Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Süleyman Karagülle
Sorularla Adil Düzen 1
Adil Düzenin günümüzdeki düzenlerden farkı nedir?
15.10.2015
6232 Okunma, 3 Yorum

Adil Düzenin günümüzdeki düzenlerden farkı nedir?

Bugünkü düzenlerde sermaye veya siyaset hâkimdir. Düzeni sermaye veya siyaset oluşturur. Birine kapitalizm, diğerine sosyalizm denir. Saf kapitalizm ve saf sosyalizm olamadığı için bunların ortaklaşa oluşturuldukları bugünkü düzen karma düzendir. Karma düzen merkezi yönetim düzenidir.

Adil Düzen ise halk düzenidir. Halk sözleşmeler yapar ve bu sözleşmelerle hukuki düzen kurulur. Bu düzenin korunması için halk kuvveti oluşturur.

 

Karma düzenden Adil Düzene geçiş nasıl sağlanacaktır?

Bugün işçilik sistemi vardır. İşçilikte sermaye veya siyaset halka iş verir, ücretini öder sonra onların ürettikleri malları verdiği ücret karşılığı onlara satar. Adil Düzende ise halk ortaklıklar kurar. Birlikte ürettikleri malları tüccarlar vasıtasıyla diğer ortaklarla değiştirir. Yani işçilik sistemi yerine ortaklık sistemi vardır. Bu ortaklık sermaye ortaklığı değil, emek ortaklığıdır. Bugünkü mevzuata göre buna en uygun ve tek ortaklık kooperatiftir. Halk semt kooperatifi kuracaktır ve böylece kooperatif içinde ortaklık sistemini yürütecekler, piyasa ile ise işçilik sistemi içinde ilişki kuracaklar. Geçiş halkın kooperatifleşmesi sonucu sermayeye veya siyasete karşı tekel oluşturması ile sağlanır.

 

Makroda Adil Düzene nasıl geçilecek?

Mikroda semt kooperatifleri kurulup yaygınlaşınca kooperatifler arasındaki organizasyonla makro ve mikro tekeli oluşacak. Mikro tekel makro tekelinin Adil Düzene göre çalışmaya zorlayacak. Dolayısıyla makroda da Adil Düzen kurulmuş olacak.

 

Siyasette Adil Düzene nasıl geçilecek?

Semt kooperatiflerinde ve ekonomik olarak oluşan bucaklarda uygulamalı anayasalar ortaya çıkacak. Semt kooperatifleri mevcut partileri Adil Düzen anayasasına zorlayacak veya Adil Düzen Partisini kuracak.

 

Bugünkü düzende belediyelerin yaptığı hizmetleri Adil Düzende kim yapacak?

Adil Düzende belediye kurumu yoktur.  Bunun sebebi kent-köy ayrımının olmamasıdır. Belediyenin yaptığı hizmetler Adil Düzende 25 genel hizmet içinde yapılmaktadır.

 

Adil Düzende zekât hangi oranlarda alınır? Bunun dışında bir vergi alınır mı?

Zekât vergidir. Adil Düzende genel vergi 1/5’tir. Hafifletici sebeplerle 1/10, 1/20, 1/40 olur. Madenlerde 1/5’tir. Tarımda 1/10’dur. Sanayi üretiminden alınırsa 1/20, sermayeden alınırsa 1/40 olarak alınır.

Ahırda beslenen hayvanlardan (alufe) vergi alınmaz. Merada beslenenlerden (saime) topluluğun otlarını yediği için sermayeden kabul edilerek 1/40 vergi alınır.

 

Vergiden genel hizmetlere pay ayrılıyor. Bu pay nasıl kullanılacak?

Hangi işletme genel hizmet alıyorsa genel hizmet payının yarısı genel hizmet verenlere verilir. Bunlar çalışma saatleri oranlarında bölüşürler. Diğer yarısı ise bir fonda toplanır ve kişilere genel hizmet verenlere kişi sayısına göre eşit olarak bölüştürülür.

Genel hizmete ait personel gideri dışında masraflar ise vakıfla karşılanır. Vakıfların gelir getiren bir galliyesi olur. Eğer bu yetersiz olursa genel hizmetten galliyeye destek payı ayrılabilir.

 

İşçilerden vergi alınıyor mu?

Adil Düzende işçilik istemi olmadığı için bugünkü düzende işçi olarak tanımlananlar Adil Düzende emek ortağıdır. Bu nedenle vergiyi işletme verir. Bugünkü manadaki işçi veya patron Adil Düzende ayrıca şahıs olarak vergi vermez.

 

Bir fabrikada, diyelim ki şeker fabrikasında 1000 kişi çalışıyor. Bunlar emek ortağı olarak kârdan mı pay alacaklar, üründen mi?

Adil Düzende kâr üretimde sıfırdır. Kâr sadece tüccar için geçerlidir. Emek ortağı üretimden pay alır. Emek ortakları üretilen ürünün belirli bir yüzdesini alırlar. Çalışanlar emek payını, tesisler kira payını alırlar. İşçi fabrikanın pay senedini alır. Pay senedine düşecek olan şeker miktarı üretime bağlıdır.

 

Adil Düzende elektrik nasıl üretilecek ve nasıl dağıtılacak?

Elektriği üretmek herkese serbesttir ancak bir vakıf olan elektrik işletmesine satar. Elektrik işletmesi fiyatı yükseltip düşürür ama kârını artırıp eksiltemez. Elektriğin toplanması, dağıtılması bu vakfın işidir. Elektrik senedi çıkarır, elektriği onunla alır ve satar.

 

Adil Düzende su nasıl üretilecek ve nasıl dağıtılacak?

Aynı elektrik işletmesi gibi su işletmesi vakfı vardır. Su senedi ile alır, satar.

 

Elektrik, su ücretli midir?

Üretilen elektrik ve suyun yarısı yeryüzündeki kira payı olarak bedava dağıtılır. Diğer yarısı emekle elde edildiği için emeğin payı olarak ücretlidir. Su hakkı ve elektrik hakkı kişi başına göredir. Kendi hakkından fazlasını harcayanlar daha azını harcayanlardan satın almış olurlar.

 

Katılanlar

Süleyman Karagülle

Lütfi Hocaoğlu

Tayibet Erzen

Emine Hocaoğlu

Leyla Okta

Recep Erol

 


Yorumcu
Yorum
ssakgul
08.04.2019
04:20
Merhaba. Adil Düzen sözünü ilk burada duymuyorum ama daha önceki duyduklarımda sadece adı geçti ve hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı. Yapıldıysa bile ben o gibi ortamlarda bulunmadım, sunulan kaynaklar elime ulaşmadı. Burası elime geçen ilk kaynak niteliğinde. Bazı konularda doğrudan hemfikir olduğum gibi bazılarında da zihnimde soru işaretleri oluştu. Bunları, özelllikle soruların bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim.

"Halk sözleşmeler yapar ve bu sözleşmelerle hukuki düzen kurulur." demişsiniz.

Zaten yüzyıllardır yapılan bu sözleşmeler sonucunda devletler kurulup sistemler geliştirilerek içinde bulunduğumuz duruma gelinmedi mi? Yani içinde bulunduğumuz ve doğru bulmadığımız bu sistem, zaten hayata geçirmek istediğimiz sistemin bir sonucu değil mi?

"Geçiş halkın kooperatifleşmesi sonucu sermayeye veya siyasete karşı tekel oluşturması ile sağlanır."

İlgili yasaları bilmiyorum ama tekel oluşturmanın yasaklandığını biliyorum. Çünkü bu kavram sömürmeye araç olarak kullanılıyor. Eğer birşeyin tekeli varsa alım-satım tüm fiyatları o belirler. Çünkü başka alan yok ki, yüksek fiyat verene satayım. Başka satan yok ki, en ucuza satandan alayım. Zalim kapitalist bir kavram...

"Bunlar çalışma saatleri oranlarında bölüşürler."

Üretilen mal bir Sürücüsüz Araba olsun. Ben bunun Yapay Zeka'sını hazırlıyorum, bir başkası da kaportanın vidalarını sıkıştırıyor. Çalışma saatlerine göre paylaşım "Adil" olmaz.

"Emek ortakları üretilen ürünün belirli bir yüzdesini alırlar."

İyi de, benim ürettiğim üründen aldığım pay ihtiyacımdan fazla. Belki de hiç onu kullanmıyorum bile. Elimdeki ürettiğim mal, benim ne işime yarayacak? Tüccara mı satacağım? Hak ettiğim parayı verir mi? Çünkü kâr elde etmek istiyor ve başka seçeneğim de yok. Alsa bile hepsini mi alcak? Elimde kalan çürüyüp gidecek. Çürüyen miktar kadar emeğim boşa gidecek. Hiç "Adil" değil.

Alternatif: Tüccara malın tümü satılır, kazancın payıma düşen yüzdesi bana verilir. Ama bu durumda da benim ücretimi tüccar belirlemiş olur. Tek tüccarsa başka çarem yok. Birden çok tüccar varsa aralarında anlaşıp bir maksimum -belki de tek- fiyat belirlemelerine engel olamayız. Kapital yine işçi sınıfını sömürecek...

Zihnimdeki soru işaretlerini açıklığa kavuşturursanız eminim okuyan başkaları da faydalanacaktır. Saygılarımla...
 
ssakgul
08.04.2019
04:24
Merhaba. Adil Düzen sözünü ilk burada duymuyorum ama daha önceki duyduklarımda sadece adı geçti ve hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı. Yapıldıysa bile ben o gibi ortamlarda bulunmadım, sunulan kaynaklar elime ulaşmadı. Burası elime geçen ilk kaynak niteliğinde. Bazı konularda doğrudan hemfikir olduğum gibi bazılarında da zihnimde soru işaretleri oluştu. Bunları, özelllikle soruların bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim.

"Halk sözleşmeler yapar ve bu sözleşmelerle hukuki düzen kurulur." demişsiniz.

Zaten yüzyıllardır yapılan bu sözleşmeler sonucunda devletler kurulup sistemler geliştirilerek içinde bulunduğumuz duruma gelinmedi mi? Yani içinde bulunduğumuz ve doğru bulmadığımız bu sistem, zaten hayata geçirmek istediğimiz sistemin bir sonucu değil mi?

"Geçiş halkın kooperatifleşmesi sonucu sermayeye veya siyasete karşı tekel oluşturması ile sağlanır."

İlgili yasaları bilmiyorum ama tekel oluşturmanın yasaklandığını biliyorum. Çünkü bu kavram sömürmeye araç olarak kullanılıyor. Eğer birşeyin tekeli varsa alım-satım tüm fiyatları o belirler. Çünkü başka alan yok ki, yüksek fiyat verene satayım. Başka satan yok ki, en ucuza satandan alayım. Zalim kapitalist bir kavram...

"Bunlar çalışma saatleri oranlarında bölüşürler."

Üretilen mal bir Sürücüsüz Araba olsun. Ben bunun Yapay Zeka'sını hazırlıyorum, bir başkası da kaportanın vidalarını sıkıştırıyor. Çalışma saatlerine göre paylaşım "Adil" olmaz.

"Emek ortakları üretilen ürünün belirli bir yüzdesini alırlar."

İyi de, benim ürettiğim üründen aldığım pay ihtiyacımdan fazla. Belki de hiç onu kullanmıyorum bile. Elimdeki ürettiğim mal, benim ne işime yarayacak? Tüccara mı satacağım? Hak ettiğim parayı verir mi? Çünkü kâr elde etmek istiyor ve başka seçeneğim de yok. Alsa bile hepsini mi alcak? Elimde kalan çürüyüp gidecek. Çürüyen miktar kadar emeğim boşa gidecek. Hiç "Adil" değil.

Alternatif: Tüccara malın tümü satılır, kazancın payıma düşen yüzdesi bana verilir. Ama bu durumda da benim ücretimi tüccar belirlemiş olur. Tek tüccarsa başka çarem yok. Birden çok tüccar varsa aralarında anlaşıp bir maksimum -belki de tek- fiyat belirlemelerine engel olamayız. Kapital yine işçi sınıfını sömürecek...

Zihnimdeki soru işaretlerini açıklığa kavuşturursanız eminim okuyan başkaları da faydalanacaktır. Saygılarımla...
 


YorumYap

Son Eklenen Seminerler
Gösterilecek Seminer Yok