Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 174
ANYASA -YETKİ/MÜLKİYET-DELİLLERİ
24.08.2002
1714 Okunma, 0 Yorum

KUR’AN İŞLETMELERİ(34); 174. SEMİNER                                                İstanbul, 24 Ağustos 2002 Cumartesi

Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI – 15

YETKİ

Mülkiyet

Madde 15- a) İşgal edilen yer işgal edenindir. Tahliye ettiğinde başkası işgal edebilir. İşgal edilen yer başkasına devredilemez, miras olarak kalamaz. İmar edilerek işgal edilen yer mülkiyete dönüşür. Bir yerin imar edilmesi o yerin değerini iki misline çıkarmakla olur. Yerlerin değeri ödedikleri genel hizmet veya kamu payı ile ölçülür. Dünyadaki merkez bölgenin merkez illerinin merkez bucakları tüm insanlığa açıktır. Boş buldukları yeri işgal edebilirler. Boş yer kalmazsa diğerlerinden kira payı istenebilir. Toprağı vermekle bu paydan kurtulur. Ülke içinde de merkez illerinin merkez bucaklarında ülke halkı, il içinde de merkez bucaklarda ilçe halkı ve her bucakta bucak semtlerinde boş bulduğu yeri işgal edebilir, ihya edebilir. Boş yer yoksa kendisine düşen payı en kenar yerde de olsa verilme zorunluluğu vardır.

İnsanlık merkez kıta merkezlerinin, ülkeler bölge merkezlerinin, iller ilçe merkezlerinin ve bunları bağlayan yol şeritlerinin plânlarını yapar. Bucak bucak topraklarının plânını yapar. Şayet yapmamışsa kişi sahip olduğu toprağın plânını kendisi yapar ve orasını ona göre imar eder. Plâna karşı komşuları ve ilgilileri itiraz edip hakemlere gidebilirler.

Toprak mülkiyeti toprak plânlamasında gösterilen şekilde site sözleşmelerine göre kullanılır.  Boş olan her yere plâna göre inşaat yapılır. Her inşaat yapan masraflarını belirterek o nispette o yere ortak olmuş olur. Bu masrafların miktarı üzerinde hakemlere gidilebilir. Ortaklık hisse senetleri belirlenir.

Ortaklar azsa sıra ile çok isler temsilcilik aracılığı  ile ortaklığı yönetirler. Temsilcilerin sayısı beşten az ve yirmiden fazla olamaz. Taşınmazı yönetme hakkı pay nispetinde zaman içinde sıra ile yapılır. Yönetme hakkı ile işletme mülkiyeti farklıdır. Yönetmede öncelik hakkı en çok pay sahibine aittir. Yönetme hakları birleştirilebilir.

Taşınmazların işletilmesi ise işletmeyi bilen kimselere ait olup bir sözleşme ile temlik edilir. İşletme mülkiyeti mirasla değil vasiyetle intikal eder. İşletme mülkiyeti ancak işletmenin acziyeti halinde hakemler tarafından ellerinden alınır. Bu acziyeti ondan yararlananlara sağlanan pay ile ölçülür. Cirosu anlaşmada belirlenen miktardan aşağıya düşen bir işletmenin işletme mülkiyeti düşer.

Kişiler mâlik oldukları veya işgal ettikleri mallarda mevzuat içinde tasarrufta serbesttirler. Yeni taşınmazlar ve yeni mallar yeni mevzuat ile ortaya çıkar. Bunu üretenler tespit eder, ilgililerin hakemlere gitme hakları vardır.

Kişilerin borçlanma yetkileri vardır. Borcunu ödeyemeyenlerin borçlanma yetkileri kalkar.

اقتدار

ملكيت

15 ا) اولا شاغل اولان اوراسنى ترك ادنجيه دك اورنن قيوميدر  منفعتى اونندر ترك اتدغنده باشقه سى اشغال اده بلر  شغل اداره يى استحقاق اتمز وارثلرن اولمز اعمار ويا احياء  ايله اشغال  ملكيتى اولشدرر

 بر ارضن اعماري  او يرين محصولنى تضعيف ايله اولر عشرن مقدارى ايله معلوم اولر ارضده مصرلرن ام مدينه لرنده اولان ام شعبلرن بلده قبيله لري بتون انسانلر اجن اماندر  خالى اولان يرلرى اشغال ويا اعمال ادبلرلر  خالى ير قالمزسه شاغل الميانن  اجارة حقى واردر ارضى رد  ادندن اجارة اخذ  اولنمز   قومن ارضنده مدينه شعبلرنن بلده قبيله لرنده قومن ناسى  شعب ارضنده شعبن بلده قبيله لرنده و قبيله ده قبيله قريه لرنن املرنده ناس سير و سياحت ادبلر ساكن و عامل اولابلر خالى ارض يوقسه حظنى قصودن+++ طلبه اقطاع ادلمسنه حقى واردر

بشر مصرلرين قوملر مدينه لرين  شعبلر بلده لرين  وبونلاري بربرينه تعليق ادن سبيلن شرعةلرننن عمارت تقدرينى جعل ايدرلر  قبيله قبيله ارضنن عشيرت ارضلري ايله برلكده اعمارنن تقدرنى يابار  يابمامشسه تقدر قيومى بنفسه تقسيم و تقدير اده بلر و بو تقدير حكامجه فسخ اديله بلر دعوى جار ويا مشاورلردن ويا قيوملردن اقامة اولنبلر  ارضن ملكيت حقوقى تقديرن احكامنه صالح اولارق عشيرتن كتابنه كوره تبين ادر  اعمار ادلمه مش اولان ده ملكيت يوقدر ناسن اشغال و احيايه حقى واردر اعمار ادنلر انفاقلرنى تسجيل اتدره رق  او ارضه شريك اولرلر  أنفاق مقدارنن تقديرى اجن حكامه كديله بلر شركت حظ ورقه لرى ايله تبين ادر  شريكلر  قليل اسه كنديلرى كثير ايسه مبعوثلري تدبير ادرلر مدبر مبعوثلرن عددى 5 دن اقل 20 دن اكثر اولاماز سيدلق نوبتله يابلر  ملكده  حظ مقدارنجه تقسيم اولنور قيامده و عمل ده انفس عددنجه تقسيم اولنر تدبير حقى اخره تفويض ادله بلر ملكن و خيرن تدبيرى قيام مالكلرنجه يابلر عقدله تمليك ادله بلر وصيتله  دور ادر ميراثله اتمز  نفع ملكيت فرائض ايله دور ايدر قيام ملكيتى قيامده ضعفيت اولرسه حكامن حكمى ايله بدلى وريله رق  ملكيت نزع الونور  ضعفيت حاصله نن مقداري ايله  تقدير اولنر ربح ايله ادله مز كتابنده اقل مقدار معلوم قلنر

مالكلر و شاغللر شريعت احكامى اجنده مشيئةلرينه كوره عمل و انتفاع ادرلر حكامن دشنده كمسه ممانعة اده مز هرملكن  مالن عملن وبيعةنن احكامى كندسنه مخصوصدر كتاب ايله ويا قياس ايله تبين ادر مغدورلر حكامه كده بلر     

هركس مديون اولابلر دينى ادا اده مينلر مديون اولما اهليتلرنى فقد ادرلر ادا ادرلرسه رد اولنر   موتنه دك اموالى واملاكى اخذ و حجز اديله مز

İktidar      

Mülkiyet

Madde 15- a) Evvelen şâgil olan orasını terk edinceye dek oranın kayyûmudur. Menfaatı onundur. Terk ettiğinde başkası işgal edebilir. Şugl idareyi istihkak etmez. Varislerin olmaz. İmar veya ihya ile işgal mülkiyeti oluşturur.

Bir arzın imarı o yerin mahsulünü tad'îf ile olur. Öşrün miktarı ile malum olur. Arzda mısrların ummu Medinelerinde olan ummu şa'bların belde kabileleri bütün insanlar için emandır. Hâli olan yerleri işgal veya imal edebilir. Hâli yer kalmazsa şâgil olmayanın icareten hakkı vardır. Arzı redd edenden icareten ahz olunmaz. Kavmin arzında medine şa'blarının belde kabilelerinde kavmin nâsı şa'b arzında şa'bın belde kabilelerinde ve kabilede kabile karyelerinin ummlerinde nâs seyr ve seyahat edebilir, sakin ve amil olabilir. Hâli arz yoksa hazzını***talebe ikta' edilmesine hakkı vardır.

Beşer mısrların kavmlar Medinelerin şa'blar beldelerin ve bunları birbirine ta'lik eden sebilin şir'atlarının imaret takdirini ca'l ederler. Kabile kabile arzının aşiret arzları ile birlikte imarının takdirini yapar. Yapamamışsa takdir kayyûmu binefsihi taksim ve takdir edebilir. Ve bu takdir hükkâmca fesh edilebilir. Dava câr veya müşavirlerden veya kayyûmlardan ikame olunabilir. Arzın milkiyet hukuk takdirin ahkâmına Salih olarak aşiretin kitabına göre tebeyyün eder. İmar edilmemiş olanda mülkiyet yoktur. Nâsın işgal ve ihyaya hakkı vardır. İmar edenler infaklarını tescî ettirerek o arza şerik olurlar. İnfak miktarının takdiri hükkâma gidilebilir. Şirket haz varakları ile tebeyyün eder. Şerikler kalîl ise kendileri kesîr ise meb'ûsları tedbir ederler. Mudebbir meb'ûsların adedi 5'ten akall, 20’den ekser olamaz. Seyyidlik nöbetle yapılır. Mülkde hazz miktarınca taksim olunur. Kıyamda ve amelde enfüs adedince taksim olunur. Tedbir hakkı ahere tafvîz edilebilir. Mülkün ve hayrın tedbiri kıyam maliklerince yapılır. Akitle temlik edilebilir. Vasiyetle devr eder, mirasla etmez. Nef' mülkiyeti feraizle devr eder. Kıyam mülkiyeti kıyamda zafiyet olursa hükkâmın hükmü ile bedeli verilerek mülkiyet nez' olunur. Zafiyet hâsılanın miktarı ile takdir olunur. Ribh ile edilemez. Kitabında akall miktar malum kılınır.

Mâlikler ve şâğiller şeriat ahkâmı içinde meşietlerine göre amel ve intifa' ederler. Hükkâmın dışında kimse mumane'e edemez. Her mülkün, malın, amelin ve bey'atının ahkâmı kendisine mahsusdur. Kitab ile veya kıyas ile tebeyyün eder. Mağdurlar hükkâma gidebilir.

Herkes medyûn olabilir. Deyni eda edemeyenler medyûn olma ehliyetlerini fikd ederler. Eda ederlerse redd olunur. Mevtine dek emvali ve emlâki ahz ve hacr edilemez.

***

Sosyal Yetkiler  

b) Yetki tecezzi etmez, görev kiminse yetki de onundur. Görevli görevin bir kısmını başka ehil olan birine devr edebilir. Yetki kendiliğinden  ona intikal eder. Görevi verenin görevi geri alabilmesi asıldır. Hakemlik, başkanlık, bakanlık, hizmetlilik gibi haller dışında atayan alma yetkisine de sahiptir. Ancak atayan atadığı kimseye talimat veremez. Atanan, işleri kendi içtihadı ile yürütür ve kendisi sorumludur.

Birlikte bulunan kimseler ortak işlerde birisini yetkili kılarlar. Bu yetki geçici olabilir. Sıra ile yetkileri kullanabilirler, yahut değişik işlerde değişik kimseler yetkili olabilirler, ancak yetkide ortaklık olamaz.

Ailede işbölümü vardır. Çocuğu doğurup büyütmek anneye, geçindirip koruma babaya aittir. Evde  ortaklıkla ilgili son söz annenin, dışarıda ortaklıkla ilgili son söz babanındır. 7 yaşına kadar çocuğu eğitmek annenin, 10 yaşına kadar konulara göre anne ve babanın, 15 yaşına kadar babanın yetkisindedir. Çocuk 15 yaşına kadar annesinin yanında kalır.

Anne yoksa annenin annesi veya annenin kadından kadın yakını ananın, baba yoksa babası veya babanın erkekten erkek yakını babanın yerine geçer. Sıra ile bu yetkileri bölüşebilirler. Kısas talebinde en yakın mirasçı olmayan en yakın erkekten erkek yakını söz sahibidir. Diyeti mirasçılara bölüşülür.

Görevlerde son söz görevliye, hizmetlerde son söz hizmet alana aittir.

Yetkiler arasında bir çatışma olursa başkan kararı uygulanır. Mağdur olanların hakemlere gidilerek mağduriyeti giderilir.

Herkes malını, canını, işini ve ırzını savunma hakkına sahiptir. Ziyan verilmesi hâlinde haksız olan kısasa tabi olur, haklı olan diyet öder. Haklılık dört şahitle sabit olursa hafif diyet, haklılık iki şahitle sabit oluyorsa ağır diyet öder.

Zorlanan kimsenin  karşı tarafa iras ettiği zarar kendisine gelecek zarar kadarsa ağır, yarısından az ise hafif diyet öder. İki katı ise kısasa tabi olur. Bunlar her saldırgan için ayrı ayrı değerlendirilir.

Başkanlar şûranın kendilerine ittifakla yetki verdiği sahalarda karar alma yetkisine sahiptirler. Bu kararlara uyma zorunluluğu vardır. Yetkileri aşan kararlar hakemlerce iptal edilir. Fesih fesih tarihinden itibaren, iptal ise karar tarihinden itibaren geçersiz kılar.

Herkesin kişi olarak kabul edilmesi muhatap kılınması hakkıdır. Görüşme talebi reddedilen veya toplantıda konuşturulmayan kişi hakemlere giderek karşı tarafa hakemler huzurunda söyleyeceğini söyleme hakkına sahiptir. Bu hakkın süresini hakemler belirler. Susturulan kimsenin tazminat talep etmeye hakkı vardır.

Toplantılarda şûra üyelerinin söz ve oy hakları vardır. Diğer üyeler kendilerini temsil eden şûra üyeleri aracılığı ile söz veya oy hakkını kullanırlar. Temsilcilerini her zaman  değiştirebilirler.

Nöbetli her erkek bir saldırı görürse müdahale etmekle yetkilidir. Müdahale etmemesi hâlinde diyeti onun akilesi öder. Kadın da müdahale etme yetkisine sahiptir, Ancak etmezse diyetten akilesi sorumlu olmaz. Müdahale eden nöbetçilere karşı koyanlar saldırgan sayılırlar. Nöbetçinin bu müdahalesini yapabilmesi için o ülke, o il, o bucak veya ocak içinde nöbetli olması gerekir.

متعة 

اقتدار تجزى اتمز مقتدر مكلفدر مكلف مقتدردر  خليفه خلاقتنى باشقاسنه افاضه اده بلر  اقتدار ده  دور ادلمش اولر حكملك و اماملك وزيرلك قيوملق دشنده امير دور اتديكى خلافتى ارتداد ادب اخره دور اده بلر دوره اهل اولانلر ايفايه اهل اولميه بلرلر امير مأموره امر ايده مز  مأمور كندي اهتداسى ايله عمل ادر كندسى مسؤلدر.

مشترك عملده بري سيددر سيدلق موقت اولابلر  وقت ويا امره كوره نوبتله امامت يابارلر اقتدار تجزي اتمز

بيتده كلفت تقسيم ادلمشدر  ولدي ايلاد و ارضاع امه حفظ وانفاق ابه تكليف ادلمشدر  مشترك امور ده بيتده اقتدار امك خارجده ابندر تربيه  ولدن سنى 7 دن اقل ايسه امه 10 دن اكثرسه ابه بينلرنده ولدن رئيى ايله ام وابه تفويض ادلمشدر 15 ه بالغ اولونجه ارحام ولايتىنهايت بولور  ولد سنى 7 يه بالغ اولنجيه دك امن لدينده  ساكن اولور صنره ولدن رئي مرعى اولور ام يوقسه امن امى اختى امن اختى بنتى اختن بنتى خلف اولور اب يوقسه  ابن ابى اخى عمى اخن ابن و ابنى خلف اولر قريبن مشيئةى وارسه اجنبى ده تخليف اولونه بلر قصاصى طلب قدرتى وارث اولمين ابن رجالدن اقرب اولان اكبر رجلندرقول خلافتده خليفه نن قيامده  مرئندر

 

قيام و خلافتده نزاع اولورسه  امامن حكمى ايله عمل اولنر مغدورلر حكامه كيدر

هر نفس تعديده نفسنى اموالنى عملنى و فرجنى حفظه مقتدردر  بأسده متعدى قصاصه  مظلومن اولياسى ديتله مكلف اولر مظلوميت دورت شهيد ايله تبين ادرسه مظلومن اولياسى خطأ ديةنى ايكى شهيد ايله تبين ادر ايسه خطأ ديتنن ضعفينى تأديه ادر

واقع اولجق ظلمى دفع مثلى ايسه خطا ديتنى مثلن نصفندن اقل ايسه ضعفين ديتى ادا ادر ربعندن اقل ايسه قصاص احكامى ايله حكم اولنر بونلر ظالمن قصدي اله بلنر مقدم بيان قصدي تبيين ادر احافة بيان خطأ ديتنه بينه در

شورا بر امري امامه  خلافسز تفويض ادرسه عزمى شورانن عزميدر اطاعت اولنر شريعت اولر  افاضةده اختلاف اولورسه حكامه كيدلر  نسخده حكم نسخ وقتندن ابطالده اسه مبدئندن حكمسز اولر

هر نفس ديغر نفسى مخاطب المقله مكلفدر خطابتدن منع ايدلن كمسه حكامه كيدب حكامن عندنده خطاب ادر مدتنى حكام تقديرادر  انصات ايدلن فديه اخذ ادر

منيب ظلمى بنفسه منع ادر مقتدر ايكن دفع اتمزسه  ديتى اولياسى ادا ادر  منيبة ده دفع اده بلر  اتمز سه ديت ادا اتمز دافع منيبه مخالفت تعدي در  هر منيب نوبتلى اولدغى امتن دارنده دافع اولر

Mut'a

İktidar tecezzi etmez. Muktedir mükelleftir. Mükellef muktedirdir. Halife hilafeti başkasına ifaze edebilir. İktidar da devr edilmiş olur. Hükkâmlık ve imamlık ve vezirlik kayyûmluk dışında emîr devr ettiği hilafeti irtidad edip ahare devr edebilir. Devre ehil olanlar ifaya ehil olamayabilirler. Emîr memura emr edemez. Memur kendi ihtidası ile amel eder. Kendisi mesuldür.

Müşterek amelde biri seyyiddir. Seyyidlik muvakkat olabilir. Vakit veya emre göre nöbetle imamet yaparlar. İktidar tecezzi etmez.

Beytde külfet taksim edilmiştir. Veledi vilad ve irza' umme, hıfz ve infak ebe teklîf edilmiştir. Müşterek umurda beytde iktidar ummun, haricde ebindir. Terbiye veledin sinni 7'den akall ise umme, 10'dan ekserse ebe beynlerinde veledin re'yi ile umm ve ebe tafvîz edilmiştir. 15'e baliğ olunca ehram velâyeti nihayet bulur. Veled sinni 7'ye bâliğ oluncaya dek ummun ledeyinde sakin olur. Sonra veledin re'yi mer'î olur. Umm yoksa ummun ummu, uhtu, umun uhtu, binti, uhtun binti halef olur. Eb yoksa ibni ebi ehi ammi ehin ibni ve ibni halef olur. Karibin meşieti varsa ecnebi de tahlîf olunabilir. Kısası talep kudreti varis olmayan ibn ricalden ekrab olan ekber reculündür. Kavl hilafetde halifenin kıyamda mer'enindir.

Kıyam ve hilafetde niza' olursa imamın hükmü ile amel olunur. Mağdurlar hukkâma gider.

Her nefis ta'adide nefsini, emvalini, amelini ve fercini hıfza muktedirdir. Be'sde mutaaddi kısasa mazlumun evliyası diyetle mükellef olur. Mazlumiyet dört şahid ile tebeyyün ederse mazlumun evliyası hata diyetini, iki şahit ile tebeyyün ederse hata diyetinin di'fini te'diye eder.

Vaki' olacak zulmü def' misli ise hata diyetini mislin nisfinden ekall ise di'fin diyeti eda eder. Rub'undan akall ise kısas ahkâmı ile hükm olunur. Bunlar zalimin kasdı ile bilinir. Mukaddem beyan kasdi tebyîn eder. İhafeten beyan hata diyetine beyinedir.

Şûra bir emri imama hilafsız tafvîz ederse azmi şûranın azmidir. İtaat olunur. Şeriat olur. İfazede ihtilaf olursa hükkâma gidilir. Neshde hüküm nesh vaktinden ibtalda ise mebdeinden hükümsüz olur.

Her nefis diğer nefsi muhatab almakla mükelleftir. Hitabetten men' edilen kimse hükkâma gidip hükkâmın indinde hitab eder. Müddetini hükkâm takdir eder. İsnat edilen fidye ahz eder.

Münib zulmü binefsihi men' eder. Muktedir iken def' etmezse diyeti evliyası eda eder. Münibe de def' edebilir. Etmezse diyet eda etmez. Defi' münibe muhalefet taaddidir. Her münib nöbetli olduğu ümmetin darında dâfi' olur.

***

Yazan ve Anlatan: SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlık: HASAN ÖZKET ve REŞAT EROL

 

 

      

            KUR’AN İŞLETMELERİ(34); 174. SEMİNER                                                   İstanbul, 24 Ağustos 2002 Cumartesi

SEÇİM YORUMU: 6-B

 

CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN BEKLEDİĞİMİZ

VE GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’IN YAPTIĞI

Partiler ülkenin sorunlarını ele alıp çözerler. Bununla o ülke onlara tapulanmaz. Değişik partiler değişik sorunları çözer. Biz bu seçimde muhatap olarak üç partiyi alacağız: Cumhuriyet Halk Partisi, Doğru Yol Partisi, Saadet Partisi. Diğer partilerin bu partiler etrafında toplanmaları, ittifaklarla Meclis’te temsil edilmeleri gerektiği görüşündeyiz. Üç parti ülkenin üç sorununu yüklenecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi rejim sorununu yüklenecektir.

Doğru Yol Partisi Türkiye’nin Batı ile olan sorunlarını yüklenecektir.

Saadet Partisi de yeniden yapılanma ile Adil Düzen sorununu yüklenecektir.

Biz “Akevler Adil Düzen Ekibi” olarak bütün partilere katkıda bulunmaya hazırız. Karşılığında milletvekilliği de talep etmiyoruz. Ne hikmetse bütün partiler kürsüye çıkar, herkesle görüşmeye hazırız diye ilân ederler ama; Erbakan’dan başkası bizimle görüşmez. Yazarız, kimse basmaz! İnternete veririz, kimse okumaz! Bu gidişat kötüye alâmettir. Korkunçtur.

Yazımıza CHP’den ve rejimden başlamalıyız.

Cumhuriyet Halk Partisi demek, Mustafa Kemal partisi demektir. Devletin rejim garantisi olması gereken bir parti demektir. Mustafa Kemal’in ilkelerini halka ulaştıran, onları canlı tutan ve güncelleştiren parti demektir. Öyleyse Cumhuriyet Halk Partisi’ne görevlerini hatırlatmamızda bir vatandaş olarak hakkımız vardır. Oyumuzu ona göre kullanacağız.

Mustafa Kemal’in dört ana ilkesi vardır: Milletin Hakimiyeti, Millî Kuvvet, Kuvvetlerin Vahdeti ve Müsbet İlim ilkeleridir. Bunlardan her biri çifttir.

Millî Hakimiyet İstiklâl ve Cumhuriyet ilkesini;

Millî Kuvvet Millî Ordu ve Milli Ekonomi ilkesini;

Vahdet-i Kuvva ilkesi Meclis Hakimiyeti ve Tek Ordu ilkesini;

Müsbet İlim de yönetimin ilimle yapılması ve lâiklik ilkeleridir.

Bunların her biri değişen dünya şartları içinde yeniden ele alınıp tanımlanmalıdır. Müsbet ilmin verileri içinde yeni konu ve sınırları belirtilmelidir. Bu hususu halka anlatabilecek parti Cumhuriyet Halk Partisi olabilir. Bu onun görevidir.

İstiklâl veya Bağımsızlık. Mustafa Kemal “istiklâl-i tâmme” demektedir. Bugün ise dünyada yeni yeller esmektedir. Globalleşme dünyanın tek devlet olmaya gitmesi hedefidir. İşte burada bir çelişki ortaya çıkmıştır. Bağımsızlık ile Avrupa Birliği ve globalleşme, Birleşmiş Milletler arasında denge oluşturulmalıdır. Hem uluslararası anlaşmalara ve oluşmalara katılacağız, hem de bağımsızlığımızı eksiksiz koruyacağız. Bu nasıl olacaktır? Bunun tanım ve sınırlarını CHP halka açıkça anlatmalıdır.

Cumhuriyet. Halkın büyük çoğunluğunun isteklerine uyularak ülkenin yönetilmesidir. Merkezî ve tek partili sistem bizzat Halk Partisi tarafından terk edilmiştir. Hem cumhuriyet olacak, hem de çoklu rejim ve yerinden yönetim olacaktır. Demokrasi olacaktır. Bu nasıl gerçekleşecektir? Burada sınır nedir? Çoklu sisteme ve yerinden yönetime cumhuriyet içinde nasıl bir yer verilecektir? CHP ile bu sorunu da çözülmüş olarak halka anlatma imkânımız vardır.

Millî Ordu. Bir devletin istiklâli hattâ Türkiye için varlığı orduya dayanmaktadır. Millî ordu oluşturulmalıdır. Başka halk başka devleti koruyamaz. Ordu kendi silahını kendisi üretmelidir. Kendi kendine yeterli olmalıdır. Oysa bütün ordumuz dışarıdan satın alınan silahlarla savaşa hazır durumdadır. Ordu Nato’nun bir parçası halindedir. Dış güçler ordumuza müdahale etmektedir. Biz ordumuzu bunların tasallutundan nasıl koruyacağız? Bir taraftan Nato’da yer alacağız, diğer taraftan yarın Nato ülkeleri ile savaşma durumunda olacağız. Ondan silah alıp onu vuracağız! Hayır, savaşmayacağız, ona teslim olacağız dersek; bizim istiklâlimiz ne olacaktır? Cumhuriyet Halk Partisi bu sorunların net çözümlerini halka anlatmalıdır.

Millî Ekonomi. Bir taraftan dünyaya açılmış ekonomimiz vardır. Bu iyi gelişmedir ama diğer taraftan bir savaş halinde çökebilecek kadar bağımlı bir ekonomi içindeyiz. IMF’ye borçlanıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nu yıktıkları gibi bizi de yıkmaktadırlar. Ne yapacağız? Kapalı ekonomi bugün yaşamaz. Açık ekonomi de bizim bağımsızlığımızı ve millî ekonomi ilkesini zedeler. CHP bu sorunu da çözmüş olarak halkın huzuruna çıkmalıdır.

Meclis’in Üstünlüğü. 1924 Anayasası’nda hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Millet hakimiyetini Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığı ile kullanır. Meclis milletin yegâne temsilcisidir. Millî irade Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tecellî ve temerküz etmiştir. Meclis’in üstünde bir güç yoktur. Şimdi Anayasa Mahkemesi partileri kanunsuz olarak kapatıyor, muhakemesiz milletvekillerini mahkum ediyor, dokunulmazlıkları hiçe sayıyor, korkutarak Cumhurbaşkanını kendisinden seçtiriyor. Sonra da yönetemiyor ve ülkeyi krizden krize götürüyor. Yargı bağımsız, ordu bağımsız, medya bağımsız, hükümet bağımsız, üniversite bağımsız. Nerede kaldı vahdet-i kuvva ilkesi. Hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve bunun da yegane mümessilinin Meclis olduğu ilkesi nereye gitti? Cumhuriyet Halk Partisi bu sorunu halkın önüne çözmüş olarak götürmelidir.

Millî Ordu. Tek ordu olacak, ordu bir komutanın emrinde olacaktır. Bu doğru bir çözümdür. Ne var ki, tek ordu sivil yönetime sık sık müdahale ediyor. Bu orduyu da yıpratıyor ve yönetimde de krizler oluşturuyor. Yerinden yönetim ilkesi tek ordu anlayışı ile çelişmez mi? İşte bu konuyu da Halk Partisi millete çözülmüş olarak götürmelidir.

Rasyonel Yönetim. Devletin yönetiminde müsbet ilmin dışında herhangi bir yöntemin kullanılmaması ilkesi Mustafa Kemal’in temel ilkelerinden biridir. İlmin hakemliği dışında elimizde bir ayıraç yoktur. Bu ilke gittikçe herkes tarafından kabul edilmektedir. Ancak müsbet ilim nedir? Kimin dediği müsbet ilimdir? Bu hususta herhangi bir kural ve mekanizma konmamıştır. Bunun çözümünü de halka götürmek görevi Halk Partisi’nindir.

Nihayet, Lâiklik de Mustafa Kemal’in temel ilkelerinden biridir. Ancak lâiklik kavram olarak tanımlanmadığı için; insanlık için rahmet olması gereken lâiklik istismarcıların elinde âlet olmuştur. Ülkede yapılan zulümlerin ve karışıklığın kaynağı lâiklik olmuştur. Lâiklik kesin ve açık sınırlarla tarif edilmeli, lâiklik aleyhinde bulunmak ne kadar suç ise lâikliği istismar da o kadar suç olmalıdır. Bu hususları halka anlatacak da yine Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Onun görevidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin anlatacakları bitmemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı oku vardır. Son derece ilmî esaslar içinde seçilmiş okların manâsı da iyi anlatılmalıdır.

Bir devlet cumhurun aldığı kararlarla yönetilir. Sonunda yöneticilerin kararları ile yönetilir. Bu “cumhuriyetçilik ilkesi”dir. Ama ekseriyet yöneticileri halkı ezmemelidir. Sadece yönetimle ilgili kararlar almalı, özel işlere karışmamalıdırlar. Bunu dengeleyecek ilke lâikliktir.

Devletler geçmişlere dayanır. Atalarına varistirler, o sebepledir ki milliyetçi olmak zorundadırlar. Ama bu onların tutucu ve gerici olmalarına sebep olmamalıdır. Bunu dengeleyen de inkılâpçılıktır. Demek ki milliyetçilik inkılâpçılıkla dengelenmelidir.

Halkın yapamayacağı işleri devlet yapar. Tekel sermayenin sömürüsüne bırakmaz. Ama halkın yapabileceği işlere de devlet karışmaz, onu da halk yapar. Devletçilik halkçılıkla dengelenmiştir.

İşte Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevi bu üç çift dengenin sınırlarını halka anlatmasıdır.

Bunları yapan gerçek Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Yapmayan sahtedir.

Peki, Cumhuriyet Halk Partisi bunları nereden öğrenmelidir? Parti okul değildir. Parti, ilmin bulduğu sonuçları benimseyip halka götürüp anlatan ve halkı ikna edip oy aldıktan sonra da onu uygulayan kuruluştur. Necmettin Erbakan böyle yapmıştır. Erdal İnönü ise kendisi bulmaya uğraştı. Biz kendisine bu hususta çalışmamız vardır dedik, evine haber bıraktık, hiç ilgilenmedi. Siyasetten çekildi. Deniz Baykal’dan randevu istedik; cevap bile vermedi.

1960 ihtilâli olunca biz olayı sıfırdan ele aldık ve neden olduğunu irdeledik. Olay şu idi. Osmanlılar ve Cumhuriyet Halk Partisi Avrupalılaşıyorlardı ama Avrupa’yı yenmek için Avrupalılaşıyordu. Demokrat Parti ise Avrupalı olmak ve onlara karışıp asimile olmak için Avrupalılaşmaya başladı. Çatışma buradan doğdu. Biri çelişkidir, diğeri intihardır. Biz bunun çözümünü aradık. Mustafa Kemal’in yolunu tuttuk. Bu da muasır medeniyetin fevkine çıkmaktı. Gücü ise müsbet ilimden alacaktık. O halde sorun Avrupalılaşmak değildir. Avrupalıları yenmek de değildir. Sorun, İslâm Uygarlığı ile Batı Uygarlığı’nı müsbet ilmin hakemliğinde sentez ederek muasır medeniyetin üstüne çıkma sorunudur. Biz bunu Mustafa Kemal’den öğrenmedik, Kur’an’dan öğrendik. Bir de baktık ki, Mustafa Kemal de Kur’an’ın yolunu tutmuş.

“Adil Düzen” dediğimiz budur. Müsbet ilme dayanarak insanlığı zulüm düzeninden kurtarmaktır. Tarihî denemelerden yararlanıp ileriye gitmektir. Mustafa Kemal’in yaptığı da bundan başka bir şey değildi. O halde biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne Batı’ya teslim olanlardan çok daha yakındık. O sebepledir ki CHP ile koalisyon kurduk. Biz liberallerle de dostuz. Çünkü biz Batı ile Doğu’yu sentez edip gelecek bin yılın yeni uygarlığını kuracağız.

Hiç kimseyle hiçbir sorunumuz yoktur. Bizim sorunumuz ulusumuzu çökertmek ve devletimizi yıkmak isteyenlerledir.

Gerçek milliyetçilerle de herhangi bir sorunumuz yoktur. Çünkü Türklerin tamamı Müslümandır. Türklerin çıkarı ile Müslümanların çıkarlarında herhangi bir çatışma sözkonusu değildir.

Hâsılı, biz çatışmacı değil uzlaşmacı bir demokrasi istiyoruz. Bize saldıranlara kulak vermiyoruz. Uzlaşmaya devam ediyoruz. Sonunda biz kazanacağız.

 

TÜRK İNKILÂPLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

19. asırda başlayan batılılaşma hareketi Türkiye Cumhuriyeti tarafından “Muasır medeniyetin bütün icaplarının yerine getirilmesi” şeklinde değerlendirilerek on yıllık programla tamamlanmıştır. 1933’de yeni hedef ortaya konmuştur; “Muasır medeniyetin fevkine çıkacağız. Elimizde tuttuğumuz meşale müsbet ilimdir.” denmiştir.

2000 yıllarına gelindiğinde inkılâpların yeniden değerlendirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır.

Saltanatın Kaldırılması. İnkılâp tamamen gerçekleşmiş olup aksi kimsenin aklından bile geçmemektedir.

Hilâfetin Kaldırılması. İnkılâp tamamen gerçekleşmiş, aksi dünyada düşünülmemektedir.

Medeni Kanunun Getirilmesi. Osmanlılar tarafından başlanan Batı’dan mevzuatın iktibasının son halkası olmuştur. Osmanlı şeriatının ilgasını sağlamıştır. Kimse o şeriatı istememektedir. Muasır medeniyetin icabı yerine getirilmiştir. Adil yargılama sistemi kurulamamış, millî mevzuat oluşturulamamıştır. Bu sahada muasır medeniyetin fevkine çıkılamamıştır. Hedef, ileri bir millî mevzuatın oluşturulması ve adil yargılama sisteminin kurulması gerekmektedir.

Ölçü, tartı, takvim gibi uluslararası birimlerin kabulü. Bu inkılâp tamamlanmıştır. Hiç kimse geri dönüşü istememekte ve düşünmemektedir.

Kıyafet İnkılâbı. Baskıcı ve ayırımcı olan eski kıyafet ortadan kalkmış, ayırımcı olmayan kıyafet gelmiştir. Ancak baskıcı olmaya devam etmektedir. Bu inkılâp kısmen başarıya ulaşmış, kısmen başarısız kalmıştır. Herkes için geçerli asgari kapanma ve asgari açılma sınırları konmalıdır. Ondan sonra halk tamamen serbest bırakılıp kıyafet üzerindeki baskı kalkmalıdır. Gitme hürriyeti getirilmelidir.

Paşa, bey ve ağa rütbelerinin kaldırılması. Bu inkılâp inkılâp olarak başarıya ulaşamamıştır. Ancak tedrici surette bu unvanlar sadece sözde kalmıştır. İnkılâp tamamlanmış sayılabilir.

Takvimin değiştirilmesi, tatilin pazar yapılması. Takvim Kur’an’a göre de miladîdir. Haftalık tatil ise işçilik döneminin zaruri sonucudur. Bunun yeniden düzenlenmesi gerekir. Yerel yönetimlere bırakılmalıdır. Bucaklar istedikleri gün tatil yapsınlar. İller de serbest bırakılabilir. Bölgelerde ise haftalık tatil yerine haftada bir tatil gerekir. Çünkü dış ilişkiler vardır. Zaten saatler uymamaktadır, aksaklık olmamaktadır. Yani elemanlar sıra ile tatil ederler.

Harf İnkılâbı. Yerinde bir inkılâptır. Ancak Arap alfabesi ve Çin alfabesi de öğrenilmelidir. Harf inkılâbı bizi Batı Uygarlığı’nın seviyesine çıkarmıştır.

Mevzuat İnkılâbı. Medeni Kanun tercüme edilmiştir. Günümüzü cevaplayan İslâm hukuku yerine modern Avrupa hukukunu adapte etmek muasır medeniyetin icabıdır. Ama muasır medeniyetin fevkine çıkmak ise İslâm Uygarlığı ile Batı Uygarlığı’nın sentezini yapmakla mümkündür.

İşte Cumhuriyet Halk Partisi’nden beklenenler bunlarda öncülük yapmasıdır. Bunun için şeriatçılarla işbirliğine girmesidir.

Biz beklerdik ki, Baykal Erbakan’la işbirliği yapsın ve iktidarda başarısını tescil etsin. Doğu-Batı sentezinde bir dayanak olsun. Baykal önce Halk Partilileri, sonra solu, sonra ülkeyi mevhum dolarlara sattı. Üzülmediğimi söyleyemem. Kemal Derviş’in şansı yoktur.

Herhangi bir programı ona inanmış heyecanlı bir kadro yapabilir. Adil Düzenciler bir programı uygulamak istediği zaman onun arkasında her şeyini verebilecek inanmış milyonları bulan kadro vardır. Çalmaz, çırpmaz, gecesini gündüzüne katar ve onu yapar. Derviş’in arkasında böyle bir kadro yoktur. CHP’nin sol kadrosu Adil Düzen kadrosu kadar güçlü ve heyecanlı değildir. Olsa bile Kemal Derviş ile işbirliği o kadroyu da CHP’den soğutmuştur. HADEP veya DSP’de ümit arayacak veya soldan ümidini kesip milliyetçilere veya İslâmcılara katılacaktır. Baykal çok yazık etti.

Derviş’in bilgisi yoktur. Batı’da kayıt ekonomisi vardır. Her şey bankaların kontrolündedir. Sonra Batı ekonomisi faizli sömüren ekonomidir. Bu imkânlara sahiptir. Türkiye ise kayıt dışı ekonomi ile yaşıyor. Türkiye sömürülen bir ülkedir. Sömürme gücü yoktur. Türkiye’de faizli ekonomi sistemi işlemez. Derviş batı ekonomisini biliyorsa biliyor. Kayıtsız ekonomiden haberi yoktur. Oysa “Adil Düzen Ekibi” faizsiz ekonomiyi esas alıp halk ekonomisini yani kayıtsız ekonomi üzerinde araştırmalar yapmış ve formüller geliştirmiş, uygulamış ve başarmıştır. Bu bakımdan Derviş’in başar şansı yoktur.

Derviş konma akıl ile işleri çözmektedir. IMF’nin formülleri ile ülkeyi kalkındırmaktadır. Oysa başkasının aklı ile bir aile bile yönetilemez. Adil Düzen ise İslâm Uygarlığı ile Batı Uygarlığı’nı öğrenip onları bugün kendi ülkemiz için sentez ederek oluşmuş bir sistemdir. Derviş için başarı şansı hemen hemen hiç yoktur.

Nihayet uluslararası ilişkilerde dostluk kadar düşmanlık da vardır. Adil Düzencilere göre ABD veya AB, ÇİN, RUSYA Türkiye için her zaman dost olabilirler, ama her zaman düşman da olabilirler. Her iki ihtimal eşittir. Uluslararası kural budur. Dolayısıyla bize gelen teklif Türkiye’nin lehine ise o anda o devletin bizimle dostane münasebette bulunduğumuzu düşünür, biz de elimizi ona dostane uzatırız. Eğer gelen öneri ülkemizin aleyhine ise o zaman bunu öneren devletin düşmanca davrandığını kabul eder ona göre tedbir alırız. “Üretimi durdurun, borç alın ve onunla borç ödeyin, sonra nasılsa öleceksiniz! Çalışmanıza ne gerek var?” aklını veren IMF’yi dost kabul edemeyiz, ona teslim olamayız. Ama enflasyonu düşürün diyeni dost kabul ederiz. Enflasyon iki şekilde düşer. Parayı çekersiniz, üretimi durdurursunuz, enflasyon geçici olarak düşer ama açlıktan ölürsünüz. Parayı artırmaz üretimi artırırsanız enflasyon düşer. Refahyol Hükümeti bunu yaptı ve başardı. Şimdi Derviş uluslararası kurallar dışına çıkarak IMF’yi mutlak dost kabul ederek onun her dediğini yapıyor. Çünkü onlarla sıhri yakınlığı var, çünkü onlarla ortak çalışmaları var. Bu sebepledir ki Derviş’in başarı şansı yoktur.

Baykal sanıyor ki; ben Derviş’i yanıma alırsam Batı’nın para desteğini alırım, halkım da paranın hatırı için bana oy verir. Önce Batı’nın para desteği faizle borç verme yani batırmadır. Demek ki Türkiye’yi daha çok borçlanma yolundasın. Paraları alıp çarçur etme yolundasın.

Yazıklar olsun Halk Partisi’ne.

Benim için solun bir değeri yoktur, ama CHP’nin değeri vardır. Acıyorum ve üzülüyorum.

Liberal kanat zaten batıcıdır. Çiller’den ümitlenmiştik, ama o da yan çiziyor.

Bu seçim Türkiye için bir ümittir. Ancak hüsranla biteceği anlaşılıyor. Bize büyük görev düşüyor. Biz “Adil Düzen”in çözüm yollarını bu arada ve bu vesileyle halkımıza anlatmalıyız ki ümitsizliğe düşüp o gün intihar etmesin. Gelin bizimle “Adil Düzen Çalışmaları”na katılın.

 

Yazan ve Anlatan: SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlık ve Yönetim: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org

 

 

 






Tüm Seminerler
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1130
En'âm Suresi Tefsiri 77-79. Ayetler
21.08.2021 839 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1129
En'âm Suresi Tefsiri 74-76. Ayetler
14.08.2021 558 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1128
En'âm Suresi Tefsiri 72-73. Ayetler
7.08.2021 565 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1127
En'âm Suresi Tefsiri 71. Ayet
31.07.2021 188 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1126
En'âm Suresi Tefsiri 66-70. Ayetler
24.07.2021 329 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1125
En'âm Suresi Tefsiri 61-65. Ayetler
17.07.2021 263 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1124
En'âm Suresi Tefsiri 52-55. Ayetler
10.07.2021 247 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1123
En'âm Suresi Tefsiri 45-51. Ayetler
3.07.2021 259 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1122
En'âm Suresi Tefsiri 40-44. Ayetler
26.06.2021 275 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1121
En'âm Suresi Tefsiri 35-39. Ayetler
19.06.2021 298 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1120
En'âm Suresi Tefsiri 31-34. Ayetler
12.06.2021 292 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1119
En'âm Suresi Tefsiri 26-30. Ayetler
5.06.2021 323 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1118
En'âm Suresi Tefsiri 20-25. Ayetler
29.05.2021 356 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1117
En'âm Suresi Tefsiri 13-19. Ayetler
22.05.2021 340 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1116
En'âm Suresi Tefsiri 7-12. Ayetler
15.05.2021 362 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1115
En'âm Suresi Tefsiri 1-6. Ayetler
8.05.2021 343 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1114
Kasas Suresi Tefsiri 86-88. Ayetler
1.05.2021 343 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1113
Kasas Suresi Tefsiri 83-85. Ayetler
24.04.2021 368 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1112
Kasas Suresi Tefsiri 79-82. Ayetler
17.04.2021 415 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1111
Kasas Suresi Tefsiri 76-78. Ayetler
10.04.2021 408 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1110
Kasas Suresi Tefsiri 72-75. Ayetler
3.04.2021 360 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1109
Kasas Suresi Tefsiri 68-71. Ayetler
27.03.2021 748 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1108
Kasas Suresi Tefsiri 61-67. Ayetler
20.03.2021 409 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1107
Kasas Suresi Tefsiri 57-60. Ayetler
13.03.2021 441 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1106
Kasas Suresi Tefsiri 52-56. Ayetler
6.03.2021 476 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1105
Kasas Suresi Tefsiri 47-51. Ayetler
27.02.2021 505 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1104
Kasas Suresi Tefsiri 43-46. Ayetler
20.02.2021 499 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1103
Kasas Suresi Tefsiri 38-42. Ayetler
13.02.2021 524 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1102
Kasas Suresi Tefsiri 33-37. Ayetler
6.02.2021 554 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1101
Kasas Suresi Tefsiri 29-32. Ayetler
30.01.2021 674 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1100
Kasas Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
23.01.2021 1303 Okunma
4 Yorum 28.02.2021 11:05
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1099
Kasas Suresi Tefsiri 21-25. Ayetler
16.01.2021 692 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1098
Kasas Suresi Tefsiri 16-20. Ayetler
9.01.2021 669 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1097
Kasas Suresi Tefsiri 12-15. Ayetler
2.01.2021 905 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1096
Kasas Suresi Tefsiri 7-11. Ayetler
26.12.2020 936 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1095
Kasas Suresi Tefsiri 1-6. Ayetler
19.12.2020 1247 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1094
Neml Suresi Tefsiri 89-93. Ayetler
12.12.2020 1086 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1093
Neml Suresi Tefsiri 83-88. Ayetler
5.12.2020 781 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1092
Neml Suresi Tefsiri 76-82. Ayetler
28.11.2020 1031 Okunma
1 Yorum 29.11.2020 17:15
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1091
Neml Suresi Tefsiri 67-75. Ayetler
21.11.2020 1152 Okunma
1 Yorum 26.11.2020 17:07
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1090
Neml Suresi Tefsiri 63-66. Ayetler
14.11.2020 775 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1089
Neml Suresi Tefsiri 59-62. Ayetler
7.11.2020 771 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1088
Neml Suresi Tefsiri 54-58. Ayetler
31.10.2020 1034 Okunma
1 Yorum 03.11.2020 17:20
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1087
Neml Suresi Tefsiri 45-53. Ayetler
24.10.2020 1095 Okunma
1 Yorum 24.10.2020 22:54
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1086
Neml Suresi Tefsiri 41-44. Ayetler
17.10.2020 808 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1085
Neml Suresi Tefsiri 36-40. Ayetler
10.10.2020 857 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1084
Neml Suresi Tefsiri 27-35. Ayetler
3.10.2020 1211 Okunma
2 Yorum 11.10.2020 20:33
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1083
Neml Suresi Tefsiri 20-26. Ayetler
26.09.2020 2233 Okunma
5 Yorum 03.10.2020 19:37
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1082
Neml Suresi Tefsiri 15-19. Ayetler
19.09.2020 1392 Okunma
3 Yorum 03.10.2020 18:51
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1081
Neml Suresi Tefsiri 12-14. Ayetler
12.09.2020 1284 Okunma
2 Yorum 13.09.2020 15:00
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1080
Neml Suresi Tefsiri 7-11. Ayetler
5.09.2020 1378 Okunma
2 Yorum 06.09.2020 15:55
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1079
Neml Suresi Tefsiri 1-6. Ayetler
29.08.2020 1514 Okunma
2 Yorum 30.08.2020 20:43
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1078
Şuara Suresi Tefsiri 224-227. Ayetler
22.08.2020 1736 Okunma
3 Yorum 23.08.2020 21:17
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1077
Şuara Suresi Tefsiri 213-223. Ayetler
15.08.2020 1423 Okunma
4 Yorum 16.08.2020 18:26
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1076
Şuara Suresi Tefsiri 203-212. Ayetler
8.08.2020 1690 Okunma
6 Yorum 09.08.2020 19:55
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1075
Şuara Suresi Tefsiri 192-202. Ayetler
1.08.2020 1580 Okunma
5 Yorum 06.08.2020 19:32
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1074
Şuara Suresi Tefsiri 176-191. Ayetler
25.07.2020 1660 Okunma
3 Yorum 26.07.2020 16:16
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1073
Şuara Suresi Tefsiri 160-175. Ayetler
18.07.2020 1624 Okunma
3 Yorum 20.07.2020 11:09
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1072
Şuara Suresi Tefsiri 141-159. Ayetler
11.07.2020 1398 Okunma
2 Yorum 12.07.2020 15:51
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1071
Şuara Suresi Tefsiri 123-140. Ayetler
4.07.2020 1574 Okunma
3 Yorum 11.07.2020 03:35
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1070
Şuara Suresi Tefsiri 105-122. Ayetler
27.06.2020 1381 Okunma
2 Yorum 28.06.2020 18:12
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1069
Şuara Suresi Tefsiri 92-104. Ayetler
20.06.2020 2155 Okunma
4 Yorum 21.06.2020 19:07
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1068
Şuara Suresi Tefsiri 83-91. Ayetler
13.06.2020 1638 Okunma
1 Yorum 14.06.2020 16:25
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1067
Şuara Suresi Tefsiri 69-82. Ayetler
6.06.2020 1891 Okunma
3 Yorum 08.06.2020 14:48
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1066
Şuara Suresi Tefsiri 53-68. Ayetler
30.05.2020 2001 Okunma
3 Yorum 31.05.2020 16:53
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1065
Şuara Suresi Tefsiri 45-52. Ayetler
23.05.2020 2131 Okunma
3 Yorum 29.05.2020 18:08
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1064
Şuara Suresi Tefsiri 34-44. Ayetler
16.05.2020 1450 Okunma
1 Yorum 17.05.2020 15:50
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1063
Şuara Suresi Tefsiri 23-33. Ayetler
9.05.2020 1576 Okunma
1 Yorum 10.05.2020 08:19
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1062
Şuara Suresi Tefsiri 10-22. Ayetler
2.05.2020 1676 Okunma
2 Yorum 13.05.2020 21:45
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1061
Şuara Suresi Tefsiri 1-9. Ayetler
25.04.2020 2224 Okunma
2 Yorum 14.05.2020 18:52
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1060
Furkan Suresi Tefsiri 73-77. Ayetler
18.04.2020 1831 Okunma
2 Yorum 15.05.2020 16:45
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1059
Furkan Suresi Tefsiri 68-72. Ayetler
11.04.2020 2152 Okunma
3 Yorum 16.05.2020 16:02
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1058
Furkan Suresi Tefsiri 60-67. Ayetler
4.04.2020 1786 Okunma
2 Yorum 18.05.2020 16:53
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1057
Furkan Suresi Tefsiri 53-59. Ayetler
28.03.2020 2313 Okunma
5 Yorum 19.05.2020 16:27
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1056
Furkan Suresi Tefsiri 45-52. Ayetler
21.03.2020 1875 Okunma
2 Yorum 20.05.2020 16:21
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1055
Furkan Suresi Tefsiri 41-44. Ayetler
14.03.2020 2034 Okunma
2 Yorum 21.05.2020 16:36
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1054
Furkan Suresi Tefsiri 35-40. Ayetler
7.03.2020 2108 Okunma
2 Yorum 22.05.2020 16:05
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1053
Furkan Suresi Tefsiri 30-34. Ayetler
29.02.2020 2157 Okunma
2 Yorum 23.05.2020 15:57
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1052
Furkan Suresi Tefsiri 21-29. Ayetler
22.02.2020 2371 Okunma
3 Yorum 24.05.2020 16:54
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1051
Furkan Suresi Tefsiri 17-20. Ayetler
15.02.2020 2174 Okunma
2 Yorum 30.05.2020 17:45
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1050
Furkan Suresi Tefsiri 10-16. Ayetler
8.02.2020 2376 Okunma
2 Yorum 09.02.2020 11:38
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1049
Furkan Suresi Tefsiri 4-9. Ayetler
1.02.2020 2244 Okunma
1 Yorum 03.02.2020 07:09
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1048
Furkan Suresi Tefsiri 1-3. Ayetler
25.01.2020 1920 Okunma
1 Yorum 26.01.2020 06:07
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1047
Nur Suresi Tefsiri 62-64. Ayetler
18.01.2020 1916 Okunma
1 Yorum 25.01.2020 07:13
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1046
Nur Suresi Tefsiri 61. Ayet
11.01.2020 2276 Okunma
1 Yorum 13.01.2020 08:24
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1045
Nur Suresi Tefsiri 58-60. Ayetler
4.01.2020 2008 Okunma
1 Yorum 05.01.2020 08:14
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1044
Nur Suresi Tefsiri 53-57. Ayetler
28.12.2019 2029 Okunma
1 Yorum 30.12.2019 08:51
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1043
Nur Suresi Tefsiri 47-52. Ayetler
21.12.2019 2145 Okunma
1 Yorum 22.12.2019 23:13
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1042
Nur Suresi Tefsiri 43-46. Ayetler
14.12.2019 2372 Okunma
1 Yorum 17.12.2019 07:14
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1041
Nur Suresi Tefsiri 39-42. Ayetler
7.12.2019 2833 Okunma
2 Yorum 09.02.2020 00:42
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1040
Nur Suresi Tefsiri 35-38. Ayetler
30.11.2019 3821 Okunma
2 Yorum 03.12.2019 13:53
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1039
Nur Suresi Tefsiri 32-34. Ayetler
23.11.2019 2147 Okunma
1 Yorum 24.11.2019 08:09
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1038
Nur Suresi Tefsiri 30-31. Ayetler
16.11.2019 2100 Okunma
1 Yorum 19.11.2019 12:31
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1037
Nur Suresi Tefsiri 27-29. Ayetler
9.11.2019 2468 Okunma
1 Yorum 10.11.2019 05:24
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1036
Nur Suresi Tefsiri 23-26. Ayetler
2.11.2019 2110 Okunma
1 Yorum 03.11.2019 07:48
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1035
Nur Suresi Tefsiri 19-22. Ayetler
26.10.2019 2125 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:15
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1034
Nur Suresi Tefsiri 12-18. Ayetler
19.10.2019 2382 Okunma
1 Yorum 20.10.2019 10:50
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1033
Nur Suresi Tefsiri 6-11. Ayetler
12.10.2019 3307 Okunma
2 Yorum 16.10.2019 14:52
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1032
Nur Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
5.10.2019 2352 Okunma
1 Yorum 06.10.2019 23:25
Süleyman Karagülle
Kuran Seminerleri 1031
Müminun Suresi Tefsiri 111-118. Ayetler
28.09.2019 2016 Okunma
1 Yorum 30.09.2019 10:50