Hüseyin Bağdatlı
TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ
6.08.2026
342 Okunma, 0 Yorum

TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ

​Kıymetli okuyucularım; Öncelikle adını doğru koymamız gereken tiyatro bir sürece dikkat çekmek istiyorum.

​Tiyatro diyorum çünkü NATO, FETÖ, Trump, Putin siyonizminin esaretinde çırpınan iktidarın; milletine mahcup olmadan iktidarını devretme gayretinden kaynaklı, iktidarını sürdürebilme adına kapalı kapılar ardında uluslararası siyonist derincilerle yaptığı kazan-kazan anlaşmaları icabı, şahsi mecburiyetlerini örterek kendilerini milletin vicdanında kabul ettirme gayretinden öte bir gayret değildir.

​Barış, devletler arası eşit statülerde olur. Devlet olmanın gereği budur.

​Eli kanlı bebek katili teröristleri muhatap alan, milli derin devletimiz değildir.

​Çıkmaza giren iktidarın barış süreci adı altında terörü millete kabullendirme ve aslında olmayan bir sorunu "büyük bir sorunu çözüyoruz" kılıfı ile örtme çabasının asıl hedefi; siyonizmin kumpasında da olsa iktidarı sürdürerek siyonizmin kumpasından kurtulmak için zaman kazanma gayretleridir.

​Türkiye'ye terörle, savaşla diz çöktürecek güç yoktur.

​Şimdi;

Sayın Cumhurbaşkanımızın idrak edemediği asıl tehlikeyi, asıl tuzağı buradan yazayım da 25 yıllık hizmeti hezimetle sonlanmasın. Muvaffakiyetler ile İslam alemine karşı, Müslümana yakışır şekilde mahcubiyetsiz iktidarı devretmiş olsun inşallah.

​SAYGIDEĞER CUMHURBAŞKANIMIZ:

Siyonizmin, AK Parti üzerinden İslam'a, Kur'an'a kurduğu tuzaklar var.

​Tuzak FETÖ üzerinden amacına ulaştı. Milleti kandırarak 40 yılda toplanan saftirik milletimizin paralarına, mallarına çöktüler. Aynı zamanda, bir taşla iki kuş misali, Müslümanlara güveni yerle yeksan ettiler.

​Tuzak ise daha profesyonel, daha derin. Kopuk zincir iş ilişkileri ile imalat, tarım, sanayi her alanda siyonizm ülkemizi kuşattı.

Bugün yaşanan ekonomik krizin ince detaylarını ve asıl sebebini Sayın Cumhurbaşkanımız bilmemektedir.

Sahada dönen dolapları çözmek neredeyse imkansızdır.

Kendileri ile saatlerce konuşabileceğimiz konulara vakıf olduğumu bilmelerini isterim.

Saha denetimini bana emanet etsinler; her fırıldağı, haini gözlerinden tanır, pirincin içindeki taşları ayıklarım.

Evet, samimiyetle kelle koltukta tam yetkili ekonomi denetçisi olarak milletime hizmet etmek, siyonizmin sahadaki hakimiyetini sonlandırmak, yok etmek isterim.

Sadece 1 yıl versinler; ekonomimizin milli, yerli ellerin kontrolüne girmesini sağlarım Allah'ın (c.c.) izni ile.

Devlet kasasından da ücret almam.

Hediye bile kabul etmem.

Rehberim, üstadım Bediüzzaman'dır.

​Devam edelim.

Evet; siyonist şebekeler, her kılıkta ve kıyafette sahada boşluk bırakmamaktadırlar.

Tüm partilere, sivil toplum örgütlerinin kılcal damarlarına yerleşmişlerdir.

AK Parti'ye yuvalanan sicili temiz kriptolar üzerinden ülke ekonomisine hakimdirler.

Bunları tespit etmek imkansızdır. Hiç tanışmasalar da, zihniyet farkları olsa da giyim kuşam ve çeşitli yöntemlerle mesajlaşabilmektedirler.

Onların aralarındaki davranış biçimlerinden hissedersiniz fakat delil getiremezsiniz. Onların kendi aralarında subliminal mesajlaşma, anlaşma şekilleri vardır.

Bunlar hakim olduğum apayrı, çok uzun bir makale konusudur. İhtiyaç halinde yazarım.

​Ortak amaçları;

Milli ve yerli sanayicilerle, zanaatkarlarla, üreticilerle dolaylı yollardan samimiyetler kurarak öncelikle güvenlerini kazanmaktır. Vakti gelince tuzak işlere yönlendirerek iflas ettirdikten sonra, kendi sistemlerinin ağına düşürmek, siyonizmin hizmetkarı haline getirmektir.

Bu çarkın içinde olanların çoğu, "Devletime hizmet ediyorum" düşüncesindedir. Asıl psikolojik sorun buradadır.

Sömürü çarkına düşenlerin ortak özelliği, dünyevi makam, mevki, servet hayallerine kavuşmak ümididir.

İmanları, ihlasları zayıf olduğu için siyonizmin oyunlarından habersizce hizmet etmektedirler.

Not: Bunu önlemenin yollarına önceki yazılarımda değinmiştim. Detaylarını da ileride yazarım.

​Konumuza dönelim.

İktidar; uluslararası alanda kazan-kazan, entrikaya entrika siyasetinin neticesinde her alanda siyonizme karşı yenilgiye uğradı. Ancak "yiğit düştüğü yerden kalkar" düşüncesi ile iktidarını sürdürebilmek, milleti kendilerine inandırabilmek, yeniden güven kazanmak için yeni stratejilere ihtiyacı var.

"Verin yetkiyi, görün etkiyi" sözünden sonraki mahcubiyetin telafisi kolay değildir.

Karadeniz'de doğal gaz, motorsuz KAAN, son teröristlerin ayakkabı numarası, toplama parçalar ile milli otomobil vb. hepsi seçimi kazanma tiyatrosundan ibaret olduğu millete aşikar oldu.

​Geldik zurnanın zırt dediği yere.

​İktidarın yeni seçim kazanma stratejisi:

​Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a danışmanlık yapanlar; "Öyle bir şey yapmalıyız ki hem kahraman olalım hem de seçimi kazanalım Reis" diyorlar.

Bu fikrin kaynağı da siyonist üst akıldır. İktidarı oyuna getiriyor.

Nasıl mı? Anlatayım.

"Terörsüz Türkiye" adı altında barış süreci ile büyük bir sorunu çözmüş olarak ülke genelinde bayram havası estirerek siyonist üst akıl seçimi AK Parti'ye kazandırmayı başarırsa, çoğunlukla kendi kriptolarından oluşan liste ile seçime girmiş olacaklar.

Seçimler kazanıldıktan sonra, "Terörsüz Türkiye Barış Süreci"nin Anayasa'ya aykırı olduğundan dolayı; sürece dahli, imzası, desteği olan herkesi vatana ihanetten yargılayarak Silivri'ye gönderecekler. İş insanlarından siyasetçisine, sivil örgütlerine kadar herkesin mal varlığına el koyacaklar ve FETÖ üzerinden soyulan milletimizin milli birikimleri, bu defa AK Parti üzerinden gaspedilmiş olacak.

​Bunun adına da "Milli derin devletimiz sabretti, sabretti, devlet olmanın gereğini yaptı" diyecekler.

"O kadar el konulan mal, mülk, servet nerede?" diye hesap soran olursa da FETÖ damgası vurup içeri atacaklar.

İşte millet olarak yarım kölelikten tam köleleşmemizi bu entrikalarla sağlamış olacaklar.

​UNUTMADAN İLAVE EDEYİM:

Kapitalist faizli vampir sömürü düzenine alternatif çözümü, programı olmayan tüm siyasi partiler, cemaatler, sivil toplum kuruluşları da siyonizmin el altından kurmuş olduğu yapılanmalardır.

Milletin umudu üzerinden sömürüsünü sürdürenleri tanımanın en basit yolu yaşam biçimleridir.

Çok kazanıp çok harcıyorsa siyonizmin çark dişlisinden bir tanesidir.

​Yukarıda anlattıklarım siyonizmin kuvvetle muhtemel senaryolarıdır.

Amacım tehlikeleri irdelemektir.

Sayın Cumhurbaşkanımıza özellikle bu yazımın iletilmesini istirham ediyorum.

Yine ısrarla tekrarlıyorum:

Sayın Cumhurbaşkanımızın, birlikte yola çıktığı üst akıl sahipleri kader arkadaşlarından Abdullah Gül veya Ali Babacan'ı işaret ederek milli, manevi hassasiyetleri yüksek, birikimli insanları bir araya getirmesi ve milli mutabakat hükümetinin kurulmasına el altından vesile olmasıdır.

Kısa vadede siyonizmin kumpasından tertemiz kurtulmanın yolu budur.

Aksi takdirde bugün CHP'de oynanan oyunları; AKP'de, MHP'de çelik çomak oynar gibi oynarlar.

Adamlar ülkemizde bilgisayar oyunu gibi her alanda oyun kurmuşlar ve yıllardır bizimle eğlenircesine oyun oynamaktadırlar.

​Ezcümle; barış sürecinin adını kabullenen herkes, terörü kabullenmiş ve meşrulaştırmış olur.

Müslüman Türk milleti olarak Müslüman Kürt kardeşlerimiz canımızdır, kardeşimizdir.

ÖLÇÜ KUR'AN'DIR.

İslam düşmanı olan, Marksist zihniyetteki PKK ile müzakereye kalkışmak Kur'an'a aykırıdır.

Kur'an ahlakıyla evlat yetiştirmeyen annelerin ağlaması veya gülmesi Allah'ın vereceği karardır.

Allah'ın rızasının olmayacağı karara imza atanların akıbeti nar-ı cehennemdir.

Bize; Müslüman Kürt kardeşlerimiz ile İslam kardeşliğimizi, Marksist siyonist PKK'nın emperyalist küfür kardeşliği ile birbirine karıştırıp kanlı barış çorbasını milletimize içirmeye çalışan siyonizmin sofrasına, canımız pahasına da olsa oturmayacağız.

​Bu oyunu bozmak ancak Sayın Bahçeli ve Cumhurbaşkanımızın bu tuzakları görüp milli iradeye dönmesiyle mümkündür"

​Âcizane katkım olsun istedim.

​Selam ve dua ile.

Hüseyin Bağdatlı / SON GÜLLE

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 728 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 33 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 818 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 106 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 80 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 868 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 871 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 86 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 95 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 82 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 106 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 104 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 90 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 110 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 103 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1001 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1246 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 977 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 912 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 260 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 951 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 190 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1021 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1073 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1078 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1227 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1138 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 250 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 339 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1060 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Hüseyin Bağdatlı
UÇURUMUN KENARI
21.08.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1131 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1191 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Hüseyin Bağdatlı
ADİL SÖMÜRÜLÜYORUZ
19.08.2026 287 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1151 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1047 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1246 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Hüseyin Bağdatlı
ÇARK DÖNMÜYOR ALİHAN
17.08.2026 279 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1431 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1440 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16