Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020
336 Okunma, 4 Yorum

 

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir Depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul'daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan korkutan açıklamalar yaptı.

Türkiye'de 6.7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman,55/7,8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa,4/71-102), (Yusuf,12/50,67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara,2/164), (Yusuf,12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide,5/35, İsra, 17/57)Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:20

MİLLÎ GAZETE

Makale Yazısı-16 Kas 2020 - 04:30

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul’daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan, korkutan açıklamalar yaptı.

“Türkiye’de 6,7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5,9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah, sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman, 55/7, 8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa, 4/71-102), (Yusuf, 12/50, 67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara, 2/164), (Yusuf, 12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide, 5/35, İsra, 17/57) Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.


Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:22



http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1228/SonEk/1/Neml-Suresi-Tefsiri-63-66-Ayetler



Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


Prof. Dr. ARİF ERSOY

https://youtu.be/rfJGcZyWMl0

ÇORUM BELEDİYESİ HAZIRLATMIŞ…

*

https://www.tvnet.com.tr/ilim-irfan-saati/ilim-irfan-saati-2166421

İlim İrfan Saati, ARİF ERSOY’u ANMA PROGRAMI TVNET PROGRAMLARI 19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ

Konuklar: Reşat Nuri Erol ve Osman Nuri Kapaktepe

*

https://www.youtube.com/watch?v=-Np2xTmJxhs

Prof. Dr. Arif Ersoy'un, Uluslararası İslam İktisat Konferansı Konuşması 14 Mar 2019

*

https://www.youtube.com/watch?v=y90D-Gn7q5c

Prof. Dr. Arif Ersoy: Kriz Yönetimi 1 May 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=fM0jK3xZfCI

İslam Ekonomisi ve Finansı - Prof. Dr. Arif Ersoy 30 Haz 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=hokeGT2yMc8

KANAL 42 - İzdüşüm - Erbakan' Anlamak - İslam Ekonomisi - Prof. Dr. Arif Ersoy 3 Mart 2020

*

... 




Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...








Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
DAVA
23.01.2021 27 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-3
23.01.2021 101 Okunma
4 Yorum 23.01.2021 10:05
Süleyman Karagülle
NE YAPSIN?
22.01.2021 66 Okunma
Süleyman Karagülle
ÇÖZÜM DEĞİL
21.01.2021 125 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-2
21.01.2021 151 Okunma
5 Yorum 21.01.2021 14:07
Süleyman Karagülle
TEKRAR EDİYORUM
20.01.2021 131 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-1,
20.01.2021 138 Okunma
4 Yorum 20.01.2021 09:51
Süleyman Karagülle
SATRANÇ OYUNU
19.01.2021 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bir Millî Gazete okuyucusunun değerlendirmeleri
19.01.2021 186 Okunma
7 Yorum 19.01.2021 18:28
Süleyman Karagülle
SAVAŞ VE İSYAN
18.01.2021 86 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kâbe ve Hz. Âdem, Hz. İbrahim, Hz Muhammed
18.01.2021 178 Okunma
6 Yorum 18.01.2021 09:21
Süleyman Karagülle
SURİYELİ GENÇLER
18.01.2021 72 Okunma
Reşat Nuri Erol
2021 yılı için dualarımız ve dileklerimiz var...
17.01.2021 162 Okunma
6 Yorum 17.01.2021 11:29
Hüseyin Bağdatlı
BİDEN GÖREVE GELİRSE ?
16.01.2021 86 Okunma
Mete Firidin
Kâbe, Göbeklitepe, Stonehenge…
16.01.2021 158 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ DARBE
16.01.2021 129 Okunma
Süleyman Karagülle
KAPALI DEVRE
15.01.2021 164 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER’İN İSLAM ANLAYIŞI
14.01.2021 212 Okunma
Süleyman Karagülle
TEHLİKE BÜYÜK, ÇÖZÜM KOLAY
14.01.2021 135 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
14.01.2021 104 Okunma
Süleyman Karagülle
TRUMP’IN DURUMU
14.01.2021 96 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 8
14.01.2021 169 Okunma
5 Yorum 14.01.2021 10:42
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN HUYU
13.01.2021 118 Okunma
Süleyman Karagülle
ESKİ SOVYETLER
13.01.2021 80 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ TEHLİKE
12.01.2021 132 Okunma
Süleyman Karagülle
TAKİP
11.01.2021 107 Okunma
Ahmet Yücel
ADİL EKONOMİK DÜZEN
9.01.2021 150 Okunma
1 Yorum 10.01.2021 01:07
Süleyman Karagülle
TRUMP
9.01.2021 129 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 7
9.01.2021 201 Okunma
5 Yorum 09.01.2021 10:49
Süleyman Karagülle
AYNI OYUN
8.01.2021 96 Okunma
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN OYUNU
7.01.2021 145 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 6
7.01.2021 169 Okunma
2 Yorum 09.01.2021 11:18
Süleyman Karagülle
KATAR
6.01.2021 160 Okunma
Süleyman Karagülle
DARBEYİ YAPAN KİM?
6.01.2021 154 Okunma
Süleyman Karagülle
SİLAH YASAĞI
4.01.2021 108 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Wezîfeya Ruspîyan
4.01.2021 79 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji te hesdikim
4.01.2021 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 55 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZEMBİLFROŞ
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NETEW ÇEWA ÇÊDIBIN
4.01.2021 44 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Lê Keçika Qereçî
4.01.2021 43 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bi Kuırt u Kurmancî Dîroka Kurdîstan
4.01.2021 54 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
vardiya çok verimlilik
4.01.2021 48 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZERDUŞT
4.01.2021 46 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TAKSİM İÇİN ÖNERİM
4.01.2021 48 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
33 Gulle
4.01.2021 51 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 5
4.01.2021 192 Okunma
5 Yorum 04.01.2021 11:40
Süleyman Karagülle
YILDIZ FALI
3.01.2021 147 Okunma
Süleyman Karagülle
DEĞİŞİM
2.01.2021 137 Okunma