyoloji: Kelimenin tutarlı köken bilgisine ulaşılamamıştır bu nedenle anlamı bilinmemektedir. Kelime muhtemelen Arapça kökenli değildir. Neyyub (نيّوب) kelimesi ile benzerlik göstermektedir. Bu kelimenin ise yaşlanmış deve veya kavmin efendisi gibi anlamlar taşıdığı görülmektedir. Buna göre değerlendirilmesi hâlinde, EVB (اوب) kökünden türemiş olma olasılığı vardır. Rücû, dönüş, buluş, istihkâm etmek, hayvanın yürürken ayaklarını çabuk döndürmesi gibi anlamlara gelmektedir. Metindeki tariflerden hareketle toprak bilimleri veya biyoloji şeklinde değerlendirilmelidir.

Eyyub – İlişkili Kavramlar:

Bilimsel Buluş/Araştırma - Keşef (كشف)[285]: Bilimsel araştırmalara bağlı olarak teknik veya bilimsel sonuçların ortaya çıkması. Kaynak veya teknolojinin geliştirilmesi.[286]

Dönüştürerek Geliştirme - El-Muhsin (المحسن)[287]: Süreç veya uygulamaların geliştirilmesi veya dönüştürülmesi. Dönüştürerek geliştirme mekanizması.[288]

Keşif/Kavrama Süreci - Messe (مسّ)[289]: Teorik süreç veya uygulamaların, uygulama öncesi deneysel test aşaması. Olayları ve nesnelerin niteliklerini keşfetme veya yazılım kodlarını belirlemek için laboratuvar düzeyinde deneysel uygulama mekanizması.[290]

Deneysel Uygulama veya Laboratuvar Süreci - El-Messe (المس)[291]: Süreç veya uygulamaların deneysel aşaması. Laboratuar hizmetleri.

Eyyub - Kavramsal Analiz:

Kavramın metindeki kullanımı yaygın değildir. Tanımlamalar sınırlı tutulmaktadır. Ancak gerek kelimenin muhtevasından ve gerekse metinde var olan açıklamalardan yola çıkarak, belli bir araştırma-geliştirme sürecinin laboratuvar aşamasını kapsadığı anlaşılabilmektedir.

Daha çok, organik bileşenler ile toprağa ait mikro oluşumların geliştirilmesi ve bunlardan yararlanılmasını içeren bir yapı ortaya çıkmaktadır. Buna göre, laboratuvar düzeyinde biyolojik araştırma-geliştirme fonksiyonu olarak anlaşılmalıdır.

i.        Yunus (يونس)[292] - Astrofizik veya Jeoloji: Kelime YNS (ينس) kökünden gelme ihtimali vardır. Kavram olarak “göz alıcı güzellik, muhteşem bir cazibe veya tutkunluk” gibi anlamlar ihtiva etmektedir.

Metnin kelimeye getirdiği tariflere dayanarak “havacılık” veya “astronomi” fonksiyonu olarak değerlendirilebilir.

Yunus - Kavram İlişkieri:

Ekoloji veya Doğal Varlıklar - El-Eyket (الئيكة):[293] Süreç veya uygulamalara girdi veya alan sağlayan doğal varlıklar veya ekolojik sistem.[294]

Atomik Fizik - Hasiben (حاصبا)[295]: Süreç veya uygulamalarda, maddeye ait olan ve sürdürülebilirliğin esasını teşkil eden temel bilgilerin ortaya çıkarılması. Atomik fizik.[296]

Fizik Bilimleri veya Parçacık Fiziği - Lut (لوط):[297] :Süreç veya uygulamaların harekete geçirilebilmesi için gerekli olan altyapı. Esas girdi yahut termodinamik/yüksek enerji mekanizması. [298]

Genel olarak, bilimsel bir süreçte yapılan bir hata nedeniyle ortaya çıkan tehlikeli durum, zor ve sıkıntılı koşulları ifade etmektedir. Yapılan çalışma dengeli bir şekilde giderken planlanan süreçlerden sapma olduğu da anlaşılmaktadır. Kelimenin İsmail ve Yunus kavramlarına ait bir alt fonksiyon olduğu düşünülmektedir. Buna göre kavramın “parçacık fiziği/yüksek enerji” veya “termodinamik” gibi bilimsel uygulamalarla anlaşılması gerektiği düşünülmektedir.

Metinde Lut, sahip olanların yahut süreci yürütenlerin bulundukları konumda, bölgede doğal varlıklara veya doğaya zarar verdiklerini ifade eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan işlemin veya planlanmış olan sürecin böyle bir sonuç doğurması, kontrolden çıkması sebebiyle meydana gelen zorlu süreçler veya sonuçların ifade edildiği düşünülmektedir. Öte yandan uygulamanın veya deneyin bağımsız olmadığı, süreci takip eden gözlemcilerin bulunduğu anlaşılabilmektedir.

Bu çerçevede kavram, hem biyolojik bir araştırma-geliştirme sürecini, hem de parçacık fiziğini çağrıştıran yüksek enerji içerikli bir deneysel süreci çağrıştırmaktadır.

Yunus - Kavramsal Analiz:

a.    Kavramın bir çekirdek topluluk veya rasyonel bir süreç ifade ettiği,[299]

b.    Aerodinamik veya uzay araçlarına yönelik bir deneyde veya yarışmada başarısız olduğu,[300]

c.     Araştırmasından veya aldığı sonuçtan ötürü suçlandığı ve hapsedildiği,[301]

d.    Sürgün edildiği veya yaşam olmayan bir bölgede faaliyet göstermek zorunda bırakıldığı,[302]

e.    Pamuk veya pamuklu bitki üreterek çoğaltabildiği,[303]

f.     Üretiminden endüstriyel/ekonomik anlamda yararlandığı/fayda elde ettiği[304] anlaşılabilmektedir.

“Yunus”un, gerek fizik bilimlerine ile olan ilgisi ve gerekse biyolojik unsurlar barındırıyor olması sebebiyle bilimsel süreçlerden etkin şekilde yararlanan bir fonksiyon olduğu anlaşılması gerekmektedir. Metinde anlatılan hikâye nedeniyle, astronomi ile yakından ilgili olduğu, verimsiz veya elverişsiz alanlarda yeni yaşam unsurlarının geliştirilmesine katkı sağladığı veya yaşamı başlatacak bilgi düzeyine sahip olduğu anlaşılabilmektedir. Bu nedenle, astrofizik veya jeoloji kapsamında araştırma/üretim ve ürün geliştirme ile ilgili bir fonksiyon olarak değerlendirilmelidir.

j.      Harun (هرون)[305] - Yaşam Bilimleri – Uygarlaştırma: Kelimenin HYR (هير) kökünden geldiği düşünülebilir. Buna göre, yabani tavşan, hare, saba rüzgârı, düz ve yumuşak yer anlamları karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak kelimenin HRN (هرن) kökünden geldiği düşünülmektedir. Bu köke ait tutarlılık oluşturabilecek anlamlı sonuçlara ulaşılamamıştır.[306] Kavramın, köken bilgisinden bağımsız olarak metindeki tariflere dayanılarak “doğal hayat” veya “doğal varlıklar” ile ilgili bir fonksiyon ifade etmesi gerekir.

Metinde, Musa ve Harun tarafından yapılan uygulamalar veya planlanan süreçlerden elde edilen sonuçların belli fonksiyonları ortaya çıkararak taşıyıcı bir mekanizma oluşturduğu anlaşılabilmektedir. Musa ve Harun, fonksiyon veya süreçler bakımından aynı kategoride gelişen uygulamalar veya süreçler olarak anlaşılmaktadır. Bu süreçlerin birbirinin yerine ikame edilebileceği veya her iki fonksiyonun da birbirini kontrol edebileceği de yine metinden anlaşılan bir sonuçtur.

Harun - Kavram İlişkileri:

Bilimsel Aydınlanma – Bilimsel Gelişim - Baas (بعث)[307]: Süreç veya uygulamalara ait bilimsel bilginin oluşturulması ve uygulama sürekliliğinin sağlanması. Bir sürecin veya bir potansiyelin canlandırılması, aktif hâle getirilmesi, verimli ve kullanılabilir hâle getirilmesini. Bilgiye dayalı aydınlanma.[308]

Üretim Araçları veya Teknolojik Araçlar - Sultan (سلطان)[309]: Süreç veya uygulamaların gerçekleştirilmesini sağlayan donanımlı araç veya mekanizmalar. Üretim veya uygulama araçları. İlerlemeyi sağlayan fonksiyon.[310]

Bildirim Yükümlülüğü – İlan - Nadiyya (ناديا)[311]: Süreç ve uygulamaların önceden programlanması ve bildirilmesini sağlayan mekanizma. Karar süreçlerinin açıklanması veya ilanı. Merkezi bildirim sistemi. [312]

Sorumlu – Taşıyıcı Mekanizma - Vezira (وزيرا):[313] : Süreç veya uygulamaların işleyişini sağlayan sorumluluk mekanizması. Süreç veya uygulama sorumluluğunu üstlenen mekanizma.[314]

Kavram bir yönetim birimi veya belli bir alanda yetki ve sorumluk sahibi yönetici mekanizma olarak da anlaşılabilir.

Pozitif Eşleşme - Ahi (اخی)[315] : Süreç veya uygulamaların eşleştirilmesi. Organik veya biyolojik eşleşme. Kaynağa bağlı olarak ortaya çıkan pozitif benzerlik.[316]

Harun - Kavramsal Analiz:

a.    Elektrik veya enerji yoluyla aydınlık sağlayabilecek yöntemleri bildikleri ve bunun için gerekli araç veya donanıma sahip oldukları[317] anlaşılabilmektedir.

b.    Kaynaklar veya girdiler arasında pozitif tercihe (Hayr - خير)[318] dayalı olarak verimlilik esasına göre uygulamaların yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

c.     Merkezi bilgi sistemi dâhilinde geliştirilmiş bir iletişim sistemi/cihazı aracılığıyla, bulguları paylaşma ve uygulama sonuçlarına göre yardımcı araçların geliştirilmesi için gerekli donanıma sahip olduğu,[319]

Genel olarak metinde Harun ve Musa birlikte değerlendirilmiştir. Her iki fonksiyonun da birbirinin yerine geçebilen veya birbirini tamamlayıcı nitelik taşıdığı, ayrıca uygulamalar ve nitelikler bakımından da benzer veya ilişkili oldukları görülmektedir.

Her iki kavramın veya fonksiyonun birlikte değerlendirilmesi ve uygulamanın buna göre şekillendirilmesi gerekir. Fonksiyon benzerlikleri hem süreç uygulamaları bakımından hem de kurumsal yapılanma açısından önem taşımaktadır. Bu çerçevede uygarlığın oluşması için gerekli altyapının oluşturulması ve bilimsel veri düzeninin oluşmasında etken unsurlar olduğu değerlendirilmektedir. Musa ile aynı kategoride ele alınmalıdır.

k.      Süleyman (سليمان)[320] - İktisadi Bilimler – Sivilleşme veya Uygarlaşma: Kelime SLM (سلم) kökünden gelmektedir. Genel olarak barış ve güvenliği ifade eden bir kavramdır. Bu çerçevede “imar” veya “toplumsal güvenlik” fonksiyonunu ifade etmesi gerekir yahut “sivilleşme/uygarlaşma” veya “yer bilimleri” fonksiyonu olarak değerlendirilebilir. Barış için uygarlaşma gereği açıktır.

Süleyman - Kavram İlişkileri:

Bilimsel Araştırma Kurumu – Kur’an (القران)[321]: Metinde kavram, bölünebilir, indirgenmiş yüklemelerin/pratiğe uygulanabilir bilginin açığa çıkması veya açığa çıkmış hâli olarak tanımlanmaktadır.[322] Bu bağlamda kavram, bilimsel araştırma kurumu, olaylar ve nesneler arasındaki ilişkinin belirlenmesi, bilimsel süreçlerin geliştirilmesi anlamında olmalıdır. [323]

Yoksunluk – Kefere (كفر)[324] : Bilginin gizlenmesi, süreç veya uygulamalara ait veya bilimsel bilginin saklanması. Kavram, temelde içinde bulunduğu kötü/berbat durumu fark etmeyen veya başka bir seçeneğin varlığını kabul etmeyen kimse veya toplum anlamına gelmektedir. İnanç veya ahlaki gerekçelerle, normalleşmeyi kabul etmeyen veya başka toplumlarla aynı seviyeye gelebileceğini anlamayan cahil kimse veya toplum.[325]

Herhangi bir bilgiye dayanmaksızın, bilimsel gelişmeleri veya ilerlemeyi reddeden, engelleyen veya geleneklerine göre hareket ederek gelişime katılmayanlar. Herhangi bir gerekçe olmaksızın bilgi sistemine veya makro planlama süreçlerine katılmayan veya bu yolla elde edilmesi muhtemel faydayı reddeden kimseler/toplum.

Kurumsal Sabotaj - El-küfr (الكفر):[326] Herhangi bir konuda bilgi ve deneyime dayalı uzmanlığı reddedip sadece inanç veya varsayımlara göre hareket eden kurum veya toplum.

Verimlilik veya makro planlama süreçlerine katılmayan yahut süreçleri rasyonel bir gerekçe olmaksızın engelleyerek sabote eden kurum ya da toplum.

Hain - Kâfir (كافر):[327] Düzenin potansiyel verimliliğini kabul etmeyen, içinde bulunduğu toplum, yapı veya kuruma ihanet eden kimse. Hain. Bir toplumun çıkarlarını veya pozitif değerlerini herhangi bir bilgiye dayanmaksızın sadece kişisel inançları veya telkinler sonucunda sabote eden, topluma veya bilgiye ihanet eden kimse.

Kurumsal Çürüme – Yapısal Bozukluk - El-Kafir (الكافر):[328] Yetki ve sorumluluk sahibi olmasına rağmen, görevini kurallara veya bilgi/ölçü çerçevesinde değil, inanç veya hikâyelere göre şekillendiren ve böylece verimlilik kaybına neden olan kurumsal yapı.

Kaynak ve olanak bakımından normal şartlara sahip olan, uzmanlık bilgi ve deneyimlerinden yararlanma fırsatı olmasına rağmen, potansiyelini kullanmayan veya pozitif tercihlerde bulunmayan kurum veya toplum. Toplumun pozitif değerlerine itiraz eden ve yıkıcı faaliyetleri kendisine görev edinmiş marjinal yapı veya kurum.

Yıkıcı Unsurlar – Terör - El-Kafirune (الكافرون)[329]: Bir toplumun sahip olduğu bilgi ve potansiyelin kullanılmasını engellemeyi amaçlayan veya sabote eden organize yapı. Yıkım şebekesi.

Planlı süreçler sonucunda ortaya çıkan yeni durumun taşıdığı potansiyel, yeni süreçlerin verimliliğini engelleyen veya beyan etmeyen, dolaşıma kazandırmayan kurum veya yapı.

Kurumsal Barbarlık - El-Keferet (الكفرة):[330] Barbarlık, gelişmeyi veya bilginin sağladığı potansiyel faydayı kullanılamaz hâle getirmeyi amaç edinen, bilgiyi reddeden ve toplumsal süreçlerin verimsizleşmesine neden olan ideoloji, anlayış veya din. Toplumsal barışı bozan ya da kabul etmeyen inanç veya anlayış bütünü.

“Kfr” ve türevleri metinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Genel olarak toplumun içinde yer alan yıkıcı unsurlar olarak tarif edilebilirler. Herhangi bir rasyonel değere bağlı olmaksızın sadece ideolojik veya inanç gereği gelişmeyi, verimliliği veya toplumsal doğal süreçleri engelleyen/bozan her türlü oluşum, marjinal grup, kurum veya örgütler kâfir olarak tarif edilebilir.

Gerçekte herhangi bir şeyi gizleyen değil, pozitif sonuçları açıkça biliniyor olmasına rağmen cehalet veya gelenek gibi anlamsız gerekçelerle bunları engellemeye çalışan veya bozan yapılanma ve davranışlar olarak değerlendirilmesi gerekir. Elbette desenformasyon gibi gerçeğe muhalif söylemler veya faaliyetler de bu kavramın kapsama alanına girecektir. Ancak böyle bir şey ile sınırlandırmak, kavramı işlevsiz hâle getirmek anlamına gelir. Kelime basit bir sınırlandırma ile tarif edilemeyecek kadar geniş bir tanım alanına sahiptir. Yapıcı olmayan her türlü davranış veya faaliyet.

Sanal Gerçeklik - Fitnetun (فتنة)[331]: Aldatıcı yapı veya planlamaya bağlı sanal gerçeklik. Süreç veya uygulamaların ürettiği fayda sebebiyle oluşan rehavet ve buna bağlı olarak dengenin bozulmasına neden olan durum.[332] 

Fetenu (فتنوا):[333]