Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İçe kapanmaya doğru… Avrupa Konseyi
13.07.2022
252 Okunma, 0 Yorum

İçe kapanmaya doğru… Avrupa Konseyinden çıkıyor muyuz?

 

Mehmet Tekelioğlu

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 11 Temmuz’daki duruşmada Osman Kavala davasında Türkiye’nin taahhütlerine uymadığına hükmetti. Davanın bundan sonrasındaki sürecin ayrıntılarına girmeye gerek var mı, bilmiyorum. Avrupa Konseyinin icra organı olan Bakanlar Komitesi AİHM’nin kararını aldıktan sonra toplanacak ve durumu gözden geçirecek.  Belki önce oy hakkının dondurulması gibi müeyyideler uygulanacak ama Türkiye’nin Avrupa Konseyinden ihracına kadar uzanabilecek bir sürece hazır olmamız gerektiğini unutmayalım.

Konseyin Bakanlar Komitesi Dönem Başkanı İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Coveney, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Tiny Kox ve Avrupa konseyi Genel Sekreteri Marija Pejčinović Burić, ortak bir açıklamayla Türkiye’yi derhal taahhütlerine uymaya ve Osman Kavala’yı serbest bırakmaya çağırıyor.

Ben bu tehlikeyi hissetmiş ve şubat ayındaki “Avrupa Konseyinden çıkalım mı?” başlıklı yazımı şöyle bağlamıştım: “Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın öfkesine yol açan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Kavala kararı, insan hakları gözetilerek verilmiş kararlardır. Türkiye’nin bu konuda diretmesi otoriter anlayışın tescili anlamına geleceği için gerçekten çok tehlikeli bir durumdur. /Avrupa Konseyinden çıkmak demek demokrasi yolundan çıkmak demektir. / Gidişatı izleyelim bakalım. Kaygım da büyük, ümidim de…”

Kaygım büyüktü, zira Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Kavala kararı üzerine, “bizim mahkemelerimizi tanımayanları biz tanımayız, bu konuda AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi ne demiş, bu da bizi çok ilgilendirmiyor” demişti.

Bugün itibariyle Avrupa Konseyinden çıkmanın eşiğine gelmiş bulunuyoruz.

Peki, ‘çıkarsak ne olur’ konusuna girelim mi biraz… Biz Avrupa Konseyinden çıkarsak Türkiye hızla kapılarını özgür dünyaya kapatmaya başlar. Türkiye Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden biridir. Bu sebeple yetmiş yıldır özgürlükleri geliştirmek için çırpındığımızı unutmamak zorundayız. Hem kalkınmanın hem gelişmenin en temel öğesi özgürlüklerdir.

Kalkınma deyince kısaca köprü, yol, liman, havaalanı gibi alt yapı yatırımlarını; gelişme deyince de özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, serbest teşebbüsü, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi vazgeçilmez unsurları anlıyoruz.

Özgürlüğün olmadığı bir yerde bilimsel gelişme de mümkün değildir. İşte bugün Türkiye’den giden bilim insanlarının çokluğu herkesi tedirgin ediyor. Doktorların gözü yurt dışında.

Özgürlüğün olmadığı yerde liyakatin de kıymeti yoktur. İyi insan olmakla liyakat sahibi olmak arasındaki farkı anlamamız gerekiyor. Bugün yönetim kademelerindeki liyakat sorununun altında biraz belki bu husus da var.

Şu yetersiz tasarruflar sorununa bir çare bulamadığımız, bu ekonomi politikalarıyla da bulma ihtimalimiz olmadığı için ancak yüksek faizle dolar borçlanabilmemizin başlıca sebebi öngörülebilir bir hukuk sistemi oluşturmakta gösterdiğimiz duyarsızlık değil mi? Başka ülkeler en fazla %3 ile dolar borçlanırken bizim neredeyse ancak dört katı bir faizle borç bulabilmemizin sebebi nedir? Mart ayındaki dış borçlanmamızın faizi %8.6 olmuş. Bu gidişle yüksek faizle bile borç bulamama ve ticaretin durma noktasına gelme riski var. Bu da iflas demek. İnşaallah o kötü noktalara doğru gitmez işler ama bunun için ferasete ihtiyaç var.

Avrupa Konseyi aslında bizi hukuka, hukukun üstünlüğüne riayete davet ediyor. Anayasanın 90’ıncı maddesinde açıkça yazılmış hükmün uygulanmasına davet ediyor Avrupa Konseyi: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini kabul etmiş bir ülke. AİHM, bu sözleşmenin 46/1 maddesine uymadı Türkiye diyor. O madde de şöyle: “AİHS MADDE 46/1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler.”

Şimdi bizde bazıları davanın geçmişini göz ardı ederek artık Kavala hakkında hüküm tesis edildi, artık AİHM’ne söz düşmez diyorlar. Bunlar kaçak güreşmenin alametleri. Bu yolla bir yere varılamaz.

10 Aralık 2019’da AİHM Kavala’nın tutuklanması hukuka uygun değil dedi ve serbest bırakılması gerektiğine hükmetti. Türkiye bu karara uymadı. Daha sonra Osman Kavala o davadan aklandı ama serbest bırakılmaksızın tekrar tutuklandı. Şimdi Türkiye AİHM’ne Kavala o davadan beraat ettiği için Türkiye’nin AİHM hükmüne uymadığı söylenemez diyor.

Fakat daha sonra verilen tutuklama ve hapis kararlarında Kavala’nın beraat ettiği davadaki iddialar mesnet tutuldu. Burada açık bir muvazaa yok mu? AİHM de bu konuları dikkate alarak hükmün yerine getirilmediğini söylüyor. Bu karışık yollara başvurmanın Türkiye’ye bir yararı yok. Aksine hukuk karnesini zayıflarla dolduruyor ve itibar kaybına yol açıyor.

AİHM’nin muhtelif kararlarına rağmen tahliye edilmeyen ve dört yılı aşkın süre tutuklu kalan Osman Kavala davasına ilişkin 11.07.2022 tarihli basın açıklamasında kullanılan şu ifadeler ne kadar üzücü: “Avrupa Konseyi sistemi taraf devletlerin sözleşmeye taraf olan ülkelerin tamamen iyi niyeti üzerine kuruludur. Fakat burada Osman Kavala’nın ısrarla cezaevinde tutuluyor olmasında artık bir iyi niyet görmüyoruz ve bütün bu kararlara rağmen hala cezaevinde tutuklu olması bir kötü niyet göstergesidir.”

Türkiye kapılarını dış dünyaya kapatmamalı. Tayyip Erdoğan Avrupa Birliğini Türkiye’nin stratejik hedefi olarak göstermeye devam ediyor. Nitekim şu sözleri söyleyeli çok olmadı: “Kendimizi Avrupa’da görüyoruz, geleceğimizi Avrupa ile kurmayı tasavvur ediyoruz.” Bir de şu: “Avrupa Birliği, stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Nitekim bu yönde gayret göstermeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı elbette Avrupa Konseyinden dışlanmış bir ülkenin Avrupa Birliği içinde yeri olmadığını biliyor. Avrupa Konseyi bir demokrasi enstitüsü sayılsa yeridir. Buradaki varlığımızı devam ettirmenin makul yollarını bulmalıyız.

İçe kapanmış, dış dünya ile irtibatı zayıflamış bir ülkenin refah ve huzuru söz konusu olamaz.

Prof. Dr. Bekir Karlığa’nın “Batıya Doğru Akan Nehir” adlı muhteşem belgeseli bize pek çok şey öğretiyor. Arada duraksamalar olsa da dünyanın gittikçe daha da özgür olacağını da öğretiyor.

Türkiye’deki yönetim, bu nehrin yatağını belirsiz bir yöne doğru değiştirmeye kalkar mı sizce?

 

mtekeli35@gmail.com

@mtekeli35

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 1
21.09.2022 151 Okunma
6 Yorum 21.09.2022 05:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an, iki ayet, dünya hayatı ve üniversiteler-2
20.09.2022 160 Okunma
6 Yorum 20.09.2022 08:36
Reşat Nuri Erol
Kur’an, iki ayet, dünya hayatı ve üniversiteler-1
19.09.2022 167 Okunma
6 Yorum 19.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’e geçilmeden saadet ve refah olamaz
19.09.2022 152 Okunma
5 Yorum 19.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
‘Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Avrupa’yı kovuyoruz’
17.09.2022 222 Okunma
6 Yorum 17.09.2022 07:28
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Komünizm ve Adil Dünya Düzeni-2
15.09.2022 152 Okunma
6 Yorum 17.09.2022 07:28
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Komünizm ve Adil Dünya Düzeni-1
14.09.2022 201 Okunma
6 Yorum 14.09.2022 08:36
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Küresel dış güçler, neredesiniz?
14.09.2022 65 Okunma
Reşat Nuri Erol
Eğitim, Ekonomi, Seçim Havası ve “Adil Düzen”
13.09.2022 188 Okunma
6 Yorum 13.09.2022 13:20
Reşat Nuri Erol
Gerekçe, Teşhis - Tedavi metodu ve Adil Düzen
12.09.2022 307 Okunma
6 Yorum 12.09.2022 10:05
Reşat Nuri Erol
‘Ekonomi tarihi, İslâm, zamanın ruhu’ içerikli yazı
12.09.2022 259 Okunma
6 Yorum 12.09.2022 10:06
Özer Ataç
Türk Olmak
11.09.2022 1060 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 3
10.09.2022 221 Okunma
6 Yorum 10.09.2022 09:26
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 2
9.09.2022 223 Okunma
6 Yorum 09.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 1
8.09.2022 271 Okunma
6 Yorum 08.09.2022 09:59
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Sanayileşme serüveni; Ulusların Yükselişi
7.09.2022 589 Okunma
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy ve Adil Düzen çalışmaları-2
5.09.2022 255 Okunma
6 Yorum 05.09.2022 08:34
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy ve Adil Düzen çalışmaları-1
4.09.2022 268 Okunma
6 Yorum 04.09.2022 09:36
Reşat Nuri Erol
Gorbaçov, Çernişev, Erbakan ve ‘Adil Düzen’-2
3.09.2022 265 Okunma
7 Yorum 04.09.2022 09:35
Reşat Nuri Erol
Gorbaçov, Çernişev, Erbakan ve ‘Adil Düzen’-1
2.09.2022 272 Okunma
6 Yorum 02.09.2022 08:44
Reşat Nuri Erol
Bundan önceki 15 yazımızla ilgili farklı hülasa…
1.09.2022 273 Okunma
6 Yorum 01.09.2022 09:02
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın Çok Değerlendirdiği Ayetler
31.08.2022 315 Okunma
6 Yorum 31.08.2022 10:20
Reşat Nuri Erol
Prof. Mehmet Tekelioğlu; Her şeyin başı ahlâk…
31.08.2022 138 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın İlim ve İçtihat Anlayışı-2
30.08.2022 285 Okunma
6 Yorum 30.08.2022 09:24
Özer Ataç
Kuşak ve Sentez
29.08.2022 1297 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın İlim ve İçtihat Anlayışı-1
29.08.2022 325 Okunma
6 Yorum 29.08.2022 07:06
Reşat Nuri Erol
Prof. Erbakan’ın Cihad ve İslam Birliği Anlayışı
28.08.2022 275 Okunma
6 Yorum 28.08.2022 06:32
Reşat Nuri Erol
İslam Anlayışı, Hak-Batıl Anlayışı ve sebepler
27.08.2022 302 Okunma
6 Yorum 27.08.2022 07:20
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş İçtihadı ve Cihadının Temel Esasları
26.08.2022 287 Okunma
6 Yorum 26.08.2022 07:44
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’in Tesisi İçin Siyasi Mücadele…
25.08.2022 285 Okunma
6 Yorum 25.08.2022 08:53
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Mısır ve Suriye politikaları değişiyor...
24.08.2022 129 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan, Millî Görüş ve Adil Düzen
23.08.2022 330 Okunma
6 Yorum 23.08.2022 09:39
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin İlmi ve Siyasi Mirası Ne Oldu? - 2
22.08.2022 336 Okunma
6 Yorum 22.08.2022 07:30
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin İlmi ve Siyasi Mirası Ne Oldu? - 1
21.08.2022 321 Okunma
6 Yorum 21.08.2022 06:21
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasî İktidarla İlişkileri Nasıldı?
20.08.2022 329 Okunma
6 Yorum 20.08.2022 10:17
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-4
18.08.2022 302 Okunma
6 Yorum 18.08.2022 12:33
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-3
17.08.2022 391 Okunma
7 Yorum 17.08.2022 10:54
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Ak Parti’nin 21 yılı: Başarılar ve ...
17.08.2022 168 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-2
16.08.2022 375 Okunma
7 Yorum 16.08.2022 06:34
Mete Firidin
İshak Doğduğunda Hz. İbrahim ve Hz. Lut Neredeydi?
15.08.2022 199 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-1
15.08.2022 337 Okunma
6 Yorum 15.08.2022 09:08
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-5
14.08.2022 299 Okunma
6 Yorum 14.08.2022 10:25
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-4
11.08.2022 369 Okunma
6 Yorum 12.08.2022 08:11
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-3
10.08.2022 340 Okunma
6 Yorum 10.08.2022 09:12
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Geçmişe bakmak geleceği görmek: Toplumsal
10.08.2022 200 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-2
9.08.2022 368 Okunma
5 Yorum 09.08.2022 10:19
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-1
8.08.2022 356 Okunma
6 Yorum 08.08.2022 11:15
Reşat Nuri Erol
Hemşeri Dernekleri ‘Kalkınma Kooperatifi’ Olsun - 3
7.08.2022 521 Okunma
6 Yorum 07.08.2022 11:55
Lütfi Hocaoğlu
Dokuz Ayetin Günümüzdeki Anlamı
6.08.2022 311 Okunma
Reşat Nuri Erol
Hemşeri Dernekleri ‘Kalkınma Kooperatifi’ Olsun - 2
6.08.2022 502 Okunma
5 Yorum 06.08.2022 11:48