Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 11
21.06.2026
1041 Okunma, 0 Yorum

BARBARLARI BEKLERKEN (*)

 

Celal Bayar Üniversitesi öğretim görevlisi, Adnan Erdal hoca, yazı dizisinin başlığı ve yaşadığımız küresel siyasal buyurganlık, belirsizlik, çaresizlik ve umutsuzluğu kastederek;

“bu dönem ve yaşadıklarımız yeni olamaz; resmen Orta Çağ’dayız.”  deyişine açıklama getirmeliyim: Evet  çoğaltılmış tutsak  almış ihtiyaçlar sağınağında Orta Çağın bütün yük ve değerlerini yaşıyoruz. Bu ‘yeni’ değil; “yeniden” orta çağ. Talancılar, milletlere çektirdikleri zulümü turnikeye bağladıkları için her dönemi “yeni” olarak takdim ediyor. Kısaca, insanlık kullandığı eşya kadar gelişip  nitelik kazanmadığı için  Orta Çağ’dan çıkamıyor. Bu büyük bir  bir  komplodur.

*

Başlık,  film adı olsa da zamanımızı anlatıyor.  Güç perestlerin dijitaleştiği bu çağ anaforu orta çağ’dır;artık  doğaya ,bizlere neler edeceklerini yaradan bilir.    

 

 

Eskiden olduğu gibi şimdi de barbarız.  Onca yıkım, katliam, talan… bitmiyor,biteceği yok.  Dönemsel azalmalara kanmayın; onlar, zengin sofralarında iftar öncesi  açlık !  

 

Talancılar, kölelerine kendilerine yarayan ev eşyası gibi davranıyor.  Roma Hukukunda kaydı var. Bir at, gösterişli ev; günümüzde, işe giderken kullandığımz otobüs, metro; asgari ücret, sokak kaldırımı, oturma bankı.

Geçmişe günceli ekledim;  yadırgamayın: Talancı ve barbar her zaman, “talancı” ve “barbar””dır; kötülerin köklerinde var. Ayrıca,   onları “atıklarından” tanırsınız.

*

 

Türk Sinema sanatçısı Şener Şen, 2026 Haziran ayında katıldığı ödül töreninde söylediği:

“Kötülerin, güçlülerin her alanda hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İyinin,doğrunun ve güzelin hakim olacağı bir dünyada ancak sanata ağırlık verilerek yaşanabilir.”

 

Yani yer yüzündeki iyilik, sanat  entübe  edildi. Küresel çürüme,  sanatı ele geçirdi.  Salgın hastalıkları bu yüzden imal ettiler.(1)

 

Şen’in gençlik yıllarında bizleri   güldüren harika performansı, daha sonra, aynı ölçüde tedirgin eden koyu drama dönüşmesi,  palazlanan “entropinin”  kanıtı.

 

“Barbarlar saldırdıkları halkları köleleştirmez, kılıçtan geçirirler. “Uygar” toplumların saldırıları ise köle yapar. “ (2)

 

Barbarlar,  İ.Ö. 4 yy başlayarak Roma topraklarına saldırdılar.Roma, İ.S. 364 Doğu (Konstantinopolis),Batı (Milano)olarak ikiye bölündü.

Bu, hücrelerin mitoz bölünmesini çağrıştırıyor. Protein aşımının risklerini gören  “sağ duyu” kendini kopyalar. Buradaki  “sağ duyu” kök hücrelerdedir. Hücre içinde yaşadığı sistemi beğenmez, köklerindeki bilgiye ulaşırsa iktidar hastalığına kapılır.  içinde yaşadığı sistemi beğenmez; kendi iktidarını kurmaya, her şeyi “yeni baştan” başlatmaya kalkar. Bu “yönelim,” duvarda  elektrik prizleri, tavanda lambalar,  kapıda sisteme bağlı elektrik sayacı durduğu halde, evde elektriği yeniden keşfe yönelen vatandaşa benziyor. Bu tekelci yöneliş kanserdir. Gerçi,  ücretli elektrik dağıtım sistemi, şimdilerde çatılarda güneş panelini izin veriyor; fakat, bu yapılan “üretimin”  ana elektrik dağıtımına  entegre edilmesi şartına bağlı.

 

Konumuza dönersek;  “kök barbarlar”,  “ön barbarları” baskılıyor.  Sıkışma Avrupa’ya yansıyor. Roma dahil bütün düzen bozuluyor.

 

O dönemin dağılanları yüzlerce yıl sonra   bu günkü modern dünyayı kurdu.  Hepsi bağlarını tazeledi. Artık onlarda Roma veya eski Helen tapıncı hakim.  

 

Küresel elitler, daha derine inerek Mısır hatta Babil’deki atalarıyla yeniden bağlantı kuruyorlar.  

*

 

Paganlar, geçmiş aile büyüklerine  “ev içi tapınma”yapar. Eviçi tapınma,  dar gelenek çerçevesinde deneyimle  içselleşir.  Bunun gerekçesi;   atalar vesilesiyle yaşama doğup, onlar tarafından büyütülüp,  onların gidecekleri yerlere göç edecekleridir.  

 

Öncülük böyledir. En ileri gidenler, kökleri en fazla temsil eder. Benzersizlik  ilerlemenin düzeyini gösteriyor. Bu mesafedir.

 

Geçmiştekiler vefat edip yok olmazlar; yaşayanlara yol gösterir,  onları muhtemel tehlikelerden  haberdar ederler.Belirsiz geleceği onlar aydınlatır.   Ta ki, köksel  misyon sürdürülsün.

*

Orta Asya’dan nüfus ve iklim baskısıyla batıya göçe koyulan atlı çobanlar, önlerindeki yerleşik kavimleri (Vizigotları) sürdüler (İ.Ö. 4. yy). O dönemler Germenler, Franklar da barbardı. Coğrafi keşifler dahil temelli yerleşinceye kadar barbarlıklar  devam etti. (3)   

 

Ataları barbar olmayan insan  yok. Aradaki mesafe, yerleşikle, baskılayan arasındaki  çatışmanın şiddet ölçüsüdür. Bu yüzden, yeryüzünde kötülüğün hükümranlığı bitmiyor. Çünkü mesafe, yıkım-  kıyım“misyonu” için hedeftir.

*

 

Şimdilik kayıtlıdır; bedenimizde 30 trilyona yakın hücre var.Her gün 100 milyar hücre mitoz bölünme ile yaşamamıza katkıda bulunuyor. Bu değişim, bedenin kapasitesi ölçüsünde yaş aldıkça azalıyor. Yine biliniyor ve  ilginç görüyorum;   kas, sinir hücreleri çoğalmıyor.(4)  

 

Asıl olan ise kök hücreler. Onlar çok özel; bilgi dağarcıklarında bütün hücrelerin, dokuların, organların, biyolojik bütünlüğün süreç, başlatma, sürdürme, sonlandırma  kapasitesi kayıtlı.

 

İşte,  az önce değindiğim, barbar(bedevilik) uygarlık (hazerilik) arasındaki mesafenin kaynağını  biyolojik yaşamda buluyorum.  Yol gösterici  özümüzü keşfedeceğiz; yeter ki bencilliği terk edelim.(5)

 

“Dijital barbarlığın” masumiyeti,  bir dahaki sefere.

 

Açıklamalar:

 

(*)2019 yapımı drama filmi. Adı belirtilmeyen bir imparatorluğun ücra sınır kasabasında görev yapan vicdanlı hakimin,imparatorluğun yerli halka (barbarlara) uyguladığı şiddet,zulüm yüzleşmesini konu alıyor.

 

(1)Entübe kelimesi , Frsz ‘tube’(tüp)sözcüğüne “içine,bir şeye”anlamı katan in,ön ekinin getirilmesiyle türemiş. Güncel ve metin bağlamında doğal koşulların başkalaşmasına karşı  intibaksızlık. Sosyal anlamda yalancı vaatlerin oluşturduğu beklentilerin yıkımı.

 

(2)Amerikalı etnolog Lewis Henry Morgan (1818-1881)”Eskitoplumun Kültürel evrimi” kuramını ortaya atmış.Toplumsall gelişimi yabanılık,barbarlık,uygarlık olarak üçe ayırmış.Daha sonra

Alman Marksist Friedrich Engels, “uygarlığın kölesiz edemeyeceğini” öne sürdü.

 

(3)Barbar terimini ilk kullanan Çinlilerdi; “hayvan postu giyen” anlamında Avarlara “juan juan” dediler. Nereyi istila için tehdit ediyorlarsa oranın yerleşik diliyle temel görünüş ve tutumlarıyla adlandılar.

 

(4)Sinir hücreleri çoğalma yetenekleri kaybeder; ancak beynin hipokampüs (hafıza,öğrenme) bölgelerde  nörogenez  adı verilen süreçlerde kök hücrelerden sınırlı sayıda sinir hücresi üretilebilir.

Kaslarda büyüme, güçlenme var olan hücrelerin(lifler)yeni protein filamentleri eklenerek hipertrofi sayesinde hacimsel büyüme gerçekleşir.(wikipedia,2021 Stephen Quake, Dr.Matthew Vickaryous, Jeffrey C.Hall)

 

(5)Bilimsel araştırmanın künhü derinliği varacağı yeri özümüzdür. Ata ve öz bağlamına dikkat çekiyorum.

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-254; medya sorunu ve çare
14.08.2026 813 Okunma
1 Yorum 14.08.2026 07:47
Hüseyin Bağdatlı
SÜLEYMANCILARA OPERASYON
14.08.2026 63 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - *Sf8
13.08.2026 22 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİNAENALEYH IN GİZEMİ
13.08.2026 77 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
13.08.2026 840 Okunma
1 Yorum 13.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-252; karşılıksız para sorunu
12.08.2026 815 Okunma
1 Yorum 12.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-251; borç ve tarım sorunu
11.08.2026 914 Okunma
1 Yorum 11.08.2026 07:10
Hüseyin Bağdatlı
SAVAŞ NEREDE ? ÇARŞIDA PAZARDA
10.08.2026 121 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MEKKE SAVUNMA TUZAĞI
8.08.2026 262 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Kutsal Metinleri Yeniden Okumak
8.08.2026 121 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Bilgi ve Bilimlerin Kısa Tarihçesi (Altı Kesit Olarak)
8.08.2026 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
8.08.2026 925 Okunma
1 Yorum 08.08.2026 07:30
ZEKİ ALTUBOĞA
YENİ KADIN DEVRİMİ
7.08.2026 106 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ȘOREȘA NÛ YA JINÊ
7.08.2026 106 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-249; yeni devlet düzeni
7.08.2026 982 Okunma
1 Yorum 07.08.2026 07:31
Hüseyin Bağdatlı
TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ
6.08.2026 206 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-248; sorunların ana sebebi
6.08.2026 1011 Okunma
1 Yorum 06.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni-247; ne yapmalıyız?
5.08.2026 961 Okunma
1 Yorum 05.08.2026 10:35
Yusuf Eren Kendir
UZBG - EK-A: Kuantum Alan Teorisi
4.08.2026 107 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - *Sf7
4.08.2026 112 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 1037 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Özer Ataç
YENİ (den ) ORTA ÇAĞ -13
4.08.2026 867 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
KISA YOLDAN KURTULUŞ ÇARELERİ
3.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Emeğin Ürüne Dönüşmesi ve Üreticinin Tasarruf Hakkı
3.08.2026 186 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TARIM DEVRİMİ
3.08.2026 146 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ÜÇLÜ BÖLÜŞÜM MATRİSİ VE ADİL PAYLAŞIM EKONOMİSİ
3.08.2026 132 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 1144 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İNSANLIĞA YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ MANİFESTOSU - GEMİNİ YAZDI
2.08.2026 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 1160 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 160 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 1018 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48
Hüseyin Bağdatlı
AKEVLER ve HÜSEYİN BAĞDATLI
31.07.2026 236 Okunma
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 1
31.07.2026 1176 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 09:46
Hüseyin Bağdatlı
AHMET DAVUTOĞLU SİYASETTEN NEDEN ÇEKİLDİ ?
30.07.2026 215 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Fıkhu’l-Husni - Estetik ve Sanat Felsefesinin İslâmî
30.07.2026 1025 Okunma
1 Yorum 30.07.2026 10:28
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu 2
29.07.2026 203 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 22:10
Hüseyin Bağdatlı
OKULLARDA NAMAZ HASSASİYETİNDEKİ USUL HATASI
29.07.2026 337 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 22:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 243
29.07.2026 1092 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 242
28.07.2026 1238 Okunma
1 Yorum 28.07.2026 09:17
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu
27.07.2026 172 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - * Sf6
26.07.2026 167 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 241
25.07.2026 989 Okunma
1 Yorum 25.07.2026 10:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 240
24.07.2026 978 Okunma
1 Yorum 24.07.2026 06:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 239
23.07.2026 1056 Okunma
1 Yorum 23.07.2026 10:59
Hüseyin Bağdatlı
ÖZGÜR'ÜN PARTİSİ
22.07.2026 292 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 238
22.07.2026 1102 Okunma
1 Yorum 22.07.2026 10:06
Bahaeddin Sağlam
Hud Peygamber Suresi Meal-Tefsiri
21.07.2026 218 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 237
21.07.2026 1222 Okunma
1 Yorum 21.07.2026 05:50
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE; ABDULLAH GÜL ve ALİ BABACAN
20.07.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 236
20.07.2026 1261 Okunma
1 Yorum 20.07.2026 07:52