Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-12
24.12.2011
6097 Okunma, 0 Yorum

(ADİL EKONOMİK DÜZEN)

ADİL DÜZEN’DE EKONOMİ

Not: Parantez içindeki ifadeler Necmettin Erbakan’ın ifadeleridir. Parantez dışındakiler Süleyman Karagülle’ye göre söylenmesi daha uygun olan ifadelerdir. Karşılaştırma siz okuyuculara düşer…

 

***

 

(İnsanlık tarihinin bugüne kadar geçirdiği medeniyet dönemlerine bir göz atarsak, insanlık tarihi boyunca “Kuvveti Üstün Tutan” her çatışmacı medeniyetten önce ve sonra “Hakkı Üstün Tutan” barış ve dayanışmayı esas alan bir medeniyetin kurulduğunu müşahede ederiz. Bu medeniyet insanlığa saadet getirmiş ve yeryüzünde ilimde, hukukta ve sanatta büyük değişme ve gelişmelere ortam hazırlamıştır. Ancak bir müddet sonra “Hakkı Üstün Tutan” medeniyetin etkisinde kalan bölgelerin birisinde bu medeniyet dejenere edilmiş ve “Kuvveti Üstün Tutan” bir medeniyet haline dönüştürülmüştür. Bunun sonucu olarak hakkı üstün tutan medeniyetin yerine “Kuvveti Üstün Tutan” tahakküm ve çatışmacı bir medeniyet yeryüzüne hâkim olmaya başlamıştır. Ancak bu da devam edememiş, arkadan yeniden “Hakkı Üstün Tutan” bir medeniyet kurulmuş ve yeryüzünde hâkim olmuştur.)

Yeryüzünde ilk uygarlık Hazreti Nuh’un ülkesi olan Mezopotamya’da kurulmuştur. Peygamberler hukuk getirmişler ve yönetimde inkılâplar yapmışlardır. Hazreti Nuh sözlü şeriatı yazılı şeriata çevirmiş, site devletleri oluşturmuştur. İbranilerde Hazreti Musa yazılı yönetimi yöneticilerin de uyduğu sözlü yönetime çevirmiş, yönetimde ulus devleti getirmiştir. Hazreti İsa ahlâkla hukuku birbirinden ayırmış, lâik düzen getirmiştir. Yönetimde İmparatorluklar dönemi başlamıştır. Kur’an kanun şeriatı yerine içtihat ve icma şeriatını tedvin etmiştir, zorlamasız bir yönetim şeklini getirmiştir. Değişik dinler aynı devlet içinde yaşamaya başlamıştır. Bu uygarlıkların ömürleri biner yıl olmuştur. Başlangıç noktası Hazreti İsa’nın doğumudur. Bu hak uygarlıkların karşısında kuvvet uygarlıkları doğmuştur. Mezopotamya’yı beşyüz sene arkasından takip eden Mısır uygarlığı teknikte ehramları dikmiş, ekonomide devlet sosyalizmini uygulamıştır. İbrani uygarlığının beşyüz yıl arkasından Yunan uygarlığı gelmiş, çevresini heykellerle doldurmuş, kolonilerle deniz ticaretini geliştirmiştir. Hıristiyanlığı beşyüz yıl sonra kabul eden Bizans toprak kapitalizmini oluşturmuş, surlar ve su kemerleri ile yeryüzünü imar etmiştir. Kur’an uygarlığını beşyüz yıl arkadan takip eden Batı insanlığı elektronik uygarlığa ulaştırmış, kâğıt parayı keşfetmiştir.

(Medeniyetler tarihindeki bu gelişme Şekil 20’de özet olarak bir grafik hâlinde ortaya konmuştur. Medeniyetler tarihine bir bakış yapıldığı zaman görülüyor ki Mezopotamya'da ilkyazının keşfiyle başlayan tarihi dönemlerin başlangıcında önce İbrahim (A.S.) öncülüğünde hakkı üstün tutan bir medeniyet kurulmuş. Bu medeniyet Mısır'ı etkilemiştir. Ne var ki Mısır'da firavunlar bu medeniyeti dejenere etmişler ve yerine kuvveti ustun tutan Mısır medeniyetini kurmuşlardır.)

Doğuda hakkı tutan uygarlıklar gelir, hukuk ve yönetimde inkılap yaparlar. Batıda ise bu uygarlığın sağladığı imkanlarla teknikte ve ekonomide adımlar atarlar.

(Mısır’daki bu medeniyetin karşısında bu sefer Hz. Musa (A.S.) öncülüğünde yeniden “Hakkı Üstün Tutan” bir medeniyetin kurulduğunu görüyoruz. Bu medeniyet Yunanistan'ı etkiledi ve fakat Yunanlılar bu medeniyeti dejenere ettiler ve yerine “Kuvveti Üstün Tutan” bir medeniyet kurarak yeryüzüne hâkim oldular. Bu medeniyetin karşısında ise bir müddet sonra Hz. İsa (A.S.) öncülüğünde yeniden “Hakkı Üstün Tutan” bir medeniyet kuruldu. Bu medeniyet de Roma’yı etkiledi. Romalılar, hatta “bizde Hıristiyan olduk” dedikleri halde Hz. İsa(A.S.)'nın öncülüğünü yaptığı medeniyeti dejenere ettiler. Yeniden “Kuvveti Üstün Tutan” Roma Medeniyetini kurdular. Roma Medeniyeti, asırlarca insanlığa zulmetti. Bu zulmün karşısında Hz. Muhammed (S.A.V.) ile birlikte “Hakkı Üstün Tutan” “İslam Medeniyeti”nin yükselişi gerçekleşti. Böylece, 1000 yıldan uzun bir süre yeryüzüne Hakkı Üstün Tutan Düzen hâkim oldu ve insanlığa saadet getirdi.)

Her bin senede medeniyetler yaşlanır ve daha ileri medeniyetlere yerlerini bırakırlar. Hak medeniyetleri miladi tarihlerin başında yeniden oluşmaya başlar, beşyüzlü yıllarda zirvede olurlar. Kuvvet medeniyetleri ise beşyüzüncü yıllarda gelişirler ve miladi başlangıç yıllarında zirvede olurlar. Bugün III. bin yıl uygarlığı, beşinci hak uygarlığı olarak yeniden doğuyor ve ikinci Kur’an uygarlığı olacaktır. Batının kuvvet uygarlığı zirvededir, çökmeye başlamıştır. Beşyüz sene sonra yeni kuvvet uygarlığı doğacaktır.

(Batı Avrupa bu medeniyetin etkisi altında kaldı. Bir yandan Endülüs’teki büyük İslam medeniyetinden ve diğer yandan denizcilikte ilerlemiş Venedik ve Cenevizlilerin Müslüman ülkelerden getirdikleri kitaplar ve haberler vasıtasıyla Müslümanlardan birçok şey öğrendiler. Bu etkilerin sebebiyle Rönesans başladı. Batı Avrupa Müslümanlığın etkisiyle Ortaçağın karanlık Engizisyon döneminde bugünkü Batı medeniyetine geçen değişimi yaşadı. Ancak ne var ki batılılar Müslümanlıktan öğrendiklerini dejenere ettiler. Tıpkı eski Mısır, Yunan ve Roma medeniyetlerinde olduğu gibi kuvveti üstün tutan Batı medeniyetini kurdular.)

Medeniyetler iki medeniyetin sentezinden doğar. İbraniler Mezopotamya’dan çıktılar, Mısır’da eğitildiler. Hazreti Musa Firavun sarayında ve Medyen’de bir zatın yanında yetiştirildi. İbrani uygarlığı da Mısır uygarlığı işle Mezopotamya uygarlığının sentezi ile doğdu. Batı uygarlığı da İslam medeniyeti ile Roma medeniyetinin senteziyle doğdu. III. bin yıl uygarlığı, birinci Kur’an uygarlığı ile Avrupa uygarlığının sentezinden doğacaktır.

(Ekonomik düzen medeniyetin etkisi altındadır. Onun için Batıda gelişen ekonomik düzen medeniyetinin etkisiyle adil bir düzen olarak değil, bir “Ezen-Ezilen” düzeni olarak gelişmiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi bu medeniyet üç asırdan fazla bir zamandır insanlığa ikiz kardeşle zulmetmektedir. Bunlardan birisi “Kapitalizm” diğeri ise “Komünizm”dir.)

Batı Bizans’tan toprak kapitalizmini devralmış, önce sermaye kapitalizmi tekeline dönüşmüş, sonra sanayi tekeline dönüşmüştür. Daha sonra karşılıksız para ile banka tekeline dönüşmüştür. En sonunda karşılıksız para ile dünyada tek ekonomi modelini oluşturmuştur. İşçilik sistemini getirmiştir. Dünya insanları sermayenin veya devletin işçisi olmuştur. Ekonomik dengeyi kuramayınca da askeri metotlara baş vurmaktadır.

(İnsanlık tarihinde ekonomik dönem olarak emek mübadelesi dönemine geçilince batıda kapitalizm hâkim oldu. Bu kapitalizm aşağıda daha açık ve berrak olarak belirtilmiş olan özellikleriyle belirli sermaye sahipleri rafından bütün çalışanların ve insanlığın sömürülmesine yol açtı. Büyük halk kitlelerini ezdi. Emperyalizm, ırkçı emperyalizmin yürütücüsü ufak bir sermayedar zümreyi gittikçe zenginleştirdi. Tekeller, karteller oluştu. Bu siyasi düzeni ve bütün toplum düzenini etkileri altına aldılar. İnsanlık tam bir haksızlık, sömürü, zulüm dönemine girdi.)

Sermaye tekeli insanları aç bırakarak halkı çalıştırabilmektedir. Devlet tekeli insanları sopa ile çalıştırmaktadır. Bütün bu baskılara rağmen yine de ekonomik denge sağlanamıyor. Sosyal denge de ezen ve ezilen sistem üzerinde oturtuluyor. “Adil (Ekonomik) Düzen” halkı kendi istekleri ile çalıştıracak formüller bulmuştur. Kimse kimseye dayak atamayacak. Kimse aç kalmayacak ama üretim maksimuma çıkacaktır.

(Kapitalizmin bu sömürü ve zulmü karşısında bir yandan sosyal patlamalar ve harpler çıktı. Diğer yandan da kapitalizme karşı yeni bir düzen ortaya konmaya çalışıldı. Böylece “Komünizm” ortaya çıktı.)

Tekel sermaye önce dinler arası savaşla dengeyi kurmuştu. Müslümanların yarıştan çekilmesi ile dengeyi kapitalizm ve sosyalizm üzerine kurdu. Dinsizliği yaygınlaştırmaya çalıştı. “Adil Düzen” dinler arasında çatışma değil, diner arasında yarışma üzerine dengeyi oluşturacaktır. Hangi mezhep mensupları daha az suç işlerse, hangi mezhep mensupları daha çok kamuya daha çok pay getirirlerse, kamudan alacakları pay o kadar fazla olacaktır.

(Yine yukarıda açıklandığı gibi Komünizmde temel, kuvveti üstün tutan medeniyetinin bir ekonomik düzen olduğu için temelde kapitalizmin aynıdır ve bir “Ezen- Ezilen” düzenidir.)

Kapitalizmde sektör sermayesi, sosyalizmde devlet sermayesi hakimdir. Emek ezilmektedir. “Adil Düzen”de ise kredi çalışanlara yani emek sahiplerine verilmektedir. Ekonomiye sermaye değil emek hakimdir, halk hakimdir. “Adil Düzen”de sahte demokrasi değil gerçek demokrasi vardır.

(Böylece Batıda yapılan iş, bir arabanın düz yolda giderken yolun sağına yuvarlandığı görülünce, direksiyonu hızla ve fazlaca kırıp bu sefer de arabayı yolun soluna yuvarlamak oldu. Komünizm, Kapitalizmin zulmünü ortaya koydu. Fakat tedavisini yapamadı. Bir hastalık yerine diğer bir hastalığı ortaya getirdi. Hâlbuki ekonominin bir de sağlam, sıhhatli, saadet getiren, haklı düzeni vardır. Bunun adı ise “Adil Düzen”dir.)

Kapitalizm halkı ekonomik sınıflara ayırdı; sömürenler ve sömürülenler.

Sosyalizmde siyasi sınıflara ayırdı; yönetenler ve yönetilenler.

“Adil Düzen”de patron ve işçi sınıfları yoktur, ortaklar vardır. Hükmeden değil, hizmet eden yöneticiler vardır. Merkezler taşraların hakimi değil hadimidirler.

(“Adil Düzen” temel ilkeleri itibariyle asırlar boyu insanlık tarihinde zaman zaman o günün şartlarına göre uygulanmıştır. Ancak bu günün şartlarına göre maalesef henüz hiçbir ülkede bütün bir düzen olarak mevcut değildir. Ancak ne var ki bütün insanlık bu gün bu düzene muhtaçtır ve bu düzeni beklemektedir.)

İnsanlık uygarlaşan bir topluluktur. “Adil Düzen” de tarihteki uygulamalardan sonra daha ileri hak uygarlığıdır. Eskiden peygamberler hak uygarlıklarını kurdular. Kur’an’dan sonra yeni peygamber gelmeyecektir. Yeni uygarlığı ilim adamları oluşturacaklardır. “Adil Düzen” ilme dayalı hak uygarlığıdır. Bugün uygulanmamaktadır.

(İşte yukarıdaki tarihçe Şekil 20’de düşey iki çizgiyle gösterilen nokta, insanlığın bu günkü bulunduğu noktaya işaret etmektedir.)

Dinde yönetimde yer alan laiklik anlayışı, yeriden yönetimli nisbi demokrasi, kooperatifler şeklinde organize olmuş liberalizm ve hakemlerin denetiminde dayanışmalara dayanan yönetimi insanlık bekliyor; bunun adı “Adil Düzen”dir.

(Nasıl insanlık bugüne kadar adeta gündüz ve gecenin birbirini takip ettiği gibi hep “Hakkı Üstün Tutan” bir “Aydınlık Saadet Döneminden” sonra, “Kuvveti Üstün Tutan” bir “Karanlık Zulüm Dönemi” yaşamışsa takriben 3 asırdan beri insanlığa zulmeden, karanlık Batı medeniyeti arkasından şimdi inşallah Hakkı üstün tutan aydınlık saadet dönemine geçecektir. Bu yeni dönemin ekonomik düzeni “Adil Ekonomik Düzen” olacaktır.)

III. bin yıl uygarlığını Hıristiyan, Müslüman, Budist ve Hindu dinleri el ele vererek birlikte kuracakladır. İsrail oğulları da isterlerse bu uygarlıkta yerlerini alacaklardır. Bunun için İsrail yönetimi ABD’deki 200 ailenin emrinden çıkıp Tevrat’ın emrine girmelidir. Allah’ın onlara ihtiyacı yoktur ama onlar Allah’a muhtaçtır.

(Yukarıda da açıklandığı gibi Adil Ekonomik Düzende ana yapısal karakter üretim, üretimi meydana getiren müteşebbis yönetici, işçi, tesis, hammadde ve genel hizmetleri yapan devletin ortaklığıyla yapılması, üretimden sonra paylaşmada bu ortaklar arasında adil ölçüler içinde gerçekleştirilmesidir. Onun için bu yeni dönemin gayesi işçi-işveren çatışması dönemi olmayıp “Ortaklık Dönemi” olmasıdır.)

“Adil Düzen”de kredi çalışana verilmektedir. Kredi faizsizdir. Kredi icrasızdır. İşçi hangi işverenin yanında çalışırsa orası borçlandırılmaktadır. Ayrıca işverene de ham madde kredisi faizsiz verilmektedir. Mamul ne zaman satılırsa kredi o zaman itfa edilmektedir. Böylece işçi sermayesi yani emek kredisiyle gittiği için istediği yere gitmekte, rahatlıkla pazarlık yapmaktadır. İşveren de işi buluyorsa, işçi bulabiliyorsa sermaye derdi, borç ödeme derdi içinde olmayacaktır. Hiçbir zorlama yapılmadan tam istihdam sağlanacaktır.

(Yukarıda Şekil 20’de tarihçe grafiğinde insanlığın bugün bulunduğu noktayı belirleyen düşey çift çizginin sağındaki insanlığın gelecek döneminde ekonomik düzenin adı “Ortaklık Dönemi” olarak gösterilmiştir. Bundan maksat “Adil Ekonomik Düzen”dir. Geleceğin düzeni olan Adil Düzen’in belirgin özellikleri aşağıdaki başlıklar altında özetlenmektedir. )

“Adil Düzen”de tüm dünya üzerinde şeffaf piyasa sağlanmıştır. Tam rekabet olduğu için aracı harcamaları asgariye indirilmiştir. Ekonomi sermayeye değil emeğe dayandırılmıştır. Tam istihdam sağlanmıştır. Her sahada arz ve talep kanunları çalıştırılmaktadır. Aksini iddia eden varsa, buyursun, internet sitemiz ve sütunlarımız açıktır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 37715 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 25649 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 24728 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 17611 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 15898 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 15082 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 14860 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 12531 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 12447 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 12105 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 11723 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 11617 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 11600 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 11464 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 11392 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 11309 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 11297 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 11206 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 11165 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 10579 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 10329 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 10306 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 10146 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 10118 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 10055 Okunma
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 10003 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 9998 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 9982 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 9932 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 9816 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 9809 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 9690 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 9666 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 9648 Okunma
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 9619 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 9533 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 9471 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 9427 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 9383 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 9370 Okunma
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 9367 Okunma
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 9346 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 9291 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 9280 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 9268 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 9265 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 9211 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 9162 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 8974 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 8963 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 8867 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 8776 Okunma
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 8749 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 8741 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 8720 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 8633 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 8585 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 8549 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 8519 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 8483 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 8457 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 8450 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 8449 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 8430 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 8376 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 8367 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 8310 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 8300 Okunma
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 8180 Okunma
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 8159 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 8158 Okunma
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 8144 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 8140 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 8120 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 8116 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 8043 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 7964 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 7921 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 7909 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 7899 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 7815 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 7806 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 7748 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 7724 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 7702 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 7658 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 7651 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 7628 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 7601 Okunma
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 7588 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 7547 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 7538 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 7502 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 7490 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 7445 Okunma
Süleyman Karagülle
Yakından Tanıdığım F. Gülen
27.08.2016 7418 Okunma
2 Yorum 27.08.2016 14:33
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 7392 Okunma
Süleyman Karagülle
İstanbul’un Fethi ve Kutlamalar
6.06.2015 7381 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 7365 Okunma
Süleyman Karagülle
Korunma!
30.04.2016 7358 Okunma