Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026
2148 Okunma, 0 Yorum

“Yalandan kim ölmüş ”

 

Zaten uykudayız. Uykuda yalan olur mu?!  Neden olmasın!  Her boyutun kendine has kabulleri var. Kuzuları, oğlakları  çok  sevimli buluyoruz; aynı zamanda  onları kesip “itibarlı” tandır sofraları kuruyoruz. Bu sofralara  ‘hayır’ diyecekler,   her yerde azınlık olan vejetaryenlerdir.  Canlıyken sevilenin, kesilip- pişirip etini yemeyi de sevmenin ‘normal’ olduğu boyutta yaşıyoruz. Sizce bu iki “sevgi”nin hangisi yalan, hangisi sahte ? Evet, ikisi de yalan; çünkü “mevkiye” ve “ihtiyaca” bağlı olan gerçeklik, görecelidir; yani bencildir. Söylen-meyen gerçeklik şu : “Onu o kadar seviyorum ki kesip yiyerek, kendimde yaşatıyorum!.”(1)

Gerçekliği tarif etmeye yeltenmemi hoş görünüz. Çünkü konuya eşik yapıyorum. Gerçekliğe, duyumsamalar evreninde  yüzeye çıkan  etki diyebiliriz. Tabi bu etkinin kişiye özel ve genel açıları var.

 

İnsan bedenine has görme, işitme vb. duyular,  insanın gerçekliğinin kapsama alanıdır. Bu alanın tesirlerini mutlak görmek ise insanın en büyük yanılgısı.  Sosyal, ideolojik  teorilerin tüm dayanağı,  genelliğe erişmiş  duyusal verilerdir. Oysa bu alan, sonsuz oluş halinin  ortaya çıkan suretidir. Bu çıkışın etmenleri ve kendisi,   daha derin etkilerin eseridir.  Fikir, şuur, sezgi, içe doğuş gibi algılar,  duyumsallığı sorgulayan, salim akıl sahiplerinin  yüzeyin altındaki katmanlardan aldığı hisselerdir.  Bu hisseler, hemen- hemen bütün bilimsel araştırmaların  tıkanıklığını  açan gizil verilerdir. (2)

 

*

 

Tarihe gömüşmüş Orta Çağ, İsrail ve abd iktidarlarınca  nasıl oldu da gelişimin yolunu kesen harami olarak dirildi? Değişim geçirmiş kuduz virisüyle zombileşerek mi;  yoksa, insanlarda uygulaması yasaklanan klonlama ile mi? Hiçbir kural tanımayanların  iç yüzlerini örten   perdenin aralanmasıyla onları güden amilin  ba’al fetişi olduğu görüldü.(3)

 

Küresel haramiler,  BM hukuk düzenlemelerini, artık engel olarak görüyorlar.  Yavrusunu yiyen ebeveyne dönüştüler. Tek taraflı olarak,  kırmızı görmüş boğa gibi hukuksal temelli  her imkana el koyma saldırıları  başlattılar.

 

Bu gözü dönmüşlüğün arkasındaki  tanrı putunun  boş inanç olduğunu İran’ın beklenmedik savunma füze yağmuruyla anladılar.  Fakat rahipleri geri dönmelerine izin vermiyor.  Ellerinde bin bir türlü teminatlar, kozlar var. İstemeyerek devam edecekler; yol yakınken hatadan dönmeyecekler.

 

Orta Doğu’da  olası  Pasifik savaşı,  Çin lehine yeniden kurgulanıyor. abd’nin pasifikteki müttefikileri Güney Kore, Japonya, Taiwan şimdiden taraf değiştirme diplomasisine  başladı. Çünkü abd,  hiçbir vaadini  gerçekleştiremiyor.

 

Açılan ikinci  Orta Çağ perdesi,  ilki kadar uzun sürmeyecek. O dönemlerde imparatorlukları yerle bir eden Asyatik göçlerin benzeri Afrika’nın çaresiz göçerleri değil.  İkinci Orta Çağın her şeyi değiştiren büyük göçü,    dijital binekli yapay  zekadır. Bu yüzden “iş”  çok kısa zamanda bitecek! Yeni dijital yapay zeka  imparatorluğu kurulacak.

 

Teknolojide bileşik devreler nasıl  bağımsız mikro çiplere dönüşmüşse; devletler de işlevsizleşerek, küresel şehir birlikleri kurulacak.  Çünkü duyumlar dünyasının patronu, dijital teknoloji oldu. Öyle ki sahibini dahi ekarte edecek gelişim gösteriyor.Bağımsız yapay zeka ağları,  fırsat bulduklarında birbirleriyle bağımsız irtibatlar kuruyor.  

*   

 

Sanal alemin yoğunluğu artık karşı konulmaz düzeyde. Elon Musk,  en dikkate değer sufleyi  (perde arkasında hatırlatma) verdi:

“Sanal gelişim, gerçekliğe yaklaştıkça, gerçekliğin ne olduğu açığa çıkıyor. Simülasyonda yaşıyoruz.(4)

 

Şimdi şu insan merkezli aldanışın teorisini hatırladım.

 

Neydi o;  ‘görecelik kuramı’. Albert Einstein’ın ünlü keşfi. Bu teorinin bakış açısı,  olguların içinde ve olgulara tanık olan insanın,  solipsizmin (tek bencilik) bakış açısına yan tutuyor. Bu  anlayışta “ben”den başka hiçbir şeyin nesnel gerçekliği kabul edilmiyor.Çok ilginç herkes kendi rüyasını görüyor; her kes kendindekini ötekinde konuşturup eylemliyor. (5)

 

Yabancı gelmedi değil mi?.. Bütün dinlere alternatif olarak ortaya çıkan   Humanist (insan merkezli) dünya görüşü de bu kaynaktan beslenmişti.

*

 

Biliyorsunuz hükümranlar,  ayrıcalıklı kararlarını sorgulanma-ması için tabiatın bilinmez güçlerinin temsilciliğine soyunan dinler uydurdular. İlahi önermelerin aslını her zaman istismar ettiler. Bu yüzden hükümranların  tekelindeki dinler batıldır. Onların izin verdiği yazılı nakiller şüphelidir.Çünkü temellerinde iktidar menfaati var.   

 

Diğer taraftan hak olan ne varsa,  hükümranlığı-hiyerarşiyi  ret eder;  ilahi rızayı   Bütün’lüğe uyumda (eksiksiz barış) görür.  Eksiklik, yücelik ayrımcılığına, tuzaklarına düşmez. Önce olanın sorumluluğu, sonra olanın vefası bu uyumla gerçekleşir.

*

 

Yazının bu bölümünü Kazım Erten’in konuya dair değinisi hakkındaki son yorumumla tamamlıyorum.  

 

Batıl Din, Batıl Siyaset birbirini besler. Biri hak ise diğeri batıl olamaz.

 

“4. Dini temsil ve zorlama paradoksu

İnanç, özü itibarıyla bir "güven" (emanet) ve "kolaylık" rejimidir. Ancak günümüzde dinin yorumlanma biçimleri de "ağırlaştırılmış" bir forma bürünüyor. Kur’an’ın "Dinde zorlama yoktur" (Bakara, 256) ve "Allah sizin için kolaylık diler" (Bakara, 185) prensipleri; şekilciliğin, korku odaklı dindarlığın ve otoriter din dili baskısının altında eziliyor.   

Hakiki inanç, insanın boynuna vurulan prangaları çözmek için vardır; yeni zincirler eklemek için değil.

5. Bilgi ve Siyasetin Vesayetten Arındırılması

Bilimin dogmalaşması ve siyasetin, "hayatta kalma savaşına" dönüşmesi, hakikatin manipülasyonuna yol açıyor.Bu yüzden  hiçbir kurum veya kişi "mutlak hakem" konumuna yerleştirilemez. Meşruiyetin kaynağı; şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik olmalıdır. Vesayet rejimleri, toplumu korkuyla yönetirken,  aslında kendi sonlarını hazırlayan yapısal yorgunluk üretiyorlar.

Sonuç

6.Üçüncü bin yıl eşiğinde yeni paradigma

İnsanlık mevcut ağırlaştırılmış sistemlerle daha fazla yol alamaz.Geleceğin anahtarı Barış (Selam), güven ( eman), ,denge (mizan) kavramlarını merkeze alan yeni zihinsel inşadır. Bu paradigma:

*İnsanı sistemin dişlisi değil, öznesi kabul etmeli.

*Gücü değil adaleti mutlaklaştırmalı.

*Yükü artıran değil, fıtratı hafifleten modeller geliştirilmelidir.

Üçüncü bin yıl insanın ancak kendi fıtratı ile barıştığı, yapısal zincircilerini kırdığı ölçüde,  yeni bir aydınlanma çağı olabilecektir. [22:27, 13.01.2026]”

 

Bu alıntıdaki ağırlık metaforu,  Karl Marks ve Friedrich Engels  tarafından söylenmiş,  insanı- canlıyı boyunduruğa mahkum etmiş yasa ve kurumların ret edilmesine  denk geliyor:

 

“Proleterlerin  (yoksulluğa mahkum edilenler) zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yok; kazanacakları bir dünya var.”  

 

Ey insanlık !  Beğenmediğin “rüya” senin değil; o halde “uyan”! Bu cesaret istemeyen tercihtir.

 

 

 

 

 

Açıklamalar:

 

(1)Yamyamlığın kökeni öykünmedir. Hükümranlığa “erişen” insanın, hem türüne dayatmaları pek çok: ”Ya benimsin ya da  Fırat’ın.”,  “Ya yanımdasın ya da karşımda.”, “Ya sev ya da terk et.” Bu tevessüller, güç ve kudret yanılsamasıdır. “Tevessül”,  çünkü koşullara bağlı etki ve algıyı  mutlaklaştırma yanılsamasıdır. Daha derini,  kimyasal dürtüdür. Cansız /inorganik olandan canlıya organik olana dönüşmesi ©Karbon,(H)hidrojen,(O)oksijen,(N)nitrojen,(P)fosfor,(S)sülfür moleküllerin düzenleme hiyerarşisinden kaynaklanıyor.

Örneğin Nöro-kimyasalların etkileri göz alıcı: Vazopresin, oksitosin akraba, ebeveyn sevgisi bağlılığını, serotenin, dopamin nero-transmiterler testosteronun yaptığı gibi  toplumsallığı sağlıyor. Bu düzeyde  “gerçeklik” suda eriyor.     

 

 

(2) Bilimsel keşifler yapmış Nobel’li, Nobel’siz bilim insanları yaşamlarının en verimli çalışmalarında tıkandıklarında, tam pes edecekleri zamanlar büyük bunalımlar yaşadıklarını, maddi olandan uzaklaştıklarında, karşılarında uğraştığı alanın eşiğinin belirdiği, çok yerde kayıtlıdır.   (Andrew Robinson; Bilim İnsanları, Bir Keşif Destanı; Yapı Kredi Yayınları),Trevor Homer, İlklerin Kitabı; Pegasus Yayınları)

 

 

(3)Ba’al, baal, bael,beel,..kökeni proto-semitik ba’l   yapısına dayanan “efendi”, “sahip”,”lord”,”eşlerden koca”; Kenan, Fenike, Ugarit kültüründe tabiat tanrısı, yaşamı düzenleyen; boğa ikonu. Eski dönem Yemenliler “Rab” olarak kullanılan putun ismi.Kur’an’da İlyas,Tevratta İlya isimli ilahi elçinin kavminin boğa tapıncı. abd istilacılarının kıtada tutunma işinin “sığır çobanı” denmesi ilginç değil mi?  

 

 

 

(4)Aynı şekilde sufi görüşün zirve temsilcilerinden İbni Arabi’nin felsefesi teolojik değil ontolojiktir. Allah kavramının dahi önceliğine değinir. Allah daha başlangıçta bulunan Tek Şey’in Mutlağın(vacibul vücud) ortaya çıkan  çıkan suretidir. Varlık kavramı üzerinde duran Aristoteles’in aksine Arabi, tabiattaki eşya,  bir rüyadan başka başka bir şey değildir.Bu avamın(sosyal medya vatandaşlarını) bilinci için muammadır.Bu tasavvufun keşif tecrübesidir.(Toshihiko İzutsu; İbn Adabi’nin Fusus’undaki Temel Kavramlar; Rüya-Gerçek bahsi)        

 

(5)Solipsizm ya da kuramsal bencilik; Latince  solus (yalnız, tek); ipse  (kendisi, ben) köklerinden türemiş kavram. Kişinin  yalnız kendi zihninin ve bilinçsel deneyiminin kesin olarak var olduğunu, dış dünyanın ve diğer insbanların ise bu zihnin birer yansıması ve tasarımı olduğunu savunan aşırı öznel idealist felsefi görüş .

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 189
12.05.2026 480 Okunma
1 Yorum 12.05.2026 10:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 188
11.05.2026 646 Okunma
1 Yorum 11.05.2026 10:44
Hüseyin Bağdatlı
HERGÜN ANNELER GÜNÜ
10.05.2026 51 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MİLLİ BALİSTİK FÜZEMİZ
10.05.2026 52 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
3. DÜNYA SAVAŞININ ORTASINDAYIZ
10.05.2026 65 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 187
10.05.2026 785 Okunma
1 Yorum 10.05.2026 10:01
Bahaeddin Sağlam
Hz. Muhammed Son Derece Samimiydi: Müminûn Suresi
9.05.2026 60 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 186
9.05.2026 829 Okunma
1 Yorum 09.05.2026 11:13
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-2
7.05.2026 890 Okunma
1 Yorum 07.05.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-1
6.05.2026 1031 Okunma
1 Yorum 06.05.2026 08:31
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 2
5.05.2026 1246 Okunma
1 Yorum 05.05.2026 11:48
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 1
4.05.2026 1050 Okunma
1 Yorum 04.05.2026 07:20
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK HIRSIZ KİMDİR? İMAMOĞLU MU, ERDOĞAN MI?
3.05.2026 173 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 185
3.05.2026 1099 Okunma
1 Yorum 03.05.2026 10:18
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 302 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 184
2.05.2026 1032 Okunma
1 Yorum 02.05.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 183
1.05.2026 1063 Okunma
1 Yorum 01.05.2026 09:36
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 182
30.04.2026 1127 Okunma
1 Yorum 30.04.2026 09:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 181
29.04.2026 990 Okunma
1 Yorum 29.04.2026 08:00
Hüseyin Bağdatlı
RÜYAMDA SAİDİ NURSİYİ GÖRDÜM
26.04.2026 209 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
RÜYA DEYİP GEÇMEYİN. İSABET OLMUŞ.
26.04.2026 191 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
OSMANLICA ZORUNLU DERS OLMALI
26.04.2026 236 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 180
26.04.2026 1094 Okunma
1 Yorum 26.04.2026 10:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an kıssalarını işte böyle anlamaya başladım
25.04.2026 1321 Okunma
1 Yorum 25.04.2026 04:34
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 4
24.04.2026 1026 Okunma
1 Yorum 24.04.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 3
23.04.2026 1067 Okunma
1 Yorum 23.04.2026 13:20
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 2
21.04.2026 1142 Okunma
1 Yorum 21.04.2026 07:26
Hüseyin Bağdatlı
SANASASYONEL OLAYLAR
20.04.2026 237 Okunma
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 1
20.04.2026 1234 Okunma
1 Yorum 20.04.2026 07:57
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 1319 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 179
19.04.2026 1214 Okunma
1 Yorum 19.04.2026 09:40
Hüseyin Bağdatlı
OKUL CİNAYETLERİNİN SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİM.
18.04.2026 320 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Why Is the Islamic World in Ruins?
18.04.2026 295 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 178
18.04.2026 1246 Okunma
1 Yorum 18.04.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 177
17.04.2026 1346 Okunma
1 Yorum 17.04.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 176
16.04.2026 1323 Okunma
1 Yorum 16.04.2026 11:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 175
15.04.2026 1232 Okunma
1 Yorum 15.04.2026 09:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 174
13.04.2026 1246 Okunma
1 Yorum 13.04.2026 10:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 173
12.04.2026 1218 Okunma
1 Yorum 12.04.2026 07:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 172
11.04.2026 1191 Okunma
1 Yorum 11.04.2026 04:53
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 171
10.04.2026 1123 Okunma
1 Yorum 10.04.2026 07:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 170
9.04.2026 1428 Okunma
1 Yorum 09.04.2026 12:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 169
8.04.2026 1279 Okunma
1 Yorum 08.04.2026 09:44
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 168
7.04.2026 1258 Okunma
1 Yorum 07.04.2026 08:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 167
6.04.2026 1239 Okunma
1 Yorum 06.04.2026 11:03
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 2675 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 166
5.04.2026 1271 Okunma
1 Yorum 05.04.2026 09:51
ZEKİ ALTUBOĞA
20.1 DESTPÊK: MODELA CIVAKA TEVAHÎ (NÊZÎKATIYA ORGANÎSÎ
4.04.2026 478 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
18.1 PÊŞEKEŞ: ANALOJIYA PERWERDEYÊ YA JI CIVAKÊ TÊ
4.04.2026 545 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
17.1 PÊŞEKÎ: ROLA BINGEHÎ YA RÊVEBERÎYÊ Ji bo pergal,
4.04.2026 354 Okunma