Hüseyin Bağdatlı
ÇARE; ABDULLAH GÜL ve ALİ BABACAN
20.07.2026
366 Okunma, 0 Yorum

​ABDULLAH GÜL ve ALİ BABACAN

​Bir arkadaşım sordu:

"Yıllardır seni takip ediyorum; siyasette dönen dolapları ve ülkemiz üzerinde oynanan oyunları tam isabetle tespit ettiğine yıllar sonra şahit oluyoruz. Bu tahminleri nasıl yapıyorsun, yöntemin nedir? Erdoğan’dan sonra kimi seçmeliyiz ki biraz nefes alalım?"

Bir de "MİT’çi misin?" diye sordu.

​Cevabım:

"Vatanını, milletini, bayrağını, ezanını seven herkes dertlenmeli; CIA’ye bağlı MİT gibi değil, millete bağlı MİT’çi gibi gönüllü çalışmalı" dedim.

​Tahmin ve teşhislerdeki yöntemim ise:

​Mecliste grubu olan siyasi parti liderlerinin kürsü konuşmalarını inceliyorum. Yüz ifadelerinden samimiyet analizini, sözlerindeki çelişkileri, eş zamanlı gündemleri ve yapay gündemleri siyasetçilerin gündemleri ile eşleştiriyorum. "Hangi tavır, hangi söz ne işe yarıyor; kime yarıyor?" diye kendime sorduktan sonra cevapları ortaya çıkıyor, analiz ediyorum. Sonra kalbimde bir kanaat hasıl oluyor ve "Aha, buldum!" diyerek unutmamak için yazmaya başlıyorum.

​Bir de Doğu Perinçek’i dinliyorum ve tam tersini yazınca tahminlerim isabetli oluyor. Doğu Perinçek derincidir; kimi eleştiriyorsa onun yanındadır, kimi destekliyorsa kuyusunu kazıyordur. Bu hep böyle olmuştur.

​Doğu Perinçek son olarak ne diyor? "NATO, FETÖ, CIA, Gladyo’suna karşı millî güçler harekete geçti" diyor, değil mi?

​Şimdi tam tersini düşünün.

​NATO, FETÖ, CIA, Mossad, Gladyo strateji değiştirdi. Bugüne kadar kripto ekibine ustaca yolsuzluk, usulsüzlük yaptırarak millî ve yerli yöneticileri, iş insanlarını itibarsızlaştırdı. Kazandırdıklarını tahsil etmek için devleti ustaca kullanarak mallarına çökecek; paralar devletin kasasına girince devlet de dış borçlarını ödeyebilecek. Sistem böyle çalışıyor. Operasyonlar uluslararası derin sermayenin stratejilerine ve çıkarlarına hizmet etmiş oluyor.

​Evet, bundan sonra ne olacak?

Son 25 yılda ne kadar yolsuzluk, usulsüzlük, adam kayırma, faili meçhul var ise hepsinde NATO, FETÖ, CIA, Mossad, Gladyo'sunun parmağı ve organizasyonu var. Bundan sonra hepsinin üzerine gidilecek ve "Devlet bağırsaklarını temizliyor" denilerek yüzlerce şirkete el konulacak, yüzlerce iş insanı kızağa çekilecek, binlerce bürokrat ve yöneticiye görevden el çektirilecek; birçoğu da hapse atılacak. Mallarına, birikimlerine el konulacak.

​Adına da "Millî güçler uyandırıldı, dış güçlere ve uzantılarına operasyon yapıyor, ülkemizin tam bağımsız olması yolunda hızla ilerliyoruz" denilecek. Bu sloganlarla seçimlere gidilip Gladyo'nun esiri AK Parti seçimi kazanacak; fakat her partiden CIA ve FETÖ kriptolarının çoğunlukta olduğu isimler Meclise girecekler. İşte o zaman yandı gülüm keten helva!

​Kim bu kriptolar?

Tüm bu operasyonları yapanlar; milletimizi sömürmeye doymayan, siyonizmin hizmetkârları olan uluslararası derin şebekelerdir. Yalnız bizde değil, tüm dünyada muktedirdirler. Bizler de siyaset yapacağız, adil dünya düzenini kuracağız diye hayal kuruyoruz. Siyaset yaparak adil dünya kuramayız; ancak zulmü azaltabilir, belki önleyebiliriz. Gazze’de, Doğu Türkistan’da hiçbir şey yapamadık; çünkü siyonizmin esaretine düştük, yenildik.

​En azından entrikaya entrikayı denemiş olduk. Başka çözümler üzerinden yolumuza devam etmemiz gerektiği kanaati oluştu. O da nedir?

​Benim kanaatim o ki:

Uluslararası kumpastan kurtulmak için vaktimiz çok az. O zaman neye ihtiyaç var? Azami tecrübeli kadrolara ihtiyaç var. Etrafımıza bir bakalım, kimler var?

​Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Ali Babacan, Hikmet Çetin, Fikri Sağlar gibi eski tecrübeli isimlerin göreve gelmesi, kısa vadede toparlanmamızı sağlayabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın "entrikaya entriika" siyasetini benimsemesi, uluslararası alanda güven kaybına sebebiyet verdi. Bu durumu toparlaması için eski arkadaşını aday göstermesi veya kazanmasını sağlamak adına stratejiler geliştirmesi zaruridir.

​Özellikle Abdullah Gül’ün uluslararası güvenilirliğine çok ihtiyacımız var. Abdullah Gül "Olmaz" diye diretirse Ali Babacan olur. Bunların Kraliyet Ailesinde itibarları vardır. İtibarlarının ve güvenilirliklerinin sebebi, entrikacı olmayışlarından kaynaklıdır. Birilerinin dediği gibi Kraliyet Ailesinin uşağı değildirler. Kraliyet Ailesi ise Yahudi siyonizminden bağımsızdır; onlar güven üzerine ilişki kurarlar.

​Hatırlayın; AK Parti döneminin en sessiz, en başarılı, en huzurlu devlet idaresi Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olduğu, Ali Babacan’ın ekonomiyi yönettiği yıllar idi. Hırs yapmanın anlamı yok; bu adamlarda devlet tecrübesi, devlet adamlığı ciddiyeti var. Davutoğlu’nu da katabiliriz fakat fazla yetki vermemek lazım. Onun Başbakanlığı döneminde de huzur yoktu; her gün bomba haberi ile uyandık. DEAŞ'ın palazlandığı dönem idi, hatırlıyorum.

​Siyonizmin Yöntemleri

​İktidarı, muhalefeti çaresiz bırakacak şekilde; en gelişmiş yapay zekâ ile bilgisayar oyunlarında olduğu gibi kusursuz oyunlar kurgulamakta ve ülkelerin üzerinde denemeler, uygulamalar yapmaktadırlar.

​Asıl gayeleri; "Daha fazla, daha fazla nasıl sömürebiliriz; tüm dünyayı nasıl kölemiz yaparız?" odaklı operasyonlarıdır.

​Ülkemizdeki siyasi partilerin hepsinin ortak özelliği, faizli kapitalist sömürü düzenine karşı olmamalarıdır. Olurlarsa siyaset yapma şansları kalmaz; siyonizm dallarını, budaklarını keser.

​Örnek: Yeniden Refah Partisinden belediyeleri kazandıktan sonra istifa edip AK Parti'ye geçen başkanlara sormak lazım: "Ne ile tehdit edildiniz?" diye.

​Çözüm

​Yeniden Refah Partisi; Saadet, BBP, Anahtar Parti ve Millî Yol Partisi ile birlikte hareket ederler, Abdullah Gül’ü aday gösterirler ise bu zalim sömürü düzeninin sömürüsünden bir gedik açma ihtimali doğar, ümidim var.

​Ancak son günlerde BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile Millî Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Remzi Çayır arasındaki polemik; Anahtar Parti'ye, Yavuz Ağıralioğlu’na oyların kaymasına yarayacaktır. Yavuz Ağıralioğlu’nun ikinci Sinan Oğan olmayacağı konusunda garantimiz yoktur. Yaannii, siz anladınız oni! Tüm senaryoları Erdoğan’ı tekrar seçtirmeye göre yazdıkları apaçık ortadadır.

​Tavsiyem ise Abdullah Gül ve Ali Babacan’dır.

Başka türlü beni bile Cumhurbaşkanı yapsanız kurtuluşumuz yok. Çünkü benim fıtratım kavgacıdır, sabırsızdır; Erdoğan gibi batırır, mahvederim. Yok yok, ısrar etmeyin, olmaz, batarız!

​Devam edelim. Bugüne kadar faize, sömürüye karşı olduğunu iddia eden siyasetçilerin samimiyetsizliği; kazandıkları belediyelerde sömürüsüz, faizsiz, kendi kendine yeten, organik üretip tüketen adil bir düzen AR-GE çalışmasına cesaret edemeyişlerinden bellidir.

​25 yıllık AK Parti iktidarından milletin asıl beklentisi, faizli kapitalist sömürü düzeninden kurtaracak ümidi idi.

​Ne yazık ki siyonizmin oyunları ve üstün zekâsı karşısında game over oldular, yenildiler. Nihayetinde olan oldu; "Bari iktidarı kaybetmeyelim" diye siyonizmin tahsilat şefinin koluna girmekte çare arar oldular. Trump ile anlaşarak hep birlikte sömürüye gönüllü çalışma kararı aldılar. Anlaşılan durum budur.

​CHP’ye çekilen ustaca deliller ve operasyonlardan sonra, Muhsin Yazıcıoğlu davasının 17 yıl sonra raftan indirilmesi; milletin son ümidi olan Alperenlerin, "Muhsinî" duruşluların birbirlerine düşürülüp sömürüye az da olsa sesini yükseltenlerin sesini kesme gayretidir.

​Hâkimler, savcılar delillere göre karar verirler. Deliller NATO, FETÖ, CIA, Mossad üst aklı ile ustaca oluşturulmuş ise çıkalım işin içinden çıkabilirsek!

​Selam ve dua ile.

Hüseyin Bağdatlı – Son Gülle

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 721 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 33 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 817 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 105 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 80 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 78 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 868 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 869 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 86 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 95 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 81 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 92 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 103 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 94 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 101 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 95 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 89 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 109 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 103 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 97 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1001 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1246 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 977 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 911 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 259 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 951 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 190 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1019 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1072 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1077 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1224 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1136 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 248 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 338 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1059 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Hüseyin Bağdatlı
UÇURUMUN KENARI
21.08.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1131 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1190 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Hüseyin Bağdatlı
ADİL SÖMÜRÜLÜYORUZ
19.08.2026 287 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1151 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1047 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1246 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Hüseyin Bağdatlı
ÇARK DÖNMÜYOR ALİHAN
17.08.2026 279 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1429 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1440 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16